23 Ocak 2016 Cumartesi

Jamanak Gazetesi (VIII)/Dr.Aylin Koçunyan*

Açıklama

Jamanak gazetesinin 1915 sayılarında,13 Ekim-29 Aralık tarihleri arasında bir yayın boşluğu göze çarpmaktadır.Ne 13 Ekim tarihli gazete (sayı 2307) ne de 29 Aralık tarihli gazete (sayı 2308),yayının yapılamama nedenine dair herhangi bir açıklama içermektedir.İşin ilginç yanı,13 Ekim ve öncesindeki sayıda,yeni bir tefrika romanın başlayacağı duyurulmaktadır.Sayıların birbirini takip etmesinden,bu durumun arşivden kaynaklanan bir eksiklik olmadığını tahmin edebiliyoruz.Bir diğer ayrıntı ise,yayının devam ettiğini gösteren 29 Aralık 1915 tarihli sayının "Jamanak'ın Yeni Yılı" başlığı altında,gazetenin 15 Ekim'de sekizinci yılına (yaşına) bastığını duyurması,ancak sözkonusu ara dönemle ilgili bilgi vermemesidir.Duyurusu yapılan ancak başlığı açıklanmayan tefrika roman ise,9 Ocak 1916 tarihinden itibaren gazetede yayımlanmaya başlamıştır.Gazetenin yayını önceki yıllarda birkaç kez yasaklanmış,her defasında,yayının kesintiye uğramaması için,Jamanak ekibi bir ara formül bularak Heratsayn (kelime anlamıyla telefon) gazetesini devreye sokmuştur.Başbakanlık Osmanlı Arşivleri,önceki yıllarda Jamanak'ta çıkan haberler nedeniyle gazeteye açılan dava ve resmî kayıtları takip etmemizi sağlasa da,arşiv belgelerinde 1915 yılına ilişkin bir veriye henüz rastlayamadık.Şu ana dek yerli ve yabancı kaynaklarda yaptığımız çalışmalarla herhangi bir bilgiye rastlamamış olsak da,ileride yukarıda zikredilen ara dönemle ilgili ayrıntılara ulaşabileceğimiz ümidini koruyoruz.Dolayısıyla bu ayki sayfamızda,1915 yılına ait önceki sayılarda ilginç bulduğumuz ancak yer sıkıntısı nedeniyle paylaşamadığımız haberlerden bir derleme sunuyoruz.

29 Nisan

Süre

Savaş Mahkemesi Başkanlığı'ndan

Sosyal Demokrat Hınçak Ermeni Komitesi'nin yurtdışındaki Paris merkezi başkanı Sabahgülyan ve aynı merkez üyelerinden başkan vekili Diyarbakırlı Varaztat,İstanbul Savaş Mahkemesi'nin teftiş organı tarafından,ülkenin iç huzurunu bozmaya cesaret etmekle suçlanmaktadır.Sözkonusu kişiler kaçak durumda olduklarından,Savaş Mahkemesi Başkanlığı tarafından,yargı huzuruna çıkmaları için kendilerine mevcut ilandan başlayarak on gün süre verilmektedir.Süre bitiminde sözkonusu kişiler hâlâ ortaya çıkmamışlarsa,Ceza Mahkemesi Kanunu'nun özel hükümleri uyarınca gıyaplarında yargılama yapılacak,kendileri vatandaşlık haklarından yoksun bırakılacak,malları haciz altına alınacak ve bu konuda herhangi bir dava açma hakları bulunmayacaktır.Sözkonusu kimselerin nerede bulunduklarını bilenler haber vermeye,bütün polis memurları ise kendilerini tutuklamaya mecburdurlar.Bu durum bilgi olarak ilan edilir.

3 Mayıs

Ölüm Cezası

Kayseri'nin Bahçe Mahallesi'nden Armenak oğlu Soğomon ve Kayseri'nin Erklit kazasından İdris oğlu Alemdaroğlu Rakıp'ın Adana ve Mersin'de yakalanarak Savaş Mahkemesi tarafından ölüm cezasına çarptırıldıkları Adana'dan telgrafla bildiriliyor.Bu kişiler kendi müfreze birliklerine katılmamış ve genel aftan yararlanmayarak askerî otoritelere teslim olmamışlardı.Sultan'ın iradesi bu hükmü onadı ve her ikisi de Adana'da kurşuna dizildi.(Basın)

8 Mayıs

Şirket ve Bankaların Paraları

Takvim-i Vekayi'den

Madde 1.İmzalanan şartnamelerin özel hükümleri uyarınca,savaş durumu nedeniyle,mevcut idari meclisler doğrudan hükümetin işletmesi altında bulunan ya da resmî kurumlar aracılığıyla işletilen kamu inşaat şirketlerinin başından beri bankalara teslim edilmiş paralarını,şirketlerin ihtiyaçları için almaya ve harcamaya yetkilidirler.
Madde 2.Bu kanunu uygulamaya Heyet-i Vükela görevlendirilmiştir.
Madde 3.Bu kanun ilan tarihinden itibaren uygulanır.Meclis açılışında kanunlaşmasının önerilmesi şartıyla,bu kanun tasarısının şimdi uygulanmasını ve bunun devlet kanunlarına ilâve edilmesini emrederim.

9 Mayıs

Yeni Yunanistan'da Müslümanların Gayrimenkulleri

Hatırlanacağı gibi,bundan önce,yeni Yunanistan'da bulunan Müslümanların mülkiyetlerini teyit edebilmeleri için Yunanistan tarafından kendilerine bir yıllık süre tanınmıştı.Bu sürenin dolması yaklaşmış olduğundan,Osmanlı hükümeti tarafından yapılan müracaat üzerine bu kez Günaris Kabinesi aynı süreyi altı ay kadar daha uzattı.

Silahların Teslim Edilmesine Dair Kanunda Değişiklik

Resmî Gazete,halkın elinde bulunan silah,cephane ve patlayıcı maddelerin askerî otoritelere teslim edilmesine dair geçici kanunun birinci ve ikinci maddelerinin değiştiği geçici bir kanun yayımladı.
Madde 1.13 Nisan 1331 tarihli geçici kanunun A maddesinde "ve patlayıcı maddeler" ifadesi yerine "ve her ne şekilde olursa olsun,dinamit,bomba ve buna benzer yıkıcı alet ve her türlü madde ve aynı zamanda özellikle bunları hazırlamaya ve üretmeye yarayan alet ve vasıtalar" ifadesi konulmuştur.
Madde 2.Aynı kanunun ikinci maddesinde bulunan "silahlar" sözcüğünden sonra "ve cephane ve yıkıcı alet ve maddeler olduğu gibi bunların yapımına özgü alet ve vasıtalar" cümlesi eklenmiştir.
Madde 3.Bu kanun ilan tarihinden itibaren uygulanır.

14 Mayıs

İmparatorluk okulları,Osmanlı ordu veya donanmasının herhangi bir zaferini duyduklarında hemen bayrakla donatılmaları konusunda Maarif Vekâleti'nden talimat aldılar.Maarif Vekâleti gayrimüslim ve özellikle de Rum okullarında yabancı tebaalı öğretmenlerin ders verdikleri konusunda bilgilenerek,bunların on gün içinde kendi vesikalarını vekâlete teslim etmeleri konusunda talimat verdi.

Beş Günlük Yeni Süre

İstanbul Merkez Komutanlığı'ndan

1-Halkın elinde bulunan silah,cephane,patlayıcı maddelerin kayıt altına alınması ve teslim edilmesine yönelik 23 Nisan 1331 tarihli ilanın süresi,yüksek sayıdaki başvuruları kaydettirmeye yeterli olmamış ve yığılmalara sebebiyet vermiştir.Ayrıca İstanbul ve dışındaki üç mahalle arasındaki uzaklığın çok olması da dikkate alınarak,aynı süre beş gün daha uzatılmıştır.
2-Halktan bazılarının ellerindeki silahları ve yıkıcı maddeleri yanmış alanlara ve boş yerlere attıkları anlaşılmıştır.Yukarıda zikredilen maddeleri belli bir süre içinde kaydettirenler ve teslim edenler kanunen sorumluluktan muaf olacaklardır.Dolayısıyla herkes tamamen özgür bir şekilde hükümete başvurmalıdır.

9 Haziran

İsim Değişikliği

Resmî gazete Takvim-i Vekayi dünkü sayısında şu iradeyi yayımlamıştır:Maraş vilayetinde bulunan Zeytun kazasının isminin "Süleymanlı" olarak değiştirilmesi uygun görüldü.Bu iradeyi uygulamaya Dâhiliye Vekâleti yetkilidir.

16 Haziran

Kadın Çingeneler

Tasvir-i Efkâr bildiriyor:"Bazı kadın Çingeneler çarşaf giyerek bugünlerde sıkça Beyoğlu sokakları ve birahanelerde gezmekte ve dilenmektedirler.Dilenciliğin kendisi ayıplanacak bir durum olmasının yanı sıra,bunun Müslüman kadın kıyafetiyle yapılması daha dikkat çekici ve üzücüdür.Çokları,Beyoğlu tarafındaki halkın gerçek durumdan haberdar olmadıklarını ve bu Çingeneleri yokluk sebebiyle dilenen Müslüman kadınlar sandıklarını söylemektedirler.Polisin birçok kötü yorumlara ve hoş olmayan anlamlandırmalara sebebiyet veren bu durumu yasaklaması arzu edilmektedir."

Yer Değiştirme Vesilesiyle

İstanbul Valiliği'nden

Şûrâ-yı Devlet'in son kararına istinaden,bir vilayetten diğerine gidenler hakkında,evlerini değiştirme (nakl-i hane) işleminin yapılması gerekiyordu.Aynı şekilde,38. madde uyarınca,bir vilayetten diğerine gidenler hakkında taşınma işlemi (nakl-i mekân) yapılır.Bu madde uyarınca,vilayetlerde bir semtten diğerine taşınanlar hakkında herhangi bir işlem yapmaya gerek yoktur.Ancak Beyoğlu ve Üsküdar kazalarında,nüfus sayımı müdürlükleri bulunarak,İstanbul'dan Üsküdar'a ve Beyoğlu kazalarına ve oradan da İstanbul'a taşınanlar hakkında ev değişikliği ve yer değiştirme işlemleri yerine getirilecek.

19 Haziran

Ermeni Cemaatinden Haberler

Ruhani Meclis,1 Haziran tarihli oturumunda dikkatini tekrar Mihran Efendi Uğurluyan ve Yeprakse'nin evlilik sorununa çevirdi.İnceleme sonrasında,Yeprakse'nin ısrarlarına rağmen kocası hakkında yaptığı beyanatları hiçbir şekilde kanıtlayamadığını dikkate alarak,Meclis bir önceki 4 Şubat 1914 tarihli oturumunda Mihran Uğurluyan'ın ve eşi Yeprakse'nin (Bülbülyan doğumlu) nikâhını bozmuş olduğuna dair hükmü uygulamaya koymuş ve kadını yeniden evlenme hakkından yoksun bırakmaya,Mihran Efendi'ye ise şimdilik yeniden evlenme hakkı vermemeye hükmetmiştir.

21 Haziran

Herhangi bir rahatsızlığa sebebiyet vermeme tedbiriyle,keman,piyano ve org dışındaki herhangi bir çalgının okullardan içeri sokulmaması Maarif Müdürlüğü kararıyla yasaklandı.

22 Haziran

Köprüköy taraflarında,Bedervan köyünde açılan bir telgraf merkezinde,5 Haziran'dan itibaren gayrı-resmî telgraf alım ve gönderimi yapıldığı ilan edilir.

23 Haziran

Yalanlama

Selanik'teki "Enderandan" gazetesi,un eksikliğinin İstanbul'da hissedilir olduğu ve vilayetlerde bulunan erzağın sadece Müslümanlara dağıtıldığı konusunda bir haber yayımladı."Hilâl" bu haberin tamamen asılsız olduğunu söylemeye ihtiyaç bile olmadığını yazmaktadır.Gerçekte Anadolu sonsuz bir tahıl ambarıdır ve uzun yıllar bütün halkın erzak ihtiyacına yetebilir.

5 Temmuz

Darülfünun'da Reform

Maarif Nezareti'nin vermiş olduğu yeni bir karar uyarınca,üniversitenin bazı dallarında bazı reformlar gerçekleştirilecek.İlk önce örnek bir kütüphanenin oluşturulması için gereği düşünülecek.Dikkate alınacak reformlardan biri de,onu icra edeceklerin kendi gelecekleri konusunda güvence altında olmaları için öğretmenliğe özel bir meslek şeklinin verilmesi olacak.Bunun yanı sıra,kişilerin dışarıda memur olmaları ve aynı zamanda öğretmenlik yapmalarına izin verilmeyecek ve buna karşılık,öğretmenlere,memur olarak aldıkları aylık kadar bir meblağ tahsis edilecek.Hukuk okulu da reformdan geçecek ve yeni düzenlemeler uyarınca,lisans ve doktora olmak üzere,iki bölümden oluşacak.Lisans dalının üç sınıfı olacak ve orada düşünsel olarak öyle bir eğitim verilecek ki toplumsal sorumluluklar konusunda mükemmel bir bilgilendirme sağlanacak.Doktora dalı da,adli,siyasi ve iktisadi olmak üzere üç kısımdan oluşacak.Burada karşılaştırmalı ceza ve ticaret kanunları ve her türlü kanun öğretilecek.Avrupa'dan da uzman hocalar getirilecek.

11 Temmuz

Alman Ordugâhında Camii

Berlin'e yakın Winsdorf'ta,esirlere ayrılmış yerde,Müslüman esirler için 16 köşeli ve tek minareli bir camii inşa edilmiştir.Müslüman esirler Rus,Fransız ve Belçikalı esirlerden ayrı bir yerde tutulmaktadır.Camiinin yarım daire şeklindeki kubbesinin yerden yüksekliği 12 metre,minare ise 23 metredir.İç kısmı basit ve Kur'an'dan alınmış yazıtlarla süslenmiştir.Esirlerden bir hoca dua okuma görevini yerine getirmekte ve müezzin günde beş kez minareden duaya davet etmektedir.Yakın zamanda,Osmanlı Büyükelçisi huzurunda camiinin açılışı yapılacak.

19 Temmuz

Ekmek Sorunu

Kadıköy'den yukarı,özellikle Erenköy ve Göztepe gibi kuytu yerlerde bazı fırıncılar,hem pişmemiş hem de az çok kepekle karıştırılmış ekmekler hazırlamakta ve halka satmaktadırlar.Bir aydan fazla bir zamandan beri,bu durum bu yerlerde devam etmektedir.İlgililer,belediyenin bugün-yarın bu durumun önüne geçer ümidiyle beklenti içinde geçirdikleri günlerin sonunun gelmediğini söylemektedirler.Erenköy ve Göztepe taraflarında şikâyete sebep olan bu durumun başka semtlerde de varolup olmadığını bilmiyoruz.Muhtemelen evet.Ancak bu durumun aksine,İstanbul içinde birçok yerlerde fırınlar beyaz ve güzel ekmekler hazırlamaktadır.Örneğin daha dün Fatih'teki fırınlardan birinden özel şekilde ekmek getirttik ve çok temiz,beyaz ve pişkin olduğunu gördük.Bütün fırınlara sağlanan un Fırıncılar Birliği tarafından verildiğine göre,neden bazı fırınlarda ekmek karışık hazırlanıyor?Bazı fırıncıların ekmeğe kepek karıştırdıkları açıktır.Ancak bu şeylere bakacak belediye memurları neredeler?Kadıköy'ün iç kısımlarına çekilmiş fırıncılardan açıklama istendiğinde,"Ne yapalım?Bize verilen bu" diye cevap vermektedirler.Acaba gerçekten bu fırıncılara verilen un karışık mıdır?Bizim gördüğümüz çeşitli örneklere göre,ekmek o kadar karışık ki çiğnendiği zaman dişlerde gıcırdama meydana getirmektedir.Birçok aile babaları,çocuklarının midelerinin bulanmaması için İstanbul'dan francala satın almaya hazırlanmaktadır.Fırıncılar Birliği'nin bazı fırıncılara bazen onda bir oranında kepek sattığına dair laflar dolaşmaktadır.Bu laflar güvene mazhar olsa da her hâlükârda bir inceleme yapılması gerekmektedir.Hattâ bu vesileyle fiyat konusunun da gözden geçirilmesi mümkün olabilir."Tasvir",esnaflar özgür bırakıldıklarında işin sonu nereye gider diye yazmaktadır.

21 Temmuz

Türkçe

"Turan",Türk gençlerin İstanbul ve İzmir'deki sinemalarda resim altı açıklamalarının Türkçe olmasına dair geçen yılki taleplerini memnuniyetle zikrettikten sonra,eskiden Beyoğlu tarafında insanın kendisini yabancı bir ülkede sanırken,bütün dükkânlarda Türkçe yazılmasına dair son devlet düzenlemesini hatırlattı.Turan,Reji'nin tütün kutuları üzerinde hâlâ Fransızca kullanmakta ısrar etmesine duyduğu şaşkınlığı dile getirmiş ve kutularda sadece Türkçe'nin yazılmasını önermiştir.

Ölüm Cezası

"Al Bayrak",şimdiye dek askerlik hizmetini yerine getirmek üzere müracaatta bulunmayan Merzifon'un Sofular ilçesinden Hagop oğlu Kevork'un 13 Haziran Cumartesi günü Gölbaşı'nda asıldığını yazmaktadır.

5 Ağustos

Savaş Manzaraları

İstanbul Merkez Komutanlığı'ndan

[...]

1-Seferberlikten beri,hem özel muhabirler hem de ne koşullarda isterse olsun fotoğrafçılar veya isteyenler tarafından savaş alanları veya başka yerlerden alınmış ve askerlikle ilgili durumu ve görüntüleri gösteren bütün fotoğrafların,Genel Karargâh'ın bilgisi,matbuat daireleri veya İstanbul dışında bulunan karargâhların izni olmaksızın yayımlanması,saklanması veya ülkeden dışarı çıkarılması kesinlikle yasaklanmıştır.
2-Bu şekilde,İstanbul ve çevresindeki yerlerde bulunan fotoğrafçılar,başka herhangi bir işlem yapmaksızın,tab ettirmeleri için getirtilmiş bu kategorideki fotoğrafları,negatifleri veya filmleri aynı daireye teslim edilmek üzere Merkez Komutanlığı'na göndermeye mecburdurlar.
Savaşın başından şimdiye dek,bu tür izinleri olmayan fotoğrafların (izinle gazetelerde yayımlanmış olanlar bunun dışında tutularak) negatifleri kendi ellerinde bulunanlar,10 Temmuz'dan itibaren onbeş gün içinde,aynı negatifle birlikte kâğıt üzerine çıkarılmış iki örneğini Merkez Komutanlığı'na teslim edeceklerdir.Negatifi ellerinde bulunmayanlar ise,Genel Karargâh'ın enformasyon dairesinden onaylatmak için sadece bir örneğini teslim edeceklerdir.Bu süreden sonra,özel memurlar tarafından ele geçirilen bu tür fotoğrafların sahipleri Askerî Ceza Kanunu uyarınca Savaş Mahkemesi'ne teslim edileceklerdir.

13 Eylül

İsim Değişlikliği

Ayastefanos etrafında bulunan ve Sultan'ın kişisel hazinesine ait olan Ayamama Çiftliği'nin adı,Mecidiye olarak değiştirildi.Tanin,ülkemizde bizimle ilgisi olmayan daha pek çok ismin bulunduğunu ve bu isimlerin giderek değişmesinin memnuniyete mazhar olduğunu eklemektedir.

*Dr.Aylin Koçunyan,Jamanak Gazetesi (VIII),Toplumsal Tarih,Sayı:263,Kasım 2015,s.12-14.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder