8 Kasım 2016 Salı

Büyük Zafer'in 65. yıldönümünde arşiv savaşları/Kıvılcım Çağla*

Rusya'da bu haftasonunda İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyet Ordusu'nun Hitler ve öteki faşistlerin işgalci,soykırımcı ordularına karşı kazandığı büyük zaferin 65. yıldönümü kutlanacak.Bu yılki kutlamalara büyük zaferin başkomutanı Stalin'in portrelerinin Moskova'da sokaklara asılıp asılmayacağı tartışması damgasını vurdu.Sonucun ne olacağını hep birlikte göreceğiz.

Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder.Tarihte bu sözün gerçekliğinin belki de en önemli doğrulaması SSCB'nin çöküşünde gözlemlendi.Gorbachev döneminde SSCB'ni çökertmek üzere harekete geçen emperyalist destekli hainler işe geçmişi değiştirmekle başladılar.Bunların başında gelen Yakovlev haini elinde tuttuğu medya sayesinde İkinci Dünya Savaşı'nın tarihine yönelik tam bir bilinç manipülasyonu operasyonu gerçekleştirdi.Bu operasyonun en can alıcı araçlarından biri,üzerinde sözde Stalin'in imzası olan bir harita idi:Güya Stalin Hitler ile Polonya ve Baltık ülkelerini bölüşmüştü.Operasyonun amacı öncelikle Baltık ülkelerini SSCB'nden koparmaktı.Gerisi kendiliğinden gelecekti.

Sovyet geçmişini ve özellikle İkinci Dünya Savaşı tarihini değiştirmek için yürütülen kampanya bugün de tam gaz devam ediyor.Aralarında çeşitli konularda anlaşmazlık bulunan Rusya ve Polonya hükümetleri iş komünizmi karalamaya gelince domuz topu gibi birleşiyorlar.Nitekim Putin tamamen Rusofobik bir karakter taşıyan Katyn anmaları için Polonya hükümetine izin vermişti.Bilindiği üzere Polonyalı faşistler ve emperyalist medya Katyn'da savaş sırasında 21 binden fazla Polonyalı savaş esirinin Stalin'in emri ile kurşuna dizildiğini iddia ediyorlar.

28 Nisan günü Moskova'da Rusyalı yurtseverlerin düzenlediği Katyn sorunu üzerine basın toplantısında Katyn katliamını Alman faşistlerinin yaptığına ilişkin yeni kanıtlar gösterildi.Toplantıya RFKP'nden Duma milletvekili Viktor Ivanovich Ilyukhin, tarih profesörlerinden A. Kolesnik,Aleksey Plotnikov,Sergey Strygin,Yuriy Zhukov ve yazar Yuriy Ignatevich Muhin katıldılar.Katılımcılar Katyn katliamına ilişkin Polonya ve Rusyalı anti-Komünist cephenin iddialarındaki onlarca çelişkiye dikkat çektiler ve onlarca karşıt argüman sundular.Basın konferansı bittikten sonraki gün Rusya Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde devlet başkanı Medvedev'in emriyle Katyn dosyasına ilişkin bazı çok gizli belgelerin renkli tarama kopyaları ilk kez yayımlandı.Birkaç gün boyunca site neredeyse kilitlendi çünkü çok sayıda ziyaretçi vardı.Ancak yayımlanan belgeler yeni değil.Daha önce fotokopileri yayımlanmıştı.Bu belgelerin sahte olduklarına dair çok ciddi argümanlar var.Örneğin RFKP'nin sitesinde yayımlanan bir bağımsız ekspertiz raporunda Beria'ya ait olduğu iddia edilen 1940 tarihli raporun tek bir daktiloda değil birkaç daktiloda yazılmış olduğu gösteriliyor.RFKP temsilcisi Ilyukhin'e göre 1920 yılında 30 bin ile 86 bin arasında Kızıl Ordu askeri Polonya'da esir kamplarında ölmüştü.RFKP yalnızca 3.196 Polonyalı subay ve askerin 1920'deki Kızıl Ordu savaş esirlerinin katledilmesinden dolayı mahkemece suçlu bulunarak idam edildiğini kabul ediyor.Ilyukhin öteki Polonyalıların faşistler tarafından öldürüldüğünü ancak 21 bin sayısının abartılı olduğunu söylüyor.

Kızıl Ordu sadece Polonya'yı faşist sürülerden temizleyebilmek için 500 binden fazla kayıp verdi.Savaştan sonra kurulan Polonya Litvanya,Belarus ve Ukrayna'dan haksız olarak işgal ettiği topraklar dışında toprak kaybetmedi,Almanya işgalinden kurtarılan topraklardan Polonya'ya cömertçe verildi.Oysa o topraklar Doğu Almanya'ya da verilebilirdi.Polonya liman şehri Gdansk'a kavuştu.Şimdiki nankör faşistler ise Kızıl Ordu'ya şükran duyacak yerde lânet okuyorlar.Aynı şey Litvanyalı,Ukraynalı,vb. öteki bazı nankör faşistler için de geçerli.

Bugünkü kapitalist Rusya'nın kapitalist Polonya,Ukrayna ve Gürcistan ile belli sorunları olmasına karşın unutulmamalıdır ki anti-Komünizm bağı hepsini sıkıca birbirine bağlamaktadır...

***

Not:Yordam Yayıncılık gazeteci şair Feliks Chuev'in İkinci Dünya Savaşı dönemi Sovyet Dışişleri Bakanı ve Politbüro üyesi Vyacheslav Mikhailovich Molotov ile söyleşilerini Türkçe'ye kazandırmakla çok iyi bir iş yaptı.Bütün okurlara bu kitabı okumalarını öneriyorum.Ancak okurken bir noktayı da gözönünde tutmak gerekiyor.Bu söyleşilerdeki bazı ifadeler muğlaktır.Chuev bütün bu söyleşileri belleğine dayanarak günü gününe not ettiğini yazmıştır.Molotov'un torunu ise Chuev'in Molotov ile konuşurken cebinde ses kayıt aletini gizlediğini iddia etmiştir.Bu iddia zayıf görünüyor çünkü o yıllarda ses kayıt aletleri cebe sığacak kadar küçük değildi.Ancak her hâlükârda Chuev'in Molotov'un konuşmalarını ne kadar tam aktardığı veya yayın aşamasında hangi kısımların kesildiği belli değildir.Ortada bildiğim kadarıyla bir ses kaydı yoktur.Fakat asıl önemlisi Molotov sözlerinin şu veya bu şekilde kayda alındığından habersizdir.Dolayısıyla konuşmalar çoğu zaman günlük konuşma dilinde cereyan etmektedir ve belli bazı anlardaki çok önemli mimikler ve ses tonları belli olmadığı için bazen anlam muğlaklaşabilmektedir.

*Kıvılcım Çağla,Büyük Zafer'in 65. yıldönümünde arşiv savaşları,Sol,4 Mayıs 2010.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kivilcim-cagla/buyuk-zaferin-65-yildonumunde-arsiv-savaslari-27753

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder