22 Eylül 2014 Pazartesi

Diaspora Türkiye demektir/Ragıp Zarakolu*

"Yerevan V. Ermeni Diaspora Konferansı"ndan selamlar.Biliyorsunuz "diaspora" sözcüğü,bizim resmi söylemimizde,ister tarih alanında olsun,ister günlük medya dilinde şeytanlaştırılmış bir kavramdır.

Oysa "diaspora",Anadolu demektir,Mezapotamya demektir,Türkiye demektir,tarihi Ermenistan demektir.

Yüz yıl,oradan sanki yabani bir ot gibi sökülüp atılan,kökten bu coğrafyaya ait olan insanların ardıl kuşaklarını,bu coğrafyaya olan aidiyetlerini,bağlılık ve sevgilerini silmeye yetmemiştir.

Bin yıl da geçse silmeyecektir.

Bu coğrafyanın en yurtsever insanları onlardır!

Ama Hitler’den bizim 28 Şubatçı'larına bin yıllık saltanat hayali kuranlar tarihin çöplüğüne atılmışlardır.

Bugün bin yıllık saltanat,hilafet vb. hayali kuranları da bu coğrafya bir safra gibi bünyesinden söküp atacaktır.

Kimse bu coğrafyaya tapu çıkarmaya kalkmasın tek başına,çünkü insanlığın bu coğrafyada tüm renkleri ile ortak bir tapusu vardır.1999 yılında birincisine katılma fırsatı bulduğum Diaspora Konferansı,yine bir Birleşmiş Milletler Toplantısı gibiydi.

O zaman 52 ülkeden temsilci vardı,bu kez 60 küsur...Biliyorsunuz son onbeş yıldır,egemen ulus egoları karşısında,hayli boşanma vakası meydana geldi.

1915 Ermeni Soykırımı,Ermeni toplumunu bir dünya toplumu haline getirdi.

İnsanlar nerelere nerelere savruldu.

Ama ondan önce de Ermeni cemaati,tarihsel anavatanları olan Ermeni Platosu dışında,birçok ülkede mevcuttu.Bunun önemli bir sebebi ise imparatorluklar arası savaşların hep Ermeni vatanı üzerinde vuku bulmasıydı.Yunan-Pers savaşlarından,Roma ve Bizans'ın doğu sınır savaşlarına,Osmanlı-Timur savaşından,Osmanlı-İran savaşlarına,Rus-Osmanlı ve Rus-İran savaşlarına kadar...

Oradan oraya sürülmüş bir halktır Ermeniler.

İran şahının aklına esmiş,bugün Nahçivan denen Culfa'dan sürüp atmış,Yeni Culfa'ya yerleştirmiştir onları.İran Ermeni toplumu kadimdir.Bırakın Tahran'ı,Tebriz'inden Isfahan'ına,önemli İran kentlerinin ayrılmaz tarihi parçasıdır onlar.

Mısır Ermeni toplumunun kökleri Osmanlı öncesine dayanır.En örgütlü,gazetesi,yayınevleri ve sanatçıları ile en köklü toplumlardan biridir onlar.Mesela Tokat kenti üzerine araştırma mı yapacaksınız,bin küsür sayfalık harika bir kitap 1950'li yıllarda çıkmıştır Kahire'de.Elbette İskenderiye'nin de hakkını yemeyelim.

Los Angeles'ta,Stepan Asturyan diye bir akademisyen ile tanışmıştım.Doğum yeri Afrika'nın ortası Çad'tı.

Etiyopya'ya giderseniz,sorun 1930'lu yıllarda İmparator Haile Selasiye ülkenin ilk ulusal marşını kime besteletmişti diye.

Kevork Amca diye yanıt alırsınız.

Peki Kevork Amca ile yeğenini tarihin hangi dalgası atmıştı yine kilisesi ile de kadim olan bu ülkeye?

1915 Mezalimi,1915 Büyük Suçu,1915 Soykırımı...Adına her ne derseniz deyin!

Büyük bir aileden bir tek bu amca ve yeğen sağ kalmıştı.Ülke adlarının Ermenicesi de bana sanki masal adları gibi geliyordu:

Rusistan,Çinestan,Çekistan,Lehistan vb.

Acaba Elbistan da eski bir ülkenin mi adıydı?Eh,1975 sonrası vahşet döneminin sonucu,Londra başta,bir Elbistan diasporası dünyaya yayılmış vaziyette değil mi ve Elbistan'dakilerden çok Elbistanlı ülke dışında yaşamıyor mu?

Yok etmeci,arındırmacı,zorunlu sürgün sistemi Ermeniler,Süryaniler,Rumlar yanında,örtülü biçimde,bütün "farklı" olanlara karşı dayatılmadı mı?

1980 sonrası etkin bir "sol diaspora" Avrupa'da oluşmamış mıydı?

Bugün artık kalmamış,erimiş,kimliğini yitirmiş ve çoğunluğu ulusallaşmış olsa da.

Dalga dalga 1970'lerden itibaren büyük bir Kürt diasporası oluşmadı mı?

Onun ilk dalgası Kemalist Ankara'nın 1920 ve 1930'lu yıllarda izlediği tedip ve tenkil seferleri değil miydi?

Bir "Alevi" diasporası bir gerçeklik değil mi?Bir Yunanistan olduğu için,varolsa da "Elen" diasporası artık eskisi kadar güçlü değil.Ermeni diasporasının bu kadar güçlü nedeni de,"Batı Ermenistan" diye bir ülkenin,haritadan kökten silinmesidir.

Ortadoğu'da yükselen Yeni Cihadçılık;Azerbeycan'ın,Saddam gibi petrol zenginliği ile egosunun şişmesi sonucu;ateşkese karşın,Ermenistan ve Karabağ karşısında sürekli provokatif saldırılarda bulunması;Ermeni toplumunun geçmişteki bütün acılarını yeniden canlandırdı.

Êzidîlere yönelik soykırım girişimi,Ermeni toplumlarında daha farklı bir duyarlılık yarattı.Elli derece çoluk çocuk,kadın ihtiyar,Sincar dağına sığınanların fotografları sanki 1915 Ermeni Tehciri fotoğraflarının bir kopyasıydı.

Ermeni Halep'i bir yıkıntı artık:Kuşatma altındaki Leningrad'ı andırıyor.

1915 Soykırımı'ndan sonra hayatlarını kurup,orada kök salan aileler yeniden amansız bir kırımın tehditi altında.

1916 Der Zor'da işlenen Soykırım'ın anısına Megadeh toplu mezarının bulunduğu yerdeki Şapel havaya uçuruldu;İtalyan faşistlerinin siyah giysilerini kendine esvap yapan,SA birlikleri gibi gösterişli yürüyüşler yapan,kara maskeli Cihadistler tarafından.

Abdülhamid tarafından icat edilen ritüel ile Osmanlı'nın kurucusu ilan edilen Süleymanşah Türbesi üzerinden Suriye politikasına müdahil olan Ankara'nın Megadeh'in havaya uçurulması,insanlık kültür mirasının parçası olan Malula'ya saldırılması ve tahribi ya da Kessab'da,Ancar'da yaşananlar karşısında Ankara'nın en küçük bir tepkisi olmadı.

Şii türbelerinin ve camilerinin havaya uçurulmasına karşı en küçük bir refleksi olmayışı gibi.

Daha IŞİD çıkmadan,kaçırılıp katledilen Hristiyan din adamları için en küçük bir tepki göstermeyişi gibi.

Bunlara ABD'nin de AB'nin de bir tepkisi olmadı.Ne zaman ki kendi yurttaşlarının birinin kellesi alınana kadar.

Yaptıkları da sivil-sivil olmayan ayrımı yapmadan bomba yağdırmak,İsrail'in yaptığı gibi...

Hristiyan,Alevi,Şii veya Yahudi,hiçbirinin Batı nezdinde bir değeri yok!

Arap,Türk ve Fars milliyetçiliklerinin şeytan üçgenine sıkışmış olan Kürtler,yirmibirinci yüzyıla,soykırım tehdidi altındaki halklar listesinin en başında yeralıyor.

Ve Suriye'de "Alevi kellesi" almak,çırıl çıplak soyulup kurşuna dizilmek bir vaka-i adiye olmuş vaziyette.

Ve bir Türkmen'in Şii ise hiç şansı yok!

Cehennem artık Ortadoğu’da.

IŞİD ise bir zebaniler güruhu.

Ve bu cehennemi yaratan Tanrı değil,şirazesinden kurtulmuş insanoğlu!..

*Ragıp Zarakolu,Diaspora Türkiye demektir,Özgür Gündem,22 Eylül 2014.

http://www.ozgur-gundem.com/index.php?module=nuce&action=haber_detay&haberID=119062&haberBaslik=Diaspora%20T%C3%BCrkiye%20demektir&categoryName=&authorName=%20&categoryID=&authorID=

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder