1 Aralık 2016 Perşembe

Türk-Sovyet ilişkileri ve Ermeniler,1918-1923/Doç.Dr.Candan Badem*

Rusya'da Kasım 1917'deki sosyalist devrimin ardından St. Petersburg ve Moskova gibi büyük şehirlerde iktidarı ele geçiren Bolşeviklerin öncülüğündeki Sovyet hükümetinin gündeminde birinci sırayı savaşa son verilmesi alıyordu.Nitekim devrimin ertesi günü yayımlanan kararname savaşan tarafları hemen barış görüşmelerini başlatmaya çağırıyordu.Bolşeviklerin savunduğu ilhaksız tazminatsız barış ilkesi Osmanlı Mebusan Meclisi'nde ve Osmanlı basınında övgüyle karşılanmıştı.(1) Osmanlı Devleti Rusya ile savaş hâlinde olduğu ve Rus ordusu Erzincan'a kadar Doğu Anadolu'nun büyük kısmını yani Ermenilerin hak iddia ettikleri toprakları işgal etmiş olduğu için Ermeni sorunu Türk-Sovyet ilişkilerinde daima gündemin başında gelmiştir.

Aralık 1917'de Erzincan'da Rus ve Osmanlı ordusu temsilcileri arasında ateşkes antlaşması imzalandı.Bu arada Brest-Litovsk'ta (şimdi Belarus'a ait olan Brest şehrinde) Almanya,Sovyet Rusya,Osmanlı Devleti ve diğer taraflar arasında başlayan barış görüşmelerinde Sovyet delegasyonu Almanya'da bir sosyalist devrim beklentisi içinde olduğu için mümkün olduğunca vakit kazanmaya ve görüşmeleri uzatmaya çalışıyordu.Şubat 1917 devriminin ardından Rus ordusunda başlamış olan cepheden toplu terk ve firarlar bu sırada iyice hızlanmıştı.Ocak 1918'de görüşmelerin ikinci turunda Sovyet heyetine başkanlık eden dışişleri bakanı Leon (Lev) Davidovich Bronstein (Trotsky) "ne savaş ne barış" şeklinde savunması zor bir konum almıştı.Lenin ise daha gerçekçi davranarak Sovyet Rusya'nın zaman kazanması için Almanya'ya ödün vermeye hazırdı.Nitekim zaman Lenin'i haklı çıkardı,görüşmeler uzayınca Sovyet Rusya Almanya ile daha büyük ödünler veren bir antlaşma imzalamak zorunda kaldı.Sovyet Rusya Almanya'ya verdiği ödünleri daha sonra geri kazandıysa da Osmanlı Devleti'ne verilen Kars,Ardahan ve ayrıca Iğdır Osmanlı'da kaldı.


13 Ocak 1918'de Sovyet Rusya Hükümeti Başkanı Vladimir Ilyich Ulyanov (Lenin) ve Milliyet İşleri Halk Komiseri (Bakanı) Iosif Vissarionovich Dzhugashvili (Stalin)'in imzalarıyla Pravda gazetesinde yayımlanan Türk Ermenistan'ı Hakkında Kararname'de işçi ve köylü hükümetinin "Rusya'nın işgal ettiği Türk Ermenistan'ındaki Ermenilerin bağımsızlık dâhil kendi kaderini tayin hakkını" desteklediği ilan ediliyordu.Bolşevik hükümeti bu hakkın kullanılabilmesi için Türk Ermenistan'ından askerlerin geri çekilmesini,asayişin temini için bir Ermeni milisi ve demokratik esaslara uygun olarak seçilmiş Ermeni temsilcilerinden oluşan bir hükümet kurulmasını,özgür bir referandum yapılması için de savaş sırasında "Türkiye"nin derinliklerine sürülmüş ve çeşitli ülkelere kaçmış mülteci ve göçmenlerin evlerine dönmesine izin verilmesini şart koşmaktaydı.Aynı kararnamede
Kafkas işleri geçici olağanüstü komiseri Stepan G. Shahumyan'a Ermenilere yardım etme talimatı da verilmişti.(2)

Brest-Litovsk'ta barış görüşmeleri sürerken Güney Kafkasya Parlamentosu (Seym) içindeki Gürcü,Azeri ve Ermeni fraksiyonlarından oluşan bir delegasyon da Osmanlı delegasyonu ile barış görüşmeleri için Trabzon'a gitmeye hazırlanıyordu.Brest-Litovsk Antlaşması'nın imzalanmasından bir gün önce,2 Mart 1918'de Sovyet heyeti sekreteri ve dışişleri bakan yardımcısı Lev M. Karakhan Seym'e gönderdiği telgrafta ertesi gün antlaşmanın imzalanacağını ve en zor kısmının da Kars,Ardahan ve Batum'un referanduma tabi olmak üzere Rusya'dan ayrılmasının kabülü olduğunu bildirdi.(3) Kafkasya delagasyonu baştan itibaren muğlak ve çelişkili bir pozisyonda idi.Bir yandan Bolşevik hükümetini tanımasa da kendini Rusya'nın bir parçası sayıyor ve Brest-Litovsk'a temsilci göndermiyor,bir yandan da Brest-Litovsk'ta alınan Kafkasya ile ilgili kararı tanımadığını ilan ediyordu.Trabzon konferansı sırasında Osmanlı heyeti "bağımsız devlet misiniz?" diye sorduğu zaman "ne bağımsızız,ne de Rusya'ya bağımlıyız" diyebiliyordu.Osmanlı heyeti ise bu çelişkiyi ustaca kullanarak Kafkasya hükümetini Rusya'dan bağımsızlığa teşvik ediyordu.Nitekim Kafkasya ve ardından Gürcistan,Ermenistan ve Azerbaycan bağımsızlığını ilan edince bu kez Osmanlı diplomasisi onların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları ustaca kullanmıştır.Osmanlı diplomasisinin aynı şekilde Rusya diplomasisinden de daha ustaca davrandığı açıktır.(4)

Brest-Litovsk Antlaşması gereğince Kars,Ardahan ve Batum sancaklarında plebisit yapılması gerekiyordu.Bu sırada Osmanlı ordusu ve Teşkilat-ı Mahsusa çeteleri bölgeyi işgal ettiği için Ermeni nüfus Gümrü ve Yerevan'a ve civar köylere kaçıştı.Böylece Ermenilerin olmadığı birortamda sözde bir plebisit yapıldı ve yüzde 100'e yakın sonuçlarla bölgenin Osmanlı Devleti'ne katılması kararı verildi.Bu plebisitin baskı altında yapıldığı kesindir ancak her hâlükârda yöredeki yerleşik Müslüman nüfusun oranı yerleşik gayrimüslimlerden daha fazla olduğu için plebisit adil bir biçimde de yapılsaydı bile yine Osmanlı Devleti lehine bir karar çıkması mukadderdi.

Osmanlı ordusu Brest-Litovsk Antlaşması'na aykırı olarak Ahıska,Ahılkelek,Sürmeli,(Iğdır),Nahçıvan,Bakû ve Dağıstan'ın bir kısmını işgal ettiği için Sovyet Rusya hükümeti 20 Eylül 1918 tarihinde antlaşmayı feshetti.Bu sırada İtilaf devletleri ile anlaşmaya çalışan Osmanlı hükümeti 21 Ekim 1918 tarihinde ordusuna Kars,Ardahan ve Batum sancakları haricinde Kafkasya'yı tahliye
etme emri vermişti.30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi bu üç sancağı da tahliye etmeyi gerektiriyordu.Bakû'den çekilmekle birlikte İttihatçı subayların bir kısmı Bakû'de kalmıştı.Bunlardan Halil Paşa,Baha Said,Dr. Fuad Sabit ve diğerleri Bolşeviklerle ilişki kurmak için Bakû'de Türk Komünist Fırkası Bakû Gruppası adında bir örgüt kurmuşlardır.(5)

Kars'taki 9. Ordu komutanı Yakup Şevki Paşa da kışı bahane ederek bir yandan geri çekilmeyi geciktiriyor,bir yandan da Teşkilat-ı Mahsusa eliyle yerli Müslüman halkı örgütleyerek silâhlandırıyordu.İttihat ve Terakki yönetimi 1914 sonbaharı ve 1915 başlarında yapmaya çalıştığı bölgede kapsamlı bir ihtilâl örgütleme işini böylece son kez deniyordu ve bu,aynı zamanda savaş boyunca Ermeni nüfusun tehcir ve imhasında aktif rol alan Teşkilat-ıMahsusa'nın da resmî olarak son dış eylemi oldu.1915 Mayıs ayından itibaren "Umûr-ı Şarkiye Dairesi" adı altında faaliyetini sürdüren örgütün 15 Kasım'da "siyaseten" lağvına karar verildi.(6) Ahıska ve Nahçıvan'da olduğu gibi Kars'ta da 5 Kasım 1918'de Kars İslam Şûrası kuruldu.Bu örgüt Kafkasya'da kurulan ulusal şûralar ("sovyet"ler) model alınarak kurulmuştu.Kars İslam Şûrası kurucuları arasında İttihatçıların yöredeki memurlarından Piroğlu Fahreddin (Erdoğan) Bey ve Kağızmanlı Ali Rıza Bey de vardı.9. Ordu ve İttihatçıların Kars mutasarrıfı Hilmi Bey Kars'tan çekilirken idareyi bu örgüte bırakacaklardı.(7) İslam Şûrası 30 Kasım 1918'de Milli İslam Şûrası hükümeti adını ve Ocak 1919'da da Cenubi Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkatesi (daha sonra Cenubi Garbi Kafkas Hükümet-i Cumhuriyyesi) adını alarak eski Batum ve Kars oblastlarında,Ahıska,Ahılkelek ve Nahçıvan'da egemenlik kurmaya çalıştı,ancak Nisan 1919'da İngiliz askeri tarafından dağıtıldı.

1918 yılının sonbaharında hızlanan olaylar sadece bunlarla kalmamıştı.Ekim ayında Talat Paşa hükümeti istifa etmiş ve Mondros Antlaşması'nın imzalanmasının ardından 1 Kasım'da İttihat ve Terakki'nin liderleri yurtdışına kaçmışlardı.Aralık ayının sonunda İngiliz kuvvetleri Batum'u işgal etti;işgal kuvvetlerinin komutanı General George Forestier-Walker 16 Ocak1919'da Gümrü'de Ermenistan'ın Taşnak hükümetinin dışişleri bakanı Sirakan Tigranyan ile görüşerek Kars şehrinin sivil idaresini Ermenilere bırakmayı kabul etti.Ertesi gün Kars'a gelen Forestier-Walker,Yakup Şevki Paşa'ya Osmanlı ordusunun 25 Ocak'a kadar şehri tahliye etmesi ve sivil halkın mal ve mülküne dokunmaması için muhtıra verdi.(8)


1919'dan itibaren Sovyet hükümeti ile Kemalist hareketi birleştiren ortak payda İtilaf
devletleri ve Taşnak Ermenistan karşıtlığıdır.Mayıs 1918'de Kafkasya'da bağımsızlığını ilan etmiş olan Gürcistan,Ermenistan ve Azerbaycan cumhuriyetleri Sovyet Rusya ile Türkiye arasında bir "Kafkas seddi" oluşturmaktadır.Mustafa Kemal ile Sovyet Rusya temsilcileri arasında ilk temasın ne zaman kurulduğu net değildir.Teşkilat-ı Mahsusa eski memurlarından olan Hüsamettin Ertürk Mustafa Kemal ile bir Bolşevik temsilci arasında Mayıs 1919'da Havza'da bir görüşme olduğunu iddia etmiştir.(9)

1919 yılı boyunca Paris'te süren barış görüşmelerinde Osmanlı Ermenilerini temsilen Boğos Nubar Paşa ve Ermenistan Cumhuriyeti adına Avetis Aharonyan,İngiliz,Fransız ve Amerikalı diplomatları Güney Kafkasya'dan Akdeniz'e uzanan büyük bir Ermenistan kurma plânlarına ikna etmeye çalıştılar.10 Ağ
ustos 1920 tarihli Sevres Antlaşması ve ABD Başkanı Woodrow Wilson'un çizdiği Ermenistan devleti sınırları Ermenilerin toprak taleplerini kısmen karşılasa da uygulanamadı.

16 Mart 1920'de İngilizlerin İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ı basıp belli başlı İttihatçıları Malta'ya sürgüne göndermeleri üzerine Ankara'da Büyük Millet Meclisi (BMM) çatısında toplanan İttihatçıların ve Mustafa Kemal'in Rusya'ya yönelimi hız kazandı.BMM 1920 Mayıs ayı başında hariciye vekili Bekir Sami Bey başkanlığında bir heyeti Sovyet Rusya'nın başkentine gönderdi.Bu tarihte Kuzey Kafkasya'da Bolşeviklere karşı savaşan General Denikin'in Beyaz ordusu yenilmiş,Azerbaycan'da Sovyet iktidarı kurulmuş ve Rusya ile Türkiye arasında engel olarak sadece Gürcistan ve Ermenistan cumhuriyetleri kalmıştı.Bununla birlikte Kızıl Ordu Batı'da Polonya ile,Kırım'da ise General Wrangel güçleriyle savaş hâlindeydi.BMM heyeti Sovyet Rusya'dan Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tanımasını,Rusya'da bulunan Osmanlı savaş esirlerini göndermesini ve askerî ve malî yardımda bulunmasını isteyecekti.Erzurum'da bulunan 15. Kolordu komutanı Kâzım Karabekir Paşa o sırada Ermenistan elinde olan Sarıkamış,Oltu ve Kars'ın işgal ederek İtilaf devletlerine karşı Ermenileri "rehin almak" istiyordu.(10) Mustafa Kemal ise Moskova'dan gelecek cevabı beklemekten yanaydı.

10 Mayıs 1920'de Kars,Sarıkamış,Kağızman ve Gümrü'de özellikle demiryolu işçileri ve askerî birlikler içinde örgütlenmiş olan Ermenistanlı Bolşeviklerin ayaklanması Taşnak hükümeti ve yandaşları tarafından bastırılmış birçok Ermeni Bolşevik öldürülmüş veya hapse atılmıştı.Kars'ta Rus,Rum ve "İslam" milli şûraları da Taşnaklardan hoşnutsuz olduğu için ayaklanmaya pasif destek vermişti.(11) Ermeni Bolşeviklere verilen cezalar ve katliamlar Sovyet Azerbaycan ve Sovyet Rusya tarafından protesto edildi.Mayıs ayı sonunda Ermenistan Cumhuriyeti'nin gönderdiği Levon Shant başkanlığındaki bir heyet Moskova'ya gelerek dışişleri bakanı Georgiy Vasilyevich Chicherin
ile görüşmelere başladı.Chicherin,Sovyet Rusya'nın Ermenistan ile dostane ilişkiler istediğini,aynı zamanda Türkiye'yi de Avrupalı sömürgecilere karşı desteklediğini bildirdi.Sovyet hükümeti Türkiye ile Ermenistan arasında arabulucu olmak istiyordu.Ermeni heyeti üyeleri Shant ve Terteryan,Chicherin'e Türklerin Sovyet parası ve silâhları ile önce Ermenistan'ı sonra da Yunanistan'ı vuracaklarını,daha sonra da Rusya'yı terkedip İtilaf devletleri ile anlaşacaklarını söylediler.Chicherin ise hükümetinin o kadar naif olmadığını savundu.Ermenistan'ın sınırları konusunda Chicherin'in Van ve Bitlis'in Ermenistan'a dâhil olmasını desteklerken,Erzurum'u hariç tutması Ermeni heyetini şaşırtmıştı.Chicherin Ermeni heyetinden istatistik veriler istedi.Chicherin'in Ermenilere Van ve Bitlis'i önermiş olduğunu sonradan öğrenen Stalin de şaşırmıştı,ona göre nüfusunun büyük çoğunluğu "Türk" olan bu vilayetleri istemek "aptalca ve provokatif" bir talepti.Nitekim Stalin,Bolşevik Partisi'nin Kafkasya bürosu başkanı Grigory (Sergo) Konstantinovich Ordzhonikidze'ye 8 Temmuz 1920 tarihli bir notunda partinin Ermenistan ve Türkiye arasında yalpalamaya bir son verip,Azerbaycan ve Türkiye'nin tarafını tutması gerektiğini ifade etti.(12) Bu arada Sovyet Azerbaycan hükümeti de Moskova'ya bir heyet göndererek Karabağ ve Nahçıvan'ın Ermenistan'a verilmesi hâlinde Sovyet iktidarının Azerbaycan'da büyük bir itibar kaybına uğrayacağını bildirdi.Chicherin sonunda Nahçıvan'ı Ermenistan'a,Karabağ'ı Azerbaycan'a vermeyi teklif etti.Ancak Azerbaycanlı ve diğer Kafkas Bolşeviklerin müdahaleleri ve BMM heyetinin yolda olması nedeniyle görüşmelere ara verildi.Sovyet Rusya sorunu yerinde incelemek üzere Boris Vasilyevich Legran'ı Ermenistan'a göndermeye karar verdi.

Haziran 1920 ortasında Karabekir'in kolordusuna Sarıkamış'a kadar ilerlemesi için verilen emir son anda iptal edildi.Mustafa Kemal,Sovyet hükümetinin arabuluculuk teklifini değerlendirmek istediği için,ayrıca Yunan ordusunun Batı Anadolu'da ilerlemesinden ve Batum'daki İngiliz birliğinden çekindiği için biraz daha beklemek istemişti.Chicherin'den gelen mesajda bir Sovyet delegasyonunun top,tüfek ve para ile birlikte yolda olduğu bildiriliyordu.(13)

Bekir Sami Bey heyeti uzun bir yolculuktan sonra 19 Temmuz 1920'de Moskova'ya vardı.Bu arada 11. Kızıl Ordu Azerbaycan ile Ermenistan arasında çete savaşlarına sahne olan Zangezur'u işgal etti.10 Ağustos 1920 tarihinde Fransa'da İtilaf devletleri Osmanlı heyetine Sevr Antlaşması'nın meşhur hükümlerini kabul ettirdiler.Aynı gün Sovyet Rusya hükümeti ile Ermenistan hükümeti arasında Ermenistan'a karşı askerî eylemlerin kesilmesi ve Şahtahtı-Culfa demiryolunun işletme hakkının Ermenistan'a verilmesi hakkında bir sözleşme imzalandı.24 Ağustos'ta Sovyet Rusya ile Türk heyeti arasında parafe edilen işbirliği antlaşmasına göre Sovyet Rusya Ankara hükümetine 10 milyon altın ruble para,silâh ve mühimmat yardımı yapmayı kabul ediyordu.(14) Ancak üç gün sonra Rusya Dışişleri Halk Komiseri Chicherin Türkiye'nin Bitlis ve Van vilayetlerinin bir kısmını Ermenilere bırakmasını talep etti.(15) Bekir Sami,Misak-ı Milli sınırlarını müzakereye yetkili olmadığını ve ayrıca Ermenilerin Anadolu'da hiçbir vilayette çoğunluk olmadığını iddia ederek talebi reddetti.Chicherin Ermeni Bolşeviklerin elini güçlendirmek için Türkiye'den bir miktar taviz almak istiyordu.Ancak BMM'nin Ermenilere bir karış toprak vermeye niyeti yoktu ve bu durum ilişkilerde Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması'na değin belli bir gerginlik yarattı.(16) Bununla birlikte Bolşevikler Ermeni sorununun çözümünü beklemeden BMM hükümetine askerî yardımı Karadeniz kıyısında Novorossiysk limanından göndermeye başladılar.Türk tarafı ise Rusya ile karadan ulaşım için Ermenistan'dan koridor açılmasını istiyordu.

Komünist Enternasyonal (Komintern) Eylül 1920'de Bakû'de Doğu Halkları Kongresi düzenledi.Kongreye Moskova'dan gelen Komintern yetkililerinin yanında artık kaçak olarak yurtdışında yaşayan ve ısrarla Kafkasya'dan Türkistan'a uzanan bir İslam devleti hayalini gerçekleştirmeye yönelik faaliyetler içinde olan Enver Paşa da vardı.Kongrede en kalabalık Müslüman grubu Türkler ve Azeriler oluşturuyordu.Mayıs ayaklanmasından sonra Ermenistan'dan Bakû'ye kaçan yüz kadar Ermeni komünisti de büyükçe bir grup oluşturuyordu.Kongrede konuşan Enver Paşa ve yine İttihatçı liderlerden Dr. Bahaeddin Şakir Türkiye'nin Cihan Harbi'ne mecbur kaldığı için girdiğini ve emperyalist amaçlar gütmediğini iddia ettiler.Doğu halklarını emperyalizm ve sömürgecilikten kurtarmak için yola çıkan Komintern'in Enver Paşa ve Bahaeddin Şakir gibi Ermeni Soykırımı'nın başlıca failleriyle birlikte İngiliz emperyalizmine karşı "cihad" ilan etmesi tarihin büyük ironilerinden biridir.Nitekim Enver Paşa daha sonra Orta Asya'da karşı-devrimci Basmacılarla birlikte Sovyet iktidarına karşı savaşırken öldürülecekti.Esasen Bakû kongresinin beklenen yararı göstermediğini Komintern de görmüş olmalı ki her yıl yapılması plânlanan bu kongre bir daha toplanmadı.Enver ve diğer İttihatçılar Bakû'de Anadolu'dan gelen Kemalistlerle temas kurdular.Mustafa Kemal,yurtdışındaki İttihatçı liderlerden uzak duruyor görünmekle birlikte onlarla bağını koparmamıştı.Talat ve Enver paşalara yazdığı mektuplarda Bolşevikleri şüphelendirmemek için İslam birliği temasından uzak durmalarını istiyordu.


24 Ağ
ustos tarihli Türk-Sovyet taslak antlaşmasını alan Mustafa Kemal,20 Eylül 1920'de Karabekir Paşa'ya Kars'a doğru hareket etme izni verdi.Karabekir o sırada Polonya ile savaşta olan Kızıl Ordu'nun Ermenistan için müdahale etmeyeceğini düşünüyordu.Karabekir'in kolordusu 1914 öncesi Türk-Rus sınırını geçerek Oltu'yu ve Sarıkamış'ı aldı.Bu arada Taşnak hükümeti ile görüşmelere başlayan Sovyet Rusya temsilcisi Legran Ermenilerin birçok talebini kabul etti ve 28 Ekim'de bir protokol ve barış antlaşması taslağı imzaladı.Fakat Legran'ın plânını hem Chicherin hem de Kafkasya'daki Bolşevik parti liderleri reddettiler.(17)Karabekir'in kolordusu 30 Ekim'de Kars'ı,7 Kasım'da Gümrü'yü aldı.Ermeni kuvvetleri bu kez etkili bir direniş gösteremeden dağıldılar.Bazı Ermeni kaynakları Ermeni ordusunda Bolşevik eğilimli askerlerin Karabekir'in kolordusunu Bolşeviklerin müttefiki olarak gördükleri için direnmediklerini iddia etmektedir.Yerevan'daki Taşnak hükümeti İtilaf devletlerine başvurdu.ABD,İngiltere ve Fransa'dan yardım gelmedi.Çaresiz kalan Taşnak hükümeti Gümrü'de Kâzım Karabekir ile çok ağır şartlarda bir antlaşma imzaladı.Fakat bu antlaşma parlamentoda onaylanmadan Taşnaklar iktidardan çekildiler ve yerlerini Ermeni Bolşevikler aldı.Ermenistan'da artık bir Sovyet cumhuriyeti olmuştu.2 Aralık 1920 tarihinde RSFSC hükümeti Ermenistan'ı savunacağını ve Gümrü Antlaşması'nı tanımadığını bildirdi.

28-29 Ocak 1921 günü Türkiye Komünist Fırkası önderi Mustafa Subhi ve 15 yoldaşı Trabzon açıklarında İttihatçı katillerden Yahya Kâhya'nın adamları tarafından öldürüldü.Bu olaya Sovyet Rusya ciddi bir tepki göstermedi.Aksine Mustafa Subhi ve arkadaşlarını maceracılıkla suçlayanlar oldu.Nitekim Sovyet Rusya ve TBMM hükümeti arasında 16 Mart1921'de imzalanan Moskova ve 13 Ekim 1921'de imzalanan Kars antlaşmalarıyla Türkiye'nin bugünkü Güney Kafkasya sınırları çizildi.

Kemalistlerin emperyalizme ve özelde İngiliz emperyalizmine ilkesel olarak karşı olmadığı Lozan konferansı sırasında İsmet Paşa önderliğindeki TBMM delegasyonunun Sovyet Rusya delegasyonundan olabildiğince uzak durmaya çalışması ve İngiltere ile anlaşmaya çalışmasındanda belli olmaktadır.TBMM'nin tezlerini destekleyen tek devletin Sovyet Rusya olmasına rağmen Kemalist hareket İngiltere ve Fransa ile ilişkilere daha çok önem vermiştir.(18)

Bugünkü Ermeni milliyetçi tarihyazımı Sovyet Rusya hükümetinin 1918-1923 döneminde Ermenistan'a yönelik politikasını düşmanca olarak betimlemektedir.Bu tarihyazımı Bolşevizme düşman ve İngiliz yandaşı bir Taşnak Ermeni hükümetine karşı Sovyet hükümetinin seçeneklerinin kısıtlı olduğunu görmek istememektedir.Taşnak Ermenistan'ı İngiliz yanlısı ve Sovyet düşmanı olmasaydı Sovyet Rusya bağımsız bir Ermenistan'ı pekâlâ kabul edebilirdi.(19)


Milliyetçi Türk tarihçiliği ise,Osmanlı-Türk tarafının saldırgan olduğu durumlarda bile (örneğin Bakû'nün işgali),kategorik bir seçicilikle o karmaşık ve dinamik tarihsel sürecin belli aktörlerini,Rusya'yı,Bolşevikleri ve Ermenileri suçlayan bir dille analizler geliştirmeyi sürdürüyor.Bu tarihyazımına göre "Ermeni meselesi" Osmanlı Devleti ve Türkiye'nin iç meselesiydi ve dış güçlerin müdahalesi kabul edilemezdi.Bu mantıkla,Kars,Ardahan,Nahçıvan veya Bakû'deki Müslümanlar sözkonusu olduğunda Nuri Paşa'nın veya Kâzım Karabekir'in saldırıları sadece savunma amaçlıydı.Bu yaklaşım,Osmanlıların Rusya'nın iç işlerine karışma hakkı olduğunu da varsaymaktadır.(20) Benzer tarihçiler 1917 ve 1918'de dağılarak cepheyi terkeden Rus Kafkas ordusunun komutasının Bolşevik hükümeti emrinde olmadığını dikkate almadan Bolşeviklerin bu orduyla Doğu Anadolu'yu Ermenilere bırakma plânlarından söz etmekte ve Rus ordusunun silâh ve cephanelerini Ermenilere verdiğini söylemektedirler.Bu da doğru değildir.Örneğin Fahrettin Erdoğan anılarında bir Rus albayın Kars'a yakın Selim köyündeki askerî depoyu Ermenilere değil,Türklere teslim ettiğini yazmıştır...(21)

***

1-Selami Kılıç,Türk-Sovyet İlişkilerinin Doğuşu,(İstanbul:Ülke Kitapları,tarihsiz),s.36-37.
2-
Yusuf Hikmet Bayur,Türk İnkılabı Tarihi,Cilt III,Kısım IV,(Ankara:TTK,1991),s.120-121.Tam metin için bkz. Selami Kılıç,Türk-Sovyet İlişkilerinin Doğuşu,a.g.e.,s.240.
3
-Dokumentı i materialı po vneşney politike Zakavkazya i Gruzii,(Tiflis:Izdannıy gruzinskim pravitel'stvom,1919),s. 85'ten aktaran Djamil Gasanlı,Vneşnyaya Politika Azerbaydjanskoy Demokratiçeskoy Respubliki (1918-1920),tom I,(Moskova:Izd. Flinta&Izd. Nauka,2010),s.49.
4-Bkz. Halil Menteşe,Osmanlı Mebusan Meclisi Reisi Halil Menteşe'nin Anıları (İstanbul:Hürriyet Vakfı,1986),s.228-230.
5-Emel Akal,Mustafa Kemal,İttihat Terakki ve Bolşevizm,(İstanbul:İletişim Yayınları,2012),s.300.
6-
Konunun ayrıntılı bir tartışması için bkz. Polat Safi,"The Ottoman Special Organization - Teşkilat-ı Mahsusa:An Inquiry into its Operational and Administrative Characteristics" (Basılmamış doktora tezi,Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü,Ankara,2012),s.233 vd.,280.Ayrıca,Ahmet Tetik,Teşkilat-ı Mahsusa (Umûr-ı Şarkıyye Dairesi),Cilt I:1914-1918 (İstanbul:Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,2014),s.18-24.
7-Yasin Haşimoğlu,Oltu Şûra Hükümeti ve Yasin Haşimoğlu'nun Hatıraları,(ed.) Erdal Aydoğan,(Erzurum:Salkımsöğüt Yayınları,2013.)
8-Ahmet Ender Gökdemir,Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti,(Ankara:AAM,1992),s.83.
9-Hüsamettin Ertürk,İki Devrin Perde Arkası,(ed.) Samih Nafiz Tansu,(İstanbul:Nurgök,1957.)
10-Kâzım Karabekir,İstiklal Harbimiz,(İstanbul:Türkiye Yayınevi,1960),s.25-26.
11-Artaşes M. Poğosyan,Karsskaya Oblast v Sostave Rossii,(Yerevan:Hayastan,1983),s.233-262.
12-Mehmet Perinçek,Rus Devlet Arşivlerinden 150 Belgede Ermeni Meselesi,(İstanbul:Kırmızı Kedi Yayınevi,2012),s.249 ve 305.
13-Richard Hovhannisian,The Republic of Armenia,vol. IV,(Berkeley&Los Angeles,CA:University of California Press,1996),s.151.
14-Sovyet Rusya'nın 1920-1922 yılları arasında Ankara hükümetine yaptığı silâh yardımlarının ayrıntılı listesi için bkz. Mustafa Öztürk,Sovetsko-Turetskie Otnoşeniya na Kavkaze v 1918-1923 gg,(yayımlanmamış doktora [kandidat] tezi,Sankt-Peterburgskiy Gosudartsvennıy Universitet,St. Petersburg,2010),s.184-189.Ayrıca bkz. Alptekin Müderrisoğlu,Kurtuluş Savaşı'nın Mali Kaynakları,(Ankara:AAM,1990),s.542-550.
15-Aleksandr Kolesnikov,Atatürk Dönemi Türk-Rus İlişkileri,(çev.) Ilyas Kamalov,(Ankara:AAM,2010),s.27-28.
16-Emel Akal,Temmuz 1920'de Bolşevikler "Ankara ile askerî-siyasî ittifak yapsaydı,Sovyetler Birliği ile Türkiye müttefik olurdu ve sonraki yıllarda Türkiye Cumhuriyeti'nin macerası daha farklı olabilirdi" demektedir.Bkz. Emel Akal,İştirakiyuncular,Komünistler ve Paşa Hazretleri,(İstanbul:İletişim Yayınları,2013),s.530.
17-
Richard Hovhannisian,The Republic of Armenia,a.g.e.,s.226-236.
18-Semyon I. Aralov,Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları 1922-1923,(çev.) Hasan Ali Ediz,(yay.haz.) Candan Badem,(İstanbul:Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,2014),s.169-216.
19-Dönemin gelişmelerini belirgin bir nesnellikle araştıran ve değerlendiren
Richard Hovhannisian da bu konuda zorlanmakta,"eski Osmanlı ve Romanov topraklarında bağımsız bir Ermenistan'a ne milliyetçi Türkiye'nin ne de Sovyet Rusya'nın izin vermek niyetinde olduğu"nu ileri sürmektedir.(Bkz. Richard Hovhannisian,The Republic of Armenia,a.g.e.,c. I,s. XI.) Oysa,aynı Sovyet Rusya'nın yayımladığı beyanname ile Türk Ermenistan'ında Ermenilerin bağımsız devlet kurmak dâhil kendi kaderini tayin hakkını desteklediğini ve "eski Romanov toprağında" bağımsız bir Finlandiya'ya ve bağımsız bir Polonya'ya karşı çıkmadığını biliyoruz.Dolayısıyla,olayların soğukkanlı analizi,Sovyet yönetiminin,o koşullarda Bolşevik Rusya'nın düşmanlarıyla,bilhassa Britanya ile işbirliği içinde olmaması hâlinde bağımsız bir Ermenistan'ı pekâlâ kabullenebileceği ihtimalini göz ardı etmemeyi gerektiriyor.
20-Bu konuda Türk milliyetçi resmî tarih anlayışına bir örnek için bkz. Kafkas Üniversitesi,3. Uluslararası Kafkasya Tarih Sempozyumu (Kars Antlaşması ve Bölgesel Etkileri),13-15 Ekim 2011,(Bildiriler Kitabı),Kars:Kafkas Üniversitesi,2012.
21-Fahrettin Erdoğan,Türk Ellerinde Hatıralarım,(Ankara:Kültür Bakanlığı,1998),s.164.

*Doç.Dr.Candan Badem,Türk-Sovyet ilişkileri ve Ermeniler,1918-1923.

https://www.academia.edu/18193999/T%C3%BCrk-Sovyet_%C4%B0li%C5%9Fkileri_ve_Ermeniler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder