5 Ocak 2014 Pazar

AİHM'nin kararı nasıl yorumlanmalı...

TİİKP Savunmasında Ermeni Sorunu

"İttihatçı kompradorlar,toprak ağaları ve tefecilerle birleşerek geniş köylü kitlelerini de baskı altına aldılar...Feodal-komprador diktatörlük milli azınlıklar üzerinde de baskı ve katliam politikası uyguladı.Doğu'da
yüzbinlerce Ermeniyi katletti.Geri kalanlarını da yurtlarından sürdü.Arap ve Kürt milliyetlerine çeşitli baskılar uyguladı..."*Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi davasının 141 sanığı tarafından imzalanmış ve 1974 yılında mahkemede okunmuştur.İmzalayanların arasında Doğu Perinçek ve Gün Zileli de vardır

http://www.gunzileli.com/1974/04/26/tiikp-savunmasinda-ermeni-sorunu/

***
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu rezil kararıyla 6 Eylül 1995 tarihli ve Holokost'u inkârın düşünce özgürlüğü değil de "hak ve özgürlüklerin yok edilmesine yönelik bir eylem" olduğu ve dolayısıyla Gayssot benzeri yasaları da onayladığı ilgili hükmünün üzerinde resmen tepinmiş çifte standartlı bir yaklaşım sergilemiştir

Mahkeme'nin kararı "Avrupa Birliği Çerçeve Yönergesi"ne de aykırıdır...

yine Mahkeme bu aşağılık tutumuyla

başta Osmanlı yargısının 1919 tarihli Divan-ı Örfi Mahkemesi'nin kararlarını hiçe saydığı gibi Lemkin'in "Jenosit" tanımına da ilham veren "İlk Soykırım"ın inkârını sözümona "düşünce özgürlüğü" olarak kabul ederek bir anlamda Holokost kurbanlarının anısını da kirletmiştir

Mahkeme bunların dışında yine

1969'da "Helsinki Dünya Barış Konferansı"nın,
1983 ve 1989'da ayrı ayrı "Dünya Kiliseler Konseyi"nin,1984'te "Daimi Halklar Mahkemesi"nin,1985'te "Birleşmiş Milletler Irkçılık ve Soykırım ile İlgili İnsan Hakları Komisyonu"nun,1997'de "Soykırım Bilimadamları Birliği"nin ve 2011'de Arjantin Mahkemesi'nin ilgili kararlarını da görmezden gelmiştir...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Soykırımın inkârıyla alakalı almış olduğu rezalet karar için son olarak şunları söylemek istiyorum:Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin yurttaşlarının nitelikleri her ne olursa olsun Avrupa kurumlarında yer alması zaten çok yanlış...Rıza Türmen'in AİHM yargıçlarından biriyken alınan türban kararında nasıl bir rol oynadığı malum...Son alınan kararda AİHM'nin Türk yargıçlarından Prof. Işıl Karakaş'ın tesirinin ne olduğunu ise bilemiyoruz.Belki usül gereği oylamaya katılamadı ancak Mahkeme'nin diğer üyeleriyle teması ve onlar üzerindeki yönlendirici etkisi noktasında herhangi bir fikrimiz yok.

Vaktiyle Vietnam'daki savaş suçlarını ve insan hakları ihlallerini araştıran Russell Mahkeme Komisyonu'nun üyesi merhum Mehmet Ali Aybar'ın,Mahkeme'nin hazırladığı raporda Ermeni Soykırımı'na da yer verilmesini isteyen Jean-Paul Sartre'ı bu talebinden ve ısrarından vazgeçirdiği gerçeğini de unutmayalım!..Hatta bir adım daha ileri gidiyorum bu tip uluslararası organizasyonların karar organlarında Türkiye vatandaşlarına ve Türklere yer verilmemeli...

***

AİHM türban yasağını haklı buldu...
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/11/11/gnd104.html

***

"1966 yılında,ünlü filozof Bertrand Russell'ın girişimleri sonucu,Amerika'nın Vietnam'da işlediği suçları araştırmak ve hukuka göre karar vermek üzere kurulan ve Russell'ın onursal başkanı olduğu Milletlerarası Savaş Suçları Mahkemesi (Russell Mahkemesi),Aybar'ı yargıçlarından biri olarak seçmiştir.Mahkemenin diğer 14 yargıcı arasında,Lelio Basso,Simonne de Beauvoir,Isaac Deutscher,Jean-Paul Sartre,Gunther Anders gibi isimler vardır.Aybar,Vietnam'a gönderilen iki heyetten birine başkanlık etmiş ve Vietnam'da bir ay kalmıştır (1967 Ağustosu).Aşağı-yukarı bir yıl çalışan mahkeme,1 Aralık 1967'de en önemli kararını açıklayarak son bulmuştur:Amerika,Vietnam'da soykırım suçu işlemiştir.(1)

Aybar'ın mahkeme yargıcı olarak görevlendirilmesi,şüphesiz ki Aybar ve TİP [Türkiye İşçi Partisi] için bir prestij kaynağı olmuştur.Bunun yanında,ABD'ni soykırım suçundan mahkûm eden bir mahkemede bulunması,muhtemelen egemen güçleri ve ABD'ni iyice kızdırmıştır.Mahkemeye ilişkin bir başka ilginç nokta ise,Jean-Paul Sartre'ın kendi raporunda tarihteki soykırımlardan bahsederken andığı 'Ermeni Soykırımı'nı,Aybar'ın bunun soykırım olmadığını açıklaması üzerine raporundan çıkarmasıdır..."(2)

***

1-Bkz. Mehmet Ali Aybar,Türkiye İşçi Partisi Tarihi,İstanbul,BDS Yayınları,1988,c.2,s.131-145;Tribunal Russell,2 cilt,Gallimard,(1967-1968);www2. Prestel.co.uk./littleton/vltribun.htm (bu internet sayfası konusuyla ilgilenenler için iyi bir kaynaktır).Aybar'ın Vietnam izlenimleri için bkz. Ant (sayı 35,29 Ağustos 1967-sayı 36,5 Eylül 1967-sayı 40,3 Ekim 1967-sayı 41,10 Ekim 1967-sayı 43,24 Ekim 1967-sayı 44,31 Ekim 1967).Ayrıca,Aybar'ın Vietnam'da tuttuğu günlüğü,Mehmet Ali Aybar Özel Arşivi'nde vardır.Mahkemede görev alan Tarık Ali'nin izlenimleri için bkz. Tarık Ali,Sokak Savaşı Yılları,(çev.) Osman Yener,İstanbul,İletişim Yayınları,1995,s.129-171.

2-Mehmet Ali Aybar,a.g.e.,c.2,s.146-161.Burada ilginç olan başka bir şey de,Aybar'ın kitabında Ermeni meselesine sayfalarca yer vermesidir.Mahkemedeki tavrının doğru olduğunu göstermek istemiş olabilir.

*Barış Ünlü,Bir Siyasal Düşünür Olarak Mehmet Ali Aybar,1. bs.,İstanbul:İletişim Yayınları,2002,s.246-247.

***

Soykırım araştırmacılarından AİHM'ne sert eleştiri*

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Doğu Perinçek'in İsviçre'ye karşı açtığı davanın kararını okuduktan sonra,biz,soykırım üzerinde çalışan endişeli araştırmacılar,kararda bahsedilen bazı tarihsel ve kavramsal hatalara bir karşılık verme zorunluluğu duyuyoruz.Bu hataların ciddi bir biçimde ahlaki ve sosyal önemi olduğuna inanıyoruz.

Endişeli Soykırım Araştırmacıları

Açık Mektup

Madame la Conseillère fédérale 


Simonetta Sommaruga 


Cheffe du Département fédéral de justice et police (DFJP)

Palais fédéral ouest


CH-3003 Berne

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Doğu Perinçek'in İsviçre'ye karşı açtığı davanın kararını (AİHM. 370,230,17 Aralık 2013) okuduktan sonra,biz,soykırım üzerinde çalışan endişeli araştırmacılar,kararda bahsedilen bazı tarihsel ve kavramsal hatalara bir karşılık verme zorunluluğu duyuyoruz.Bu hataların ciddi bir biçimde ahlaki ve sosyal önemi olduğuna inanıyoruz.

Biz,bu mektupta ifade özgürlüğü kavramını sorgulamıyoruz;bu kavram,araştırmacıların da kabul ettiği üzere,açık ve demokratik bir toplum için gerekli bir şarttır.Ancak,Mahkeme'nin gerekçelerinin 1915 Ermeni Soykırımı'na dair tarihsel kanıtlarla ve de inkârcılığa dair etik anlayışla çelişmesi nedeniyle kaygı duyuyoruz.

Kararda şöyle denmektedir:1) "Soykırımı,hukuki bir terim olarak tam tanımlandığı haliyle,ispatlamak kolay değildir";2) "Mahkeme,tarihsel araştırmaların tanım itibarı ile tartışmaya açık ve de tartışma konusu olması nedeni ile,nihai bir karara varabilmenin ya da objektif ve mutlak doğrulara ulaşabilmenin şart olmadığını gözönüne alarak,şu anda sözkonusu olan davada olduğu gibi,bu tür konularda görüş birliğine varılabileceğinden şüphe duymaktadır;Mahkeme,"hararetli tartışma" ifadesini kullanarak Ermeni Soykırımı'na yönelik şu andaki politik ortama atıfta bulunmaktadır.

Birincisi,soykırım üzerine çalışan araştırmacıların (herhangi bir hükümetle bağı olmayan ve çalışmaları birçok ülkeyi,milleti ve onlarca yılı kapsayan yüzlerce bağımsız araştırmacı) kesin kanısı odur ki,Osmanlıların Ermenileri kitle katliamı ile öldürmüş olmaları,BM.CPPC 2. Madde'de tanımlanan soykırım tanımını her bakımdan karşılamaktadır. 

1997 yılında,soykırım üzerine çalışan araştırmacıların oluşturdukları Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği (IAGS),oybirliği ile Osmanlıların yaptıkları Ermeni katliamını soykırım olarak tanıdıklarını bildiren bir karar çıkarttılar.Uluslararası Geçiş Dönemi Adaleti Merkezi (ICTJ),Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu (TARC) için 2003 yılında hazırladığı analizde,"[1915'teki] Olaylar,Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde (UNCPPCG) tanımlandığı şekliyle soykırım suçunun tüm koşullarını sağlamaktadır" denmektedir.

2000 yılında,önde gelen yüz Yahudi Soykırımı araştırmacısı,New York Times'ta ortak bir bildiri yayınlayarak 1915'teki olayların soykırım olduğunu belirtip,soykırımın dünya çapında tanınmasını istediler.Haziran 2005'te IAGS,Türkiye Başbakanı Erdoğan'a yazdıkları Açık Mektup'ta,Türk hükümetinin "Ermeni Soykırımı'nı belgeleyen tarihi verileri" kabul etmesini istediler.Soykırım-çalışmaları teorisyenlerinin (William Schabas gibi) üzerinde fikir birliğine vardıkları üç soykırım Türkiye'de Ermeniler,1915;Avrupa'da Yahudiler,1940-1945;ve Ruanda'da Tutsiler,1994.Ermenilerin katledilmesi,Raphael Lemkin'in uluslararası hukukta suç sayılan soykırım kavramını oluşturmasına öncülük etmiş ve Lemkin 1944'te ilk defa Ermeni Soykırımı terimini kullanmıştır.

Mahkeme tarafından ortaya konan,soykırım suçu sadece Ruanda ve Srebrenica'ya atfedilebilir çünkü bunlar Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (ICC) yargılandılar,fikri kusurludur.Soykırım suçları,araştırmacılar tarafından on yıllardır tarihsel olaylar çerçevesinde değerlendirilmektedirler.Üstelik hem Osmanlı Türklerinin 1915'te Ermenilere karşı hem de 1940'larda Nazilerin Avrupa Yahudilerine karşı işledikleri suçlar,Lemkin tarafından soykırım olarak nitelendirilmiştir.Hukuk uzmanlarının belirttikleri gibi,soykırım suçları geriye dönük olarak yargılanabilir.William Schabas,1961'de Kudüs'te yargılanan Eichmann davasında Yahudilere karşı işlenen suçları belirtmek için soykırım ifadesinin geriye dönük olarak kullanıldığına dikkatleri çekmiştir.

Dahası,Madde 10'nun altında,"Mahkeme kuşkusuz bu davayı Yahudi Soykırımını inkâr suçunun işlendiği davalardan ayrı tutmaktadır...çünkü sözkonusu davalar uluslararası mahkemede açıkça ispatlanmıştır." Belirtmek isteriz ki,Raphael Lemkin'in "soykırım" kelimesini daha önceden oluşturmuş olmasına rağmen,Yahudi Soykırımı'nın failleri Nuremberg Mahkemelerinde (1945-1946),soykırım suçundan değil,"insanlığa karşı suç işlemekten" yargılanmışlardır.Mahkeme'nin kararına karşın,Ermeni davasının gerçekliğine dair hukuki bir dayanağı vardır.Birincisi,Fransa,Birleşik Krallık ve Rusya'nın,Osmanlı-Türk hükümetinin Ermenileri katletmeleri karşısında,1915'te yayınladıkları ortak deklarasyonda "insanlığa karşı işlenen suç" tabiri kullanılmıştır.Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra,Osmanlı hükümeti Ermeni nüfusunu,tasarlayarak ve topluca katletmek suçlaması ile ikiyüz üst düzey askeri ve sivil yetkiliyi askeri mahkemelerde yargıladı (1919-1920).2006 ICTJ kararı da bu tür bir hukuki dayanağı onaylamaktadır.

Mahkeme ayrıca,Madde 17'ye (hakların kötüye kullanımını engelleyen madde) dayanarak "1915'teki olayların hukuken 'soykırım' olarak tanımlanmasını reddetmek,Ermenilere karşı nefret duyulmasına neden olmamaktadır" yönünde karar almıştır.Ancak AİHM şöyle der (para 19):"Yahudi Soykırımı'nın reddi,anti-Semitizmin ana etkenidir." Belirtmek isteriz ki,aynı şekilde Ermeni Soykırımı'nın Türkiye'de inkâr edilmesi de Ermeni gazeteci Hrant Dink'in suikast sonucu öldürülmesiyle ve Türkiye'de başka Ermenilere şiddet uygulanmasıyla sonuçlanmıştır.

Ermeni Soykırımı'na "uluslararası bir yalan" diyerek,Sn. Perinçek sağduyu ile çelişen bir aşırılık düzeyini açığa çıkartmaktadır.Mahkeme'nin Türkiye'deki (son yıllarda düşünce özgürlüğü ve insan hakları konusunda en kötü ülkelerden biri) inkârcılığı,"hararetli tartışma" diye niteleyerek kayırmak suretiyle yanlış bir adım attığına inanıyoruz.IAGS'nin inkârcılık ve Ermeni Soykırımı üstüne yazdığı Açık Mektup'ta söylediği gibi (Ekim 2006),"Kuşkuya yer bırakmayacak kadar güçlü bilimsel kanıtlara rağmen soykırımı reddeden araştırmacılar ve akademisyenler tarihsel bir tartışmaya katılmıyorlar,onlar farklı bir amaç güdüyorlar.Ermeni Soykırımı konusunda amaçlanan,Türkiye'yi Ermenilerin planlı şekilde yok edilmeleri sorumluluğundan kurtarmak -ki bu 1915 Soykırımı'ndan beri Türkiye'deki bütün iktidar partilerinin istikrarlı bir şekilde amaçları olmuştur.1915'te Osmanlı İmparatorluğu Ermenilerinin başına gelenleri reddeden araştırmacılar,kuşkuya yer bırakmayacak kadar kesin tarihi ve bilimsel kanıtları pervasızca görmezden gelmektedirler."

Tanınmış soykırım araştırmacısı Deborah Lipstadt'ın yazdığı gibi:"Soykırımı inkârı etmek,Türklerin Ermeni Soykırımı'nı ya da Nazilerin Yahudi Soykırımı'nı inkâr etmesi,tarihi yeniden yorumlamak değildir (...) İnkârcıların amacı üçüncü şahısları hikâyenin başka bir yönü daha olduğuna ikna etmektir (...) ki başka bir yön yoktur." Biz Mahkeme kararının ve kararın gerekçelerinin inkârcılığı desteklediğine ve bunun da gerçekler,uzlaşı ve ahlak üzerinde yıkıcı etkileri olduğuna inanıyoruz.

İsviçre hükümentinin,Mahkeme'nin bu davaya ilişkin kararının tekrar incelenmesi talebinde bulunacağına inanıyoruz...

Saygılarımızla,

-Taner Akçam,Kaloosdian/Mugar Profesörü,Yahudi Soykırımı ve Soykırım Araştırmaları Merkezi,Clark Üniversitesi

-Margaret Lavinia Anderson,Tarih Profesörü,Kaliforniya Üniversitesi-Berkeley

-Joyce Apsel,Sosyal Bilimler Öğretim Üyesi,New York Üniversitesi;Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği Eski Başkanı

-Yair Auron,Sosyoloji,Politik Bilimler ve İletişim Bölüm Başkanı,The Open University of Israel

-Peter Balakian,Sosyal Bilimler Donald M. ve Constance H. Rebar Profesörü,Colgate Üniversitesi

-Annette Becker,Tarih Profesörü,Paris Üniversitesi,Ouest Nanterre La Defense;kıdemli üye,Institut Universitaire de France

-Matthias Bjornlund,Arşiv Tarihçisi;Kopenhag,Danish Institute for Study Abroad (DIS)

-Donald Bloxham,Modern Tarih Profesörü,Edinburgh Üniversitesi

-Cathy Caruth,Humane Letters Frank H. T. Rhodes Profesörü,Cornell Üniversitesi

-Frank Chalk,Tarih Profesörü;Başkan,Montreal Soykırım ve İnsan Hakları Montreal Çalışmaları Enstitüsü

-Israel Charny,Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği Eski Başkanı;Başkan,Soykırım ve Yahudi Soykırımı Enstitüsü,Kudüs

-Deborah Dwork,Rose Tarih Profesörü;Strassler Soykırım ve Yahudi Soykırımı Çalışmaları Merkezi Başkanı,Clark Üniversitesi

-Helen Fein,Bağımsız Araştırmacı;Soykırım Araştırmaları Enstitüsü murahhas eski üye (New York)

-Marcelo Flores,Karşılaştırmalı Tarih Profesörü;başkan,Avrupa İnsan Hakları ve Soykırım Çalışmaları İdaresi,Siena Üniversitesi

-Donna-Lee Frieze,Prins Senior Fellow,Yahudi Tarihi Merkezi,New York City;Misafir Öğretim Üye,Alfred Deakin Araştırma Enstitüsü,Deakin Üniversitesi,Melbourne.

-Wolfgang Gust,Bağımsız Araştırmacı,Director Armenocide.de,Hamburg

-Herbert Hirsch,Politik Bilimler Profesörü,Virginia Commonwealth Üniversitesi;editör,Genocide Studies International

-Marianne Hirsch,William Peterfield Trent İngiliz Edebiyatı ve Karşılaştırmalı Edebiyat Profesörü,Kadın,Cinsiyet ve Cinsellik Araştırmaları Enstitüsü Profesörü;Columbia Üniversitesi

-Tessa Hofmann,Prof. h.c. Dr. phil,Frie Universitat Berlin,Doğu Avrupa Araştırmaları Enstitüsü

-Richard Hovanissian,Emeritüs Profesör,California Üniversitesi Ermeni ve Yakın Doğu Tarihi,Los Angeles;Chapman Üniversitesi ve California Üniversitesi'nde Misafir Öğretim Üyesi,Irvine

-Hans-Lukas Kieser,Modern Tarih Profesörü,Zürih Üniversitesi

-Mark Levene,Karşılaştırmalı Tarih Okutmanı,Southampton Üniversitesi,UK

-Robert Jay Lifton,MD;Seçkin Emeritus Profesör,The City University of New York

-Deborah Lipstadt,Dorot Modern Yahudi Tarihi ve Yahudi Soykırımı Çalışmaları Profesörü,Emory Üniversitesi

-Wendy Lower,John K. Roth Tarih Profesörü,Claremont McKenna Koleji

-Robert Melson,Emeritus Profesör,Purdue Üniversitesi;Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği Eski Başkanı

-Donald E. Miller,İlahiyat Profesörü;Başkan,İlahiyat ve Şehir Kültürü Merkezi,Güney California Üniversitesi

-A. Dirk Moses,Küresel ve Kolonyal Tarih Profesörü,Avrupa Üniversitesi,Floransa;Soykırım Araştırmaları Dergisi Baş Editörü

-James R. Russell,Mashtots Ermeni Çalışmaları Profesörü,Harvard Üniversitesi

-Roger W. Smith,Hükümet Emeritus Profesörü,William and Mary Koleji;Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği Eski Başkanı

-Leo Spitzer,K.T. Vernon Tarih Emeritus Profesörü ,Dartmouth Koleji

-Gregory Stanton,Soykırım Çalışmaları ve Önleme Araştırma Profesörü,George Mason Üniversitesi;Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği Eski Başkanı

-Henry C. Theriault,Felsefe Profesörü,Worcester Eyalet Üniversitesi;Baş Editör,Genocide Studies and Prevention (Soykırım Çalışmaları ve Önleme)

-Eric D. Weitz,Sosyal Bilimler ve Sanat Fakültesi Dekanı ve Tarih Profesörü,The City College of New York/Graduate Center

*Soykırım araştırmacılarından AİHM'ne sert eleştiri,Agos,14 Şubat 2014.

http://www.agos.com.tr/haber.php?seo=soykirim-arastirmacilarindan-aihmye-sert-elestiri&haberid=6584&fb_action_ids=585903954826327&fb_action_types=og.likes&fb_source=aggregation&fb_aggregation_id=288381481237582

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder