3 Temmuz 2015 Cuma

Perşembe Konuşmaları'nda Karin Karakaşlı,Rober Koptaş&Zakarya Mildanoğlu*

Tarih Vakfı Bilgi-Belge Merkezi'nde Ekim 2014'ten bu yana devam eden "Tehcir-Taktil-Soykırım:1915-2015" başlıklı Perşembe Konuşmaları serisi,Karin Karakaşlı,Rober Koptaş ve Zakarya Mildanoğlu'nun katıldığı kapanış oturumuyla son buldu.Kapanış oturumunun moderatörlüğünü Tarih Vakfı Başkanı Doç.Dr. Bülent Bilmez yaptı.

"Yüzüncü Yılda 1915'e ve Bugüne Bakışlar" başlıklı oturumda önce,bu yıl Perşembe Konuşmaları'nın koordinatörlüğünü üstlenmiş olan Vakıf Yönetim Kurulu üyesi Güven Gürkan Öztan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Ömer Turan onbeş farklı oturumda yer alan tüm konuşmacılara,sonbahardan bu yana ısrarla diziyi takip eden izleyicilere,bu konuşma dizisinin oluşturulmasında her türlü katkıyı sağlayan Vakıf Müdürü Münevver Eminoğlu'na,diziye dair çerçevenin çizilmesindeki ve organizasyondaki katkılarından dolayı Vakıf Yönetim Kurulu üyelerine,konuşmaların duyurularını ve özetlerini özenle Toplumsal Tarih okurlarına ulaştıran Ahmet Akşit'e,Jamanak ve Agos gazetelerine ve özellikle çoğu konuşmacıyla kapsamlı bir söyleşi yaparak âdetâ dizinin arşivini Agos sayfalarında tutan Emre Can Dağlıoğlu'na teşekkürlerini ifade etti.

Öztan ve Turan,1915-1917 dönemindeki kıyımlara ilişkin oluşmuş olan eleştirel literatürün barındırdığı farklılıkların bu dizideki konuşmalarda belirli ölçüde kapsandığını belirtti.Ayrıca konuşma serisinin Fatma Müge Göçek,Fikret Adanır gibi kıdemli akademisyenlerle henüz doktorasını tamamlamamış Yaşar Tolga Cora,Ümit Kurt gibi genç kuşak tarihçileri aynı platformda buluşturduğunu vurguladılar.

Öztan ve Turan konuşmalarda yöntemsel çeşitliliğin de ortaya çıktığını,örneğin Diyarbakır oturumunda Ayhan Aktar daha klasik tarihçi malzemesiyle konuya yaklaşırken,Namık Kemal Dinç'in sözlü tarih projesinin bulgularını paylaştığını hatırlattı.Konuşma serisinin oturumlarından biri,1915'in yüksek öğretim müfredatına nasıl eklenebileceği üzerineydi.Bir diğer oturumda ise söz bir tarihçiye değil bir siyaset felsefecisi olan Devrim Sezer'e verilmişti.Öztan ve Turan,böylelikle konunun konuşma dizisi boyunca sadece tarih disiplininin sınırları içinden değil,daha geniş ve daha disiplinlerarası bir perspektiften ele alındığını vurguladı.

İlk konuşmacı Zakarya Mildanoğlu söze kendi ailesinin hikâyesiyle başladı ve babasının 1915'te dokuz yaşında olduğunu,misyonerler tarafından bulunmuş bir yetim olarak Talas Amerikan Koleji'ne getirildiğini anlattı.Mimarlık perspektifinden 1915-2015 sürecini değerlendiren Mildanoğlu yirminci yüzyıl başında Osmanlı'da bulunan Ermeni yapı varlığına ilişkin veriler aktardı.Sonrasında da Kayseri ve Muş özelinde bu varlığın günümüzdeki durumuna ilişkin çok sayıda fotoğrafı dinleyicilerle paylaştı.

Bundan iki yıl önce Muş Belediye Başkanı'nın "Muş'ta Ermeniler yaşamamıştır,buraya Ermeniler Rus işgaliyle gelmişlerdir" gibi bir açıklamada bulunduğunu ve bu açıklamadan sonra Muş'un Ermeni mahallesindeki yapıların dozerlerle yıkıldığını anlattı.Muş merkeze yakın olan Surp Garabed Manastırı üzerinde duran Mildanoğlu,ilk inşaatı dördüncü yüzyıla kadar giden bu anıtsal yapının 1950'lerde bir aşiretin oraya iskân edilmesiyle yıkıldığını,manastırın taşlarının o dönemde kurulan köyün binalarında kullanıldığını fotoğraflar eşliğinde anlattı.

İkinci konuşmacı Rober Koptaş son yirmi yılda 1915'in konuşulma biçimindeki değişiklikleri,becerilenleri ve becerilememiş olanları serimleyen bir konuşma yaptı.Koptaş 1990'ların başında Ermeni cemaatinin içine kapalı,sözcüsü ve entelektüelleri olmayan bir cemaat olduğunu,özellikle Aras Yayıncılık ve Agos'un kurulması ile bunun büyük ölçüde değiştini vurguladı.

Koptaş Agos'un yayın hayatına başladığında çok daha temkinli bir hat izlediğini ama gelinen noktada daha cesur bir tavrı benimsediğini sözlerine ekledi.Artık çok daha ferah bir noktada olunduğunu,Hrant Dink gibi büyük bir bedel ödendikten sonra artık soykırım kavramı kullanıldığında kimsenin başına bir şey gelmediğini ifade etti.

Üçüncü konuşmacı Karin Karakaşlı da konuşmasını Türkiye'de Ermeni entelektüel olma hâlleri üzerine tespitlerle açtı.Kimliği yaşatmak bir uğraşa döndüğünde bunun kimliğin doğallığına ters bir sürece dönüştüğünü vurgulayan Karakaşlı,zaman zaman Ermeni kimliği hakkında konuşma yükümlülüğünün bir zorluk hâlini aldığını söyledi.

1990'lardan günümüze gözlenen dönüşüm Karakaşlı'nın da konuşmasının önemli bir temasıydı.1990'ların ortasında Hrant Dink'in ATV'de yayınlanan Siyaset Meydanı programına çıkıp Ermenilerin bu topraklardaki tarihinden söz açmasının kendi ailesinde de önemli bir dönüşüm anına denk düştüğünü söyleyen Karakaşlı,annesinin ancak bu programı izledikten sonra 6-7 Eylül'de neler yaşadığını çocuklarına anlatmaya başladığını sözlerine ekledi...

*Perşembe Konuşmaları'nda Karin Karakaşlı,Rober Koptaş&Zakarya Mildanoğlu,Toplumsal Tarih,Sayı:258,Haziran 2015,s.16-[17].

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder