17 Eylül 2016 Cumartesi

Cezasız kalan büyük bir günah:Sabra ve Shatila Katliamları/Vahakn Keshishian*

Eğer Ortadoğu'daki acımasızlıkların sadece son yüz yılı kapsayan bir takvimini yapmaya çalışırsak,büyük bir günahın yıldönümü olmayan tek bir gün bulabilir miyiz?Biz,Ortadoğu denen topraklarda yaşayan tüm insanlar,bir şekilde acımasızlıkları kabul eden koca bir topluma dönüşüyoruz.Kendi komşularımızı kolayca mahkûm ediyoruz,fakat sıra bize geldiğinde,kendi terörümüzü kolayca meşrulaştırıyoruz.

Savaş zamanlarında,acımasızlıklara bir şekilde müsamaha gösterilir.Barış zamanlarında,insanlar savaşın acımasızlığını hatırlamaya devam ederler.Ne savaşın,ne de barışın olduğu zamanlarda ise bu acımasızlıklar gündelik hayatın bir parçası olur.Lübnan toplumu,şu anda ne savaşıyor,ne de barışmış durumda,Sabra ve Shatila kamplarında gerçekleşen katliamların kurbanlarının aileleri,hâlâ Sabra ve Shatila'da yaşıyorlar.Her iki kampta,hâlen Lübnan'ın parçaları...Sabra ve Shatila'da o günahı işleyenler,hâlen Beyrut'ta yaşıyorlar.Hem kurbanlar,hem de suçu işleyenler,biraradalar ve bir zamanlar aptalca bir savaşa sahne olan aynı şehrin aynı sokaklarını paylaşıyorlar.

Şimdi yerlerinde pazarlar var


Takvimler 1982,16 Eylül'ünü gösterdiğinde,savaş başlayalı yedi sene,İsrail ordusu Beyrut'u işgal edeli 13 saat olmuştu ve Falanjist milisler,Sabra ve Shatila kamplarına girdiler.İsrail ordusunun onayı ve gözetimi altında,katliamları gerçekleştirdiler.İsrail ordusu,her ihtimâle karşı,herhangi bir sorumluluğu olmadığından emindi.Falanjistler,sonunda intikam aldıkları için mutlulardı ve koruma altındaydılar.Ertesi sabah,cesetler,Sabra ve Shatila sokaklarında üst üste yığıldılar,şimdi yerlerinde büyük sokak pazarları var.Ertesi sabah,Lübnan ordusu bölgeye geldiğinde,her şey için çok geçti.Sağ kalanlar artık sonsuza kadar tedirgindiler...Ve bugün,otuz yıl sonra,hâlen o günü,sanki dünmüş gibi hatırlıyorlar.

Savaş gündelik hayatın bir parçası


Savaş,katliamlardan sekiz sene sonra sona erdi.İsrail,Güney Lübnan'dan çekildi ve 2000'de,Lübnan'ın dışında,savaş sonrası görüşmeler başlamıştı.Barış süreci devam etmekteydi ve uzlaşma belirsizdi.Fakat tüm resim bundan ibaret değil.Lübnan'daki insanlar savaşı ve ona ait tüm ayrıntıları,gündelik hayatlarında yaşıyorlar.Sabra ve Shatila'da o günaha ortak olanlar,bugün çatışmanın farklı tarafındalar.Aynı çatışmanın mı?Yoksa yeni bir çatışmanın mı?Hiç kimse cevaplayamaz bunu.Kimse,Lübnan'da savaşın gerçekten bittiğinden emin değil.İran,Suriye ve İsrail'in savaşı,Lübnan üzerinde devam ediyor mu?Veya mezheplerin savaşı?Hristiyanlarla Müslümanların,Marunilerle Filistinlilerin...Bu bir lânet mi?Ortadoğu'nun farklı grupları ve farklı devletleri,birbirleriyle didişmeye,birbirlerini katletmeye ve yok etmeye her zaman devam edecekler.Hiç barış içinde yaşayabilecek miyiz?

Acımasızlıkları kabul eden koca bir topluma dönüyoruz


Eğer Ortadoğu'daki acımasızlıkların sadece son yüz yılı kapsayan bir takvimini yapmaya çalışırsak,büyük bir günahın yıldönümü olmayan tek bir gün bulabilir miyiz?Biz,Ortadoğu denen topraklarda yaşayan tüm insanlar,bir şekilde acımasızlıkları kabul eden koca bir topluma dönüşüyoruz.Kendi komşularımızı kolayca mahkûm ediyoruz,fakat sıra bize geldiğinde,kendi terörümüzü kolayca meşrulaştırıyoruz.

Sabra ve Shatila'daki katliamları yapanlar,İsrail askerleri ve Falanjist milislerdi.Herhangi biri yargılandı mı?Şu anda,sokaklarda özgürce dolaşıyorlar.Büyük bir suç,cezasız bırakıldığı zaman,sorun yok olup gitmez,o sorunun alâmetleri,otuz,kırk,yüz,hattâ bin yıl sonra geri gelir...

*Vahakn Keshishian,Cezasız kalan büyük bir günah:Sabra ve Shatila Katliamları,Agos,21 Eylül 2012.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/2531/cezasiz-kalan-buyuk-bir-gunah-sabra-ve-satilla-katliamlari

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder