3 Temmuz 2015 Cuma

Jamanak Gazetesi 1915 (III)/Dr.Aylin Koçunyan*

2 Haziran

Çanakkale'nin Bombalanması Hakkında

Dün,düşman,bir önceki gün onlardan aldığımız Arıburnu'ndaki hendekleri işgal etmeyi denedi.Ancak askerlerimiz onların başarısızlıkla sonuçlanan saldırısını hemen püskürttü.Bu başarısız denemeden sonra düşman,hendeklerimizin etrafında yüz ölü ve birçok tüfek bıraktı.Düşmanın başka bir cephede yaptığı ikinci saldırı da aynı akıbete uğradı.Düşman çok can kaybı verdi.Bunun yanı sıra çukurlar düşman cesetleriyle doldu.
İsviçre'deki Alman "Tageblat" gazetesi yazıyor:"Paris'teki sosyalist gazeteler açıkça,müttefiklerin başarısızlığını tartışıyor.'Humanité' gazetesi,bir gün içinde iki İngiliz zırhlı süvari kaybını çok ağır bir durum olarak niteliyor.Çanakkale önündeki Alman denizaltıları müttefik filoları için büyük bir tehlike.O yüzden,onları müdafaa edecek noktaları yok.Savunma için tek araçları torpidolar.
Eğer Almanlar Akdeniz'e birçok denizaltı sokmayı başardıysa,İngiliz ve Fransız torpidolarının yerine getirecek zor bir işi var.
'Guerre sociale' gazetesi Fransız saldırılarının bugüne dek nihai bir sonuç elde etmediğini yazıyor."
[...]
"Tageblat"ın muhabiri Kopenhag'dan bildiriyor:"Politiken yayımladığı bir makalede,Çanakkale'nin İngiliz dostu tarafsız ülkelerde bile İngiltere'nin gücü konusunda oluşmuş inancı zayıflattığını kaydediyor."[...]

8 Haziran

Dörtlü Anlaşma ve Balkan Ülkeleri

Selanik'teki "Nea Alitia" gazetesinden [...]:"Almanya ve Avusturya'dan önceleri nefret eden Balkanlar'daki küçük ülkeler,şimdi bu iki devleti kendi savunucuları olarak görüyor.Bu gerçekliği ilk önce Sırplar tanıdı.İtilaf devletlerine oranla Avusturya'nın kendilerine daha insani bir yaklaşım sergilediğini tekrarlayıp durdular.İtilaf devletleri,Sırpları dünyada eşi benzeri görülmemiş bir savaşa doğru itip bırakmıştı.Üçlü İtilaf,İtalya'nın yardımını güvence altına alma çabasıyla Sırp çıkarlarını vicdansızca feda etti.Sırbistan'dan sonra sıra Yunanistan'a geldi.Şimdi Rusya ve İtalya'nın doymak bilmez iştahlarının bizim zararımıza işlediği kimse için bir sır değil.Sanıyoruz ki İtilaf devletleri arasında Yunanistan'a yer var mıdır diye sormanın zamanıdır.Tabii ki hayır.Nitekim kurtların gezindiği yerde yaşamak isteyen kuzuların işi olmaz.Küçük devletlerin ve özellikle de Yunanistan'ın,Helenizmin iki kindar düşmanı Rusya ve İtalya'ya karşı,gözlerini Almanya'ya çevirmeleri gerekiyor."

Çanakkale'nin Bombalanması Hakkında Liman Paşa ve Türk Askerler

"Berliner Zeitung",bir muhabirin Komutan Liman Paşa ile Çanakkale'de yaptığı bir görüşmeyi yayımladı.Liman Paşa şu beyanatta bulunmuştur:"İngilizler Osmanlı ordusunun değerini hafife alarak yanıldılar.Bu anlaşılmaz bir yanılgı.Onlar,Balkan Savaşı zamanındaki Türk birliklerine karşı bulunduklarını sanıyorlar.O zamanki ve bugünkü ordu arasındaki fark o kadar büyük ki İngilizlerin cephane israfı onun üzerinde hiçbir etki yapmıyor." Liman Paşa,Türk askeri hakkında şunları söyledi:"Saldırı başladığında Türk askeri dayanılmazdır.Saldırıya geçtiği sırada hiçbir güç onu yerinden sarsamaz.Her zaman saldırıyla öne atılmaya öncelik verir.O durumda,hiçbir engel onun coşkusunu dizginleyemez." Liman Paşa Çanakkale'nin geçilmez olduğunu,denizde olduğu gibi karadan yapılan saldırıların da boşa çıkacağını beyan etmiştir.

12 Haziran

Alman Militarizmi Hakkında

İspanyol bir din adamı,Madrid'deki "Correo Espanol" gazetesinde Alman-Katolik bir profesöre hitaben açık bir mektup göndererek şöyle yazıyor:"Biz İspanyollar,militarizmin ve vatandaşlık hassasiyetinin ne olduğunu iyi biliriz.Sadece bilginin ilerlemesiyle uyum sağladığı için değil;aynı zamanda barış esnasında ve savaşın huzur bozucu günlerinde,zihinsel kültürün ve medeniyetin esas temeli olması nedeniyle,Alman militarizmini yüce bir toplumsal erdem olarak görüyoruz."[...]

İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Törenleri

İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethinin 462. yıldönümü büyük bir ihtişam içinde kutlandı.Öğleye doğru,değişik kurum temsilcileri Sultan Ahmed Meydanı'nda toplandı.Bayram vesilesiyle Ayasofya Camii'nde dualar yapıldıktan sonra,büyük bir tören alayı Fatih'e doğru yöneldi ve ihtişamlı gösteriler yaptı.[...]

13 Haziran

Resmî Açıklama Osmanlı Harbiye Nezareti'nden

1-Kafkas Cephesi'nde,27 Mayıs tarihinde Oltu yönünde ilerleyen düşmanı karşı saldırılarıyla püskürten kuvvetlerimiz,bu karşı saldırı sırasında düşman tarafında binden fazla kayıp meydana getirdi ve ikisi subay birçok esir aldı.
2-Çanakkale Cephesi'nde,28-29 Mayıs geceyarısından sonra,Arıburnu'nda bulunan düşman saldırı yapmayı denedi;ancak kendisine çok kayıp verdirilerek püskürtüldü.
Aynı gece Seddülbahir'de bulunan birkaç düşman birliğinin sol kolumuza yaklaşmak için yaptığı hareketler,ateşimizle etkisiz hâle getirildi.[...]
29 Mayıs'ta sadece Arıburnu ve Seddülbahir taraflarında ateş aralıklarla devam etti.[...]
3-Diğer cephelerde önemli bir gelişme yok.

15 Haziran

Almanya'nın Gücünün Sırrı

[...]
İmparator Wilhelm,Alman ticaretinin gelişimini ve Alman kolonyalizmini kendi politikasının ana unsurları olarak belirledi.
Önceki Alman başbakanlarından Bülow'un birkaç yıl önce Reichstag'da yaptığı bir konuşma sırasında ifade ettiği şu sözler belki hâlâ hatırlanıyor:"Şimdiye dek Almanya örs oldu;bundan sonra çekiç olmak ister."
Kuşkusuz ki bu sözlerle Bülow,Almanya'nın İngiltere ve Fransa'ya kıyasla iktisadi açıdan geri kaldığını ancak onlara eşdeğer bir konuma geleceğini ve hattâ onları geçeceğini söylemek istemişti.Ve bugün gördüğümüz gibi,Almanya amacına ulaştı.[...]
Ancak ticaretin gelişimini güvence altına almak için güçlü bir donanma yaratmak gerekliydi.Şimdiki Kayser (ki parlak bir deniz ressamıdır) bu görkemli programı katı bir biçimde uygulamaya koydu ve bugün,kanlı deneyim,Alman donanması olarak adlandırdığımız bu korkunç aygıtın değerinin ne olduğunu gösteriyor.Aynı zamanda Alman okul ve üniversiteleri -ki dünyanın en iyileridir- kendi eğitim ve öğretimleriyle bir tek şeyi hedefler:Alman'ın ahlâki mükemmelliği,kelimenin en geniş anlamıyla.Gerçekten de,kendine karşı yükümlülükten hemen sonra gelir yakın çevresine karşı sorumluluk,vatana karşı sorumluluk,aile sevgisi,vatan sevgisi.[...]
Ancak özellikle Alman halkının ahlâki gelişiminin değişik tezahürleri,fedakârlık,dayanışma,birlik ve düzen ruhunda görülmektedir.[...]
A. Çizmeciyan

17 Haziran

Ölüm Cezası

Savaş mahkemesinde görülen dava uyarınca suçları tespit edilen ve bağımsız ve egemen bir Ermenistan kurmaya teşebbüs eden,yabancıları Osmanlı Devleti'ne karşı kışkırtarak İmparatorluk topraklarından bir kısmını Osmanlı Devleti'nden ayırmaya girişen ve bu amaçla yabancı ülkelerin değişik yerlerinde gizlice veya alenen toplantılar düzenleyerek birlikte yayınlar,provokasyonlar ve yazışmalar yapan şu kimseler,Sivil Ceza Hukuku'nun 54. Maddesi'nin ilavesi uyarınca İstanbul Savaş Mahkemesi tarafından ölüm cezasına çarptırılmıştır:
Hınçak Partisi'nin etkili üyelerinden ve Rus tebaasından Kafkasyalı Paramaz adıyla tanınan Matteos Sarkisyan ve Tekirdağlı Hampartsum Krikor [...] (İsim listesi devam ediyor...)

20 Haziran

Kant Felsefesi

[...]
Kuşkusuz ki Kant,kendi felsefesi ve görüşleriyle sadece Almanlar üzerinde değil aynı zamanda diğer milletlerin de düşünsel ve ahlâki yaşamı üzerinde etkili olmuştur.[...]
Alman felsefeci,Allah'ın varlığına ve ruhun ölümsüzlüğüne inanıyordu.Kant,Alman felsefesinin kurucusu olmakla birlikte çağdaş felsefeyi de canlandırdı.Kant'ın meydana getirdiği gibi bir fikir hareketi,ondan sonra,Avrupa'da görülmedi.
"Arı Aklın Eleştirisi" ve "Pratik Aklın Eleştirisi"nde de ifade edildiği gibi,Kant felsefesinin ana hatlarını şu satırlarla toparlayabiliriz:
Tanrı hakkında
Biz bu dünyada,kendi aklımızın algı sınırlarıyla O'nun varlığını ispatlayamazsak da bir Tanrı var olmalı.
İnsan hakkında
İnsan sadece düşünen değil,aynı zamanda eyleyen bir varlıktır ve kendi aklından çok yaptığı işle değer kazanır.Ancak ayrışmaz bir varlık olduğu için,insanın aklı kendi işlerini yönetmelidir.[...]
"Davranışlarında,hem kendin hem de başkaları için,insanı hiçbir zaman bir araç olarak değil sadece bir amaç olarak görecek şekilde eyle" tümcesi Kant etiğinin temelini oluşturuyordu.[...]
Düşünme ve eyleme konusunda bu ilkeler üzerine kurulu olan Kant'ın görüşleri,tabii ki belli bir oranda Alman halkı üzerinde bir tepki doğurdu.Dolayısıyla biz Kant'ın doktrinini,Almanya'nın şimdi göstermiş olduğu gücün ve meydana getirdiği başarının uzak sebeplerinden biri olarak görebiliriz.[...]
A. Kalpakçiyan

27 Haziran

Rusya'da Durum

Rusya genelinde sık sık ihtilal niteliği taşıyan gösteriler yapıldığına dair haberler doğrulanıyor.Polis ateşli bir faaliyet göstermekte ve özellikle Çar'ın muhafız alayına mensup olan tedavi aşamasındaki birçok askerden yardım almaktadır.[...]

28 Haziran

Sosyalistler

"Nord Deutsche Allgemeine Zeitung",Alman sosyalistlerin gazetesi Vorwärts'ın yayınının sansür emriyle durdurulduğunu duyuruyor.Gazete mevcut savaşa yol açan nedenlerin tartışma konusu edildiği Sosyalist Parti'nin beyanlarını yayımlamıştı.[...]

30 Haziran

Hintli Birliğin Teslimiyeti

Bu ayın 15'inde Bağdat'tan gelen telgraftan:"İngiliz ordusunda bulunan Hintli Müslüman askerler,kendi silahlarıyla ordumuza teslim oldu.Bu askerlerin bir kısmı bizim askeri operasyonlarımıza katılmaktadır.Buraya getirilen Hintlilerden asker-polislerden oluşan müfrez bir birlik oluşturuldu.Bize teslim olan Hintli askerler arasında bir de subay bulunmaktadır."

*Dr.Aylin Koçunyan,Jamanak Gazetesi 1915 (III),Toplumsal Tarih,Sayı:258,Haziran 2015,s.14-15.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder