27 Nisan 2013 Cumartesi

Zakarya Mildanoğlu:"Ermeni kiliselerinde s.ks filmleri oynatıldı!.."*

Agos Gazetesi yazarı-mimar Zakarya Mildanoğlu,Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı.1915 ve sonrasında ailesinin yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Mildanoğlu,çok çarpıcı açıklamalar yaptı.Mildanoğlu "Bir yandan bu restorasyonlar yapılıyor ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim:Bir dönem bazı Ermeni kiliseleri sinemaya dönüştürüldü ve buralarda özellikle s.ks ve p.rno filmleri oynatıldı.Bunların kanıtları da var" dedi.


İşte Zakarya Mildanoğlu'nun o açıklamaları...

"Kızkardeşlerim kaçırılmasın diye İstanbul'a geldik"

Anadolu'da eski bir Ermeni köyü olan Ekrek'te doğdum.Sekiz yaşında İstanbul'a geldim.Çoğu şeyi ilk o zaman gördüm.Ben geldikten iki sene sonra da ailem geldi.Ablalarım artık genç kız olmuşlardı,sürekli onlara sataşıyorlardı.Hatta kaçırma girişimleri vardı.Bu tarihsel bir şey ne yazık ki.Gelin alaylarından kaçırılan gelin sayısı az değil.Hatta "ilk gece hakkı" diye bir şey var.Evleniyorsunuz,gerdek gecesine girmeden önce ilk geceyi başkasıyla geçiriyorsunuz,ondan sonra gerçek eşinize dönüyorsunuz.Bunlar hiç konuşulmuyor,çünkü Cumhuriyet yalan ve inkâr üzerine kurulmuş.Bu baskı ve kaçırma girişimleri nedeniyle ailem bir gece yüklenip İstanbul'a geliyor.İkibin haneli bir köydü,biz o köyün son Ermeni ailesiydik.

"Kâzım Karabekir emir verdi,kilise yıkıldı"

Köyün mezarlığı hâlâ duruyor.Biraz sapa bir yerde,bu yüzden çok fazla tahrip edilmemiş ama bazı mezar taşları filan çalınmış.Hâlâ defineciler arıyorlar.Müthiş bir kültürel tahribat var.Köydeki kilise de durmuyor ama annem nasıl yıkıldığını hatırlıyor.Kâzım Karabekir Doğu'ya giderken emir veriyor,"Dönüşte bu kiliseyi görmeyeceğim" diyor ve kilise top atışlarıyla yıkılıyor.

"Tüm aileyi katletti,itibarı iade edildi"

Babam 1915'te dokuz yaşındaymış.Sokakta kalmış,misyonerler yakalamış ve Amerikan kolejine götürmüşler.Tüm ailesini kaybetmiş.Altı kardeşini,annesini,babasını,dedesini...İşte 1915'te olan bu.Babam Yozgatlı benim.Meşhur Boğazlıyan Kaymakamı [Kemal Bey] var.Babamın ailesini o katletti.İdam edilmişti ama daha sonra itibarı iade edildi,hatta ailesine maaş bağlandı.

"Ermeni nüfusu yüzde 25'ti,şimdi binde 1'in altında"

Dönüp dolaşıp şunu söyleniyor:Ne oldu?Olan şu:Bu ülkenin yüzde 25'i Ermeni'ydi,bugün bu nüfus binde 1'in altında.Anadolu'da bine yakın okul vardı,bugün yirmi tane okul kaldı.Bu rakamlar Osmanlı arşivlerinde var,bunlar Ermenilerin uydurduğu şeyler değil.

"Türkleştirerek unutturmak devlet politikası"

Babamın adı tahribata uğramış,soyadı da tamamen değişmiş.Mildanoğlu diye bir soyadı almışız,halbuki soyadımız Mıgirdiçyan'mış.Onlarca böyle hikâye var.İstanbul Teknik Üniversitesi'nde mimarlık okurken hiç Ermeni tarihi ve mimarisi hiç görmedik mesela.Bu ülkede her şeyi Türkleştirerek unutturmak bir devlet politikası.Türkiye'de bu ideoloji altında yetişmiş kuşaklar var.Bu kuşaklar yeni yeni tarihle yüzleşiyorlar.

"'U.an gâvur bu memleketi kurtarmak sana mı kaldı?' diyorlardı"

Benim çok aktif bir siyasi yaşamım vardı.TKP'liydim.Üç sene cezaevinde kaldım.Cezaevinde Ermeni olmak farklı değil ama sorguda Ermeni olmak farklı.Sorgudan önce koridorda bekletirlerdi bizi.Nereden geleceği belli olmayan tekme tokat arasında bana "U.an gâvur,bu memleketi kurtarmak sana mı kaldı?" diyorlardı.Sorgu odasında hukuk biterdi zaten.

"Diyarbakır Cezaevi'nden firar etmeyi düşündüm"

Ben Diyarbakır Cezaevi'ni görmüş bir insanım.Diyarbakır'da yedek subayken gözaltına alınmıştım.Orada Kürtlere yapılan zulmü gördüm,ölüler gördüm,yapılan işkencelere tanık oldum.Çaresizsiniz,elinizden hiçbir şey gelmiyor.Firar etmeyi düşünüyordum.Sonrasında Metris bana saray gibi geldi.

"Akhtamar Kilisesi'nin yıkımını Yaşar Kemal durdurdu"

1951'de Yaşar Kemal,Cumhuriyet Gazetesi'nde muhabirken bir röportaj için Van'a gidiyor.Oradaki ahali diyor ki,"Yaşar Bey burada bir ada var.Ada üzerinde çok güzel bir kilise var.Orayı görmeden gitmeyin." Anladığım kadarıyla Yaşar Kemal biraz nazlanıyor gitme konusunda.Sonra bir Yüzbaşı diretince bir motora atlayıp Akhtamar'a çıkıyorlar.Bir bakıyorlar ki birileri kiliseyi yıkıyor.Yaşar Kemal bakıyor ki Manastırın bir katını yıkmışlar,askerler yıkmaya devam ediyorlar.Onun üzerine Yaşar Kemal,Van'a dönüyor ve biraz da tantana çıkararak yıkımın durdurulmasını sağlıyor.Yaşar Kemal oraya gitmemiş olsa Akhtamar diye bir şeyi biz göremeyecektik.

"Çelik'in sözlerinde lanetli bir diaspora var,onlar Türkiye'den gidenlerin çocukları"

Bakan Ömer Çelik'in sözlerini önemsiyorum ama bu çağrının altı doldurulmalı.Diğer türlü bu olacak bir iş değil.Çağrılar yaparken de biraz dikkatli olmak lazım.Mesela Ömer Çelik'in sözlerinde lanetli bir diaspora var,oysa onlar Türkiye'den giden insanların çocukları.Bir de Ermenilere "dönün" demek yetmez,nereye dönecekler?Oralarda kurulmuş hayatlar var,can ve mal güvenliği sorunu var.Önce Ermenistan'dan buraya gelen kırk-elli bin ailenin eğitim,barınma,sosyal güvenlik sorunlarını çözmek lazım.

"Ermeni kiliselerinde s.ks ve p.rno filmleri oynatıldı"

1950'den sonra kültürel bir katliam yapılmış,ayakta kalan kiliseler-okullar ihalelerle yıkılmıştır.Bunların hepsinin belgeleri de var.Bu temiz bir tarih değil.Türkiye Cumhuriyeti'nin sırtında yükler var.Biz HAYCAR Derneği (Hayrat Canlandıran ve Araştıran Mimar ve Mühendisler Dayanışma Derneği) olarak bakanlığa da müracat ettik."Türkiye'de birtakım eserler restore ediliyor,bunları doğru düzgün yapmak için gerekiyorsa katkıda bulunmaya hazırız" dedik.Bir yandan bu restorasyonlar yapılıyor ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim:Bir dönem bazı Ermeni kiliseleri sinemaya dönüştürüldü ve buralarda özellikle s.ks ve p.rno filmleri oynatıldı.Bunların kanıtları da var.
..

*"Ermeni kiliselerinde s.ks filmleri oynatıldı!..",Habertürk,26 Nisan 2013.

http://www.haberturk.com/polemik/haber/839381-ermeni-kiliselerinde-seks-filmleri-oynatildi-


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder