6 Temmuz 2014 Pazar

İsrail Şiddetinin Kökenleri/Tony Cliff*

Geçmişe Filistin'deki kendi deneyimlerime baktığımda bugünkü dehşetin küçük başlangıçlardan itibaren nasıl geliştiğini görebiliyorum.Siyonizm;"Yahudi Ayrılıkçılığı" ve "Yahudi Anavatanı" inancı devlet şiddeti içinde gelişti.Ailem 1902'de Filistin için Rusya'yı terkeden birkaç bin kişilik gruba katılan öncü Siyonistlerdi.

Bir Siyonist olarak yetiştim,ama Siyonizm o zamanlar bugün gördüğümüz çirkin yüzüne sahip değildi.Ne var ki Araplar ve Siyonistler arasında köktenci bir ayrım her zaman olagelmiştir.Aynı ayrım Siyonistleri ve diğer insanları geldikleri ülke üzerinden ayırır.Ondokuzuncu yüzyıl Rusya'sına bakarsanız bu açıktır.1891'de Çar II. Aleksandr suikaste uğradı.Ertesi yıl Rus aşırı sağı Yahudilere karşı bir pogrom örgütledi."Bir Yahudi öldür,Rusya'yı kurtar" dediler.Sosyalistler buna Çarizm ve Sağ ile savaşta birlik önererek tepki verdiler.

Ama ikinci bir tepki daha vardı -Siyonizm.Siyonistler şunu öne sürdü:"Yahudiler kimseye değil,yalnızca kendilerine güvenebilirler." Bunun ardından ilk gruplar Filistin için Rusya'yı terkettiler.Bundan sonraki her pogrom aynı iki tepkiyi yarattı.Bir kısım genel devrimci harekete katılırken diğerleri ayrılmayı seçti.

Siyonistler Filistin'e geldiklerinde ayrılıklarını vurgulamaya devam ettiler.(...)

1944'de Tel-Aviv pazarının yanında yaşıyorduk.Bir sabah eşim genç bir adamın gidip ürünlerini satan bütün kadınlarla konuştuğunu gördü.Bazılarını rahat bıraktı ancak bir kısmının sebzelerinin üzerine mum döktü ve yumurtalarını ezdi.Güney Afrika'dan yeni gelmiş olan eşim buna inanamadı ve "Neler oluyor?" diye sordu.Olan gayet basitti.Adam malların Arap ya da İbrani ürünü olup olmadığını kontrol etmiş ve Arap olanları yok etmişti.Şimdi;bu davranış hâlâ küçük ölçekteydi ve bazı Siyonistler hâlâ solcu gibi konuşuyorlardı.Örneğin Siyonist yayıncılar Lenin ve Trotsky'nin eserlerini basıyorlardı.Yerleşimcileri yasal yollarla çıkartarak ele geçirdi ve Siyonistler binlerce işsiz Arap'a karşı sistemli bir ayrımcılık uyguladı.Araplar nüfusun yüzde 80'ini oluşturmasına rağmen biri bile benim okuluma gelmedi.Ebeveynlerim aşırı Siyonistlerdi.Babam bana şunu söylemişti:"Bir Arap'a bakmanın tek yolu ona bir silahın arkasından bakmaktır." Asla bir Arap ile aynı evi paylaşmadım.Siyonistler kendi sendikalarını oluşturdular.İki farklı politik fondan beslenen Histadrut.Birinin adı "İbrani Emeğinin Savunması" iken diğerinin adı "İbrani Ürünlerinin Savunması" idi.Bu fonlar Yahudi teşebbüslerinde Arapların çalışmasını ve Arapların ürettiği malların Yahudi pazarına girmesini engellemek için kullanıldı.Onlar (Araplar) Siyonist ticarete zarar verecek hiçbir şey yapmamışlardı.

Ama Araplara karşı olan kin merkezi düzeyde güçlü kalmaya devam etti.Hiçbir Arap asla kibbutz hareketine ya da sözde "Sosyalist" kolektif çiftliklere girmedi.Yahudilerin sahip olduğu toprağın çoğunluğu yönetmeliği Arap malikleri yasaklayan Yahudi Ulusal Fonu'na aitti.Bu ise bütün Filistin'den Arapların sürülmesi anlamına geliyordu.1946'da Filistin'den ayrıldığımda 300 bin nüfuslu Tel-Aviv'de bir tek Arap bile oturmuyordu.Nottingham'a,nüfusu Tel-Aviv ile aynı düzeyde olan bir şehre gittiğinizi ve hiç İngiliz bulamadığınızı düşünün.

Açıkça belli ki Siyonistler ile Araplar arasında bir nefret var.Siyonistler çoğunluğa güvenmeyen azınlık yardıma ihtiyaç duydular ve bunun için daima Filistin'i daha önce kontrol etmiş emperyalist güçlere baktılar.Bu ilk başlarda belirgin değildi.Siyonist liderler Alman idarecilere sürekli Filistin'de gelişecek bir Siyonizm'in onların çıkarlarına uygun olacağını söylüyorlardı.

Devrimci Sosyalistler için anahtar işçi sınıfını Nazilere karşı örgütlemek olmalıdır.Siyonistlerin itirazı şudur:"Yahudiler Hitler'in kurbanlarıdır" ve dolayısıyla bütün Almanlar Yahudilerin düşmanıdır.1933'de Alman işçiler Hitler'e karşı bir kitle mücadelesi olmadan yenildiklerinde Siyonizm son derece güçlendi.Bir hareket bir kez kesin bir momentuma ulaştıktan sonra eğer daha büyük bir ölçekte yeni bir hareket ortaya çıkmazsa durdurulamaz.Eğer Yahudiler Almanlara güvenemiyorsa,onlar için güçlü Siyonist bir devletin tek cevap haline gelmesini doğal karşılamak gerekir.1917'de İngiltere Filistin'i işgal ettiğinde,Siyonist liderler muhafazakâr Dışişleri bakanı Balfour'a yazarak İngiltere'nin çıkarlarının Filistin'de güçlü bir Siyonist varlığı gerektirdiğini öne sürdüler.Ayrıca İkinci Dünya Savaşı'nda,Amerika'nın ana emperyalist güç olduğu açık hale gelince başta Ortadoğu'dakiler olmak üzere Siyonist liderler odaklarını Washington olarak değiştirdiler.Siyonistler eğer satılık değillerse daima kiralıklardı.Siyonizm'in mantığı yani Yahudi olmayan tüm nüfustan ayrı olma hali ister Rusya'da,Polonya'da ister Filistin'de olsun emperyalizme bağımlılığa neden oldu.Nazizm ve onun yükselişi önemlidir.Alman işadamları Hitler'i Yahudilerden korktukları için değil Alman işçi sınıfından korktukları için desteklediler.Hem Yahudiler hem de Alman işçiler Hitler'in kurbanlarıydı.

Filistin'e dönersek Siyonist zorbalık gelişiyordu.1948'de ilan edilen İsrail Devleti yüzlerce Filistinliyi evlerinden süren bir terör dönemi sonucunda varolabildi.Devlet Deir Yasin köyünde yapılan 240 sivilin öldürüldüğü "sınırlı" bir katliam ile doğdu.Erkek,kadın ve çocuklar boğazlandı,bazıları henüz canlı iken köyün kuyusuna atıldı.Orası iyi bildiğim bir yerdi evimden sadece birkaç mil uzaktaydı.O zamandan beri bedel ödeyen sadece Araplar değil.İsrail'in daimi müttefik arayışı onu hızlı bir şekilde dünyanın en gerici rejimlerinin askeri ekipman sağlayıcısı haline getirdi.

Moshe Dayan,İsrail Savunma Bakanı 1966'da iki ayını Güney Vietnam'da ABD'nin kukla hükümetine rehberlik ederek geçirdi.İsrail,Şili'ye,Ian Smith Rodezya'sına ve ABD Başkanı Carter'ın insan hakları ihlalleri nedeniyle silah ambargosu uyguladığı tüm ülkelere silah sağladı.İsrail polisi İran Şahı'na önerilerde bulunurken,İsrailli bilimadamları Güney Afrika için nükleer silah geliştirdiler.Bazı insanlar baskının daima ilerlemeye yol açacağını öne sürüyor.Yahudiler korkunç bir baskıyla karşılaştılar ama bu onların ilerici ya da devrimci olmalarını garantilemedi.Aslında güçsüzlükle birleşen baskı gericiliğe yol açar.Siyonizm'in çekirdeği tüm ilerici güçlerden Rusya'daki devrimci güçlerden Ortadoğu'daki anti-emperyalist güçlere ayrılma anlamına geldiğinden hikâyenin gerisi doğal olarak gelişti.Bugün İsrail,Lübnan'da açıkça faşist bir organizasyon olan Falanjistlerle işbirliği yapıyor.

Şaşırmıyorum 1930'larda Begin'in (şimdi İsrail Başbakanı) örgütü Irgun'un Hitler selamı verip kahverengi gömlekler giymesini hatırlıyorum.1935'de İsrail'in asla sivilleri öldüreceğine inanmazdım.Araplara ayrımcılık uyguluyordu ama hepsi buydu.Ama bugünün acımasız dünyasında her ayrım genişliyor ve "Yahudi Ayrılıkçılığı" ayrımı bugün Lübnan'da gördüğümüz dehşeti ortaya çıkartıyor.Bu canavarlıklar Siyonizm'in doğasıdır.Dahası korkarım gelecekte Siyonistlerin çok daha kötüsünü yaptıklarını göreceğiz... 

*Tony Cliff,İsrail Şiddetinin Kökenleri,Tony Cliff Arşivi.

https://tonycliffarsivi.wordpress.com/tag/siyonizm/





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder