4 Mayıs 2015 Pazartesi

Birecik'te Ermeni sürgünlerini ölümden kurtaran Cemil (Bahri) Könne/Ümit Kurt*

Cemil Könne Ermeni sürgünlerini,idare ettiği gemi işletme atölyesinde çalıştırmak üzere işçi,usta olarak kaydettirir.Sözkonusu atölyede hem 5. Ordu'ya bağlı birlikler hem de Fırat'ın kıyısına kadar getirilen Ermeni sürgünlerin Fırat'ın öbür yakasına yani Suriye'ye geçirilmelerini sağlayan sallar inşa edilmektedir.Yüzlerce Antepli Ermeni sürgününü bu atölyeye işçi ve zanaatkâr olarak alır ve Fırat'ın öbür yakasına geçmelerini engeller.Sürgünler böylece Könne sayesinde mutlak bir ölümden kurtulur.

1915 Ermeni Tehciri ve Soykırımı sırasında Ermenileri koruyan,kollayan ve evlerinde neredeyse tehcir bitene kadar hayatını tehlikeye atarak saklayan Müslüman Kürtler,Araplar ve Türkler olmuştur.Bu kişiler İttihat ve Terakki idaresinin "evlerinde Ermeni saklayan tespit edilirse idam cezasıyla hüküm giyeceklerdir" emrini hiçe sayarak,kendi yaşamları pahasına Ermenileri evlerinde saklamaya devam etmişlerdir.(1) Bu aslında bir anlamda bu Müslümanların İttihat ve Terakki'nin aldığı kararlara ve imha politikasına göstermiş oldukları bir direniş biçimidir.

Ermeni Soykırımı'nın genel olarak geç dönem Osmanlı tarihi ve spesifik olarak "jenosit çalışmaları" ile ilgili mevcut literatürde bütün veçheleriyle tartışıldığını ve bu minvalde tafsilatlı çalışmaların yapıldığını söylemek güç.Ancak son dönemde ilgili literatürün belirgin bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini de vurgulamadan geçmeyelim.Gerek Ermeni Soykırımı'nda rol alan failleri bu imha sürecine iten politik,ekonomik,dini,etnik,psikolojik ve sosyal motivasyonlar,gerekse Ermenilerin zorla din değiştirmeleri,Ermeni çocuklarının yetimhanelere ve Müslüman ailelere verilerek Türkleştirilmesi-Müslümanlaştırılması gibi Ermenilerin imha süreçlerinin belirleyicileri olan mekanizmalar üzerine yapılan kayda değer çalışmaların varlığına son dönemde şahit olduk.(2)

Bu makalede,Ermeni Tehciri ve Soykırımı sırasında İttihat ve Terakki iktidarının emirlerini hiçe sayarak Ermenileri hayatı pahasına korumaya,kurtarmaya çalışan,Ermenileri sürgünden ve sürgün yolundaki mutlak ölümden kurtarmak için çabalayan birinden bahsedeceğim:Cemil (Bahri) Könne'den.

Cemil (Bahri) Könne Kimdir?(3)

Cemil Könne 1892'de Halep'te dünyaya gözlerini açar.Babası o dönem Suriye vilayetinin kuzeyinde yer alan Afrin bölgesine bağlı bir Kürt yerleşim birimi olan Jenderies'in Kurdan köyündendir.Annesi Emine Ali ise Rajo bölgesine bağlı bir köy olan Hopka'dandır.Oldukça küçük bir yaşta,dört yaşında babasını kaybeden Cemil Könne annesi tarafından büyütülür.1900'lü yılların başında İstanbul'daki Mekteb-i Bahriye-i Şahane'ye yazılır ve 1910'da Bahriye Mektebi'nden mekanik mülazım-ı evvel (üsteğmen) olarak mezun olur.Bahri unvanını da buradan alır.Aynı yıl Darülfünun'da Hukuk Fakültesi'ne kaydolur.Burada bir yıl süreyle eğitim görür.Ancak daha sonra Thorncroft fabrikalarında mekanik alanında uzmanlaşmak ve bu alanda daha önce almış olduğu eğitimini ilerletmek için hukuk eğitimini yarıda bırakıp İngiltere'ye gider.(4) 1912'de Balkan Savaşları'na katılan Könne,savaşta göstermiş olduğu cesaretten dolayı taltif edilir.

1912 yılında Halep'teki "Gazi Savaşçılar ve Savaş Kurbanları/Mağdurları Derneği"nin oluşumuna büyük katkı sağlar ve bu derneğe üye olarak vefatına kadar hizmet eder.(5) 1923 Haziran'ında Bülbül bölgesine direktör olarak atanır,1929'da ise el-Cezire bölgesinin direktörü olur.

Cemil Könne,Adana'da insanlara araba ve tarım aletlerini/makinelerini kullanmayı öğretmek saikiyle bir okul kurar.Ayrıca,tarım makineleri ve arabalarla ilgili yerel gazetelerde yayımlanan makaleler yazar.Adana'dakine benzer bir okulu Halep'te de kurar.Son derece iyi eğitim almış ve oldukça bilgili bir insandır.Milliyetçi bir direnişçi olarak Halep'teki Fransız mandasına karşı savaş açar ve bu nedenle Halep'teki "Katima" ve sonrasında da yine Halep'teki "Han İstanbul" cezaevine konur.Cesur,dürüst,samimi,beyefendi,oldukça aktif,güvenilir,iyiliksever ve hümanist bir insan olarak tanınan Cemil Könne her zaman mağdur ve zayıf insanları koruması ve kollaması ile bilinir.Bilim,bilgi,yazı ve şiire yakın ilgi duyar,gerek kendi sosyal yaşamı gerekse çalıştığı yerlerin tarihiyle ilgili kitaplar kaleme alır.

Cemil Könne'nin yayımlanmış kitapları arasında şunlar bulunmaktadır:

Bilge Sözler ve Anlamları:1958'de Arapça yayımlandı.Suriyeli Profesör Izzeddin Resul'ün bu kitaba ilişkin bir araştırması mevcuttur.

Makinenin (Mekaniğin) Tarihi,İmalat Sanayii ve Buradaki Gelişmeler:1962'de yayımlandı.

Fırat ve el-Cezire'deki Fransız Adaletsizliğinin Kısa Bir Tarihçesi ve Halep'teki Katimeh ve Han İstanbul Askeri Cezaevindeki Tek Bir Hücre:Könne'nin vefatından önce,1967'de ilk bölümü yayımlandı.

Denizcilik Düzenlemeleri:Nerede ve hangi tarihte yayımlandığı bilinmiyor.

Cemil (Bahri) Könne geride birkaç el yazması da bırakmıştır.Bunlardan biri,Fransız Mandasına Karşı Muridin İsyanı,1939-1940 adlı bir yazmadır.Bu eser dışında,tam olarak başlığını bilmediğimiz Yezidilikle ilgili bir el yazması ve yine ismini bilmediğimiz,ölümünden önce yazdığı ve bitirmek üzere olduğu,pullarla ilgili bir el yazması mevcuttur.(6)

Cemil Könne'nin anadili Kürtçedir,ayrıca çok iyi derecede Türkçe,Arapça,İngilizce ve biraz da Almanca bilir.Türkçe kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur.İkisi kız ikisi erkek olmak üzere dört çocuk babası olan Könne'nin oğullarından biri doktor Bahri Könne'dir.Bahri Könne,uzun yıllar Halep Tıp Fakültesi'nde görev yapar.25 Mayıs 1967'de Halep'te vefat eden Cemil Könne geride evlatlarına mükemmel bir insani,sosyal ve kültürel miras bırakır.Ailesine bağlı,vatansever bir şahsiyettir.

Cemil Könne'nin 1915'teki Rolü ve Ermenileri Kurtarma Çabası

Cemil Könne,Ermeni Tehciri başladığı sırada ve Birinci Cihan Harbi'nde Birecik'te (Urfa) görevlendirilir.Burada ordunun hizmetinde kullanılmak üzere Fırat'ın öbür yakasına geçilmesini sağlayan salların yapımı amacıyla kurulan deniz işletme atölyesinin yöneticisi olarak görev yapar.Bu görevini,Osmanlı 5. Ordusu'nun idaresi altında ifa eder.(7) Birecik'te Osmanlı Devleti'ne ait bir tersane bulunmaktadır.Birinci Cihan Harbi'nde burada kurulan büyük bir gemi inşaat sektörü Cemil Könne tarafından yönetilir.Könne,Birecik'ten geçen talihsiz Ermeni sürgünlerine elinden gelen yardımı yapar.Ermeni sürgünlerini,idare ettiği gemi işletme atölyesinde çalıştırmak üzere işçi,usta olarak kaydettirir.(8) Sözkonusu atölyede hem 5. Ordu'ya bağlı birlikler hem de Fırat'ın kıyısına kadar getirilen Ermeni sürgünlerin Fırat'ın öbür yakasına yani Suriye'ye geçirilmelerini sağlayan sallar inşa edilmektedir.(9)

Yüzlerce Antepli Ermeni sürgününü bu atölyeye işçi ve zanaatkâr olarak alır ve bu sürgünlerin Fırat'ın öbür yakasına geçmesini engeller.Antepli sürgünler Könne sayesinde aileleri ile birlikte Fırat'ın kıyısında çadırlar kurarak ve onun idare ettiği bu atölyede çalışarak sürgün edilmekten ve mutlak bir ölümden kurtulmuştur.(10) İlaveten,yoksulluk ve açlık içinde olan Ermeni ailelerine Kızılay ve Kızılhaç'ın sayesinde gıda,üst baş,giyecek ve ilaç dağıtılmasını sağlar.Aynı zamanda kaçak Ermeni askerlerine,ihtiyarlara,kadınlara ve yetimlere yardım eder.(11)

Cemil Könne tarafından kurtarılan Antepli Ermenilerden biri,Antep'in en meşhur fotoğrafçılarından Hagop Muradyan'dır.(12) Hagop Muradyan,Antep'te kendini cemaat işlerine veren önemli fotoğrafçılardan biridir.Eğitimini Amerikan misyonerlerinin 1878'de Antep'te açtığı Merkezi Türkiye Koleji'nde yapar ve 1892'de buradan mezun olur.Kolejdeki öğrenimini bitirir bitirmez stüdyosunu açar.Ermeni Tehciri'nden önce Antep'te Ermeni Ulusal Cemaati'nin çalışmalarına dâhil olur.Tehcir sırasında Birecik'e gider ve Könne tarafından Gemi İnşaat Atölyesi'ne marangoz olarak işe alınır.Böylece Der Zor'a tehcir edilmekten kurtulur.(13)

Cemil Könne'yi tarihsel olarak ilginç ve önemli kılan olaylardan bir diğeri de,Antepli bir papaz olan ve Ağustos 1915'te Antep'ten ailesi ile birlikte sürgün edilip,1916 yazında vefat eden Garabed Gülizyan'ın kızı Dikranuhi ile olan evliliğidir.(14)

Dikranuhi Gülizyan 1893'te Antep'te dünyaya gözlerini açar.Tarihi kesin olmamakla birlikte 1908 senesi civarında,Antep'te bulunan Hayganuşyan'dan mezun olur.(15) Antep'te 1915 Ağustos'unun ilk günü başlayan Ermeni sürgününde annesi ve kızkardeşi ile birlikte önce Cerablus'a (yeni adıyla Karkamış) tehcir edilir.(16) Kızkardeşi sürgün sırasındaki insanlık-dışı uygulamalara dayanamayarak burada vefat eder.(17)

Kızkardeşinin ölümünden sonra annesi ile yalnız başına kalan Dikranuhi Gülizyan,sürgün sırasında tanıştığı Cemil Könne ile evlenir.Cemil Könne o sırada Osmanlı ordusunda mülazım-ı evvel rütbesiyle görev yapmaktadır.(18) Çiftin ikisi kız ikisi erkek olmak üzere dört çocukları dünyaya gelir.Birinci Cihan Harbi bittikten sonra Dikranuhi,eşi ile birlikte hareket ederek,kendi rızasıyla ve inancını değiştirmeden Halep'e yerleşir,ilerleyen yaşlarına kadar bu şehirde yaşar.(19) 15 Haziran 1986 tarihinde bir akşam vakti 93 yaşında dünyaya gözlerini yumar.

Dikranuhi'nin cenaze töreni için Beyrut'tan gelen Hovsep ve Hagop Sinanyan'lar tarafından hüzünlü ve üzüntülü nutuklar/mesajlar iletilir.Hovsep ve Hagop Sinanyan'lar,Cemil Könne'nin tehcir sırasında ölümden kurtardığı Ermeni ailelerinden biridir.

Ermeni cemaati adına söz alan ve yine Könne'nin hayatını kurtardığı Ermenilerden Nazar Çulhayan,Dikranuhi'nin cenazesi sırasında şunları ifade eder:

"İşte hümanist,Ermenisever Cemil Könne'nin eşi olarak Halep'te yaşamış Der(20) Garabed'in kızı...Dikranuhi herkes tarafından sevilen sayılan birisiydi.Her türlü imkâna sahipti,serbest olarak kiliseye gidebilmekteydi ve akrabalarıyla görüşmekteydi,Hristiyan olarak dini ayinlerini yerine getirmekteydi.Hayatı boyunca Dikranuhi iyilik yaparak yaşamış ve çevresi tarafından her zaman takdirle karşılanmıştır.Oğlu Doktor Bahri Könne hayatta iken annesinin hatırası için bu bir-iki satırı kaleme almamızı gelip bizden rica etmişti.Dikranuhi'nin bizleri terketmesiyle,bir kere daha saygıdeğer eşi Cemil Könne'yi anmaktayız.Ermeni halkı samimi dostlarını unutamaz.Saygıyla bu çifti yad etmekteyiz."(21)

Sonsöz Yerine

Esasında gerek Cemil Könne'ye gerekse eşi Dikranuhi Gülizyan Könne ve çocuklarına ilişkin daha tafsilatlı bilgilere Halep'ten ulaşmak mümkündü.Ancak,Suriye'de iç savaş sonucu oluşan ve 2011 yılından itibaren şiddetini iyiden iyiye artıran kaotik ortam Halep'te Könne ile ilgili bilgi ve kaynaklara erişme imkânımızı neredeyse ortadan kaldırdı.Dolayısıyla Cemil Könne'nin hayatının belirli dönemlerine ilişkin temel bilgilerden yoksunuz.Örneğin,Mütareke döneminde ve Mütareke'den sonra nerede görevlendirildiğini veya akıbetinin ne olduğunu bilmiyoruz.İlaveten,Ermenileri saklayanlarla ilgili idam hükmünün bulunduğu bir dönemde Antepli birçok Ermeni'yi kurtarması sonucu herhangi bir mağduriyet çekip çekmediği hususunda en azından elimizdeki veriler dâhilinde herhangi bir bilgiyi haiz değiliz.Bu nedenle sadece bazı varsayımlarda bulunmak durumundayız.

1921 yılında Halep'te "Gazi Savaşçılar ve Savaş Kurbanları/Mağdurları Derneği"nin kuruluşunda yer aldığı bilgisine bakarak,Cemil Könne'nin en azından Mütareke sonrası İngiliz ordusunun kontrolündeki Halep'te bulunmuş olması kuvvetle muhtemeldir diyebiliriz.Halep'teki Ermeni cemaatiyle hem kendisinin hem de eşinin oldukça yakın bir ilişki içinde olduğunu ve Ermeni cemaati nezdinde Könne ailesinin büyük bir saygı gördüğünü söylemek mümkün.

Mütareke'yle birlikte,yine Könne'nin Birecik'te Fırat kıyısındaki sal inşa atölyesinde zanaatkâr olarak çalıştırmak suretiyle hayatlarını kurtardığı birçok Antep Ermenisinin Mütareke ile birlikte bir kısmının Antep'e,büyük çoğunluğunun ise Halep ve Beyrut'a gittiğini görüyoruz.1921-1922 arası dönemde ise bu Ermenilerin büyük çoğunluğunun Halep ve Beyrut'ta ikâmet ettiklerini söyleyebiliriz.

Ancak bu yazılanların varsayımlardan ibaret olduğunun altını bir kez daha çizmek gerekiyor.Cemil Könne'yi ve onun erdemli eylemlerini daha iyi analiz edebilmek ve sözkonusu eylemleri tarihsel bağlamına oturtmak için Halep'te bu konuda yapılacak derinlikli bir araştırma bize daha önemli ve nüanslı bir tarihsel bakış açısı sağlayacaktır...

***

1-Sözkonusu emir 3. Ordu Kumandanı Kâmil Paşa tarafından ilgili vilayetlere telgrafla bildirilmiştir.Bkz.Taner Akçam,Shameful Act:The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility (New York:Metropolitan Books,2006),s.172.
2-Bu alandaki son çalışmaların bazıları için bkz.Taner Akçam,Young Turks Crime Against Humanity:The Armenian Genocide and Ethnic Cleansing in the Ottoman Empire (Princeton University Press,2013);Nazan Maksudyan,Orphans and Destitute Children in the Late Ottoman Empire (Syracuse University Press,2014);Raymond Kévorkian,The Armenian Genocide:A Complete History (I.B. Tauris,2011);Taner Akçam&Ümit Kurt,Kanunların Ruhu:Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek (İletişim Yayınları,2012);The Extermination of Armenians in the Diarbekir Region (Istanbul Bilgi University Publishing,2014.)
3-Bundan sonra Cemil Könne olarak geçecektir.Könne'ye ilişkin daha tafsilatlı bilgi,belge ve kaynaklara ulaşmak için Halep'e gitmek gerekiyordu.Zira Birinci Cihan Harbi sonrası kendisi 1967'de vefat edene kadar hayatını Halep'te sürdürdü.Cemil Könne Halep'teki Ermeni cemaatiyle yakın ilişkileri olan ve onlar tarafından sevilen,sayılan bir şahsiyetti.Bu bağlamda Halep'te kendisiyle ilgili yapılacak bir araştırma bana oldukça faydalı bilgiler sağlayabilirdi.Ancak Suriye'deki iç savaş ve Halep'in tam anlamıyla yıkıma uğraması gibi nedenlerle Halep'e gitmek ne yazık ki mümkün olamadı.Cemil Könne'nin biyografisine ilişkin yukarıdaki bilgilerin tamamı için bkz.http://www.lokmanafrin.com/shahsia&20sakafie3.htm ve http://www.esyria.sy/ealeppo/index.php?p=stories&category=characters&filename=200807232330028 Yine Cemil (Bahri) Könne ile ilgili biyografik birkaç noktaya ilişkin bkz.Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],cilt 6,Halep,2000,s.47-49.Esasında sözkonusu linkleri açtığımızda karşımıza çıkan Suriye ve özellikle de Halep'te meskûn olan ve şehrin tarihi açısından önemli tarihsel şahsiyetler olarak tasvir edilen kişiler arasında Cemil (Bahri) Könne de bulunmasıdır.Dolayısıyla Cemil Könne'nin özelde Halep genelde Suriye toplumunun tarihsel hafızasında önemli bir yeri olduğu aşikârdır.
4-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.47.
5-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.49.
6-bkz.http://www.lokmanafrin.com/shahsia&20sakafie3.htm ve http://www.esyria.sy/ealeppo/index.php?p=stories&category=characters&filename=200807232330028
7-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.49.
8-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.49.Ermenistan'daki arşivlerde araştırma yaptığım dönemde tanıştığım,Suriye'deki iç savaş sonucu Halep'in yerle bir olmasıyla birlikte Ermenistan'a taşınan tarihçi Mihran Minasyan ile yaptığım görüşmede kendisi bana Cemil (Bahri) Könne'nin yukarıda bahsi geçen kitaplarının birinin appendix bölümünde Birecik'teki görevi esnasında kurtardığı Antep Ermenilerinin isimleri ve soy isimlerini yazmak suretiyle Könne adına yazdıkları teşekkür mektubunun yer aldığını belirtmişti.İlaveten,sözkonusu kitabın Halep'teki bir kütüphanede yer aldığını ifade etmişti.Fakat bütün çabalarıma rağmen bu kitaba ulaşmayı başaramadım.Cemil Könne ile ilgili bütün bildiklerini benimle paylaşan Mihran Minasyan'a teşekkürü borç bilirim.
9-1200 nüfustan ibaret Birecik Ermenilerinin şahtorlar (nehir kayığı) inşa ettirilerek nehir yoluyla Zor cihetine sevki hususunda Birecik Kaymakamlığı'na bildirilen yazı hakkında bkz.DH.EUM.2ŞB.68/101,1333 Z 25 [4 Kasım 1915].
10-Bu dönemde Birecik Ermenilerinin kendileri kafileler hâlinde Aralık ayının başından itibaren Rakka'ya gönderilmişlerdir.Bkz.DH.ŞFR 500/16,1331 Ts 20 [3 Aralık 1915].
11-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.49.
12-Hagop Muradyan ile ilgili Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde yalnızca bir belge bulunmaktadır.Sözkonusu belge Halep'e nakli için Dersaadet Amerika Sefareti'nce izin istenen Birecik'te sakin Hagop Muradian hakkında yapılan araştırma neticesinde aynı yerde aynı isimde iki şahıs olduğu anlaşıldığından bunlardan hangisinin kastedildiğinin iyice tahkik edilmesi hususuyla ilgilidir.Bkz.DH.EUM.2ŞB.74/48,1335 R 14,[7 Şubat 1917].Bu belgeden Antepli Hagop Muradyan'ın en azından Şubat 1917 tarihine kadar Birecik'te bulunduğu anlaşılmaktadır.
13-Mihran Minassian,"Hagop F. Muradyan",Les Arméniens De Cilicie:Habitat,mémoire et identité,Raymond Kévorkian,Mihran Minassian,Lévon Nordiguian,Michel Paboudjian,Vahé Tachjian (eds.),(Presses de I'Université Saint-Joseph,Ekim 2012) içinde,s.152.
14-Mihran Minassian,"Hagop F. Muradyan",a.g.m.,s.152.
15-Hayganuşyan 1878'de Antep'te misyonerlerin ve Ermeni cemaatinin önde gelen zengin Ermeni ailelerinin desteğiyle kızlar için kurulmuş ilk okuldur.Hayganuşyan,1915'te kapanmıştır.Bkz.Sarafian,A Briefer History of Aintab,s.87-91.
16-Antep'te Ermenilerin tehcir süreci için bkz.Nubar Bibliothek [BNu]/Fonds A. Andonian,P.J.1/3,file 4;Telegram from the German consul in Aleppo,Walter Rössler,to the embassy in Constantinople,30 July 1915:Lepsius (ed.),Archives du genocide des Arméniens,op.cit.,doc.125,s.119-120;Kevork Avedis Sarafian,A Briefer History of Aintab:A concise history of the cultural,religious,educational,political,industrial and commercial life of the Armenians of Aintab (Union of the Armenians of Aintab,1957),s.8;Stina Khatchadourian,Efronia,An Armenian Love Story (Princeton,2001),s.119;Yves Ternon,The Armenians:History of a Genocide (Ann Arbor,1990,Caravan Books),s.207;Raymond Kévorkian,The Armenian Genocide:A Complete History,a.g.e.,s.606.
17-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.47.
18-Maalesef,Dikranuhi ile Cemil Könne'nin nerede,nasıl tanışıp evlendiklerine dair herhangi bir bilgiye ulaşamadım.
19-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.49.
20-Der,Ermenice'de "Baba" anlamına gelen ve genellikle Ermeni kilisesine mensup dini liderlerin ve papazların aldığı isimlerin başına gelen bir unvandır.
21-Keghart,Suriahay Darekirk [Keghart,Suriye Ermenileri Yıllığı],a.g.e.,cilt 6,s.49.

*Ümit Kurt,Birecik'te Ermeni sürgünlerini ölümden kurtaran Cemil (Bahri) Könne,Toplumsal Tarih,Sayı:253,Ocak 2015,s.84-87.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder