27 Mart 2017 Pazartesi

Alksnis'in Medvedev'e yanıtı/Kıvılcım Çağla*

Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev internetteki blog'undaki (blog.kremlin.ru) 30 Ekim [2009] tarihli video kaydında "siyasal baskıların kurbanlarını" anma gününde Sovyet rejimi hakkında uluslararası burjuvazinin yürüttüğü anti-komünist dezinformasyon kampanyasının sınır tanımayan yalanlarını tekrarladı,"milyonların katledildiğinden" vb. bahsetti.Bu video kaydı hâlen blog'da mevcut.Medvedev'in konuşmasına kimse dikkat etmezken,1989'da SSCB halk temsilciliği,1999-2007 arası Rusya Duma milletvekilliği yapmış olan Albay Viktor Imantovich Alksnis'in kendi blogunda (v-alksnis.livejournal.com) Medvedev'in bu konuşmasına karşı "Я не согласен!/Ben mutabık değilim" başlıklı yazısı [http://v-alksnis.livejournal.com/46913.html] Rusça internete yayılmış durumda.Alknis'in [31 Ekim 2009 tarihli] yazısı Khrushchev zamanında arşivlerde temizlikler yapıldığı yolundaki tezi(mizi) (örneğin bkz. Benediktov ile Söyleşi,Yazılama Yayınevi) birinci elden ve eski bir anti-Stalinistin ağzından doğruladığı için çok önemli.Aşağıda çok az bir kısmını özetleyerek yazısının tamamını çeviriyorum:

"Rusya Devlet Başkanı [Medvedev]'nın videoblogundaki siyasal baskıların kurbanlarını anma gününe ilişkin kaydı dikkatle izledim ve büyük bir hayal kırıklığına uğradım.Kendisinden daha sorumlu ve daha ölçülü bir konuşma beklerdim.Benim için Stalin ve onun devri hâlâ çok hassas ve güncel bir konu.

Benim dedem,SSCB Savunma Bakanı'nın Hava Kuvvetleri'nden Sorumlu Yardımcısı,Korgeneral Yakov Ivanovich Alksnis Temmuz 1938'de kurşuna dizildi.Onun eşi,ninem Kristina Karlovna Mednis-Alksnis 'vatan haininin aile üyesi' olarak kamplarda ve sürgünde onüç yıl geçirdi.Babam Imant Yakovlevich 10 yaşında yetim kaldı ve 30 yaşına kadar 'halk düşmanının oğlu' damgasını taşıdı.Annesini ancak 1957'de bulabildi.

Bu nedenle ailemizde her zaman anti-Stalinist eğilimler vardı ve şahsen ben anti-Stalinist idim.Perestroyka başladığında Stalin'in ve çevresindekilerin suçlarını açıklayan her yayını heyecanla okuyordum.1989 yılında SSCB Halk Temsilcisi seçildim ve o zamanki KGB başkanı Kryuchkov'a resmen başvurarak dedemle ilgili belgeleri görmek istedim.Tukhachevsky davasının dosyasını da istedim çünkü Tukhachevsky ve arkadaşlarını idama mahkûm eden özel mahkeme heyetinde dedem de yer almıştı.Bu konu beni özellikle ilgilendiriyordu çünkü idam edilenlerden Tukhachevsky ve Robert Eydeman (Havacılık Kurumu'nun Başkanı) dedemin yakın arkadaşları idiler,Eydeman ile nerdeyse çocukluktan beri arkadaştılar.Bu nedenle dedemin nasıl olup da kendi arkadaşlarını ölüme göndermiş olduğu benim için anlaşılmaz bir şeydi.

KGB'den beni Lubyanka'ya çağırdılar ve önüme iki cilt koydular.Birincisi dedemin mahkeme dosyası,ikincisi Tukhachevsky ve grubu davasının dosyası idi.Not almama da izin verdiler.

Dedemin dosyasında çok az belge olmasına çok şaşırdım.Dedem 23 Kasım 1937'de tutuklanmış,sekiz ay hapiste kalmıştı.Ancak dosyada sadece üç ya da dört sorgu tutanağı vardı.Üstelik bu sorgular konuyla ilgisiz şeylerdi.Dedemin tutuklandıktan üç gün sonra İçişleri Komiseri Yezhov'a yazdığı dilekçesinde karşı-devrimci faaliyeti hakkında samimi bir biçimde ifade vermeye hazır olduğunu yazmış olmasına şaşırdım.Fakat dosyada bu temiz kalpli ifadelerin hiçbir izi yoktu.Dosyaya göre dedemin ilk sorgusu ancak Ocak 1938'de yapılmıştı.Ancak yine dosyaya eklenmiş olan 1956 yılındaki rehabilitasyona ait belgelere göre ise dedem birçok kez sorguya alınmıştı ve bu sorgularda ondan istenen ifadeler 'söküp alınmıştı'.Peki ama nerede idi bu sorguların tutanakları,neden yoktu bunlar dosyada?

Tukhachevsky dosyasını inceledikten sonra anladım ki orada da işler pek basit değildi.Tukhachevsky ve arkadaşlarından kendilerine karşı ifadeleri işkence ile aldıklarına olan inancım ciddi bir biçimde sarsıldı,çünkü tutanaklara bakılırsa bu ifadeleri samimi bir biçimde verdikleri anlaşılıyordu.Dava dosyasını inceledikten sonra şu sonuca vardım ki gerçekten de Kızıl Ordu'da bir subaylar komplosu veya ona benzer bir şey olmuştu.KGB binasından büyük bir şaşkınlık içinde ayrıldım.

Birincisi,anladım ki dedemin dava dosyası temizliğe tabi tutulmuştu ve içinden çok önemli bazı belgeler çıkarılmıştı.Belli ki bu belgeler Khrushchev zamanında dedemin rehabilitasyonu sırasında çıkarılmıştı.

İkincisi,Kızıl Ordu'da 'subaylar komplosu' gerçekten olmuştu.

Daha sonra SSCB çözülmeye başladı ve bu konular benim için geri plâna itildi.Babam ülkenin dağılmasına çok üzülüyordu.Şaşırtıcı ama gerçek şu ki 1930'lu yılların trajik olayları sonucunda bütün hayatı sarsılmış olmasına karşın babamdan daha büyük bir yurtsevere rastlamadım.Onun ülkesi mahvoldu ve o da yarım yıl sonra,17 Temmuz 1992'de 65 yaşında kalp krizinden öldü.Ölümünden bir ay önce bir akşamüstü daçamızda çay içerken olup bitenler hakkında samimi bir şekilde söz ediyorduk.Birden babam şöyle dedi:'Stalin yaşasaydı,bu rezalete izin vermezdi'.

Sarsılmıştım!Benim babam,ruhunun her zerresiyle Stalin'den nefret etmiş olan keskin anti-Stalinist babam birden onu anlamış ve affetmişti...

2000 yılında Duma'ya milletvekili seçildim ve o zamanki FSB direktörü Patrushev'e başvurarak dedemin dosyasına yeniden bakmak istedim.Beni FSB'nin okuma salonuna çağırdılar ve aynı dosyayı yeniden incelememe izin verdiler.Dosyanın sayfalarını çevirmeye ve 1990 yılındaki notlarımla karşılaştırmaya başladım ve birden farkettim ki dosyadan bazı önemli belgeler çıkarılmıştı.Örneğin,Letonya Askerî Ataşesi'nin bizim ajanla sohbetinde Letonya Genelkurmayı'nın Kızıl Ordu kurmayları arasında adamları olduğunu söylediğine dair NKVD istihbaratının 1932 tarihli raporu yok olmuştu![O sırada Letonya SSCB'ne dâhil değildi -K. Çağla].Raporda bu kişiler arasında dedemin adı da geçiyordu.1990 yılında bu iddiaya büyük bir şüphe ile bakmıştım,dedem Letonya Genelkurmayı'nın ajanı olamazdı,çünkü ninemin anılarına göre o çelikten bir Bolşevik idi.Ancak bu ve başka bazı belgelerin ortadan kaybolmuş olması gerçeği benim arşivlerde temizliğin bugün de sürdüğü sonucuna varmama izin veriyor.Sormak gerek:Neden?

Demek ki arşivlerde bugünkü iktidarın işine gelmeyen belgeler var.Arşivleri Stalin zamanında,Khrushchev zamanında,Gorbachev zamanında,Yeltsin zamanında temizlediler.Bu nedenle ben bugün Stalin'le mücadele edenlere inanmıyorum.Dikkatinizi çekerim,o trajik olaylardan bu yana yetmiş yıldan fazla bir zaman geçti,ancak arşivler hâlâ kapalı.Arşiv belgeleri yerine bizi Solzhenitsyn'i ve öteki Stalin karalayıcılarını okumaya zorluyorlar.Peki arşivleri açmaya engel nedir?Katyn davasına ilişkin materyalleri açmaya engel olan nedir?Molotov-Ribbentrop Paktı'na dair materyalleri açmaya ne engel oluyor?Tukhachevsky davası tutanaklarını yayımlamaya nedir engel olan?

Demek ki onların saklayacak bir şeyleri var.Öyleyse onların Stalin'i ve onun devrini yargılamaya hakları yoktur.Arşivleri açsınlar ve insanların o trajik olayları kendi başlarına değerlendirmesine izin versinler."


Evet Albay Alksnis'in yazısı böyle.Alksnis sosyalist değil,bir tür Rus ulusalcısı.Siyasal görüşlerine katılmıyorum ancak kişisel tanıklığı çok önemli.Burada yazdıkları gerçekten çok önemli bir tarihsel tanıklık.Rusya'da ulusalcılar,milliyetçiler ve bazı Ortodoks muhafazakârlar arasında bugünlerde Stalin'e karşı büyük devlet adamı olduğu ve ülkeyi yücelttiği için belli bir sempati var.Gelecek yazımda Rusya'daki bu yeni ve tehlikeli "Stalinizm"i ele alacağım...


*Kıvılcım Çağla,Alksnis'in Medvedev'e yanıtı,Sol,8 Aralık 2009.

https://editor.sol.org.tr/yazarlar/kivilcim-cagla/alksnisin-medvedeve-yaniti-21282

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder