13 Aralık 2014 Cumartesi

Agos'un sözü:"Bu dava 'paralel'e sığmaz"*

Hrant Dink cinayeti,sadece kerameti kendinden menkul "Paralel yapı"nın değil,devlet içindeki başka yapıların,hatta bizatihi devlet yapısının eseridir.

Agos'un kurucusu,genel yayın yönetmeni Hrant Dink'in aramızdan nasıl alındığı,yalnız Türkiye'nin değil,tüm dünyanın malumu.Bu cinayetin devlet kurumları ve onlarla ilişkili,kimi gayri resmi,kimi yarı resmi birimler tarafından nasıl işlendiği ve sonrasında sorumluların cezasız kalması için hangi çabaların gösterildiği de öyle...


Bürokrasi,asker,polis ve medya ittifakıyla işlenen bu büyük cürümün asıl failleri,aradan geçen yedi yılı aşkın zamanda yaşamlarına özgür bir şekilde devam ettiler.Terfiler aldılar,yeni görevlere atandılar,milletvekili,bakan oldular;başka suçlardan girdikleri cezaevlerinden birer vatan kahramanı olarak çıktılar.

Bu karanlık olayın aydınlatılmasını isteyenler,geçen sürede,cinayetin devlet içindeki çeşitli güç odakları tarafından işlendiğini,bu büyük ittifak tümüyle ortaya çıkarılmadıkça,Türkiye devletinin ve onu yöneten siyasi iktidarın ellerini temize çıkaramayacağını söylediler.

Bugün,AK Parti iktidarı ile Gülen cemaati arasındaki on yıllık ortaklığın bozulduğu yeni bir çatışma ortamında yaşıyoruz.İttifakın sona erdiği ortaya çıktığından beri,iki tarafın Dink cinayetini birbirlerine karşı kullanabileceklerini tahmin ediyorduk.Nitekim,soruşturma dosyası üzerinde yıllarca hiçbir adım atmayan,ancak hükümete yönelik yolsuzluk operasyonu sırasında Cemaat’e yakın tutum takınarak iktidarın hiddetini üzerine çeken savcı Muammer Akkaş’ın görevden alınması,Dink cinayeti üzerinde dönebilecek hesaplara dair bir fikir veriyordu.

Nitekim son günlerde,hükümete yakın iki gazetenin manşetleri,Dink cinayetinde asıl sorumluluğun,"Paralel yapı" olarak adlandırılan Cemaat bağlantılı Emniyetçilerde olduğuna dair çarpıcı başlıklara ayrılmıştı.Bu haberler,cinayetle bağlantılı olarak yargılanması gerektiğine inandığımız bazı devlet görevlilerinin,yıllardır dikkat çektiğimiz faaliyetlerine odaklanıyordu.

Ancak,AK Parti iktidarına yakın gazetelerin bir savaş taktiği olarak cepheye sürdüğü bu bilgiler,cinayet hakkında başka gerçekleri,başka bazı sorumluları karanlıkta bırakmaya özen gösteriyordu.O haberlerde,Emniyet içindeki başka grupların,MİT'in,Jandarma'nın,kimi yargı ve bürokrasi mensuplarının adı hiç geçmiyordu.

Bizler diyoruz ki,bu cinayette,devletin türlü kademelerinden görevlilerin ve iktidar için mücadele eden güç odaklarının parmağı vardır.Emniyet de,Ordu da,istihbarat teşkilatları da,bunların medya uzantıları da,cinayette rol oynadı.Bugün kavga eden Hükümet ve Cemaat ise,geçmişte el birliğiyle cinayetin üzerinin örtülmesini sağlamışlardı.Dolayısıyla,Hrant Dink cinayeti,sadece kerameti kendinden menkul "Paralel yapı"nın değil,devlet içindeki başka yapıların,hatta bizatihi devlet yapısının eseridir.

Hrant Dink cinayeti davasını herhangi bir savaş stratejisinin aracı olarak kullananlar,cinayeti tüm yönleriyle aydınlatmaya değil,bazı failleri gölgede bırakmaya hizmet ediyor;işin özünde suç ortaklığını sürdürüyorlar.Bu suçun ortakları ise,iddia ettikleri gibi "Yeni Türkiye"yi inşa edemez,ancak "Eski Türkiye"nin yeni görünümlü ama bildik çirkin yüzü olabilirler.

***


Dün olduğu gibi bugün de yapılması gereken tek şey,Hrant Dink cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması,sorumluların topyekûn yargı önüne çıkarılması ve cezasız kalmaması.Böyle yapılmadığı sürece,gerçeğin sadece bir yüzünün birtakım mizansenlerle paketlenip sunulmasına karnımız tok.


Hrant Dink cinayetinin tamamen Gülen Cemaati üzerine yıkılmak istendiğini,hükümete yakın bazı gazetelerde yayımlanan manipülatif haberleri okuduğumuzda görmüştük.Bu haberler üzerine,Temmuz ayında,"Bu dava 'paralel'e sığmaz" manşetiyle,"Dink davasını bir savaş stratejisinin aracı olarak kullananlar,bazı failleri gölgede bırakmaya hizmet ediyor;işin özünde suç ortaklığını sürdürüyor" demiştik.

Cinayetin tetikçisi Ogün Samast'ın verdiği son ifade ve bu ifadenin yine aynı basın organları tarafından sahipleniliş şekli,aynı oyunun,aynı stratejinin,giderek derinleştirilerek sürdürüldüğünü gösteriyor.Samast,manşetlere taşınan bu son ifadesinde,kamuoyunda cemaatçi olarak bilinen polis şeflerinin adını veriyordu.Gerçeğin sadece bir yüzünü göstermek üzere kurulu bu oyun,başka hiçbir şeyi değil,ancak ve ancak oyunu kuranların ellerinin kirli olduğunu kanıtlıyor.

Bugün,AK Parti iktidarı ile Gülen cemaati arasındaki on yıllık ortaklığın bozulmasının ardından,yeni bir çatışma ve kutuplaşma dönemini yaşıyoruz.Tarafların birbirlerini zayıflatmak için her yolu mübah saydığı bir savaş bu.Anlaşılan o ki,bu kin ve ihtiras dolu ortamda,Hrant Dink cinayeti,iktidar tarafından,Cemaat'e karşı kullanılabilecek bir silah olarak görülüyor.Memleketin en büyük adalet sınavlarından birinin araçsallaştırıldığı çirkin bir plan bu.

Evet,Gülen Cemaati'yle ilişkili olduğu söylenen ve tetikçinin ifadesinde adı geçen emniyet müdürlerinin Hrant Dink'in öldürülmesinde sorumluluğu var.Ama sadece onlar mı?Başta MİT ve Genelkurmay olmak üzere,devlet kurumlarının,Polis'in,Asker'in,Yargı'nın,Bürokrasi'nin ve bütün bunların bağlı olduğu siyasi iktidarın da,Dink'in hedef haline getirilmesinde,öldürülmesinde,öldürüldükten sonra ise faillerin üzerinin örtülmesinde rolü var.Bu apaçık gerçeği,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'yi Dink cinayetinden mahkûm eden kararı ve son olarak da,o kararı referans alan Anayasa Mahkemesi,inkâr edilemeyecek bir şekilde ilan etti.

İşte bu yüzden,dün olduğu gibi bugün de yapılması gereken tek şey,Hrant Dink cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması,sorumluların topyekûn yargı önüne çıkarılması ve cezasız kalmaması.Böyle yapılmadığı sürece,gerçeğin sadece bir yüzünün birtakım mizansenlerle paketlenip sunulmasına karnımız tok.

Bu çirkin oyun,adaleti sağlamayacağı gibi,mutabakatla işlenen bu cinayetteki iktidar sorumluluğunun giderek büyümesi anlamına geliyor.Ve bizler biliyoruz ki,Türkiye,ancak bu sorumluluğun da cezalandırıldığı gün gerçekten "Yeni Türkiye" olacaktır...  

*Agos'un sözü:"Bu dava 'paralel'e sığmaz",Agos,16 Temmuz-10 Aralık 2014.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/7583/agos-un-sozu-bu-dava-paralel-e-sigmaz
http://www.agos.com.tr/tr/yazi/9918/bu-dava-paralele-sigmaz-2

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder