6 Ocak 2011 Perşembe

Fransa'ya Doğru/Missak Manouchian


Serilmiş gece sessiz sedasız etekleriyle
güneş sarhoşu Akdeniz'in çıplak beline
mabedi örten kubbe misali yıldızlı sema
sarmış denizi ufuktan öte sonsuzluğuyla.

Hafif bir meltem tuz kokusunu toplayıp suyun
savurur durur yanaklarıma,ta saçlarıma
demir böğrüyle kıvrımlarına dalıp suların
yarar durmadan ışıklı gemi karanlıkları.

Ve ileriye atıldıkça hep gemiyle doğan
gecenin derin sihrine esir düşmüşken sular
nasıl köpürüp akarsa deli gerisin geri
aklım da öyle,ruhumsa koşar telaşla ileri.

Arkamda kaldı doğayla besli çocuk yaşlarım
ve sefaletle,yoklukla dolu yetim günlerim
delikanlıyım,sarhoştur başım defter kitapla
olgunlaşmaya gidiyorum ben hayat yoluna.

Arzularım sonsuz,şu deniz gibi uçsuz bucaksız
tarifsizdir hem de sihri misali şu karanlığın
bilgelik nuru sanat şarabı içmektir meramım
ve haketmektir yaşam kavgasından çelenkler eşsiz.

*Missak Manouchian

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder