12 Ekim 2012 Cuma

Nataşa/Kıvılcım Çağla*

Hakan Aksay bir süredir Birgün'de yazıyor.Rusya üzerine yazdıkları yavan ve Putino-Medvedevci liberal çizgide.Ancak "Nataşa Mektupları" köşesini çok beğendim,devamını bekliyorum.Yine de içimden bir ses nedense Hakan Aksay'ın ilk fırsatta Birgün'ü bırakıp ait olduğu liberal mecraya akacağını söylüyor.Neyse,bekleyelim,görelim.

Türkiye'de Rus kadınlarını aşağılamak için "Nataşa" diyenler acaba lümpenlerden mi ibaret?Acaba bizim "nezih" burjuvalarımız ne diyor bu işe?İşte bu konuda bir zamanlar seçim meydanlarında Özal'ın cazgırlığını yapmış olan Erkal Zenger'in 2000 yılında yayımlanmış olan anılarında çok ilginç bir epizot var.Zenger 1991 Mart ayında Rusya'ya giden Turgut Özal'ın kendisini de "bilgisi görgüsü artsın" diye yanında götürdüğünü yazıyor.Devamını aynen kitaptan aktarıyorum:

"Kalktık Rusya'ya gittik.Üçyüz tane işadamı..Biz de işadamı sayılıyoruz.Ötekiler gibi çok varlıklı değilsek de,Türkiye'de sayılıyoruz.İşadamlarının birçoğundan fazla Türkiye'de namımız var.Müessesemiz var,uçakta herkesi beni tanıyor zaten.Özellikle Sabancı ile müthiş kaynattık.

Sakıp Sabancı o kendine has şivesiyle çok hoşlanıyordu benim söylediğim sözlerden.Yolculuk sırasında bir slogan tutturdum.Rusya'ya gidince 'Nataşa,yat aşağa' diyeceğiz.Herkes "Nataşa,yat aşağa" diyor,gırgır geçiyoruz.Birisi,'Nataşa' diyor,öteki hemen 'Yat aşağa' diyor. Uçaktan Moskova'da indik birisi bağırdı oradan:
"Türk işadamları bu tarafa!".
Güzel bir kız geldi yanımıza,
“My name is Natasha" demez mi?
O,böyle der demez bütün gruptan tek bir ses:'Yat aşağa'.
Onbeş-yirmi dakika gülmekten öldük.Kız bir türlü derdini anlatamadı,niye güldüğümüzü anlamadı,şaşırdı sinirlendi.Ne oluyor diye düşündü.Çünkü bir tek adını söyledi,millet onbeş dakika güldü.

Rusya'daki seyahatlerimizde bize rehberlik yapan bu Nataşa çok güzel bir kızdı...Boylu boslu,yapılı,ince belli,güzel bacaklı,fakat biraz irikıyım bir kız...Sabancı'yı çok merak etti çünkü elindeki kitapçıkta,onüç büyük fabrika,seksen beş küçük fabrika gözüküyor."

Zenger bundan sonra Sabancı'yı yanına çağırıp rehber kızın kendisini merak ettiğini söyledikten sonra kıza İngilizce açıklama yaptığını yazıyor.(Tabii Zenger bu açıklamayı tahmin edebileceğimiz o "nefis" İngilizcesiyle yapmıştır!).Burada Zenger yine bizim Nataşa ile dalga geçmek için Sabancı'nın fabrikalarının her akşam bilmem kaçar kürek altın getirdiklerinden bahseder.O da "really,really" diye hayret eder.Devamını yine Zenger'den dinleyelim:

"O sırada Sabancı da kendi İngilizcesiyle,kızın bu hayranlığından memnun,'You are very nice lady' diye söze karıştı,ağzını sağa sola eğirterek.Sonra da olayı izleyen gazetecilere döndü:
'At gibi karı l.n!'
Gazeteciler yerlere yatıyorlar.Kadın ısrarla,'Bana ne dedi?' diye soruyor.Nasıl söyleyebilirim 'At gibi karı' dedi diye...
'Acaba evli mi?' diye soruyor dedim.Kız,'evliyim,evliyim' dedi.
Sabancı,böyle pek cazibeli bir adamdı."*(Erkal Zenger,Thencere Ghottin Khara.Özal-Demirel ve Siyasîler,Ankara:21. Yüzyıl Yayınları,Mayıs 2000,s.212-214.)

İşte böyle.Acaba yoruma gerek var mı?Bunları Erkal Zenger gibi bariz bir anti-komünist değil de sosyalist biri yazmış olsaydı hemen yalanlarlardı!Ama Allah'tan Zenger tam bir liberal.Ey Türk ve Kürt liberali!Hadi bakalım,var mı cesaretin,bu sözlere yorumun nedir?Ey Türk burjuvazisi!Senin ahlaki ve kültürel seviyeni gayet iyi biliyoruz!O yüzden sana bir şey sormuyoruz.Zamanı gelince senden sadece hesap soracağız!

*Kıvılcım Çağla,Nataşa,Sol Haber,24 Ağustos 2010.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kivilcim-cagla/natasa-32489

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder