7 Mart 2014 Cuma

"İyi,kötü ve fakir Ermeniler"/Alin Ozinian*

Uzun uzun anlatıldı."'Pis',Ermeni diasporası dediğiniz,evinden,yurdundan sürülmüş,Anadolulu Ermeni'dir" denildi."Özlemi vardır,dedesinin miras bıraktığı Türkçe kelimeler hâlâ gündelik hayatındadır,vatanını unutamamıştır" denildi.

"Bu diaspora,Ermenistan'ın değil Türkiye'nindir,sürülmeden kesilmeden bu insanlar Osmanlı tebaasıydı" denildi."Ermenileri,fakir Ermenistanlılar,kötü diasporalılar,zavallı Türkiye Ermenileri diye gruplara ayırmayın,bu doğrultuda siyaset geliştirmeyin,hiçbiri yekpare değil" denildi.Ama demek ki bugüne kadar arpa boyu yol gidilmemiş...

Öcalan'ın "İslam sentezi" tadındaki Newroz konuşmasını tam hazmedemeden KCK liderlerinden Besse Hozat ile Rıza Altun'un "Ermeni ve Rum lobileri" söylemleri ile karşılaştık.Çok fazla da şaşırmadık zira İmralı zabıtlarını okumuştuk...Paris katliamının muhtemel sorumluları üzerinden konuşmaları yapılırken de tanık olduk,Ermeni diasporası bu yaratılmaya çalışılan sözde İslam sentezinin yapay düşmanı haline getirildi.

Modası geçmiş sol jargon sandığımız anlayış,"kapitalist modernite","uluslararası sermaye","para-kapital ve milliyetçilik" gibi sözcüklere bir de anlamayan olursa diye eklediği "lobiler" ile tam olarak Ermeni diasporasını kastediyor.Bunu anlamak için çok zeki olmaya gerek yok.Öcalan'ın "Kürt sorununda çözümden hoşlanmayanlar" diye ilan ettiği  "paralel devlet" yapısının içine "Ermeni lobileri" ustalıkla ilk baştan beri yerleştirilmişti.Öyle ki Hozat'ın açıklamalarından sonra Öcalan'dan özür beklemek pek mantıklı değildi.Peki,bu bir özür mektubu değildiyse ne mektubuydu?Kime yazılmıştı?Adalet Bakanlığı onaylı,özeleştiriden uzak ve muğlak ifadelerle dolu mektup açıkça belli edildiği gibi Hrant Dink'in ölüm yıldönümüne özel olarak yazıldı.Ama daha sonra anlaşıldı ki "Ermeni halkı" Öcalan için Agos okuyucusu demekmiş.Anadolulu Ermenilerden İstanbul'da yaşayanlar "kardeş",küçük yaşta yurtdışına gitmek zorunda kalanlar "kapitalist sermayenin" kirli aktörleri;yani lobicilermiş.

"Soykırım" demiş mi?Demiş."Türkiye tarihinle yüzleş!" demiş mi?Demiş.Memnun olanlar var mı?Var.Fakat söylemler,imalar,cümleler hep teorik.Bu coğrafyadaki soykırımlardan biridir Ermeni Soykırımı denmiş,diğerlerinin hangileri olduğunu tahmin etmek size kalmış.Nihayetinde söylemler "yuvarlak"."Kapitalist güçlerin kışkırtması" ve "emperyalizm" diye net açıklanamayan bir hayalet kavram her paragrafta bulunuyor.Hamidiye Alayları'ndan bir nebze söz edilmemiş,Kürtleştirilen Ermenilerden,gelin edilen çocuklardan,Ermenilerin bugün hâlâ talan edilen mezarlıklarından,eski Kürtçe adlarına kavuşulması konuşulurken eski Ermeni adları hesaba hiç katılmayan şehirlerden...Sergilenen duruşa sol jargon makyajı yapılsa da,alttan sırıtıyor...Aslında çok egemen,aslında çok muktedir bir dille karşı karşıyayız.BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın iki yıl önceki dil sürçmesini hatırlayalım:"Aklınızı başına alın.Kürtler 1915'lerdeki Ermeniler değil ki katledesiniz,Kürtler 6-7 Eylül'ü yaşayan Rumlar,Yahudiler değil ki zulüm edesiniz..."

Bu sıkıntılar bir tarafa,dikkatimizi çekmeyen ya da odaklanmak istemediğimiz bir başka konu var.Soykırım bugün sadece Türkiye'de yaşayan Ermeniler ile halledilecek bir sorun mu?Ermenilere yönelik bir mektubun alıcısı sadece Agos okurları mı?Türkiye'de Ermeni olduğu için haksızlığa uğrayan,baskı gören,hatta katledilen "son Ermeni" Öcalan'ın dediği gibi Hrant mı?Ne yazık ki,Cumhuriyet tarihi,Ermeniler ve diğer azınlıkların korkunç tarihidir de aynı zamanda.Tarihle yüzleşme konusu 1915 ile sınırlı değil.Kesildikten sonra bir türlü bitmeyen Varlık Vergisi,"Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları,6-7 Eylül Olayları,Kıbrıs çıkarması,1980 askeri darbesi ve her türlü siyasî çalkantıda zarar gördüler ve Türkiye'yi terketmek zorunda kaldılar.Sevag Balıkçı,24 Nisan sabahı "yanlışlıkla" öldürüldü.Samatya'da Ermeni yalnız kadınlar hâlâ tedirgin.Sevan Nişanyan "kaçak inşaat"tan mahkûm.2015'e az bir zaman kala,Türkiye kendini zor durumda hissediyor.Bu normal.Diasporaya "tu-k.ka" denildi,"Türk düşmanı" ilan edildi,lobidir,paralel devlettir diye suçlanıldı,dolayısıyla bu turda diaspora ile bir "hokus-pokus" yapılması,tansiyonun düşürülmesi mümkün değil.Ermenistan ayağı ise zaten uzun süredir tıkanmış durumda.Önşartsız (Soykırımı kabul etmeden) diplomatik ilişkilerin tahsisi ile sonuçlanabilecek protokol sürecini yıllarca dondurduktan sonra,Davutoğlu geçen aylarda Yerevan'da bakanlar seviyesinde düzenlenen KEİ toplantısından yararlanarak Ermenistan'a "Bazı Türkiyeli Ermeni gazetecileri" de uçağına davet ederek bir ziyaret gerçekleştirdi."İyi" Ermenilerin,"zavallı" Ermenilere bir etkisi olur ümidiyle...

Davutoğlu'nun "durum kurtarılır mı" denemeleri "siz Karabağ'da iki köyden çekiliverin,biz de bakarsınız sınırı bir ucundan açarız" teklifinin kabul görmemesiyle protokoller,"biz dedik onlar yanaşmadılar" mührü ile indirildiği raftan tekrar yerine kaldırıldı.Sonuçta 2015'e az kala problemleri çözme hedefinde ümit Ermeni yelpazesinin "yumuşak karnı" olan Türkiye Ermenileri.Kartlar bu doğrultuda açılıyor ve kabullenmek acı da olsa Öcalan,"2015 Türkiye siyaseti" konusunda hükümete yardım etmeye çalışıyor.O yüzden öneriler sadece,"devlet gerçekler ile yüzleşmeli" seviyesinde kalıyor.Ama bu yüzleşme için yıllardır uğraşanlar Ermeni halkını "ırkçı-milliyetçi tuzaklara" düşürenler olarak tanımlanıyor.Kısacası Türkiye dışındaki Ermeniler bu tartışmada-uzlaşmada saf sayılmıyor.Türkiye gibi çok etnik kimlikli ve çok dinli bir coğrafyada tarihi bir hatayı "biz yerli,siz yabancı,biz milli,siz gayri milli" vurgularıyla "bin yıllık İslam kardeşliği" ve "Misak-ı Milli penceresinden" esinlenerek çözmeye çalışmak,yüz yıllık çözümsüzlüğe kullanışsız bir astar daha atıyor.En önemlisi,geçmişten alışık olduğumuz ve kabak tadı veren "Ermeni komşularımız vardı,çok severdik,ne güzel topik yaparlardı,neden gittiler?.." yaklaşımının yerini artık,yeni bir aklanma metoduna dönüşen "Ermeniler şöyle böyle ama biz Hrant Dink'i çok severdik" sakızına bırakması...Dilim varmıyor ama bu en kaba tabirle "en iyi Ermeni ölü Ermeni" demek...

2015 yaklaşırken anlamamız gereken,acının tüm Ermenilerin acısı ve hepsinin bu konuda söz sahibi olduğu.Tüm Ermeniler kulak verilmeyi ve kaale alınmayı hak ediyor.Ben Dink'i severdim,Agos okurunu tercih ediyorum gibi bir durum korkarım mümkün değil...

*Alin Ozinian,"İyi,kötü ve fakir Ermeniler",Zaman Yorum,2 Mart 2014.

http://www.zaman.com.tr/yorum_iyi-kotu-ve-fakir-ermeniler_2202575.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder