18 Ocak 2016 Pazartesi

Droshak'ın Talat Paşa'ya Telgrafı/Sevan Değirmenciyan*

"Ve bugüne kadar duyulmamış bu öldürmeler niçin?Bu şehit halk bütün gücüyle Abdülhamid rejimine karşı mücadele edip Türk devrimine büyük ölçüde katkı sunduğu için mi?Ermenileri devrim faaliyetlerindeki üstatlarınız olarak gördüğünüz için mi?Meşrutiyeti ve yeni yetme özgürlüğü korumak adına,genç ve kuvvetli bütün güçler Ermeniler tarafından genç hükümetinizin hizmetine verildiği için mi?Yoldaşlarınızdan çoğu sizi terkederken,gerici Abdülhamid hareketi sırasında,Ermeniler Meşrutiyet'e sadık kalıp size yardım ettikleri için mi?"

24 Nisan 1915'te başta İstanbul olmak üzere,ülkede yaşayan Ermeni şair,yazar,gazeteci,toplumsal ve siyasi aktivist tüm aydınlar,tüccarlar ve diğer ileri gelenler tutuklanıp hapsedilir.Bu kişiler daha sonra Anadolu'ya ve Suriye çöllerine sürgün edilecek ve birçoğu da öldürülecekti.İstanbul'a dönmeyi başaran bir kesim de hayatının geri kalanını bu büyük travmayı yaşayarak sürdürecek veya çareyi Osmanlı İmparatorluğu sınırlarının dışına çıkmakta bulacaktı.Devlete karşı herhangi ciddi bir eylem hazırlığı içinde oldukları yönünde kanıtları olmasa da,(1) Dâhiliye Nazırı Talat Paşa bu tutuklamaları kendisini ziyaret eden Ermeni heyetine şu sözlerle açıklayacaktı:"Bir Ermenistan yaratmak için sözle,kalemle veya fiilen çalışmış veya çalışabilecek bütün Ermeniler devletin düşmanı sayılır ve böyle bir zamanda etkisiz hâle getirilmelidir."(2)

Dâhiliye Nazırı Talat Paşa'ya yollanan ve aşağıda okuyacağınız telgraf,Ermeni Devrimci Federasyonu,hani bütün bir resmî tarih boyunca insanların korkulu rüyasına ve milli nefretlerinin hedefine dönüştürülen Taşnaktsutyun temsilcilerine ait.

İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Taşnaktsutyun'un ilişkileri II. Abdülhamid rejimine karşı muhalefetle başlamış ve II. Meşrutiyet'in ilk yıllarına kadar devam etmişti.Rejime karşı 27-29 Aralık 1907 tarihinde yapılan Paris Kongresi'nde resmîyete bürünen beraberce hareket etme kararı(3) 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla zafere ulaşacak ve bu iki siyasi hareket işbirliklerini her şeye rağmen Ekim 1913 tarihine kadar devam ettirecekti.(4) Taşnaktsutyun'un Cenevre'de toplanan VII. Kongresi sonunda Droshak,Eylül-Ekim 1913 tarihli nüshasında kongrede bu konuyla ilgili alınan kararlarını "Meşrutiyet ilanını takip eden beş yıl boyunca İttihat ve Terakki Partisi'nin,sayısız görkemli vaatlerine karşın,Ermeni halkının ve Taşnaktsutyun'un en sıradan isteklerini (güvenlik garantisi,toprak konusundaki tartışmalara çözüm getirilmesi,yerel ve merkezi kurumlarda nüfus oranına göre temsil vb.) bile yerine getirilmediğini gözönüne alarak (...)",ayrıca adem-i merkeziyet ilkesini sadece yüzeysel ve biçimsel olarak kabul etmiş olduğunu hesaba katarak,Ermeni halkının varolma hakkının güvence altına alınamayacağını belirtiyordu.Bunlardan dolayı,Taşnaktsutyun artık hükümetin ortağı olarak algılanmak veya onun icraatlarından sorumlu tutulmak istemiyor ve kararını "taleplerimizin gereklerini kendi çabamızla hâlletmek" şeklinde belirliyordu.(5)

Her ne kadar bir kopuştan bahsedilse de,Ermeni ve Taşnaktsutyun ileri gelenleri ile İttihat ve Terakki liderleri arasındaki görüşmeler devam etmekteydi.Halil Menteşe anılarında benzer bir görüşmeden bahsederken "Ermenileri hatarnak (tehlikeli) yoldan döndürmek için Dâhiliye Nazırı Talat Paşa'yla birlikte Taşnaktsutyun ruesası ile birçok müzakerelerde bulunduk"larını yazar.(6) Görüşmeler İttihat ve Terakki üyesi,bakanlık da yapmış İstanbul mebusu Bedros Hallaçyan ve İstanbul mebusu Krikor Zohrab'ın evlerinde gerçekleştirildi.Ev sahipleri dışında,katılanlar Taşnaktsutyun'un yöneticilerinden ve İttihat ileri gelenleri ile partisi adına daha önce de birçok kez müzakerelere katılmış Haçadur Malumyan (E. Agnuni),Taşnaktsutyun üyelerinden Harutyun Şahrikyan,Erzurum mebusu Hovhannes Serengülyan (Vartkes),Van mebusu Vahan Papazyan ve Erzurum mebusu Karekin Pastırmacıyan [Armen Garo]'dı.Toplantıların amacı Ermeni sorununu uluslararası arenada değil Türk-Ermeni müzakereleri sonucunda bir çözüme kavuşturmaktı.(7) Halil Bey bu görüşmeler sırasında Talat'la kendisinin Yeniköy konferansı ve sonrasında yaşananların Rusya'nın bir kapanı olduğu yönünde Ermenileri ikna etmek istediklerini,onlara "Geliniz,vazgeçiniz,şu ıslahatı elbirliğiyle yapalım" dediklerini yazar.(8)

Ermenistan'da uygulanacak muhtemel ıslahat müzakereleri sürerken,Aralık 1913'te bir görüşme de Cemal Paşa ve Hovhannes Serengülyan (Vartkes) arasında yapıldı.Cemal Paşa "Avrupa himayesinde ısrar edecek olursanız mecburen kabul ederiz,fakat bunun sonucu altı vilayetteki Müslüman halkın ayaklanması ve 300-400 bin Ermeni'nin telef edilmesi olur" dedikten sonra,Vartkes'in verdiği cevap,bu durumda Taşnaktsutyun'un faaliyetlerini İstanbul'da yürüteceği ve kırımın sorumlularını cezalandıracağı yönündeydi.(9)

İttihat'ın ve Taşnaktsutyun'un,partilerarası ilişkilerin görünürde kopmasından sonra dahi süregelen görüşmelerinde öne çıkan isimlerin hepsi,Vahan Papazyan ve Karekin Pastırmacıyan [Armen Garo] hariç,1915 Soykırımı'nda öldürülecekti.Ve maalesef Zohrab ve Agnuni (belki diğerleri de) ölüme giden sürgün yollarında dahi Talat Paşa ile görüşmek istediklerini tekrarlıyor ve içinde oldukları durumu bilmesi hâlinde onun kendilerine yardımcı olacağına inanıyorlardı.(10)

Arka sayfada okuyacağınız telgraf 16 Haziran 1915 tarihinde,Marsilya'da yayımlanan Armenia (yayıncı M. Portukalyan) gazetesinin 46. sayısında Ermenice olarak basılmıştır.(11) Aslı Fransızca olan ve 2 Haziran 1915'te Cenevre'den gönderilmiş telgrafın altında Taşnaktsutyun'un resmî yayın organı olan Droshak'ın imzası görülür.1914-1925 arası(12) yayın hayatına ara veren Droshak,Talat Paşa'ya ulaşmanın yanı sıra muhtemelen istisnai bir yayın yapıp kamuoyunun dikkatini bütün bir halkın topluca kırımına ve aydınların tutuklanmalarına çekmek istedi,zira susturulan,önemli gazetelerinin kapatıldığı,gazetecilerinin tutuklanıp sürgüne ve ölüme gönderildiği İstanbul Ermeni basını olup bitenler hakkında tek kelime dahi yazamıyordu.

"Dâhiliye Nazırı Talat Paşa'ya,
İstanbul

Kürtlerin ve Türklerin,düzenli Türk ordusu yardımıyla -ki bu çok ağır bir şey-,Ermeni halkına yönelik işledikleri iğrenç kötülüklere karşı tüm kuvvetimizle,tüm gücümüzle ve yüreğimizin derinliğinden itiraz etmek için bu telgrafı derin bir üzüntü içinde yollamaktayız size.

Bu kırımları kim tertipledi?Zaten feci olan Abdülhamid rejiminin iğrenç uygulamalarını da geride bırakan bu gaddarlığın sorumlusu kim?Yas örtüsünü tüm Ermenistan üzerine kim örttü Kilikya'dan Aras'a ve Ararat Dağı'na kadar?Her yaştan erkekleri zalimce katlederek,kadınları kaçırıp onlara tecavüz ederek ve dumanı tüten yıkıntılar üzerinde ağlamaları için sadece yaşlıları ve hastaları bırakarak kim bir yıkıntı yığınına çevirdi bu bahtsız ülkeyi?

Kurbanların sayısı yüzlerce değil,binlerce.Hemen hemen tüm Ermeni köyleri zarar görmüş durumda,çoğu yıkılmış ve artık yoklar.Saldıranlar sakinleri sadece soymakla yetinmemiş,onların tüm varlığını ordunun ihtiyaçları için kullanma bahanesiyle almışlardır.Askerliğe elverişli tüm gençleri toplamakla kalmamış,onları orduya göndermek yerine bir vadide korkakça katletmişlerdir.Yeni askerlerin milli ve dini duygularını aşağılamak ve yaralamakla yetinmemiş,onları utanç verici çalışmalara zorlamışlar,onları haksızca casusluk ve ihanetle suçlamış ve çoğunlukla öldürmüşlerdir.Ermeni dünyasının ileri gelen insanlarını hapsetmek,uzak yerlere sürgüne yollamak suretiyle ortadan kaldırmakla yetinmediler.Korku hâkimiyetini tüm bir halk üzerine yaymak yeterli görülmemiş ki Ermenistan'ı ve Kilikya'yı geniş bir mezarlığa döndürmek zaruri oldu.

Suçlu kim?Bahtsız kurbanlarınız başta,dün dostunuz olup beraber sofraya oturduklarınız da dâhil olmak üzere,tüm dünya işlediğiniz suçu yüzünüze haykırmakta.

Ve bugüne kadar duyulmamış bu öldürmeler niçin?Bu şehit halk bütün gücüyle Abdülhamid rejimine karşı mücadele edip Türk devrimine büyük ölçüde katkı sunduğu için mi?Ermenileri devrim faaliyetlerindeki üstatlarınız olarak gördüğünüz için mi?Meşrutiyeti ve yeni yetme özgürlüğü korumak adına,genç ve kuvvetli bütün güçler Ermeniler tarafından genç hükümetinizin hizmetine verildiği için mi?Yoldaşlarınızdan çoğu sizi terkederken,gerici Abdülhamid hareketi sırasında,Ermeniler Meşrutiyet'e sadık kalıp size yardım ettikleri için mi?

Hükümetinizin tutukladığı arkadaşlarımızdan çoğunu kendi dostlarınız ve danışmanlarınız gibi görüyordunuz sözde.Konumunuzu sağlamlaştırıp,kendinizi tehlikeden uzak sandığınızda düne kadar müttefikiniz olanlara verilmiş sözlerinize ihanet edip alenen Ermenilere karşı bir duruş sergilediniz.Ama onlar buna rağmen size sadık kalıp,Ermeni halkına ve tüm Türk imparatorluğuna karşı nasıl bir siyasi yanlış içinde olduğunuzu göstermeye çalıştılar.Ve mücadeleden yorgun düşüp bizi size bağlayan resmî bağları koparttığınızda,size karşı asla düşmanca bir tavır takınmadık ve size ve genel vatana karşı olan tüm görevimizi yapmaya devam ettik.Yıkıma sürükleyecek politikalarınızı görmeniz için çabaladık;Rusya'ya düşman kesilip ve Almanya'nın etkisine girip,her zaman Türkiye'nin samimi dostları olarak görülmüş ve birçok kez onun varlığını kurtarmış Fransa ve İngiltere'nin de içinde bulunduğu Üçlü İttifak'a karşı yürüyüp de yok oluşunuza sürüklenmemeniz için çalıştık.

Fakat bu asırlık dostlarınız ve onlarla beraber asırlık düşmanınız olan Rusya,Türkiye'nin dokunulmazlığı yönünde size söz verdiğinde siz ne yaptınız?Nankörlük ettiniz,geçmişteki kurtarıcılarınıza sırtınızı çevirip,gücünden gözlerinizin kamaştığı Almanya'nın kucağına atladınız.Akıllı tarafsızlığınızı bozup böylece Osmanlı İmparatorluğu'nu yok olmaya mahkûm ettiniz.

Zaten fakir olan ülke tümüyle sefalete sürüklendi.Ermenistan sınırlarında korkunç karışıklıklara ve kanlı yenilgilere sebep oldunuz,sayısız gencin hayatını kurban verdiniz.Ve bugün ölümcül bir savaş içine düşmüş,vatanınızı bundan sonra kurtaramayacağınız için,savunmasız ve sefalet içinde olan Ermeni halkına haince saldırıyorsunuz.

Kendi ırklarını katleden rejime karşı mücadele etmek için Ermenileri gruplar kurmaya sizin politikalarınız itmiştir.Şimdi ektiğinizi biçiyorsunuz.

Ermeni Devrimci Federasyonu'nun yayın organı,partiden bağımsız olarak,kendi sorumluluğu dâhilinde,sizleri,hükümet temsilcilerini ve İttihat ve Terakki Komitesi üyelerini suçladığını ve manevi ve hukuksal açıdan sizi Ermeni halkına ve tüm İmparatorluğa karşı işlenen kötülüklerden sorumlu tuttuğunu ilan eder...

Droshak
Ermeni Devrimci Federasyonu Yayın Organı
Cenevre,2 Haziran 1915"

***

1-Başepiskopos Zaven,Badriarkagan Huşerıs [Patriklik Anılarım],(Kahire,1947),s.100.
2-A.g.e.,s.100.
3-Arsen Avagyan&Gaidz F. Minassian,Ermeniler ve İttihat ve Terakki:İşbriliğinden Çatışmaya,(İstanbul,2005),s.25.
4-A.g.e.,s.100.
5-A.g.e.,s.118.
6-Osmanlı Mebusan Meclisi Reisi Halil Menteşe'nin Anıları,(İstanbul,1986),s.73.
7-John Giragosyan,
Yeritturkerı Patmutyan Datastani Arac [Jön Türkler Tarihin Mahkemesi Önünde],(Yerevan,1982),c.1,s.322.
8-Osmanlı Mebusan Meclisi Reisi Halil Menteşe'nin Anıları,a.g.e.,s.73.
9-
John Giragosyan,a.g.e.,c.1,s.323-324.
10-Bkz.Vahan Minakhoryan,1915 T'uakaně:Arhawirk'i Orer [1915 Yılı Korku Günleri],(Tahran,2006) ve Krikor Zohrab,
Yergeri Joğovadzu [Tüm Eserler,Ermenice],(Yerevan,2003.)
11-Metnin Ermenice'den Türkçe'ye tercümesi bana aittir.[S.D.].
12-Manvel A. Babloyan,Hay Parberakan Mamulě:Matenagitakan Hamahavak' Ts'uts'ak,1794-1980 [Ermeni Süreli Yayınları,1794-1980],(Yerevan,1986),s.47.

*Sevan Değirmenciyan,Droshak'ın Talat Paşa'ya Telgrafı,Toplumsal Tarih,Sayı:260,Ağustos 2015,s.56-58.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder