20 Ocak 2016 Çarşamba

Antep'te Mütareke Döneminde Yetimlerin İadesi:Roza Kızı Mari/Ümit Kurt*

Mütareke sonrasında Antep'te Müslüman hanelerde zorla tutulan kadın ve çocukların tespit edilerek ailelerine ve akrabalarına teslim edilmesi süreci başlatılmıştır.İlâveten,tehcir ve soykırımsonrası hayatta kalabilen ve memleketlerine geri dönebilen Ermeniler çocuklarını bulmak için hükümet nezdinde birtakım girişimlerde bulunmuştur.Bu durumda olanlardan biri de Mari'dir.Mari'nin öyküsü,bu süreçte Ermeni cemaatinin ve İstanbul'da hükümetin yaşadığı problemleri ortaya koyması bakımından üzerinde durulmaya değer.

Ermeni Soykırımı süreci boyunca zorla din değiştirmek suretiyle,Müslüman hanelerde alıkonan kadınlar ve çocuklar mevcuttur.Harbin sonlanmasıyla birlikte savaştan yenik çıkan Osmanlı Devleti,Ekim 1918 itibariyle sürgün ettiği Ermenilerin memleketlerine geri dönüşüne ilişkin bir talimatname hazırlar.(1) Bu arada Ermeni Patrikliği -ki o dönem patrik,Zaven Der Yeghiayan'dır- Paris'te eğitim görmüş,Darülfunun'da kimya hocası olan Arakel Çakıryan başkanlığında bir komisyon kurar.(2) Komisyonun en önemli görevi Ermeni Tehciri sürecinde yetim ve dul kalmış çocuk ve kadınların aile ve akrabalarına teslim edilmesidir.(3)

Birinci Cihan Harbi'nin sona ermesiyle birlikte 17 Aralık 1918'de Antep'i işgal eden İngilizlerin karşılaştığı en önemli problemlerden biri,tehcir ve soykırımdan sağ kurtulan Ermenilerin geri dönüşlerinin sağlanması,mal ve mülklerinin iadesi ve Müslüman hanelerde alıkonan çocukların ve kadınların ailelerine ve/veya akrabalarına teslim edilmesidir.Bütün bu süreçlerde gözle görülür bir kaos yaşanmıştır.Bu konularda İstanbul hükümetinin yapmış olduğu yasal düzenlemeler tam olarak uygulanmamış,yerel/mahalli aktörlerin ve görevlilerin tavırları belirleyici olmuştur.Bu dönemi yaşamış ve Antep tarihini kaleme almış yerel elitler,anılarında bu konuya değinmiştir.(4)

Yaşanan zorluklardan en önemlisi harbin sonlanmasına ve Osmanlı'nın savaştan mağlup ayrılmasına rağmen sözkonusu çocukların ve kadınların Müslüman hanelerde zorla tutulmaya devam edilmesidir.Öyle ki,bu hanelerde tutulan kadın ve çocuklar uzunca bir süre harbin bittiğinden,Antep'in İngilizler tarafından işgal edildiğinden ve Ermenilerin memleketlerine geri döndüğünden bihaber bırakılmıştır.Âdetâ dış dünyayla bağları kopartılmış vaziyette yaşamlarını idame ettirmişlerdir.(5)

Yine de son tahlilde Mütareke sonrası Antep'te Müslüman hanelerde zorla tutulan kadın ve çocukların tespit edilerek ailelerine ve akrabalarına teslim edilmesi süreci başlatılmıştır.Tehcir ve soykırımsonrası hayatta kalabilen ve memleketlerine geri dönebilen Ermeniler çocuklarını bulmak için hükümet nezdinde birtakım girişimlerde bulunmuştur.Bu durumda olanlardan biri de Mari isimli bir Ermenidir.Mari'nin öyküsü Müslüman hanelerde alıkonan Ermeni yetimlerin ve kadınların ailelerine ve akrabalarına teslim edilmesi sürecinde Ermeni cemaatinin ve İstanbul'daki merkezi hükümetin yaşadığı problemleri ortaya koyması bakımından üzerinde durulmaya değer.

İngilizlerin Antep'i işgal etmesinden dört gün sonra,21 Aralık 1918 tarihinde Macar oğlu Artin'in kızı olan Mari'nin annesi Roza,Ankara Valisi'ne yazmış olduğu dilekçede kızının Antep'te Hancı Ali Efendi tarafından gaspedildiğini belirtir.(6) Kızının Ankara'ya kendi yanına gönderilmesi için Ankara Valisi aracılığıyla Antep Mutasarrıflığı'na telgraf iletilmesini sağlar.Ancak mutasarrıflıktan gelen cevabi telgrafta,bahsi geçen çocuğun kendi rızasıyla ihtida ederek Müslüman olduğu ve Ali Efendi tarafından evlatlık alındığı bildirilmiştir.(7) Buna karşın,Roza dilekçesinde ondört yaşında bir kız çocuğunun Müslümanlık nedir,Hristiyanlık nedir idrak edemeyeceği cihetiyle,iddia edildiği gibi Mari'nin kendi isteğiyle Müslüman olamayacağını ve bunun bir safsatadan ibaret olduğunu iddia eder.(8)

İlâveten,mutasarrıflığın ismi Ayyuş olarak değiştirilen kızı Mari'nin annesine gitmek istemediği yönündeki beyanatının tehditle ve zorla alındığından şüphe duyulmamasını belirtir.Bu minvalde Ankara Valisi'nden Mari'nin kendisinin yanına salimen gönderilmesini rica eder.Çocuğun ırzına hâlel getirilecek bir muamelede bulunulacak olunursa sorumluluğun Antep Mutasarrıfı ve Mari'yi alıkoyan Ali Efendi'ye ait olacağını ifade eder.(9)

Bunun üzerine,24 Aralık 1918'de vali bu durumdan Dâhiliye Nezareti'ni bir telgrafla haberdar eder.Telgrafta yazılanlara göre,Ankara Katolik cemaatinden Macar oğlu Artin'in hanımı olan Roza tehcir sırasında Antep'e gönderilmiştir.Antep'e tehcir edildiği zaman Antep'in Suburcu mevkiinde mukim Hancı Ali Efendi nezdinde bırakmış olduğu ondört yaşındaki kızı Mari Müslüman olup Ayyuş adını almıştır ve Hancı Ali'nin hanesinde yaşamaktadır.(10) Vali,Roza'nın dilekçesi üzerine Antep Mutasarrıflığı'ndan gelen cevabi telgrafın içeriğiyle ilgili de Dâhiliye Nezareti'ni bilgilendirir.

Mutasarrıflık cevabi telgrafında Mari'nin kendi rızasıyla ihtida ettiğini,Ali Efendi'den baba muamelesi gördüğünü ve katiyen onun yanından ayrılmak istemediğini bildirmiştir.(11) İlâveten,Mari'nin annesi olduğunu iddia eden Roza'nın bundan iki ay önce kızı almak için Antep'e geldiğini,ancak Mari'nin kendisine gitmek istemediğini söylediğini vurgular.Telgrafta daha ilginç iddialar da yer almaktadır.Mutasarrıflık,Mari'nin annesinin dahi Müslüman olup bir alay kâtibiyle evlendiğini ve evvelce hasta olarak sokağa atıp bıraktığı kızının annesine kırgın olup,bir daha onun adını anmayacağını beyan ettiğini iddia eder.(12)

Buna karşın,Dâhiliye Nazırı nâmına Cami Beyefendi tarafından Antep Mutasarrıfı'na gönderilen 8 Ocak 1919 tarihli tahriratta,Mari henüz yirmi yaşını doldurmuş olmadığından ihtidasının kabul edilemeyeceği bildirilerek,Ankaralı Katolik cemaatinden Macar oğlu Artin'in hanımı Roza'ya teslim edilmesi istenir.(13) Görüleceği üzere Dâhiliye Nazırı,Antep Mutasarrıfı'nın Ankara Valiliği'ne sunduğu bilgilere itibar etmemiştir.

Dâhiliye Nezareti'nin bu isteğine uyan Antep Mutasarrıflığı,16 Şubat 1919 tarihli cevabi telgrafında Mari'nin annesinin talebi üzerine bir heyet tarafından muayene edildiğini ve bakire olduğuna dair rapor alındığını Dâhiliye Nezareti'ne bildirir.(14) Bu işlemden sonra Mari'nin ileride teşkil edilecek bir kafile ile memleketine sevkedilmek üzere Antep'te müteşekkil ve bu gibi Ermeni kızlarını himayesine alan İngiliz Cemiyet-i Hayriye'sine teslim edildiğini belirtir.(15) İsmi Ayyuş olarak değiştirilen Mari'nin buradan aldırılacağı ve Ankara'ya bağlı Ulacık mevkiinde mukim annesine gönderileceği,bu minvalde gereğinin ifa edilmesi gerektiği Dâhiliye Nezareti tarafından Antep Mutasarrıflığı'na bildirilir.(16)

8 Temmuz 1919 tarihinde Antep Mutasarrıflığı'ndan Dâhiliye Nezareti'ne gönderilen cevabi telgrafta ise Mari'nin yirmi yaşında olup kendi arzusu ve isteğiyle ihtida ettiği ve daha önce üç ay kadar kaldığı İngiliz Cemiyet-i Hayriye'sinde İslam dinine geçiş yaparak serbest bırakıldığı belirtilir.Dönemin Antep Mutasarrıfı Celâl Bey,Mari'nin kendi arzusu ve ısrarı ile bu yolu tercih ettiği ve manevi babası olan Hancı Ali'nin yanında kalmak istediğinden,vicdan hürriyetine herhangi bir tahakkümde bulunulmadığını vurgular.(17) Bunun üzerine Dâhiliye Nezareti 12 Temmuz 1919 tarihli telgrafıyla Ankara Vilayeti'ni bu durumdan haberdar eder.(18)

Sonsöz Yerine

Maalesef Mari'ye ait Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde bulduğumuz dosyada olayın akıbetine ilişkin başka bir belgeye rastlayamadık.Kendisinin Antep'te mi kaldığını yoksa annesinin yanına Ankara'ya mı gönderildiğini bilmiyoruz.Şurası muhakkak ki Osmanlı arşivlerinde bu ve buna benzer birçok dosya mevcut.Bütün bu süreç esasında İttihat ve Terakki idaresi tarafından tehcir ve soykırım süreci boyunca Ermenilere,bilhassa da kadınlara ve oniki yaşından küçük çocuklara yönelik asimilasyon politikasının sonuçlarını gösterir.Bilhassa Mütareke döneminde merkezi hükümetin Müslüman hanelerde zorla tutulan yetim Ermeni kız ve erkek çocuklarının ve Müslüman erkeklerle evlendirilen genç kızların ve dul kadınların ailelerine ve/veya akrabalarına teslim edilmesine yönelik aldığı yasal ve idari düzenlemelere,talimatlara ve kararlara yerel idareciler muazzam direniş göstermiştir.Bu talimatların ve yasal düzenlemelerin uygulanması noktasında büyük ölçüde ayak diremişlerdir.Mari'nin durumunda görüldüğü üzere,asimilasyon sanılanın aksine pürüzsüz ve sorunsuz olmayıp son derece girift bir süreç olarak tecelli etmiştir...

***

1-Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü,Osmanlı Belgelerinde Ermenilerin Sevk ve İskânı,(Ankara:Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayını,2007),s.403-404.
2-Zaven Der Yeghiayan,My Patriarchal Memoirs (Barrington,R.I.:Mayreni Publications,2002),s.181-182.
3-Bu konuyla ilgili yazılmış en nüanslı ve tafsilatlı makale Lerna Ekmekçioğlu'na aittir;bkz.Lerna Ekmekçioğlu,"Kız Kaçırma,Kız Kurtarma:Birinci Dünya Savaşı Sırasında ve Mütareke yıllarında İstanbul'da Ermenilik ve Müslümanlık",Toplum ve Bilim 129 (2014):225-256.Ekmekçioğlu,"Müslüman hanelerinde ve yetimhanelerinde el konulmuş çocuk ve kadınları bulmak,özgürlüğüne kavuşturmak ve yeniden topluma kazandırmak için Ermenilerin yürüttükleri çalışmalara Ermenice 'vorpahavak' ('yetimleri toplama') adı verildiğini" belirtir (s.235.) Aynı konuya değinen bir diğer önemli eser için bkz.Raymond Kévorkian,The Armenian Genocide:A Complete History (London:I.B. Tauris,2011),s.757-762.
4-Eyüp Sabri (Akgöl),Esaret Hatıraları (Bir Esirin Hatıraları,Gaziantep'te İngiliz Tecavüzünün Başlangıcı ve Türk Üserasına Zulüm ve İşkenceler),ed.Nejat Sefercioğlu (İstanbul:Tercüman,1978);M. Oğuz Göğüş,İlk İnsanlardan Bugüne Çeşitli Yönleriyle (Gaziantep:Cihan Ofset,1997);Şakir Sabri Yener,Gaziantep Yakın Tarihinden Notlar:Gazianteplilerin Maarife Hizmetleri (Gaziantep:Gaziyurt Basımevi,1958);Ali Nadi Ünler,"Antep Savunması",Gaziantep Kültür Dergisi 1/1 (10 Kasım 1957)
5-Stina Katchadourian,Efronia An Armenian Love Story (Boston:Northeastern University Press,1993.)
6-BOA.DH.EUM 2. Şube 67/18,21 Aralık 1918.
7-A.g.e.
8-A.g.e.
9-A.g.e.
10-A.g.e.,24 Aralık 1918.
11-A.g.e.,24 Aralık 1918.
12-A.g.e.,24 Aralık 1918.
13-A.g.e.,8 Ocak 1919.8 Şubat 1919 tarihinde Dâhiliye Nezareti'nden çeşitli vilayet ve mutasarrıflıklara gönderilen telgrafta,yirmi yaşın altındaki kişilerin ihtida işlemlerinin geçersiz olduğu bildirilir.BOA.DH.ŞFR 96/100,8 Şubat 1919.
14-A.g.e.,16 Şubat 1919.
15-A.g.e.,16 Şubat 1919 ve 1 Mart 1919.
16-A.g.e.,19 Şubat 1919;16 ve 21 Nisan 1919;14 Mayıs 1919.
17-A.g.e.,8 Temmuz 1919.
18-A.g.e.,12 Temmuz 1919.

*Ümit Kurt,Antep'te Mütareke Döneminde Yetimlerin İadesi:Roza Kızı Mari,Toplumsal Tarih,Sayı:261,Eylül 2015,s.68-69.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder