19 Eylül 2014 Cuma

Zabel Yesayan'ı Bulmak:1908-1909 Selanik'ten Adana'ya Umutlar ve Yıkıntılar/Cansu Kılınçarslan**

"1908-1909 Selanik'ten Adana'ya Umutlar ve Yıkıntılar" sergisi etkinlikleri kapsamında Lara Aharonian ve Dr.Talin Suciyan tarafından hazırlanan belgesel filmi "Zabel Yesayan'ı Bulmak" 14 Ağustos 2014 tarihinde "Galeri Birzamanlar"da gösterildi.Osman Köker'in Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu'ndan kartpostalları kullanarak hazırladığı serginin adı "1908-1909 Selanik'ten Adana'ya Umutlar ve Yıkıntılar".Sergide Osmanlı'nın farklı milletlerinin 1908 Devrimi'ne katılımını ve umutlarını yansıtan kartpostallardan örnekler yer alıyor.Bunlardan biri,1 Ağustos 1908'de Beyoğlu Balıkpazarı Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi'nde hürriyet şehitleri için yapılan ayin sonrası Taksim Meydanı'na yönelen kalabalığın görüldüğü kartpostal...Bir diğeri Makedonya'da Anayasa'nın yürürlüğe girmesi için dağa çıkan ve hürriyetin ilanıyla şehre inen Resneli Niyazi Bey'in çetesini gösteren kartpostal...Ayrıca serginin Yesayan'ın kitabı "Yıkıntılar Arasında"(1) ile aynı ismi taşıyan özel bölümünde,1909 Nisan'ında gerçekleşen Adana Katliamı ile çok kısa bir sürede yaşanan hayal kırıklığına dikkat çekiliyor.

Sergi kapsamında gerçekleşen etkinliklerden ilki Zabel Yesayan hakkındaki "Zabel Yesayan'ı Bulmak"(2) belgesel film gösterimiydi.Yönetmenler Dr.Talin Suciyan ve Lara Aharonian'ın da katılımıyla gerçekleşen etkinlikte,Adana Katliamı sonrası yaşananların tanıklığını aktarmasının yanı sıra önemli bir kadın edebiyatçı olan Zabel Yesayan'ın hayatına ve yazdıklarına dikkat çekildi.

Osman Köker film gösterimi öncesinde kısaca Yesayan'ın hayatının bu sergide bahsedilen dönemle ilişkisinden ve filmin yapım sürecinden bahsetti,yönetmenleri tanıttı.Yönetmenler Aharonian ve Dr.Suciyan,Zabel Yesayan'ın belgesel film projesinin geniş bir Zabel Yesayan biyografisinden çok,diaspora ile Ermenistan'daki Zabel Yesayan arasındaki farkı ve kimi eksik bilgilenmeleri azaltmak isteğiyle şekillendiğini ifade ettiler.

Zabel Yesayan 1878 Üsküdar doğumlu,yirminci yüzyılın tanınmış Ermeni entelektüel kadınlarından biri.Filmde Yesayan'ın ailesinin anlatımlarına,devlet arşivlerinden belgelere,Yesayan'ın kendi yazdıklarına,fotoğraflara ve ses kayıtları ile edebiyat eleştirmenlerinin Yesayan'ın eserleri üzerine yaptıkları yorumlara yer veriliyor.

Film,bir takside Zabel Yesayan Sokağı'nın nerede olduğuna dair konuşmalar ve Ermenistan'daki Zabel Yesayan Sokağı'ndaki insanların,"bu sokağa ismini veren kişiyi tanıyor musunuz?" sorusuna verilen yanıtlarla başlıyor.Ardından Yesayan'ın bir kadın yazar olarak İstanbul'daki serüveni tarihi belge ve alıntılarla anlatılıyor.Srpouhi Dussap'ın Yesayan üzerindeki etkisinden bahsediliyor ve otobiyografisi "Silahtar Bahçeleri"nden(3) şu alıntı okunuyor:

"Bayan Dussap edebiyat dünyasına atılmaya aday olduğumu duyduğunda,bu yolda kadınları defne yapraklı taçlardan ziyade dikenlerin beklediğini söyleyerek uyardı beni.Bizim gerçekliğimizde,bir kadının ortaya çıkıp kendisine bir yer edinmek istemesine tahammül edilmediğini,bunu aşabilmek için,vasatın çok üzerine çıkmak gerektiğini söyledi ve ekledi:'Bir erkek ortalama bir yazar olabilir,ama bir kadın asla.'"

Yönetmenlerden Lara Aharonian,Yesayan'ın ortalamanın üzerinde bir yazar olmanın yanı sıra Osmanlı'da kadın sorunları hakkında da pek çok makale yazan,feminist tarihyazımı için de oldukça önemli bir kadın figür olduğunu ekledi.1917 yılında yayınlanan romanı "Verçin Pajagı (Son Kadeh)",kadınların istemedikleri kişilerle evlendirilmelerinin yarattığı tahribatı konu ediyordu.(4) Bu alandaki çalışmaları,makaleleri ve gazetelerde yazdıklarıyla çoğaltılabilir.

Sorbonne'da edebiyat ve felsefe derslerini takip eden Zabel Yesayan İstanbul'a ancak 1908'de dönmüştür.Filmde Yesayan'ın hayatının dönüm noktalarından biri olarak 1909 Adana Katliamı sonrası katıldığı yardım ekibiyle bölgede yaptığı görüşmelere ve canlı tanıklığına dikkat çekiliyor."Yıkıntılar Arasında" kitabının 1912 yılında burada yaşananların ve yazarda bıraktığı etkinin aktarılması ihtiyacından ortaya çıktığı ifade edildi.

Zabel Yesayan'ın ismi,takip eden günlerde "Sakıncalı Ermeni Entelektüeller Listesi"nde yer almıştır.1915'te bu liste açık edilince,listede yer alan isimlerin evlerine baskınlar düzenlenmiştir.Belgeselde,kaynaklara göre Yesayan'ın önce hastanede saklandığı sonra da Bulgaristan'a geçerek bu ortamdan kaçtığı anlatılıyor.1917 yılında Bakü'ye geçtiği,1921'e kadar burada,1915 sonrasında yetimleri topladığı ve hayatta kalanları kayda geçirdiği anlatılıyor.Ardından Sovyet Ermenistan'ında yaşamaya ve üniversitede ders vermeye başladığı söyleniyor.1934'te Sovyet Yazarlar Birliği'nin Moskova'daki ilk toplantısında yaptığı,"rejimi tehdit eden" konuşma hayatının dönüm noktalarından bir diğeri olarak değerlendiriliyor.Konuşmanın içeriğine ilişkin yeterli bilgi verilmemekle birlikte,belki bu konuşma belki de daha genele yayılan politik tutumu sebebiyle 1937'de Stalin rejimi tarafından Sibirya'ya gönderildiğini anlıyoruz.Ermeni Konferansı'nda Yesayan'la ilgili sunuş yapan Elif Şafak'a göre sürgünün sebebi,Zabel Yesayan'ın eleştirel bakışlı bir entelektüel olmasıdır,sosyalizme yakın olmasına rağmen,eleştirel duruşundan ötürü kısa zamanda Stalin rejiminin damgaladıkları arasına girmiştir.(5) Ancak film sonrasındaki konuşmalarda,daha genel tabloya bakıldığında tutuklanmasının kaçınılmaz olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Filmde Zabel Yesayan'dan Sibirya sürgünü sonrasında kızı Sophie ve oğlu Hrand'a yazdığı,çocukları merak ettiğini gördüğümüz mektupları görüyoruz,ancak bir süre sonra bunların da kesildiği ifade ediliyor.Ölüm tarihi 1943 olarak tahmin ediliyor,mezar yerine dair herhangi bir bilgi yok.

Filmden sonra yönetmenlerle yapılan konuşmada Batı Ermenilerinin Zabel Yesayan'a karşı mesafeleri değerlendirildi.Dr.Talin Suciyan'ın bu konudaki açıklaması,Batı Ermenileri açısından da siyaseten üretilen,ulus-devlet gibi olmasa da benzer ama başka türlü kurumsallaşmış bir tarihyazımı olduğunu hatırlatarak başladı.Anlaşılan o ki Sovyet Ermenistan'ını ütopik bir yer,hayali bir güven alanı olarak tarif eden Zabel Yesayan o tarihyazımının bir parçası olamıyor.Dr.Suciyan,Zabel Yesayan biyografisinin eksik kısmının Sovyet Ermenistan'ı hayranı olduktan sonraki dönem olduğunu,o döneme çok yer verilmediğini ifade etti.Ayrıca Yesayan'ın daha önce üye olmasa da bir şekilde temasta olduğu Taşnaktsutyun'la ilişkileri,Sovyet Ermenistan'ı ve Taşnaktsutyun arasındaki yol ayrımı gibi çeşitli değişkenlerin tarihyazımı dışında bırakılmasında etkili olabileceğini ekledi.

Bu belgesel,sinematografik yetersizlikler,1934'te Sovyet Yazarlar Birliği'ndeki konuşmanın detaylandırılmaması gibi bazı eksiklere karşın Yerevan'da aile üyeleriyle yapılan görüşmeler ve Zabel Yesayan'ın özel eşyalarından oluşan sergiye filmde yer verilmesiyle yazara ilişkin samimi bir ilgi uyandırıyor.Ayrıca feminist tarihyazımı açısından da bu mütevazı çalışmanın önemli olduğunu düşünüyorum.Serpil Çakır'dan alıntıyla "Politik bilgi ancak araştıran kadınla,araştırılan kadın arasında ortak bilinçlenme deneyimi gerçekleştiğinde mümkün olabilecektir."(6) Böyle bir deneyimin yaşanabilmesi ise ancak bu tür karşılaşmalara fırsat veren yazılı ve görsel çalışmaların artırılması ve sergilenmesiyle mümkün olacaktır.Bu karşılaşmanın etkisi önemli bir kadın edebiyatçıyı okuma isteğinin yanı sıra,bu buluşmalara engel olan siyasete duyulan öfke ve eleştirileri de beraberinde getirecektir.Türkçe yayınlanan Zabel Yesayan kitaplarının sayısının artması umuduyla...

*Haberi hazırladığımız günlerde Ümit Kurt ve Alev Er,Zabel Yesayan tarafından kaleme alınan Paris Konferansı'nda Ermeni Delegasyonu'nu temsil eden Boğos Nubar Paşa'ya sunulan 11 sayfalık rapora ulaştılar.Bu raporda Yesayan,1915 ve sonrasında Ermeni kadınların maruz kaldığı kötü muameleyi anlatıyor.(7)

***

1-Zabel Yesayan,Yıkıntılar Arasında;(çev.) Kayuş Çalıkman-Gavrilof,İstanbul:Aras Yayıncılık,2014.
2-Zabel Yesayan'ı Bulmak;(yön.) Dr.Talin Suciyan ve Lara Aharonian,Ermenice (Türkçe altyazılı),2008.
3-Zabel Yesayan,Silahtar Bahçeleri;(çev.) Jülide Değirmenciler,İstanbul:Belge Yayınları,2006.
4-İstanbul Kadın Müzesi Arşivi'nde kitapla ilgili bilgi veriliyor.(http://www.istanbulkadinmuzesi.org/zabel-yesayan) [16 Ağustos 2014]
5-Elif Şafak,"Sürekli Sürgün:Zabel Yesayan Üzerine Bir İnceleme" (http://www.elifsafak.us/yazilar.asp?islem=yazi&id=338) [15 Ağustos 2014]
6-Serpil Çakır,"Feminist Tarihyazımı:Tarihin Kadınlar İçin,Kadınlar Tarafından Yeniden İnşası";21. Yüzyıla Girerken Türkiye'de Feminist Çalışmalar:Prof.Dr.Nermin Abadan Unat'a Armağan,İstanbul:Koç Üniversitesi Yayınları,2011,s.507.
7-Ümit Kurt ve Alev Er,"Bu feryat yüz yıldır duyulmayı bekliyor",Agos,21 Ağustos 2014.(http://www.agos.com.tr/tr/yazi/7811/bu-feryat-yuz-yildir-duyulmayi-bekliyor-agos-un-manseti)

**Cansu Kılınçarslan,Zabel Yesayan'ı Bulmak:1908-1909 Selanik'ten Adana'ya Umutlar ve Yıkıntılar,Toplumsal Tarih,sayı:249,Eylül 2014,s.[10]-11.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder