3 Temmuz 2015 Cuma

Perşembe Konuşmaları'nda Doç.Dr.Devrim Sezer*

Tarih Vakfı Perşembe Konuşmaları'nın "Tehcir-Taktil-Soykırım:1915-2015" başlıklı serisinin 30 Nisan 2015'teki konuğu,İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi Doç.Dr. Devrim Sezer'di.

"Soykırım ve Sorumluluk:1915'i Raphael Lemkin ve Karl Jaspers'in Eşliğinde Düşünmek" başlıklı konuşmasında Devrim Sezer,soykırım kavramının ortaya çıkış sürecini anlattı ve siyaset felsefesi literatüründen yararlanarak "Kolektif suç nedir?","Kolektif sorumluluk nedir?","Bugünkü kuşakların Soykırım geçmişiyle nasıl bir ilişki kurması gerekiyor?" gibi sorulara zemin oluşturan bir tartışma sundu.

Sezer konuşmasının ilk bölümünde Türkiye'deki resmî görüşün soykırım kavramına ilişkin değerlendirmesindeki hatalara işaret etti.1915'in soykırım olarak tanımlanamayacağını iddia eden resmî anlatıya göre,soykırımın paradigmatik örneği Holokost'tur.Soykırım 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile tanımlanmış bir uluslararası hukuk terimi olduğu için,1915'i değerlendirirken bu kavramın kullanılamayacağı da yine resmî anlatı tarafından öne sürülür.Buna karşın Sezer,soykırımın sadece bir uluslararası hukuk terimi olmadığını ve tarihin farklı dönemlerindeki fiilleri adlandırmaya yarayan "sosyal bilimsel bir kavram" olduğunu vurguladı;kavramın yaratıcısı Lemkin'in "Soykırım yeni bir kavramdır;fakat işaret ettiği gerçek çok eskidir" cümlesini hatırlattı ve 1920'lerden itibaren kitlesel katliamlar için gereken yeni suç kategorisini 1915'i de kapsayacak şekilde tasavvur ettiğinin altını çizdi.

Sezer,Karl Jaspers'in dört tür suçtan söz ettiğini aktardı:Kriminal suç,ahlâki suç,politik suç ve metafizik suç.Kriminal suç,mevcut yasaların ihlal edilmesidir.Ahlâki suç ise vicdan bağlamında yapılacak değerlendirmelerle ilgilidir.Jaspers'e göre bireylerin kayıtsızlığı ahlâki suç kapsamına girer.Politik suçlar ise siyasal sistemde yönetici konumunda olanların işlediği suçlardır.

Konuşmasının sonunda Doç.Dr. Devrim Sezer bütün bu tartışmaları 1915'le ilişkilendirdi ve Ermeni Soykırımı bağlamında şu argümanları paylaştı:

1-1915 bağlamında kriminal suçlarla ilgili yargılama yapılmamıştır.
2-Sıradan insanların da dahil olmasıyla,süreç boyunca iktisadi pastadan nasiplenme sözkonusudur.
3-Bire bir suça karışmamış olsalar dahi kayıtsız kalanların çoğunluğu oluşturması kolektif masumiyet iddiasını zayıflatmaktadır.1915 sonrasındaki kayıtsızlık,felâketin inkârını mümkün kılmıştır.

Bu argümanlardan hareketle Sezer,1915 bağlamında etik perspektiften beslenen üç adımın atılmasını önerdi:Felâketin adını koymak;eksiksiz tamirin imkânsız olduğunu akılda tutarak,onarıcı adâlet perspektifiyle,mağduriyetleri giderici adımlar atmak ve kolektif hafızayı mağdurların hikâyeleriyle genişletmek...

*Perşembe Konuşmaları'nda Doç.Dr.Devrim Sezer,Toplumsal Tarih,Sayı:258,Haziran 2015,s.[18].

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder