13 Aralık 2015 Pazar

Gazze bir Ermeni meselesidir/Pakrat Estukyan*

Dünyanın en çok acıyla yoğrulmuş ülkelerinden biri Filistin,Filistin'in de acıyla özdeş kenti Gazze iki haftadan beri vahşi bir bombardımanla sarsılıyor.Bir süre önce kaçırılan üç Yahudi gencin cesetlerinin bulunmasından sonra intikam histerisine kapılan İsrail Devleti bu satırların yazıldığı ana kadar 700 Filistinli'yi katletti.Yıkılan binaların enkazı altında kalanlar bu sayıya dâhil değil.Hastane morglarına getirilen cesetlerin tamamına yakını siviller.Çocuk cesetlerinin sayısı ise yüzün üzerinde.

İslâm inancındakilerin çoğunlukta olduğu Türkiye,Gazze'deki vahşete karşı büyük bir duyarlılık içinde.Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere bütün siyâsî partiler,sivil toplum örgütleri ve Türkiye halkları bu vahşeti şiddetle kınamakta.Özellikle dinî saiklerle hareket eden kesimler ise,anti-Semitizm'in çamuru içinde işi Hitler'e rahmet okumaya,Holokost'u yarım bıraktığı için hayıflanmaya kadar vardırdılar.

Öte yandan Batı dünyası bu konuda derin bir sessizliğe gömülü.Bu ülkelerin medyası yaşananları gündeme taşımıyor,taşısa da İsrail'in kendini savunma hakkından bahsediyor.İslâmofobiyle zehirlenmiş Batı toplumu ise olanın ayrımına varacak düzeyin çok gerisinde.

Tüm bu kargaşa içinde evrensel insanî değerlerin koruyuculuğuna soyunmuş olanların aymazlığı ise gerçekten ibretlik.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon İsrail Başbakanı Netanyahu ile düzenledikleri basın toplantısında Hamas'ı kınıyor ve hastanelerin askerî amaçlarla kullanılmaması konusunda uyarıda bulunuyor.Daha doğrusu İsrail askerlerinin hastane bombalamasına kılıf üretiyor.Genel Sekreter'in bu sözlerinin ne denli ucuz bir saptırma olduğunu kendi ülkemizdeki deneyimlerle biliyoruz.Daha dün Başbakan Erdoğan ülkesine hapsedilen gazeteciler sorulduğunda,"içeridekilerin terör suçlarından yargılandığı"nı söylüyordu.

Bu durumda Batı'nın,daha doğrusu zalimlerin "terör" diye tanımladığı şeyin aslında onurlu halkların egemenlere karşı meşrû direnişi olduğu gerçeğini yadsınamaz şekilde beynimize kazımak zorundayız.Egemen fosfor bombası attığında "operasyon" oluyor da biz Molotof kokteyli ile cevap verirken "terör eylemi" yapıyoruz,öyle mi?Filistin'in efsanevî lideri Yasser Arafat'ın on-oniki yaşlarındaki "küçük generalleri" terörist değil,olsa olsa Goliath'a elindeki sapanla meydan okuyan çağdaş birer Davud figürü olurlar.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nden ABD Başkanı'na,İngiltere Başbakanı'ndan tüm Avrupa ülkelerinin liderlerine,hattâ toplumlarına,isteyen Filistin halkının meşrû mücadelesini "terörizm" diye tanımlasın.Ama biz Ermeniler,Soykırım'ın yüzüncü yıldönümünü anmanın eşiğinde,herkesten önce ve herkesten daha güçlü olarak Filistin halkıyla dayanışmak zorundayız.Dinsel ayrımcılıkla bu konuda tereddüt eden bir Ermeni varsa,soykırım kurbanı atalarının lâneti onun üzerinde olsun...

*Pakrat Estukyan,Gazze bir Ermeni meselesidir,Agos,25 Temmuz 2014.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/9441/gazze-bir-ermeni-meselesidir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder