19 Aralık 2022 Pazartesi

Ergin Konuksever'in dilinden

Türkiye'nin ilk savaş muhabirlerinden ve fotoğraf sanatçısı Ergin Konuksever 17 Aralık 2022'de hayatını kaybetti.Konuksever'i Deniz Gezmiş'e parka,Mahir Çayan'a da kazak vermesi üzerinden yüceltmeyi ise doğru bulmuyorum.Zirâ Kıbrıs'ta sergilediği pratik gazetecilik sınırlarını maalesef ziyâdesiyle aşmaktadır.

Aşağıda Ergin Konuksever'in farklı târihlerdeki söyleşilerinden hazırladığım bir derleme göreceksiniz.

"Biz Hakkı Borataş'la ikinci harekâtın birinci günü beraberdik.Benimle beraber Ersel Kayan da vardı.Onun tankındaydım.Biz bir ara kendimizi kaybettik herhâlde,bayağı da çarpışarak Mağusa'ya gelmişiz.Sonra Ersel Kayan bana,'Ergin abi biz birlikten kopmuşuz.Ne yapalım dönelim mi,bekleyelim mi düşünüyorum.Birlik bizim çok arkamızda.Bizden çok gerilerde kaldılar onlar' dedi.'Sen nasıl istersen öyle yapalım' dedim ben de ona.'Geri dönelim' dedi.Biz Mağusa'ya girmişken geri döndük.

O sırada orada bir tepenin arkasında bir ân bir kımıltı gördüm.Ersel de kulenin içindeydi.'Şurada birileri var.Namluyu oraya çevirelim mi?' dedim.Namluyu oraya çevirince oradan beş tane adam çıktı.O beş kişiyi esir aldık.Ersel de hemen tankın içinden çıktı.O Rum esirler tankın önünde diz çöktüler,kimisi tankın paletini öpüyordu,kimisi ağlıyordu.Ersel çıkardı birer sigara koydu hepsinin ağzına.'Ağlamayın,bir şey yok,sizlere bir şey yapmayacağız,korkmayın' dedi.Bir on-onbeş dakika sonra arkadan Hakkı Borataş geldi.Ersel 'Paşam bu beş kişiyi ne yapalım?' dedi.O sırada Mücahitler de geliyordu.Borataş Mücahitleri çağırdı.'Alın bunları götürün,kapatın bir yere' dedi.Esir aldığımız beş kişiyi onlara verdik.Biraz sonra silâh sesleri gelmeye başladı arkadan.'Ne oluyor falân' demeye tankın üzerine atladım gittim.Baktım ki herifleri kurşuna diziyorlar.Fotoğrafladım onları.Fakat o fotoğrafları çıkarmadılar ortaya.Bir de şöyle bir kepin içine o beş kişinin üstünden çıkan parayı,evrâkı,vs. koymuş,Borataş'a getirmiş Mücahitler.Borataş 'Bana bunları niye getiriyorsunuz?Öldürün mü dedim size?Götürün bir yere kapatın dedim' dedi.Ötekisi de 'Nereye kapatacaktık Paşa!Burada yer mi var?' dedi.O sırada tank kurtarıcı geliyordu arkadan.O kurtarıcı kepçesiyle bir çukur açtı,o beş kişiyi koyduk üzerini de örttük.

O gün tank savaşında çektiğim fotoğrafların filmlerini akşamüstü kalkacak helikopterle Adana'ya,oradan da İstanbul'a gönderecektim.Helikopterin kalkmasına az bir süre kala meslektaşım Adem Yavuz ile birlikte Hamitköy civârında bizi götürecek araç arıyorduk.Oradan nasıl gidebiliriz diye düşünürken orada bir kadın var,kadının da adı Yüksel Ahmet'ti.Eşi de vardı yanında ve Mücahitlerdendi.'Doğuracak bunu da hastaneye götürün,isterseniz onun götürüleceği minibüse binin' denildi.Cengiz Kapkın,ben ve Adem Yavuz bindik.Yolda giderken bir yola girdi.'Sakın bu yoldan gitme,ben sabahleyin oradan tankla geçtim,burası plân-dışı,biz henüz orayı almadık' dedim,'Yok' dedi.'Bu yol daha kısa' derken 100-150 metre gitmeden yoğun bir ateş başladı.O minibüs kevgir gibi oldu.Ben yere yattım,şoför 'Allah' dedi ve üzerime yığıldı.Yaylım ateşi iki-üç dakika sürdü.

Ben camdan fotoğraf makinesini çıkardım,'Journalist,Journalist',diye bağırdım.Ateşi kestiler,oradan sakallı bir Rum askeri çıktı.Sarışın kafada miğfer vardı.Bana 'Gel' dedi.Arabadan indim,iner inmez bir mermi de ben yedim.O adama kadar yaklaştım.O bana 'Kimsin sen?' dedi,ben,'Gazeteciyim' dedim.'Ben de gazeteciyim ama ne yazık ki şimdi düşmânız' dedi.Tabiî kolumdan kan fışkırıyor.Gitti bir havlu getirdi.Yanımdakilerden birine 'Yarasına bastırın' dedi.

Kadın doğum yapmak üzereydi.Rumlar onu ve eşini bir arabaya koyup yolladılar.

Kan kaybından güçsüz düşmeye başlamıştım.Zırhlı bir araba gelip beni ve Adem Yavuz'u aldı,hastaneye götürdü.Beni sedyeyle hastaneye sokmaya çalıştıkları sırada,hastaneden çıkan bir grup 'Türk gelmiş,Türk gelmiş' diyerek beni yumruklamaya başladı.Sonra sırtında pelerinli bir adam [Andreas Demetriades] geldi.Doktormuş.Bana 'Ben Hipokrat Yemini etmiş bir hekimim.Senin Türk ya da Rum olman beni ilgilendirmez.Vazifem seni tedâvî etmektir.Bana güvenebilirsin' dedi ve herkesi kovdu ve beni ameliyâta aldı.

Üzerinden tahminimce bir-iki saat geçti ki Adem'i bir sedyeyle yanıma getirip yatırdılar.Onu da vurdular ama Adem kan tutulması yaşadığı için hissetmedi diye düşündüm.Adem on gün hiç konuşmadı,kalıp gibi yattı.Sonra bir ara kendine geldi 'Kaçalım abi buradan,bizi öldürecekler' dedi.Ben de,'Yok oğlum öyle bir şey,neden öldürsünler bizi?' dedim.Meğer beni ameliyâta götürürlerken bir asker Adem'in karnına ateş etmiş.[Adem Yavuz'u hastane bahçesinde vuran Rum muhâfız,Kıbrıs Rum yönetimince tutuklandı.] Bir mermiyle tüm bağırsakları parçalanmış.Rum Doktor,Adem'i de beş-altı defa ameliyât etti ancak maalesef onu kurtaramadık.

Türkiye'ye iade etmek üzere çıkardılar beni.Ama Kıbrıs'ın başka bir şehri olan Limasol'a götürdüler.Beni orada askerî bir garnizondaki hapishâneye koydular.Geniş bir spor salonuna benzer bir yer,Mücahit ve Türk esirleriyle doluydu.Bir sürü adam,hepsi ayakta...Hücreye kapatıldım.Orada yaram patladı,ateşim yükseldi.Hastaneye kaldırmak zorunda kaldılar.Limasol'da bir hastanede dört gün yattım.Hastaneden çıktım.'Seni Türk kesimine iade edeceğiz' dediler.Beni Yunan Alayı'na götürdüler.Alay komutanıyla kavga ettik.Komutan dedi ki 'Siz Türkler sütün içindeki siyah bir leke gibisiniz!' (...) Sonra Kızılhaç geldi ve beni Türk kesimine getirdiler..."

***

-
Ergin Konuksever'in 26 Ocak 2010'da Olay Tan ile gerçekleştirdiği söyleşi (https://www.youtube.com/watch?v=TBtmF7baK_A)
-Ergin Konuksever'in 29 Ağustos 2019'da Hasan Taş ile yaptığı söyleşi (https://www.youtube.com/watch?v=ZfTbvAKASbs),(https://www.youtube.com/watch?v=9j8KAaInPAI),(https://www.youtube.com/watch?v=GiGvVyzGhHA)
-Şimdi ölüm yerine dostluk kol kola,Haber:Oshan Sabırlı,Star Kıbrıs,20 Temmuz 2009.(
http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=34656)
-Harekât'ta gazeteci olmak,Star Kıbrıs,26 Temmuz 2009.(http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=35111)
-Usta gazeteci 35 yıl önceyi anlattı,Haber:Öge Demirkan,Vatan 13 Ağustos 2009.(
https://www.gazetevatan.com/gundem/usta-gazeteci-35-yil-onceyi-anlatti-253641)
-
Ergin Konuksever,"Yerde yatan Mahir'i mavi kazağından tanıdım",Röportaj:Sıla Acar,Milliyet,25 Kasım 2012.(https://www.milliyet.com.tr/pazar/yerde-yatan-mahir-i-mavi-kazagindan-tanidim-1632355)
-
Kıbrıs gâzisi,savaş muhabiri Ergin Konuksever TAK'a konuştu...,Türk Ajansı Kıbrıs (TAK),19 Temmuz 2019.(https://www.kibristime.com/kibris/kibris-gazisi-savas-muhabiri-ergin-konuksever-tak-a-konustu-h94172.html)
-
65 yıllık gazeteci Kıbrıs gâzisi savaş muhabiri Ergin Konuksever’in aksiyon dolu anıları,Röportaj:Nihan Özgen,Gezginfoto,15 Nisan 2021.(https://www.gezginfoto.com.tr/makale/413-kibris-gazisi-savas-muhabiri-ergin-konuksever.html)
-
Vefât eden gazeteci Konuksever,1974 Barış Harekâtı'nda yaşadıklarını üç yıl önce TAK'a anlatmıştı,Kıbrıs Postası,17 Aralık 2022.(https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n451882-vefat-eden-gazeteci-konuksever-1974-baris-harekatinda-yasadiklarini-3-yil-once-taka-anlatmisti)