10 Ocak 2014 Cuma

Jön Türklerin cevabı gaddarca/Rouben Mirzakhanian*

Ermenilerin yaşadığı bölgelerde bağımsız Ermenistan taleplerimizin olduğu doğru.Akılcı bir yaklaşım bu.Ama,Jön Türkler en kötü ve gaddarca cevabını verdiler bu isteğe.O da bir halkı fiziksel olarak yok etme.Ermeniler yoksa,sorun da yok.

Ramgavar Liberal Partisi,Ermenilerin Anadolu'da kurduğu ilk siyasi parti olan Armenakan'ın devamı olarak 1920 yılında kurulmuş.Armenakan 1885 yılında Van'da "Batı Ermenistan"ın bağımsızlığı için kurulmuş.Hınçaklar İsviçre'de,Daşnaklar da Tiflis'te bu partiden sonra kurulmuşlar.Armenakan'ı diğer iki partiden ayıran bir diğer özellik de,içlerinde sosyalist olmayan tek parti olması.Ramgavar,1921–1990 yılları arasında yurtdışında faaliyet gösterdikten sonra,1990 yılında resmi parti olarak Ermenistan'da da tanınmış.Ramgavar Partisi'nin bugün 12 yayın organı var.Ermenistan'ın en çok satan gazetelerinden AZG'ı da onlar çıkarıyor.Partinin Lübnan ve Amerika gibi Ermenilerin yaşadığı diğer ülkelerde de yayınları ve teşkilatı var.

Zaman'ın sorularını cevaplayan Ramgavar Liberal Partisi Genel Başkanı Rouben Mirzakhanian,Yerevan Pedagojik Üniversitesi'nde tarih hocası aynı zamanda.1991-1995 yıllarında parti başkanı iken,Meclis'te 25 milletvekili ile en çok oya sahip ikinci parti durumundalarmış.Ancak,kendisinin görevden ayrıldığı yeni dönemde,yüzde 5 oyun altında kalarak Meclis'e girememişler.Babası Van'dan Ermenistan'a göçen Mirzakhanian,1999 yılında yeniden parti başkanlığına getirilmiş.

-Türkiye ile ekonomik ve siyasi ilişkiler kurulmasını istiyor musunuz?

Tanrı vergisi olarak bizler komşularız.Ekonomik kalkınma için çok ciddi potansiyelimiz olduğuna inanıyorum.Ekonomik ilişkiler kurulmasını,kültürel ve diplomatik ilişkilerin önkoşulu olarak görüyorum.Yani ekonomik ilişkilerin,diğerlerini de geliştireceğine inanıyorum.Türkiye,1915 Soykırımı'nı kabul etseydi,bu,ilişkileri geliştirici bir rol oynardı.Yahudi Soykırımı'nı kabul eden Almanya'nın bugün Avrupa'nın güçlü ülkesi haline gelmesi gibi.Ben,komşumuz olarak Türkiye'nin uluslararası kamuoyundaki ağırlığının artmasını isterim.

-Yurtdışında örgütlenmesi bulunan bir parti olarak,Soykırım'ın tanınması için yürütülen kampanyaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Soykırım'ın tanınması süreci devam ediyor.Avrupa ve dünya devletlerinin Soykırımı tanıyacağına inanıyorum.

-Fransa Parlamentosu,Fransa'nın Cezayir'deki kıyımlarını gündeme almazken,başka bir ülkede gerçekleşen olay hakkında neden hüküm veriyor?Ermenileri kullandığını düşünmüyor musunuz?

Üçüncü bir ülkenin kararları hakkında konuşmayı ciddi bulmuyorum.Ama,"iki ayak bir papuca sığmaz",Türkiye,Avrupa Birliği'ne girmek mi istiyor,yoksa bu ülkelerden izole mi olmak istiyor,buna karar vermesi lazım.Kaldı ki,Soykırım konusunun ABD'nde daha güçlü olarak gündeme geleceğine inanıyorum.Cumhuriyetçi Bush'un,seçim sırasında Soykırım ile ilgili sözlerine bakarak,bu konunun gündeme gelip geçirileceğine inanıyorum.

-Soykırım ile ilgili üçüncü ülkelerin parlamentolarında kararlar aldırmaya çalışmak yerine,neden sorunu Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na götürmüyorsunuz?

–1973 yılında Birleşmiş Milletler'in ırkçılık ve soykırım ile ilgili İnsan Hakları Komisyonu,1915 olaylarını inceleme kararı aldı.9 Ağustos 1985'te Komisyon "Soykırım" kararına vardı.1983 ve 1989'da ayrı ayrı Dünya Kiliseler Konseyi Soykırımı tanıyan kararlar aldılar.1969 yılında Helsinki Dünya Barış Konferansı'nın kapanış oturumunda,oybirliği ile Soykırım kabul edildi ve kınandı.Nisan 1984'te Paris'te Daimi Halklar Mahkemesi,Soykırımı onayladı.Kısaca biz nereye gittiysek,Soykırım kararı alındı.Ancak Türkiye,bu kadar karara rağmen tanımaktan kaçındı.Lahey'e de gitsek,bundan farklı olmayacak.Türkiye,yine tanımayacak.

-Diyelim Türkiye 1915 olaylarını "Soykırım" olarak tanıdı.Ne değişecek?

İlk önce Türkiye için çok şey değişecek.Güçlü devlet olduğunu kabul etmiş olacak.Eğer atalarının hatasını kabul ediyorsa,bu onun kuvvetli olduğunun göstergesidir.Sadece güçlüler özür dileme cesareti gösterirler.Biz de komşumuzun politik,ekonomik ve insan hakları olarak güçlü olmasını isteriz.Ermenilere gelince,yıllardır sürdürdükleri mücadelelerinin doğru olduğunu ispat edecek ve sonuca ulaşmış olacaklar.Dünyanın dört bir yanına dağılan diasporadaki milyonlar,kendilerine,çocuklarına,torunlarına bunun 1915 Soykırımı sonucu gerçekleştiğini ve yanlış olduğunun ortaya çıktığını söyleyecekler.

-1915 olaylarını,bağımsızlık talebinde bulunan ve bu amaçla şiddet kullananların bastırılması olarak yorumlayan tarihçiler de var.Ne dersiniz?

Ermenilerin yaşadığı bölgelerde bağımsız Ermenistan taleplerimizin olduğu doğru.Akılcı bir yaklaşım bu.Ama,Jön Türkler en kötü ve gaddarca cevabını verdiler bu isteğe.O da bir halkı fiziksel olarak yok etme.Ermeniler yoksa,sorun da yok.Bu Soykırım yapıldığı zaman yargılanmadığı için,yirminci yüzyılda birçok soykırım bunu izledi.Yahudi Soykırımı da bunlardan birisi.Bu sebeple kabul edilmesi dünyaya çok şey verir.Bağımsızlık isteklerinin,soykırımla çözümlenemeyeceğini gösterir.

-Soykırım ile ilgili Türkiye karşıtı sürdürülen kampanyaların,Ermenistan'a da büyük zararlar verdiği kanaatinde değil misiniz?

Bu doğal davranışların bir sonucu.1915 Soykırımı tanınmıyor.Ve Soykırım "cinayet" olduğu için bu insanlarda doğal bir olumsuz bakış açısının doğmasına sebep oluyor.Bu sebeple,Fransa veya diğer ülkelerin kararlarına büyük önem veriyoruz.Ama,Türkiye'nin tanıması bizim için çok daha önemlidir.Sonuçta Fransa'nın ne Türkiye ne de Ermenistan ile sınırları var.Ama,bizler komşuyuz...

*Rouben Mirzakhanian,Jön Türklerin cevabı gaddarca,Röportaj:Erhan Başyurt,Zaman,22 Şubat 2001.

http://arsiv.zaman.com.tr/2001/02/22/roportaj1/roportaj1.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder