24 Mart 2013 Pazar

Öcalan'ın Newroz Mesajı Neyin İşareti...

Öcalan'ın son zamanlarda getirdiği açıklamalar bende sanki "yağmur duası"na çıkmışız gibi bir etki yaratıyor ve bu yüzden her açıklamasının sonunda da "amin" demek geliyor içimden...

"Bu büyük medeniyet kardeş topluluklar siyasi baskılarla,birbirine d
üşürülmeye çalışılmış,hakkı hukuku ve özgürlüğü esas almayan düzenler inşaa edilmeye çalışılmıştır..."

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/03/21/iste-ocalanin-nevruz-mesaji

***

tabii ki "İsrail-Rum-Ermeni lobisi"nden bahsediyor hani vardı ya

ama bu sefer tek fark isim vermemiş

"Türkiye'de üç koldan paralel devlet çalışması var.Bu ilişkileri sabote edilmeye başladı.Sıradan lobiler değil.ABD'nde Yahudi,Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve taktik müdahale ediyorlar.Her üçü de Anadolu çıkışlıdır...

(...)

Anadolu İslamlaştıktan sonra,bin yıllık bir Hristiyanlık öfkesi var.Rum,Ermeni,Yahudi,Anadolu'da hak iddia eder.Laiklik,milliyetçilik kisvesinde elde ettiklerini kaybetmek istemiyorlar.Aslında Sırrı Sakık'ın Kafkaslardan geldiler sözü doğruydu ama açıklayamadı.Kürtler kendilerine yer arıyorlar.Kürtlerin devletten dışlanmaları son yüzyıldır.Abdülhamid bile onlara yer verdi.Mustafa Kemal de başta yer verdi.Devreye giren İsrail lobisi,Ermeni ve Rumlar,'Kürtler ne kadar dışlanırsa o kadar başarılı oluruz' diyorlar.Bu paralel devlettir.Bin yıllık bir gelenektir..."

http://siyaset.milliyet.com.tr/iste-imrali-daki-gorusmenin-tutanaklari-basarisizlikta-ben-yokum-/siyaset/siyasetdetay/28.02.2013/1674358/default.htm

***

"Batılı emperyalist müdahaleler baskıcı anlayışlar,Arabı,Türkü,Kürdü...Toplulukları sanal sınırlara,suni problemlere gark etmeye çalışmıştır..."

***

"Batılı emperyalist" eh merak ediyorum ben veya bir başkası söylese karşısındakine hemen "canım sen de üçüncü dünya solculuğu yapıyorsun","seninkisi de taş devri komünizmi","Soğuk Savaş dönemi filmlerinden çıkmış gibisin" diyen hatta yer yer hızlarını alamayarak muhatabını "İslamofaşizm"le itham edip güya kendilerince ablukaya almaya çalışanlar bakalım şimdi ne söyleyecekler...

***

"Bu Newroz münasebetiyle en az Kürtler kadar Ermenileri,Araplar ve diğer halk topluluklarına da özgürlük ve eşitlik ışıklarını,kendi ışıkları olarak görmeye ve yaşamaya çağırıyorum..."

***

"sızan/sızdırılan" görüşmedeki ifadelerini değiştirmeye yönelik başarısız bir girişim ve hiçbir samimiyeti hiçbir inandırıcılığı yok..

"Ermenileri" sırf iş olsun diye arada anmış bu o kadar belli oluyor ki az aşağıya bakınca bu gerçeği görmemek olanaksız hale geliyor

***

"Çanakkale'de omuz omuza şehit düşen Türkler ve Kürtler,'1920 Meclisi'ni birlikte açmışlardır.Ortak geçmişimizin ortaya koyduğu gerçek,ortak geleceğimizi de birlikte kurmamız gerektiğidir.'TBMM'nin kuruluşu'ndaki ruh bugün de yeni dönemi aydınlatmaktadır...

Tıpkı yakın tarihte 'Misak-ı Milli' çerçevesinde,Türklerin ve Kürtlerin öncülüğünde gerçekleşen 'Kurtuluş Savaşı'nın derinleşmiş bir türevini yaşıyoruz..."

***

"Misak-ı Milli" heee

kimi aydınlarımızın "Sevr Antlaşması'nı tercih ederdim" dedikleri bir ortamda "bu ne şimdi" dedirtecek kadar kulak tırmalayıcı öyle değil mi...

açık bir "Kurtuluş Savaşı" güzellemesi işte "Mustafa Kemal de başta yer verdi" demişti ya o sözlerini açmış bence

en mühimi de bu bir "ilk" değil...

"İsyanlar tarihi iyi bilinmeli ve doğru algılanmalıdır.Geçmişte yaşanan isyanlar ilkel milliyetçiliğe dayalıdır.Bazıları benim için 'Kemalizme kayıyor' diyebilirler.Kemalizm düşmanlığı Kürtlerin lehine değildir.İlk Kürt isyanları Batı'ya dayanıyordu.Söylemek istediğim şuydu:O dönemde hem Kürtler üzerinde hem de Türkler üzerinde emperyalizmin oyunu vardı.O zamanki isyanlara önderlik edenler bunu göremediler.Önderliklerin gerici yanlarını görmek gerekir.Bu oyun hâlâ devam ediyor.

İsyan Kürt egemenlerinin yaklaşımıdır.Barzani ve Talabani'ye dikkat edilmeli.Kürt halkını da Kemalizmi de bu hale getiren isyanlardır.1919-1924 sürecini anlatan Doğu Perinçek'in kitabı okunmalı.Mustafa Kemal 1919'da Kürtlere bütün özgürlükleri tanıyacaktı.'Oyuna gelmeyin' dedi.'Kürdistan Devleti kurma oyununa,Ermeni Devleti kurma oyununa gelmeyin' dedi.Cumhuriyetle birlikte Kürtlerin bütün özgürlükleri tanınacaktı.Doğrudur,Atatürk stratejik açıdan yaklaştı.Bu 1924'e kadar sürdü.

Şeyh Said isyanı taviz koparma amacıyla Kürtleri ateşe atmıştır.Bu isyan Kürtler için büyük felaket oldu.Barzani ve Talabani böyle ortaya çıktı.Kürt,namusuyla oynandı,ateşe atıldı.Bush ve İngiltere öyle yaptı,'Kürtlere devlet vereceğim' dedi.Bunların hepsi hikâyeydi.Sonuçta içinden çıkılmaz bir Kürt ve Kürdistan doğdu.Sonuç trajedidir.Bu tarihi açmak gerekiyor.

1925 isyanı ve bastırma,iki taraflı şiddet,Cumhuriyeti ve Kemalizmi olumsuz etkiledi ve demokrasi kaybetti.1924'e kadar Mustafa Kemal'in çizgisi önemlidir.Kürt isyanları devreye girince cumhuriyet tökezledi.Mustafa Kemal bilinçliydi;bu işbirlikçileri tanıdı.

Cumhuriyet ideolojisine aykırı değil.Türkiye’ye en iyi yardım 1925 Musul-Kerkük oyununu bozmaktır.Türkiye'ye demokratik hizmet etmektir..."*Abdullah Öcalan,Serxwebun,sayı:222,Haziran 2000.

"Dikkat edilirse,burada Türk tarafında özel bir demokratik grupla Kürt tarafında bir Kürt milli grubu olarak görülmüyorlar,öyle bir durumda zaten kendini açıkça ortaya koymuyor,tartışılan Cumhuriyetin demokratik niteliği değil,öyle bir sorun cılız sesler dışında pek gündemde yok,temel sorun,Cumhuriyetin ki bir-iki yaşındadır korunması sorunudur.Bu en azından Atatürk için kesin böyledir.'Demokratları ve Kürtleri eziyorum' demiyor,'Cumhuriyet karşıtlarını tasfiye ediyorum' diyor ki bu biraz aşırıya kaçsa da daha gerçekçi bir yaklaşımdır.Diğer iki kesimin başarısını düşünelim.Sultan Vahdeddin zaten bekliyor.Yani gelecek olan ne demokrasidir ne de Kürt devletidir.İngiliz işbirlikçisi saltanattır."*Abdullah Öcalan,Kürt Sorununda Demokratik Çözüm Bildirgesi,İstanbul,Mem Yayınları,1999,s.41.

"Bu dönemin başarısız ve aydın liberal denebilecek bir kişi olan -ki Atatürk’ün en yakın arkadaşı ve kadrosu- Fethi Okyar kabinesi başarılı olsa cumhuriyet daha liberal ve giderek demokratik nitelik kazanabilirdi.Ama isyan dolayısıyla daha sert ve bürokratik yapısıyla İsmet İnönü Başbakanlığı bu gelişmede bu otoriter gelişmede önemli pay sahibidir.Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti etkilese bile ne Hitler'in Almanya'sı,ne Stalin'in Rusya'sı gibi,cumhuriyeti aşırı totaliter kılmak istedi,Fethi Okyar ile ikinci liberal deneme olan Serbest Fırka olayında da karşımıza çıkar.Liberal bir cumhuriyet gelişmesinden yanadır,ama bu felsefi ve toplumsal temelini yakalama gücünden yoksundur.Daha sonraki Kürt isyanları için de yapabileceğimiz yorum aynı çizgidedir.Hatta,yerel alışageldikleri genel nizama gelememe,alışageldikleri başına buyruk yaşam ve sınırlı yabancı etkisi rol oynar ki,gelişen ve gittikçe güçlenen Cumhuriyet karşısında başarı şansları olamazdı..."*Abdullah Öcalan,a.g.e.,s.42.


"Yunan-Makedonyalılar,Ermeniler,Romalılar,Partlar ve Sasaniler,köleci dönemde Kürtler'in memleketini sürekli işgal eden ve aralarında bir savaş alanına dönüştüren kavimlerdi..."*Abdullah Öcalan,Kürdistan Devriminin Yolu/ Manifesto,Köln,Weşanen Serxwebun,1984.


"(...) Bu planlara göre,Kürdistan,İngiltere ile Fransa arasında paylaştırılacaktı.Kurulması planlanan Ermenistan'a da Kürdistan'ın Kuzey bölgesinin önemli bir kısmı bırakılıyordu..."*Abdullah Öcalan,a.g.e.,s.110.

"Bu söyleyeceklerim Ermeniler tarafından yanlış anlaşılmasın.Ben hiçbir halka ve haklarına karşı değilim.Mustafa Kemal'in öncülüğünde Kürtler ve Türkler arasındaki ittifak sağlanmamış olsaydı,Kürtlerin yaşadığı Kürdistan coğrafyası bugün daha çok parçaya bölünmüş olurdu.Bugün doğudaki toprakların çoğu,Erzurum,Van,Diyarbakır gibi iller,Ermenistan sınırlarında kalacaktı.

Irak tamamen Araplaşacaktı,Suriye'nin kuzeyinde Asuristan gibi küçük bir devlet kurulacaktı.Kürtlere de Şırnak,Hakkari,belki Siirt illeri verilecekti.Türklere de Konya,Niğde,Nevşehir gibi İç Anadolu'ya sıkışmış küçük bir alan kalacaktı.Bu şekilde oluşacak küçük devletler bağımsız olamayacak,Fransız ve İngiliz emperyalizminin egemenliği altında olacaklardı.Bu küçük devletlerin bugünkü Kürt Federe Devletinden pek farkı olmayacaktı.Ermeniler ve Pontuslar o zamanki emperyalistlere güvenerek onların oyununa gelmişlerdir ve kaybetmişlerdir.Soykırıma uğramışlardır.Çünkü egemen güç olan Osmanlı 'sen beni öldüreceğine ben seni öldüreceğim' mantığıyla hareket etmiş ve bu acı tablo ortaya çıkmıştır..."*Abdullah Öcalan,23 Haziran 2006.

"Ermeniler katliam ve kırıma uğradılar.Ermenilerin bugünkü durumda olmalarının nedeni dar Ermeni milliyetçiliğidir...Dar Ermeni milliyetçiliğinin bu durumundan da İngiltere sorumludur.Ermenilerin bugünkü sorunlarını aşabilmeleri için dar milliyetçilikten,dini milliyetçilikten,Hristiyanlığa dayalı dini milliyetçilikten de vazgeçmeleri gerekir.Bu onlara kaybettirdi!.."*Abdullah Öcalan,"Biz Cumhuriyetten Dışlanan Her Kesimin,Herkesin Partisiyiz",13 Mart 2011 ; aktaran Garbis Altınoğlu,"Kürt Ulusal Hareketi ve Geçmişle Yüzleşmenin Dayanılmaz Ağırlığı",26 Temmuz 2012.

http://www.armenieninfo.net/diger-yazarlar/4024-garbis-altinoglu-kuert-ulusal-hareketi-ve-gecmisle-yuezlesmenin-dayanilmaz-agirligi.html?start=1


"taktik yapıyor","baskı altında bunları söylüyor" vs. diyecek olanlar için de hatırlatalım...


Soykırımla kalkınan (F.A.) Habertürk'te 15 Ocak 2013'de yayınlanan ve İlhami Işık'ı konuk ettiği programında canlı yayında söyledi buna göre Öcalan tarafından ağırlanıp sofraya buyur edildiği 1997 tarihli röportajında da yani "yakalanmadan önce" de Öcalan yakalandığında ve bugünlerde verdiği demeçleri tekrar etmiş...
hatta Öcalan mahkemesinde F.A.'yı tanık olarak göstermişse de mahkeme reddetmiş şayet imkân verilseymiş F.A. Öcalan'ın şahitliğini bile yapacakmış...

http://www.youtube.com/watch?v=TpLTsk9Lac0

"12:26-13:20" arası...


peki "Kurtuluş Savaşı" neymiş ona bakalım biraz da


"Türk Kurtuluş Savaşı'nın kendisi hakkındaki en büyük iddiası,emperyalizme,kendisini parçalamak ve işgal etmek isteyen yabancı güçlere karşı verilmiş olduğudur.Oysa,eldeki mevcut kaynaklara bile eleşt
irel bir bakış gösterecektir ki,Kurtuluş Savaşı 'işgalcilere değil,azınlıklara karşı... bir savaştır.'(1) Türk milli mücadelesinin taşıyıcıları olan Müdafaa-i Hukuk derneklerinin kuruluşunda ve alınan kararlarda bu durum açıkça görülmektedir.Bu derneklerin kuruldukları bölgelere ve kuruluş sıralarına baktığınızda,'Nerede Ermeni ve Rum tehdidi varsa,Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri(nin) orada kurulmuş,' olduğunu görürüz.(2)

30 Ekim 1918 Mondros Anlaşması sonrası,aynı yılın sonuna dek kurulmuş ilk beş direniş derneğinin üçü Ermeni,ikisi de Rum azınlıklara karşı oluşmuştur.İlk kurulan derneklerden olan Trabzon Muhafazai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin aldığı kararların başında,'azınlıklara karşı silahla karşı konulması' maddesi yer almaktadır.(3) Mustafa Kemal de,8 Temmuz 1919 tarihli,askerlikten istifa mektubunda da,Kurtuluş Savaşı'nın kime karşı örgütlendiğini açıkça dile getirmektedir;'Mübarek vatanı ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak Yunan ve Ermeni amaline kurban etmemek için açılan milli mücadele uğrunda milletle beraber serbest surette çalışmaya resmi ve askeri sıfatım artık mani olmaya başladı.'(4)

Bu savaşta eğer emperyalizme karşı bir tavırdan söz edilecekse bu son derece dolaylıdır.Üstelik,hareketin,İtilaf Devletlerine karşı verildiği havasının yaratılmaması için özel bir çaba harcanmıştır.Kurtuluş Savaşı önderleri bu konuda çok hassastırlar.

(...)

Tüm bir Kurtuluş Savaşı boyunca,Anadolu'da Birinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarını denetlemek için bulunan İtilaf birliklerine karşı savaş verilmemiştir.'Kurtuluş Savaşımızın ilk kurşunu,19 Aralık 1918 günü Dörtyol'da patladı.Bu ilk kurşun öç almak için geri dönen Fransız üniformalı Ermenilere atıldı.'(5) Bu ilk kurşunun atıldığı yerde,Dörtyol'da İngilizlere başvurulur ve İngilizler bir Hint birliği yollayınca ortalık yatışır.İngiliz işgaline herhangi bir tepki yoktur,hatta arzu edilmektedir.

Belirttiğimiz gibi oluşturulan direniş dernekleri,büyük devletlerin işgaline değil,Yunan işgaline ve Ermenistan'ın kurulmasıyla Hristiyan azınlıkların yaratacağı tehlikeye karşı kurulmuştu.Amaçlarının başında kendi bölgelerinde nüfus olarak Türklerin çoğunlukta bulunduğunu ispat etmek gelmektedir ve bu amaçla dernekler,Avrupa başkentlerine delegeler yollamışlardır.İstenen emperyalist ülkelerin Anadolu'yu Rum,Ermeni ve Türkler arasında taksim etme planlarından vazgeçmeleri,Rum ve Ermenilerin yerine kendilerini desteklemeleridir.Bazı Müdafaa-i Hukuk dernekleri,kongrelerinde,'kayıtsız şartsız İngiliz işgaline razıyız',biçiminde kararlar alırlar.İşgalin Yunanlarca değil,İtilaf Devletlerince yapılması için bu devletlere teller çekilir.Özellikle Ege Bölgesi'ndeki bazı kongrelere İngiliz ve Fransız subaylar da katılır ve hatta konuşma dahi yaparlar..."(6)*Prof.Dr.Taner Akçam,Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu,İstanbul:Su Yayınları,2001,s.194-209.

1-Baskın Oran,Atatürk Milliyetçiliği:Resmi İdeoloji Dışı Bir İnceleme,Ankara:1988,s.146.
2-Baskın Oran,a.g.e.,s.74.
3-Sabahattin Selek,Anadolu İhtilali,İstanbul:1987,c.1,s.100.
4-Yakın Tarih Ansiklopedisi,İstanbul:Yeni Asya Dergisi Yayını,1990,c.12,s.27.
5-Doğan Avcıoğlu,Milli Kurtuluş Tarihi,İstanbul:1980,c.1,s.5.Doğan Avcıoğlu,3 ciltlik Milli Kurtuluş Tarihi adlı eserine bu cümle ile başlar.
6-Doğan Avcıoğlu,a.g.e.,s.18 ve sonrası,ayrıca,Mahmut Goloğlu,Sivas Kongresi,Milli Mücadele Tarihi,Ankara:1969,c.II,s.39-49,150 ve sonrası.

şimdi anladık mı "Kurtuluş Savaşı" gerçekte neymiş kimlere karşı verilmiş ya da kimlerden "Kurtuluş" diye...

ayrıca Taner Akçam Hoca'nın "Kurtuluş Savaşı"yla alakalı tespitinden müstesna öğreniyoruz ki;

"Tarihsel süreç içinde jenosid olgusunu beş evrede ele almak gerekiyor.Birinci evre,1890'lardan,1909'a kadar olan zaman dilimini kapsıyor.İkinci evre,1915,1916 ve 1917 üçüncü evre,1918 Şubat-Ekim ayları,dördüncü evre,1919-1922 yılları ve beşinci evre 1923'ten günümüze kadar gelen süreci içine alır..."*Ara Sipanyan

İşte Öcalan bunu alkışlıyor onore ediyor hatta bunun üzerinden gelecek için "yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır" gibisinden bir tür güvence veriyor...

bu dönemdeki Türk-Kürt birlikteliği de son derece kolay sağlanmıştır sebebini de yine aynı bölümde Taner Akçam Hoca'dan öğreniyoruz:

"Bu savaşta yapılmış bir başka işbirliği,Kürt-Türk koalisyonudur.Bugün bile Kürt sorunu etrafında yapılan tartışmalarda,bu işbirliği örnek alınması gereken bir birlik olarak sunulur.Oysa,Mustafa Kemal'in Kürt önderlere yolladığı mektuplar dikkatle okunduğunda görülecektir ki Ermenilerin geri gelecekleri ve kırım nedeniyle intikam alacakları,ortaklığın önemli bir gerekçesi olarak ileri sürülmüştür.Kürt-Türk birliği 'Ermeni korkusu' sayesinde mümkün olmuştur..."*Prof.Dr.Taner Akçam,Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu,İstanbul:Su Yayınları,2001,s.194-209.

***

"Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz.Ayrıştırmak isteyenlere karşı inat birleşeceğiz..."

***

yahu kim bunlar "Batılı emperyalistler" mi,"İsrail-Rum-Ermeni lobisi" mi kim?..

1919 Koçgiri,1925 Diyarbakır,1930-1932 Ağrı ve 1937-1938 Dersim katliamları,boşaltılan yakılan köyler,çok afedersiniz d.şkı yedirilen köylüler de bunların marifeti miydi yoksa?..

Diyarbakır Cezaevi'nin komutanı,onun komutanları 12 Eylülcü'ler Amerikalı mıydı İsrailli miydi Yunan mıydı Ermeni miydi neydi?..

***

"Ortadoğu ve Orta Asya kendine uygun bir demokratik bir düzen aramaktadır.Yeni bir arayış ekmek kadar su kadar ihtiyaç hale gelmiştir.Bu modele,yine Anadolu ve Mezopotamya'nın onu inşa etmesi kaçınılmazdır..."

***

aşağıdaki açıklamalara çok benziyor doğrusu...

"???Bazı güç odakları Türkiye'nin Kürt meselesini çözmüş ve güçlü bir Türkiye olmasını istemiyor olabilirler???"*Aysel Tuğluk,Van Bağımsız Milletvekili

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1116402&CategoryID=78

***

"???Ortadoğu'da güçlü bir Türkiye,kendi ülkesindeki ve Ortadoğu'daki diğer Kürtlerle ittifak geliştirmiş,diyalog ve müzakere içerisinde olan bir Türkiye istenmiyor,güçlü bir Türkiye istenmiyor???*Sırrı Sakık,BDP Muş Milletvekili

http://www.internethaber.com/bulent-arinca-tesekkur-borcumuz-var-493700h.htm

***

"???Türk ve Kürt kardeşliği gerçekleştiğinde Türkiye bölgede [Ortadoğu] süper güç olur???"*Ahmet Türk,Mardin Bağımsız Milletvekili

http://www.f5haber.com/haberdar/ahmet-turk-ten-olay-yaratacak-aciklamalar-haberi-3592618/


***

"???Az önce söylediğim tüm bu sorunları çözmüş ve bunu başarmış bir Türkiye'nin Ortadoğu'da nasıl bir siyasi aktör olabileceğinin farkındayız.Kürt halkının,bugün vermiş olduğu demokratikleşme mücadelesi,özgürlük mücadelesi;esasında Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolünü oynayabilme fırsatını da vermektedir.Bizim ne kadar özgürlük talebimiz karşılık bulursa,Türkiye o kadar demokratikleşecektir,Türkiye Ortadoğu'da bir siyasi,askeri ve sosyal güç olacaktır???"*Ayla Akat,BDP Batman Milletvekili


http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/bdpli-akat-kurt-sorunu-cozuldugunde-turkiye-ortadoguda-guc-olacak-haberi-73184


***


"???Türkiye'deki barış projesinden sadece Kürtler kazançlı çıkmayacaktır,Türkiye kazanacaktır.Türkiye bu süreçle birlikte bölgede [Ortadoğu] daha da güçlü bir aktör olacaktır???"*Ahmet Türk,Mardin Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı


http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/05/130521_ahmet_turk_washington.shtml


"???Yüz yıl önce başarılamayan Türk-Kürt stratejik ittifakı;daha önce Osmanlı döneminde ta Selçuklular'dan itibaren dönem dönem başarılan,hayata geçirilen iyisiyle,kötüsüyle,sancısıyla,sevinciyle bir şekilde stratejik ittifaklar kurulan bu iki halk ara
sında şu yüz yıllık sorun ve sıkıntılar yeniden stratejik bir bakış açısıyla çözülebilecek mi?Çözüm sürecinin temeli buydu ve Sn. Öcalan iki Newroz bildirisinde bunun altını çizdi???"*Selahattin Demirtaş,Özel Gündem,Bugün TV,25 Haziran 2015.(https://www.youtube.com/watch?v=tXqZZo9BRXE) ["19:32-19:59" arası]


saygılar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder