29 Haziran 2015 Pazartesi

Şeyh Said İsyanı'na Hristiyanlar da Katıldı*

Şeyh Said ve 47 arkadaşı,idam edilişlerinin 85. yıldönümünde Ulu Camii önünde anıldı."Dicle Fırat Diyalog Grubu" tarafından organize edilen etkinliklere bu yıl Barış ve Demokrasi Partisi ile Demokratik Toplum Kongresi de destek verdi.Bu arada ortaya çıkan bir belgeye göre Şeyh Said İsyanı'na Hristiyanlar da iştirak etmiş.

Türk devleti 85 yıldır Şeyh Said için "İslami bir Kürt Devleti kurma" iddiasıyla yargılanıp idam edildiğini iddia ediyor.Oysa ETHA'nın yayınladığı bir belgeye göre Şeyh Said İsyanı'na Hristiyanlar da katılmış.

Araştırmacı-yazar Sait Çetinoğlu'nun arşivinde yer alan Demirci Hagop Markar'ın sürgün kararnamesi,İsyan'a Ermenilerin de iştirak ettiğini gösteriyor.

Bir diğer sürgün kararnamesi ise adli bir suçla ilişkilendirilerek sürgün edilen Ermeni'ye ait.Mustafa Kemal imzalı iki kararnamenin de Dersim Harekâtı'nın hemen öncesine gelmesi dikkat çekici.

Diyarbakır'daki Şark İstiklâl Mahkemesi'nin önceden verdiği emre itaaten Şeyh Said ve 47 arkadaşı hakkında 28 Haziran 1925'de ölüm cezası verilmiş,karar ertesi gün infaz edilmişti.

Şeyh Said ile birlikte idam edilen,aralarında Osmanlı'nın son dönem Danıştay Başkanı Seyyid Abdülkadir'in de bulunduğu 47 kişi "İslami bir Kürt Devleti kurma" iddiasıyla idam edilmişlerdi...

*Şeyh Said İsyanı'na Hristiyanlar da katıldı,ANF,28 Haziran 2010.

http://firatnews.tv/index.php/index.php?rupel=nuce&nuceID=28792

***

"[Şeyh Said] Nakşibendi tarikatının liderlerinden olup Ermeni Kırımına karşı çıkan fetvalar vermiştir..."*1900'den 2000'e Kürtler,İstanbul:SES Basın ve Yayıncılık,2000,s.26.

***


"Mustafa Kemal'in 1923'te İzmit'te basın mensuplarıyla yaptığı çok uzun bir görüşme var.Mustafa Kemal orada Kürt meselesine değiniyor.1960'larda Mustafa Kemal'in söylev ve demeçleri toplanırken,o tarihte gazetelerde yayımlanmış olan konuşmasının bu böl
ümü çıkarılıyor.O konuşmasında Mustafa Kemal,Milli Mücadele'nin başında da,Teşkilat-ı Esasiye'de de olduğu gibi 'Kürtlere yerel özerklik,otonomi ya da ona benzer bir şey verilecek' diyor.Zaten 'Türk milleti' ve 'Bu memlekette Türkler yaşar' tanımlaması da 1925'teki Şeyh Said İsyanı'ndan sonra ortaya çıkıyor.
Şeyh Said İsyanı dönüm noktasıdır.Bu isyanın ikili bir yüzü var.Kürtler hem Cumhuriyet'in reformlarına karşı ayaklanıyorlar,hem de bir Kürt milliyetçiliği ayaklanmasını gerçekleştiriyorlar.1925'e dek Mustafa Kemal Meclis'teki konuşmalarında,'Türk,Kürt,Çerkes hepimiz İslam'ın unsurlarını oluşturuyoruz' diyor.1925'ten sonra ise 'Türkiye'de yaşayan herkes Türk milletidir,herkes Türktür.Cumhuriyet'i Türkler kurdu' deniyor.Yani,'Herkes kendine Türk diyecek ve Türkçe konuşacak' deniyor.Oysa Mustafa Kemal'in 1925'e kadar bir Türk tanımı yoktu.Kanunlarda da Türk tanımı yoktu,çoğu zaman 'Türkiye halkı' diye geçiyordu ve Mustafa Kemal de çok defa böyle diyordu.
Şeyh Said Ayaklanması'nın temel nedeni,bu ittifakın bozulmasıdır zaten.Bu ittifakın bozulmasına tepkidir ayaklanma.Kürtleri yanına alarak verdiği Milli Mücadele'yi başarıyla sonuçlandırdıktan sonra Mustafa Kemal,bir siyasetçi olarak Kürtlerin desteğine ihtiyacı kalmadığını düşündü.Bu ittifakı,ileride yapmak istediklerine engel olarak görmeye başladı ve muhtemelen de kafasında nihai hedef olarak Kürtlere özerklik vermek gibi bir şey yoktu.Onun nihai hedefi bizim bugün anladığımız üniter devletti.Aslında Mustafa Kemal'in Kürt sorununa bakışı,bugünkü resmi politikadan farklı değildi..."*Prof.Dr.Cemil Koçak,Mustafa Kemal "Kürtlere özerklik verilecek" dedi,Röportaj:Neşe Düzel,Radikal,13 Kasım 2006.(http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=204424)

***


"Şeyh Said İstanbul'daki Ermeni Patrikhanesi'nde bulunan belgelerde de görüleceği gibi Ermeni Katliamı'na şiddetle karşı çıkıyor.Şeyh Said,Erzurum Hınıs'taki birçok Ermeniyi himayesine almıştır.Ermenilere yapılanlar son derece yanlış ve insanlık dışıdır..."*Abdülmelik Fırat,
Şeyh Said Ermeni Katliamı'na karşı çıktı;İslami Kesimdeki Kürt Aydınları '1915 Büyük Felaketi'ni Tartışıyor,Haber:Nevzat Çiçek,Nokta dergisi,1/18,1-7 Mart 2007,s.56.

***

"Sol literatürde şu meşhur 'Eski tüfekler' sözüyle özdeşleştirilen bu neslin sözümona solculuk yaptığı tüm o yıllarda,TKP (Türkiye Komünist Partisi),TSP (Türkiye Sosyalist Partisi),TSEKP (Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi),VP (Vatan Partisi),Tİ
P (Türkiye İşçi Partisi),vs.'nin,1915-1923 yılları arasında Ermeni ulusuna yapılan Soykırım dışında,1921-Koçgiri,1922-Yunan,1925-Şeyh Said,1926-1930 Ağrı isyan ve katliamları,1934-Trakya Olayları,1936-Ermeni ve Elenlerin mülk edinmesini engelleyen Vakıflar Beyannamesi,1936-1939 Hatay sorunu,1937-1938 Dersim Soykırımı,1941-sadece Ermeni,Elen,Asuri-Süryani ve Yahudileri kapsayan 20 Kur'a Nafia askerliği ve hemen ertesinde yine aynı halkları hedef alan 1942-Varlık Vergisi,SSCB tarafından 1945-1946 yıllarında Sovyet Ermenistan'ı ve Sovyet Gürcistan'ı adına 'T.C.'den resmen talep edilen Artvin,Kars ve Ağrı vilayetlerini kapsayan toprak sorunu,1955 yılında Elen ve Ermenilere karşı yapılan 6-7 Eylül Pogromu,1963 ve 1974 Kıbrıs gibi daha birçok sorunla ilgili,kendisini ilerici,demokrat,devrimci,sosyalist veya komünist adlandıran bu kesim insanlarına hiç yakışmayan,en 'iyi' hâliyle 'klasik üç maymunlar'ı oynama,en kötüsüyle sosyal-şoven,ulusalcı-Kemalist duruşlar sergilenmiş olmasıyla ilgili,kimseciklerden hiç ama hiçbir zaman samimi özeleştiriler duymuşluğumuzu hatırlamıyorum..."*Sarkis Hatspanian,12 Eylül'ün ortak vicdan arayışında bir Ermeni devrimci:Levon Ekmekçiyan,1 Ekim 2012.(
https://yalansz.wordpress.com/2012/10/02/12-eylulun-ortak-vicdan-arayisinda-bir-ermeni-devrimci-levon-ekmekciyan/)

***

"Cumhuriyet'in 1924'le birlikte yaptığı,bu İslami sözleşmeyi biraz daraltmak,yani Türkleştirmekti.Özellikle Şeyh Said İsyanı'ndan sonra sözleşmeye yeni bir madde eklendi.Ermenilerden konuşulmadığı gibi,Kürtlerden ve Kürtlere yapılanlardan da kimse söz etmeyecekti..."*Yrd.Doç.Dr.Barış Ünlü,"Türklük Sözleşmesi" anayasanın üstünde,Röportaj:Ferda Balancar,Agos,22 Mart 2013.(http://www.agos.com.tr/tr/yazi/4642/turkluk-sozlesmesi-anayasanin-ustunde)

***


"İttihatçılar,bu Enver Paşa'lar,Talat Paşa'lar,bunlar hepsi ırkçı insanlardır.Zalim adamlardır.Bunlar Ermenileri de öldürecekler,Kürtleri de öldürecekler.Önce Ermenileri ortadan kaldıracaklar,onların işini bitirdikten sonra da bu kez Kürtleri yok edecekler.Bunların zihninde var bunlar.Konuşmalarında var,projelerinde var,pratiklerinde var..."*Şex Said (1865-29 Haziran 1925);Hamidiye Alayları Hangi Aşiretlerden Oluştu?:Liste;(der.) Nimetullah Atal,Bitlisname.com,25 Ekim 2013.(http://www.bitlisname.com/Haber/hamidiye_alaylari_ve_asiretler___liste__/94/)

***


"Kevork Hallacyan'ın anılarından [Tebi Gakhaghan,Boston:1932]:1925 Diyarbakır:Hallacyan siyasi tutukludur,Şeyh Said ile ilgili olduğu varsayımıyla tutuklanıp Harput'a sürülür.Yol Diyarbakır'dan geçer orada kendisi için görevlendirilen askere sorar,'ası
lanlar arasında Ermeniler var mı?' Cevap:'Olmaz olur mu,mayasız yoğurt tutar mı,tabii var.' 'Peki ayaklanmaya katıldıkları için mi?' Cevap:'Hayır,onlar nasıl ayaklansın,Ermeni oldukları için...'"*Yrd.Doç.Dr.Talin Suciyan,5 Aralık 2014.(https://www.facebook.com/talin.suciyan/posts/10152787468865971
)

***

"Grup bilincinin o dönemde gelişmemiş olmasından ötürü [1915'e] Kürtlerin dahlini yerel aktörler üzerinden okumak gerekir.Dönemin önde gelen ailelerinin çoğunun devlet politikasına eklemlenerek,katliamlara ortak olduğunu söyleyebiliriz.Bu aktörler de k
endi içerisinde katılımda ve katılıma sevkeden sebeplerde farklılıklar arzediyor.Bir yanda,kendi köyündeki Ermenileri öldürürken,kaçırabildiği kadar Ermeni'yi saklayan ve koruyan ağalar var,diğer yandan,Ermenilerin mülküne konmak için onları öldürenler de.Dolayısıyla fail durumunu da birbirinden ayırt etmek gerekir.Anlatılarda,fail olarak en çok öne çıkanlar,ağalar,beyler ve şeyhler oluyor.Elbette ki,bütün ağalar,beyler ve şeyhler değil.Özellikle Ermenileri kurtaran şeyhler çok anlatılıyor.Mardin'de Şeyh Fethullah,Diyarbakır'da Şeyh Said ve daha başka kişilerin karşı fetvalar yayınladığı söyleniyor..."*Namık Kemal Dinç,"Kürt hareketi 1915 konusunda resmi tarihin şablonculuğundan sıyrılamadı",Röportaj:Emre Can Dağlıoğlu,Agos,30 Ocak 2015.(http://www.agos.com.tr/tr/yazi/10413/kurt-hareketi-1915-konusunda-resm-tarihin-sablonculugundan-siyrilamadi)

***


"(...) Şeyh Ubeydullah'tan Şeyh Said'e uzanan bir dinsel hat Hristiyan karşıtı tutumun tam aksi bir tavır sergiliyor.1880 yılında Van'da neredeyse tüm Nakşi şeyhlerini biraraya getirip bir toplantı yapan Ubeydullah,bir kısım Abdülhamidçi şeyhlerin isya
n sırasında tüm Hristiyan grupların öldürülmesi önerilerine karşı açıkça tavır alır.Ve şeyhin bu tutumunu Kürdistan gazetesi Kürtlerin Ermenileri öldürmemesi için bir iftihar tablosu olarak sık sık hatırlatır.Gerçekten de şeyh,Ermenilere mavi bayrak taşımaları hâlinde kendilerine dokunulmayacağının garantisini verir.Ve dokunmaz da.Yine 1913 yılında Ermenilerle sınırlı bir ittifak yapan Bitlisli Mela Selim'i de anmak gerek.Soykırım sırasında Şeyh Said'in Ermenilerin katledilmesini gayri-İslami ve gayri-insani olarak niteleyen fetvasını da biliyoruz!.."*Fırat Aydınkaya,Bir başka açıdan Kürtlerin Ermeni Soykırımı'ndaki rolü,Röportaj:Ferda Balancar,Agos,27 Nisan 2015.
(http://www.agos.com.tr/tr/yazi/11405/bir-baska-acidan-kurtlerin-ermeni-soykirimindaki-rolu)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder