30 Ekim 2013 Çarşamba

Anadolulu Bir Ermeni Komünistin Anıları/Dr.Hayk Açıkgöz

Ben evin en küçüğüydüm.Bir ablam ve bir de ağabeyim vardı.Beş nüfuslu ailede çalışan yalnız babamdı.Benimle kızkardeşim arasında bir kızkardeşim daha varmış,Ermeni Katliamı sırasında yollarda ölmüş.Ne anamın ailesi,ne babamın ailesi hakkında bir bilgim var.Ben şeceremle hiçbir zaman alakalanmamışım.Kimse de anlatmak ihtiyacını duymamış.Belki de bende Türklere karşı kin yaratmamak için anlatmamışlardı.

Belki okurlar benim ailemin nasıl sağ kaldığını merak edeceklerdir.Zira Ermeni Katliamı'nda bir buçuk milyon Ermeni öldürülmüş,bir milyon da (tabii hududa yakın olanlar) yabancı illere kaçmışlar.Bugün dünyada (Türkiye dışında) yaşayan Ermenilerin hemen hemen hepsi Türkiye'den göç etmişlerdir.Ufak bir misal:Lübnan'da olduğum zaman Ermeni Kemençeci Rupen'i tanıdım.Hanımıyla beraber Uzakşark'ta verdikleri konser turnesinden dönmüşlerdi.Onun anlattığına göre,Shanghai'daki fırıncıların çoğu Ermeni'ymiş.Tokyo'da bir otele inmiş,sahibi Ermeni çıkmış,onlardan para almamış.Cakarta'da çok zengin Ermeniler varmış,"gitme burada kal,bize konserler ver,biz seni gül gibi geçindiririz" demişler.Hepsinin de menşei Türkiye'ymiş.Her iki Amerika'da (şimal ve cenup) çok Ermeni olduğunu biliyordum.Uzakşark benim için yenilik oldu.Türkiye'yi terkeden Ermeniler gittikleri yerlere Türk dilini de beraber götürmüşler.Beyrut'ta,Halep'te Ermeni mahalleri vardır.Buradaki Ermenilerin kahvelerinde Türkçe şarkılar çalınır.Yaşlı Ermeniler Türkçe'den başka dil bilmezler.Anadolu Ermenilerinin ana dili Türkçe olmuştur diyebilirim.Ben de İstanbul'a gelene kadar Ermenice bilmezdim.Sonra üç-beş kelime İstanbul'da,daha sonra da Lübnan'da Ermeni hastanesinde,ama hep kulaktan dolma öğrendim.Ermenice okuma-yazma bilmem.Bunun benim için bir menfi not olduğunu biliyorum.Ama hakikat bu.Gelelim kaldığımız yere.Evet,ailem nasıl sağ kalmış?

Bu anlatacaklarımı bana ailem anlatmış değildir.Babam bir tanıdıkla konuşurken tesadüfen ben de kulak misafiri oldum,böylece öğrendim.Bütün Anadolu'da olduğu gibi Vezirköprü'den de Ermeniler yola çıkarılmış.Sene galiba 1915.Parası olan,araba tutabilen arabayla,parası olmayan yürüyerek.Tabii arabalar ateş pahası.Böyle bir fırsat her zaman ele geçmez.Kimsenin nereye gidildiğini bildiği yok.Yollar derseniz,Rum eşkiyaları,Türk eşkiyaları ve çapulcu asker kaçaklarıyla dolu.Her gün bunlardan biri bu insan kervanına saldırıyor.Her ne kadar muhafız varsa da,onlar da korkuyorlar veya göz yumuyorlar.Ölen ölüyor,kalan yola devam ediyor.Babamın tanışı olan bir kızın eşi İskender Bey,o mıntıkanın Türk çetelerinin başlarından;yollarda ailemi birkaç defa ölümden kurtarmış.Böylece Sivas'ın Şarkışla kasabasına kadar gelmişler.Sivas'ta çok Ermeni varmış.Bilhassa değirmencilerin çoğu Ermeni'ymiş.Ermeniler Sivas'tan sürülünce,Sivas'ın un değirmenleri kepenklerini kapamış.Buğday varmış ama buğdayı öğütecek değirmenci yokmuş.Halk,bilhassa askerler aç kalmış.Başka çare kalmayınca,tellal bağırtmışlar 'aranızda değirmenci varsa çıksın' diye.Babam bakmış bu yolculuğun sonu er-geç ölüm.Tellalla bir ümit belirmiş.Ama babam değirmenci değil.Babamın un fabrikası varmış,işleyişinden de anlarmış."Fabrikayı bildikten sonra nasıl olsa değirmenin altından çıkarım" diye düşünmüş ve "ben değirmenciyim" diye müracaat etmiş.Babama Türk askeri elbisesi giydirmişler,adını da "Şükrü" yapmışlar ve bir değirmene yerleştirmişler.Babam yeğenlerini,"bunlar da kızkardeşlerim" demiş,yanına almış.Anamın ailesine de kalmalarını teklif etmiş,ama onlar babamı dinlememiş yola devam etmişler.Gidiş o gidiş.Anamın değil ailesinden,sülalesinden kimse geri dönmemiş.Nereye kadar gittiler,nerede ve nasıl öldüler bilinmiyor...

*Dr. Hayk Açıkgöz,Anadolulu Bir Ermeni Komünistin Anıları;(yay.haz.) Attila Tuygan,1. bs.,İstanbul:Belge Yayınları,2006,s.7-9.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder