25 Eylül 2012 Salı

Ter-Petrosyan!Siz Neyin Peşindesiniz...

"Ermenistan'ın güçlü ve onurlu bir devlet olması için Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi,Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi,ablukanın ortadan kaldırılması,yolsuzluğun kökünün kazınması ve hukuk düzeninin kurulması şart.Başka hiçbir şeye gerek yok.Burada hiçbir bulmacalı bir durum da yok.Sıraladığım sorunları çözün,o zaman görürsünüz Ermenistan nasıl bir devlet olacak..."*Levon Ter-Petrosyan

http://haberrus.com/politics/2012/09/24/turkiye-ve-yukari-karabag-sorununu-cozmeyen-ermenistan-guclu-olamaz.html

***

Ter-Petrosyan'ın bütün cümleleri ayrı bir taviz ayrı bir yenilgi ifadesidir

"Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi..."

pardon 21 yıldır bütün Ermenistan yönetimleri Türkiye ile koşulsuz diplomatik ilişkiyi savunuyor hatta Ter-Petrosyan'ın kendisi de bu maksatla "meseleyi tarihçilere bırakalım!" bile demişti

"'Tarihçilere bırakalım' tezi,Türkiye'nin bulduğu bir tez değildir.Türkiye bu konuya özel olarak kafa yormadı ki tez geliştirsin.Bu fikir Ermenistan'ın ilk cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan'a aitti.Aslında tarih ile politika arasındaki ayrılmaz bağı gözardı etmek istemesi nedeniyle belki yanlış bir fikirdi ama Ermenistan Devleti'nin ilk kuruluş yılları içinde atılmış son derece şık ve akıllı bir adımdı.Türkiye'ye,'Soykırım meselesini aramızdaki ilişkiler için bir engel yapmayalım,hemen ikili ilişkilere başlayalım' diyordu.Yani aslında kendisi de tarihçi olan Ter-Petrosyan,'Soykırım sorununu hemen çözemeyiz,devletler olarak bu konuyu gündemimize almayalım ve zamana yayalım' diyerek,bu iki sorunu birbirinden ayırmayı teklif ediyordu.Türkiye bu inceliği anlamadı bile ve Ermenistan Devleti'nden,diasporadaki soykırım faaliyetlerine son vermesini istedi..."*Prof.Dr.Taner Akçam

**Sefa Kaplan,90. Yılında Ermeni Trajedisi:1915'te Ne oldu?,Hürriyet Gazetecilik,İstanbul,2005,Söyleşiler,s.37-42.

peki ne oldu

yetmedi Türkiye Ermenilerin Karabağ'dan çekilmesi Soykırımın tanınmasına yönelik faaliyetlerin durdurulması türünden kendince birtakım şartlar öne sürüp durdu

hatta merhum Ecevit maşallah hızını alamayıp bunların üstüne bir de Ermenistan'dan Nahçivan'ı Azerbaycan'a bağlayacak bir "koridor" yani toprak talep etti

"Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in Ankara ziyareti sırasında Ecevit,Ermenistan ile diplomatik ilişki kurmanın koşulları olarak Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı tamamen boşaltması ve Nahçivan ile Azerbaycan arasında güvenli bir koridor açılması gerektiğini söylemiştir..."*Hürriyet,6 Haziran 2001.

yani Ermenistan'ın bütün her şeye rağmen "koşulsuz diplomatik ilişki" -ki bu ilişkilerin de normalleşmesi anlamına geliyor- gibi son derece nazik yaklaşımına karşın Türkiye sürekli olmadık şartlar öne sürdü...

Nalbandyan ile Davutoğlu'nun imzaladığı protokolleri de askıya alan Türkiye oldu...

uzatmaya gerek var mı bilmiyorum Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi Ermenistan açısından üstelik en hayati meselelerden taviz de değil hayır bu da yanlış tamamen feragat etmeyi gerektiriyor

nedir bunlar Karabağ'dan çekilmek Soykırımın tanınmasına yönelik faaliyetleri durdurmak olmadı yine o anlama gelebilecek şekilde 1915'i bir komisyonda ele almak...

"(...) Böyle bir komisyonun kurulması çok tehlikelidir.Ben böyle bir komisyonda yer almam.Türkler ne diyor?'Gelin bir komisyon kuralım,soykırım var mı yok mu görelim' diyorlar.Biz olanların soykırım olduğunu biliyoruz.Dünya bunu kabul ediyor.Eğer biz komisyon kurulmasını kabul edersek geri adım atmış ve şüphe yaratmış oluruz.Bu komisyonun kurulmasına izin verilmesi sadece bir sonuca çıkar ki 1915'in aslında soykırım olmadığı ve derin bir araştırmanın gerekli olduğu..."*Prof.Dr.Richard Hovannisian,Armenian Reporter,2 Mayıs 2009.

ve eh Nahçivan'ı Azerbaycan'a bağlayacak bir "koridor"cuk yani toprak parçası...

işte Ter-Petrosyan'ın kulağa hoş gelen o "Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi..." sözünün altında Ermenistan için bunlar yatıyor...

"Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi..."

o sorun hem de ne ironidir ki Ter-Petrosyan'ın iktidarı altında Ermenistan açısından çözümlenmiştir

bundan sonraki adım tıpkı Güney Osetya,Abhazya,Doğu Timor ve Güney Sudan gibi Karabağ'daki yapının bağımsızlığını kabul ettirmek olabilir ki Ter-Petrosyan'ın bundan bahsetmediği çok açık...

o zaten "Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi" başlığı altında Azerbaycan'ı memnun edecek bir çözümü ima ediyor ve Azerbaycan'ın da bu konudaki memnuniyeti ancak Ermenilerin Karabağ'dan çıkarılmasıyla mümkündür başka hiçbir biçimde uzlaşmak kabil değildir...

her şeyin ötesinde Ter-Petrosyan'ın söylediklerini daha doğrusu yuvarlak ifadelerle asıl söylemek istediklerini hayata geçirmek de Ermenistan siyaseti içinde cesaret ister peki onda bu var mı

hiç sanmıyorum

Ter-Petrosyan zoru görünce kaçar!

yanlış bile olsa düşüncesinde siyasetinde kararlılık göstermez zoru gördü mü tıpkı 1998 Şubatı'nda yaptığı gibi sıvışır

etrafındakilerin uğrayacağı zararsa onun umurunda bile değildir o sadece afedersiniz kendi postunu kurtarma konusunda uzmandır zira isimlerini vermeyeceğim ama bir dönem siyasi tutuklu durumuna düşmüş kimi taraftarlarının arkasında durmamış kendileriyle ilgilenmemiştir...

Ter-Petrosyan 1991-1998 yıllarındaki başkanlık döneminde de birçok hataya imza atmıştır

misalen Taşnak Partisi'nin Ermenistan'daki faaliyetlerine -kime yaranmayı hesapladıysa artık- son vererek diasporayı durup dururken karşısına almıştır...

sonra bazı hareketleriyle hem makamını hem de Ermenistan'ı rencide etmiştir

Alparslan Türkeş'le görüşmelerde bulunmuştur örneğin Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ı da kabul etmiştir mesela...

peki ne var bunlarda diye düşünebilirsiniz ama dış münasebetlerde mütekabiliyet esası aranmaz mı?..

sözgelimi Ermenistan'da öyle milliyetçi eğilimli Taşnak Partisi'nin de değil mesela liberal Ramgavar'ın lideri Türkiye cumhurbaşkanıyla görüşebilir mi...

ya da bırakınız sıradan bir ilçenin belediye başkanını başkent Yerevan'ın belediye reisi Türkiye cumhurbaşkanıyla görüşebilir mi...

görüşmek şurada dursun randevu talebine olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap bile alamaz...

elbette Ter-Petrosyan,Ter-Petrosyan olarak dilediği kimseyle görüşebilir ama o an Ermenistan Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyorsa ee kusura bakmasın bunun keyfiyeti kendisinde olamaz!..

Ter-Petrosyan başka yanlışlara da imza attı misalen 2009'da kalktı çok anlamsız bir şekilde Yerevan Belediye Başkanlığı için yarıştı...

http://www.azg.am/TR/2009031702

ha kaybetti o ayrı ama ee akıl var izan var siz ki bağımsız Ermenistan'ın ilk yani birinci cumhurbaşkanısınız cv'nizde bu varken tutup da Yerevan Belediye Başkanlığı için "yarışmak" ayıp demeyeyim ama komik olmuyor mu!

belediye reisinden cumhurbaşkanı olur elbette ama cumhurbaşkanından belediye başkanı olmaz olmamalı...

Ermenistan'da Ter-Petrosyan'ın olası bir iktidarı durumunda Karabağ'ın boşaltılacağı Soykırımın tanınmasına yönelik çalışmaların en iyi olasılıkla bir ortak komisyon marifetiyle dumura uğratılacağı bunların yanı sıra diasporayla da yıldızı bir türlü barışmayan Ter-Petrosyan'ın hele yukarıda sayılan ilk iki adımdan sonra Ermenistan'la diasporayı karşı karşıya getireceği muhakkaktır...

Ter-Petrosyan öz itibarıyla Türkiye ve Azerbaycan'daki inkârcı ve Ermeni karşıtı siyasete malzeme vermektedir hatta bunun da ötesinde bu kesimlerin "umudu" haline gelmiştir...

lakin Ter-Petrosyan ile taraftarları Şubat 1998'de kendisini istifaya çekilip gitmeye zorlayan iradenin bugün de varolduğunu gelecekte de varolacağını bilmelidir zira bu bir devlet iradesidir...

düzenlediği mitinglerde sallanan İsrail bayraklarına da bir anlam veremiyorum doğrusu

http://www.youtube.com/watch?v=FYIBZvOcJCA http://i81.photobucket.com/albums/j230/mkdotam/080226opera/DSC_4313.jpg

eğer bu görüntülerle Saakashvili soytarısı gibi Soros'u gıdıklayıp Ermenistan'da sözümona bir "turuncu devrim" peşindeyse hiç zahmet buyurmasınlar ki bunu da biri dört yıl önce ve diğeri de Mart 2011'de olmak üzere tam iki kez denediler zaten ama tutmadı tabii!..

http://www.zaman.com.tr/haber.do;jsessionid=DA989015D4A42215B6D7CB772A4D078F?haberno=654691 http://www.aktifhaber.com/ermenistanda-onbinlerce-kisi-sokaga-dokuldu-403806h.htm

son olarak söylemek isterim ki Ermeni halkının belediye başkanlığına bile layık bulmadığı kendisi bu saatten sonra üstelik vaktiyle sıvışıp kaçtığı o Ermenistan Cumhurbaşkanlığı koltuğuna bir daha oturamaz...

saygılar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder