31 Ağustos 2016 Çarşamba

Che Guevara Gazze'de:Filistin küresel bir mesele hâline geliyor!Dr.Salman Abu Sitta*

Che Guevara'nın 1959 yılında Gazze'yi ziyareti Filistin'in Siyonist sömürgeciliğin bölgesel bir sorunu olmaktan çıkıp küresel düzeyde sömürgeciliğe karşı mücadeleye dönüşümünün ilk işareti olmuştu.Bunu tetikleyen 1955 Bandung Konferansı ve üyeleri yabancı boyunduruklarını sarsmış olan Bağlantısızlar Hareketi'nin kurulmasıydı.Emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı duran bir dünya lideri olarak Nasser'ın varlığı,başka liderlerin Filistin'deki,özellikle Gazze'deki mülteci kamplarında yansıdığı üzere,etnik temizliğin sonuçlarını bizzat görmelerini sağladı.Gazze Şeridi Filistin'in sembolü hâline geldi.Filistin topraklarının (toplamın yalnızca yüzde 1.3'ü) bu ince şeridi,Filistin bayrağının dalgalandığı tek yer olarak kalmıştı.Güney Filistin'de yurtlarından kovulan 247 köyün sakini için sığınak olduğunda,Nakba'nın (Felâket) yükünün büyük kısmını taşımaya başladı.Güneydeki köyler İsrail'in Ekim 1948 tarihinde düzenlediği Yoav Askerî Operasyonu'yla etnik temizliğe tabi tutulmuştu.Geride bir tek Filistin köyü kalmamıştı.Etnik temizliği hedefleyen bu eylemler,Dawayime,Beyt Daras,Isdud ve Burayr gibi yerlerde başkaca katliamların önünü açtı.Yurtlarından edilen ve artık Gazze Şeridi'nde sıkışmış olan mülteciler,burada da İsrail'in askerî saldırılarından muaf değillerdi.Ashkelon antik kentindeki Jour Köyü yakınlarındaki Majdal Hastanesi Kasım 1948 tarihinde bombalandı.Daha sonra birçok Hamas lideri bu bölgeden çıkacaktı.İsrail 1949 yılında Dayr al Balah ve Khan Yunis'da en işlek saatlerde pazar yerlerini bombaladı.Hava saldırıları sonrasında geride yaklaşık 200 civarında ceset bırakmışlardı.Bu tür durumlarda genellikle ölçülü açıklamalar yapan Kızıl Haç bile varolan tabloyu "dehşet sahnesi" olarak tanımlıyordu.Filistin topraklarının işgali ve halkın sürgün edilmesi "Fedai" olarak bilinen direniş hareketinin doğmasına yolaçtı.İsrail,Filistin Fedai eylemlerini durdurmak ve onları ortadan kaldırarak direniş fikrini yok etmek için sürekli olarak Gazze Şeridi'ndeki mülteci kamplarına saldırdı.Ariel Sharon tarafından yönetilen "101. Birlik" 1953 Ağustos ayında Bureij mülteci kampına saldırarak burada 43 Filistinli'yi yataklarında uyurken öldürdü.1955 yılında yine Ariel Sharon tarafından kumanda edilen bir başka İsrail saldırısında,Khan Yunis'da bir polis merkezi havaya uçuruldu ve 74 kişinin öldürüldüğü bir katliam daha yaşandı.İsrailliler aynı yıl Gazze tren istasyonunda bu kez 37 Mısır askerini ve kendilerini savunmaya çalışan 28 kişiyi öldürdüler.Bu son katliam bölgede tarihin istikametini değiştirdi.1952 yılında iktidara gelen Mısır Devlet başkanı Gamal Abdel Nasser İngilizlerin önerilerini reddederek Sovyetler Birliği ile ilk silâh anlaşmasını imzaladı.Ayrıca Fedai Direnişinin Albay Mustafa Hafez komutasında resmen organize edilmesini sağladı.İsrail 29 Ekim 1959 tarihinde İngiltere ve Fransa ile gizli anlaşma yaparak Sina Yarımadası'nı işgal etti.İsrail askerlerinin saldırısı Khan Yunis bölgesine 3 Kasım 1956 yılında girmeleriyle başladı.15 ve 50 yaş arası bütün erkekleri evlerinden çıkarıp biraraya topladılar ve onları kapılarının önünde veya köy meydanındaki duvara dizerek büyük bir soğukkanlılıkla katlettiler.Öldürülen 520 kişinin isimleri tespit edildi.Bir sonraki hafta Rafah bölgesindeki bir mülteci kampında yeni bir katliam gerçekleştirildi.Bu katliamlar karşısında Batı'da kulakları sağır eden bir sessizlik vardı.Son derece yetenekli bir karikatürist olan Joe Sacco "Gazze Notları" başlıklı kitabıyla bu katliamların ölümsüzleşmesini sağladı.Bu trajik olaylar Nasser'ın 1955 Bandung Konferansı vasıtasıyla başlayan Bağlantısızlar Hareketi'nin önde gelen liderlerinden biri olmasıyla dünya kamuoyunun gündemine ancak gelebilmişti.Gazze Şeridi ve Filistin sömürgeciliğin ve etnik temizliğin son örneği olarak dünyanın gözü önüne,günışığına çıktı.Bu politik gelişmelerin bir sonucu olarak Latin Amerikalı devrimci Che Guevara Başkan Nasser'ın daveti üzerine Gazze Şeridi'ni ziyarete geldi.Che'nin ziyareti bir dönüm noktasıydı.Ünlü bir devrimci ilk kez Nakba'nın yol açtığı yıkımı bizzat görmek üzere gelmişti.O Fedai Hareketi'nin (ve 1936 Arap ayaklanmasında güneydeki) liderlerinden Abdullah Abu Sitta,Qasim al Ferra,(aynı zamanda Fedailerin aktiviteleriyle birlikte kayıtlarını tutan ve Khan Yunis Belediyesi Sekreteri) gibi her ikisi de Filistin Konseyi üyesi olan direniş liderleri tarafından büyük bir heyecanla karşılandı.

Yaşıtlarından,o dönemi yaşayanlardan aldığım bilgilere göre,Che Guevara Filistinli mültecilere ülkelerini kurtarmak için savaşa devam etmek zorunda olduklarını anlatmış.İşgale karşı direnmekten başka bir seçenek olmadığını söylemiş.Ayrıca yeni Yahudi yerleşimcilerin topraklarını işgal ettiğinden ötürü durumlarının son derece "karmaşık" olduğunu eklemiş."Haklar en kısa zamanda iade edilmelidir",demiş ve onlara silâh ve eğitim yardımında bulunmayı teklif etmiş.Ancak Castro bu yardımın Nasser vasıtasıyla yapılmasını istemişti.Bureij mülteci kampı lideri Mustafa Abu Middain Che Guevara'yı kampa davet ederek ona içinde bulundukları yoksulluk ve yaşadıkları sıkıntıları göstermek istemişti."Çok feci bir yoksulluk içerisindeyiz" demiş.Che Guevara biraz geriye çekilip,"Senin bana ülkenin kurtuluşu için neler yaptığını göstermen gerekirdi.Eğitim kampları nerede?Silâh üretilen imâlâthâneler nerede?Seferberlik merkezleri nerede?" diye çıkışmış.

Che Guevara'ya gerilla savaşında bir uzman olan General Cabrera eşlik ediyordu.Cabrera yerel liderlerle biraraya gelerek onlara gerilla savaşı metodları üzerine tavsiyelerde bulundu.Che Guevara Filistin Direniş Hareketi'nin sembolü oldu.

Nasser,Che Guevara'nın ziyaretine büyük ilgi gösterdi.Onunla makamında biraraya geldi.Onu kamu kurumları yöneticileri ve toplumun ileri gelenleriyle tanıştırdı ve madalya takdim etti.Bu Latin Amerikalı devrimcilerle Nasser'ın ve günümüzde Filistin'in çok yakın ilişki kurmalarının başlangıcı oldu.

Ziyaret sonrasında Küba,Filistinli öğrencilere burslar vermeye başladı.Geri dönmek istemeyenlere vatandaşlık hakları tanındı.Filistin'i desteklemek amacıyla çok sayıda konferanslar düzenlendi.2014 yazında İsrail'in Gazze'yi işgali sırasında Gazze'ye tonlarca insanî yardım gönderdi ve yaralıları kabul etti.Dayanışma diğer Latin Amerika ülkelerine yayıldı.El Salvador,Şili,Ekvador,Peru ve Brezilya protesto amacıyla elçilerini İsrail'den geri çağırdılar.Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales İsrail'i "terörist devlet" olarak nitelendirerek İsraillilerin ülkesine girişine sınırlamalar getirdi.Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro "İsrail Devleti'nin Filistin'in kahraman halkına karşı giriştiği yasadışı eylemleri şiddetle" kınadı.Nikaragua'nın "Filistinle Dayanışma Kampanyası" hem resmî ve hem de halkın katılımı anlamında oldukça ses getirdi.Uruguay,Brezilya,Arjantin ve Venezuela devlet başkanları İsrail'in Gazze Şeridi'nde uyguladığı şiddetin sona erdirilmesi ve ablukanın kaldırılması için çağrı yaptılar.

Che Guevara 1950'li yıllarda Filistin'i ziyaret eden ve özgür Filistin'in hakları için çaba sarfeden tek Bağlantısızlar Hareketi lideri değildi.Hindistan Başbakanı Jawaharlal Nehru aynı dönemde Gazze'yi ziyarete gelmişti.Bu ziyaret Hindistan'la yakın ilişkilerin yanı sıra öteki Asya ülkelerinin Filistin davasına desteklerini sağladı.Filistin bugün son ve en uzun dönemli sömürgeleştirme siyasetine karşı verilen özgürlük mücadelelerinin sembolüdür.Bu nedenle Birleşmiş Milletler üyelerinin üçte birinden fazlasının desteği sağlanmış durumdadır.Geri kalanların arasında Filistin'in sömürgeleştirilmesi projesini ilk plânda hazırlayan bir kısım eski sömürgeci Batılı ülkeler yer almaktadır...

*Dr. Salman Abu Sitta,Che Guevara Gazze'de:Filistin küresel bir mesele hâline geliyor!,Middle East Monitor,Ağustos 2015;(çev.) Ahmet Akif Mücek.

http://aakifmucek.tumblr.com/post/125011530739/che-guevara-gazzede-filistin-k%C3%BCresel-bir-mesele

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder