25 Haziran 2012 Pazartesi

Resmi Belgelerde Ermenilere Dönüş Yasağı/Sait Çetinoğlu*

Soykırımdan sağ kurtulan Ermenilerle ilgili olarak savaş sonrası hükümetin aldığı kararlara baktığımızda,bir talimatnamenin yazıldığını ve hudut kapılarının askeri ve mülki erkanına gönderildiğini görüyoruz.

Ermenilerin soykırım sürecinde yurtlarından nasıl sürüldüğüne ve nasıl ölüm yürüyüşlerine çıkarıldığına dair çok yazıldı.Bu ölüm yürüyüşlerinden mucizevi bir şekilde sağ olarak çıkanlar da vardı.Bugün soykırım süreciyle ilgili bilgilerimizin tamamına yakın kısmını bu sağ olarak kurtulanlara borçluyuz.

Doğaldır ki savaş sonunda bu insanlar yurtlarına dönmek isteyeceklerdi ve istediler de.Biliyoruz ki Ermeniler yurtlarına sonsuz bir bağla bağlıydılar.Ermenilerin kendi etnografik ve tarihi yaşamı,ekonomik ve sosyal ilişkileri ile ilgili geniş yazını bir tarafa bırakalım,hiçbir halk sadece yurdunun en ücra köşesinin deresini,çiçeğini ve böceğini tutku ile anlatan bu kadar geniş bir külliyat oluşturmamıştır.Bugün Anadolu'nun gerçek tarihi bu yazının incelenmesiyle yeniden yazılmayı beklemektedir.Anadolu'nun en ücra köşesinin tarihi bu yazında gizlidir.

Soykırımdan sağ kurtulan Ermenilerle ilgili olarak savaş sonrası hükümetin aldığı kararlara baktığımızda bir talimatnamenin(1) yazıldığını ve hudut kapılarının askeri ve mülki erkanına gönderildiğini görüyoruz.

Talimatname 11 madde olup,kısa ve özdür:Giriş,kapıdaki yöneticinin insafına kalmıştır;yurda sokmamak için ne gerekiyorsa talimatnameye alınmıştır.Sayılan şatların ağırlığı bir yana,bir şart vardır ki bunu hangi mantığın koyduğu açıktır.Her şarta haiz olsan dahi kendine yetecek yiyeceğin yoksa giremiyorsun.[V]akt-i hasada kadar iaşelerini te'min edecek zahaire malik bulunmayanların kabulü vakt-i hasada ta'lik olunarak,yurtlarına dönüşleri bir başka bahara(!) kalıyor.Ermenilerin hangi koşullarda ölüm yürüyüşüne çıkarıldıkları,gittikleri mülteci kamplarındaki durumları belli iken,bunların yanında hasat zamanına kadar kendilerine yetecek yiyecek maddeleriyle dönüşleri nasıl mümkün olacaktır?Üstelik bu kurbanlar dönecekleri yurtlarında kendilerini ne gibi koşulların beklediğini de bilmemektedirler.

Yazışmalardan bu dönüşlerin 1919'un ortalarında gerçekleştiğini anlıyoruz.(2) Buna rağmen kurbanların bir kısmı yurda dönebilme şansını yakalayabiliyor.Bunlara ne oldu derseniz,Ankara hükümetinin ilk kararları,önce Ermenilerin,ardından tüm gayrimüslimlerin dolaşımlarının yasaklanması olur.Bundan okuyucu Hristiyanları anlamalıdır.(3)

Ermeniler bulundukları yerde kalacaklar.Yerlerine yurtlarına erişim yasaklanacaktır.İcra Vekilleri Heyeti,ilk günleri sayılabilecek günlerde yani daha çiçeği burnunda iken 18 Haziran 336 [1920] tarihinde aldığı bir kararla(4) Ermenilerin dolaşmalarını yasaklamıştır:Dahiliye Vekaletinin 14 Haziran 336 tarih ve 769 numaralı tezkeresi hey'etimizce lade'lkıraa dahilde bulunan Ermenilerin takım takım İstanbul ile bazı sevahile geçerek eli silah tutanların ecnebiler tarafından teslih ve İslamlar üzerine taslit eylediği anlaşıldığından bunlardan hiçbirinin serbesti-i yer ve seyahati münasip görülmemiş keyfiyyetin ol vecle tebliği karar-gir olmuştur.

16 Mart 1923 tarihinde ve 90 A 6 sayı ile alınan bir kararla(5) uygulama perçinlenecektir;"Harb mıntıkasındaki gayrimüslimlerin kayıtsız ve şartsız dolaşmalarının mahzurlu olduğu" belirtilir.

Endişe tamamen Ermenilerin geride bıraktıkları mallarını geri alma,mallarına sahip çıkmaları ihtimalidir.Bu sırada Ermeni malları emval-i metruke sayılarak dağıtımı yapılmaktadır.Bu dağıtım sırasında Ermenilerin bir sorun çıkarması arzu edilebilir bir şey değildir.(6)

Bir şekilde tehcirden canını kurtarıp evine dönebilenler,asılsız suçlamalarla tutuklanmakta,idam dahil çeşitli cezalara çarptırılmaktadır.O günlerin tanığı olarak Sarkis Çerkezyan önemli bilgiler vermektedir.Karaman'da el konulan mallarına sahip çıkmak isteyen Sarkis'in babası Gazaros'a (Çerkezoğlu) avukatı iki yol gösterir;ya susması ya da sehpa:"Aman Çerkez Ağa,hiç sesini çıkarma,malım dersen seni de asacaklar,sehpa orada!"(7) Çerkez Ağa'nın gözü önünde malı mülkü haraç mezat satılırken,canı bağışlanarak(!) tekrar sürgün cezasıyla kurtulacaktır.

Bu yasağın süreğen olduğunu,Mustafa Kemal'in arkadaşı Fethi Bey'e (Okyar) kurdurduğu ve muhaliflerini tespit ettikten sonra kapattırdığı Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın liderinin bir Ermeni gazetesine verdiği mülakatın Milliyet Gazetesi'ne yansımasından anlıyoruz.Fethi Bey'in Ermenilere seyahat serbestisinden bahsetmesi boşuna değildir.Ermeni vatandaşlara seyahat yasağı uygulanmaktadır.Fethi Bey damardan girmektedir!Her ne kadar muvazaa partisi de olsa,bir politikacı olarak Ermenilerin yakıcı sorununa parmak basarak Ermenilerin ve diğer gayrimüslim vatandaşların sempatisini kazanmak istemektedir.(8)

Gazeteciye ne dedi?

Fethi Bey tekrar kendisinden mülakat alan bir Ermenice gazetenin muhabirine demiştir ki:

"Programımızda söylediğimiz gibi bütün vatandaşların müsavi hakka ve masuniyete malik olması lazımdır.Yolsuzluk ve haksızlıklar varsa izalesini isteriz.Vatandaşların hepsi bu memleketin evladıdır...Seyahat ve ticaret herkes için tamamen serbest olmalı ve hepsi seyyanen muamele görmelidir.Ve memleketin menfaati bundadır.Her şeyi açık konuşmanın çok faideli olduğu kanaatindeyim."

Ancak bu seyahat yasağının yürürlükte olmadığını zannediyorsanız yanılıyorsunuz.Yasak hem devam etmekte,hem de devlet gayrimüslim vatandaşlarını özel bir komisyon tarafından izlemektedir.Devlet azınlık olarak nitelediği bu toprakların kadim halklarından vatandaşlarını yabancı olarak kabul etmekte,bunlar Başbakanlığa bağlı ASİMKK(9) -nedir bu asimkaka diye soracak olursanız:Asılsız Soykırım İddiaları ile Mücadele Koordinasyon Kurulu- adlı bir komisyon marifetiyle yakın ilgi alanı olmaya devam etmektedir.

"Ta'limat-name

Harb esnasında hudud-ı hakani haricine çıkıp el-yevm hudud dahiline alınabilecek Osmanlı Ermenilerinin Suret-i kabulleri hakkında ta'limat-namedir.

1-Onbeşinci Kolordu Kumandanlığı Canib-i alisinden tevdi' olunup bir sureti işbu talimat-nameye merbut tertib-namede beyan olunan hususata kemal-i ciddiyetle i'tina edilmekle beraber cihet-i mülkiyece de ber-vech-i ati mevadd ahkamın hüsn-i tatbikine ihtimam olunacaktır.

2-Pasinler Kötek ve Karakilise ve Narman Kal'aboğazı ve Yeniköy kapularından duhulune müsaade olunacak Ermenilerin;

a)Gerek esna-yı istilada ve gerek harb sıralarında bir cürm işlemiş,
b)Emniyet ve asayiş-i memleketi ihlal etmeleri taht-ı zan ve şüphede,
c)Pasaport Kanunu'nun üçüncü maddesi mucibince Memalik-i Osmaniyye'ye duhulu memnu' bulunanlar,

a)Seele ve serseri güruhundan bulunanlar
b)Memalik-i Osmaniyye'den müddet-i gayr-i muayyene ile tard ve ihraç olunup müdde-i muayeneyi ikmal etmeyenler
c)İntizam-ı umum-i devleti ihlal maksadıyla vuku bulan tertibat ve tahrikata iştiraklerine zan ve şüphe hasıl olanlar
d)Usul-i mer'iyye ve mukarrerat-ı müttehazaya tevfikan Hükümet-i Seniyye'den müsaade-i resmiye istihsal etmeksizin gelen muhacirler
e)Tabiiyyet-i Osmaniyyesinin tebdil veya iskatından dolayı Memalik-i Osmaniyyeye duhulleri memnu' olanlardan maadası hakk-ı duhule malikdirler.

3-Binaenaleyh tebaa-i Osmaniyyeden olmayan ve Memalik-i Osmaniyyeye ahali-i kadimesinden bulunmayan Ermenilerin duhulune kat'iyyen müsaade olunmayacaktır.

4-İşbu Ermenilerin kabulu için her kapuda bir jandarma zabiti mikdar-ı kafi jandarma,bir komiser ve iki polis bulundurulup cihet-i askeriyeden memur-i hey'etle teşrik-i mesai edilecek,gerek cihet-i askeriye ve gerek cihet-i mülkiye tarafından emrolunan taharriyat,tedkikat bi-hakkın icra olunmayınca hiçbir Ermeninin müruruna müsaade olunmayacaktır.Polis komiseri bulunmayan kapuda polisler jandarma zabitine tabidirler.

5-Dahl-i vilayette ma'lum olan buhran-ı iaşe dolayısıyle kapulara gelen Ermenilerin vakt-i hasada kadar iaşelerini te'min edecek zahaire malik bulunmayanların kabulü vakt-i hasada ta'lik olunarak diğerleri hakkında her iki cihete lazım gelen tararriyat,tahkikat ve tedkikat ba'de'l-ifa

a)Aile reislerinin ismini
b)Efrad-ı ailesi isimleriyle sinlerini
c)Vilayetin veyahud vilayat-ı Osmaniyyenin hangi kaza,nahiye ve karyesi ahalisinden bulunduklarını
d)Nezdlerinde ne gibi ve ne miktarda eşya,hayvan,zahire,edavat ve alat-ı ziraiye bulunduğunu
e)Esna-yı taharriyatta kimin üzerinde ne gibi silah çıkıp müsadere olunduğunu mübeyyin bir cedvel tanzim ve ziri cihet-i askeriye ve mülkiyeden hazır bulunacak me'murlar tarafından imza veya mühürlenmek suretiyle bir zabt varakasına rabtolunacaktır.
f)İşbu zabt varakasının bir sureti kapulardaki kıt'a ve jandarma zabitleri veya komiserler tarafından hıfz olunup bir tezkireye left olunacak,diğer bir suretiyle kabul edilen Ermeniler kafile halinde jandarma veya hudud zabitanı kumandasında bir müfreze ile Pasinler veya Narman kaza merkezine getirilerek bit-ta'dad kaza kaymakamına teslim olunacaktır.Kafilenin vürudunda kaza kaymakamı tarafından günü gününe merkez-i vilayete ma'lumat verilecektir.

7-Esna-yı rahda işbu Ermeniler hakkında vuku bulacak en ufak tecavüzden bütün kaza hey'et-i mülkiye ve zabıtası mes'ul bulunduklarından ona göre tertibat ahzı iktiza eder.

8-İşbu Ermeniler Merkez-i kazaya geldiklerinde hangi karye ahalisinden iseler 27.1.35 [1919] tarih ve 3612-72 numaralı tezkire ile gönderilen ta'limat-name mücebince karyelerinde veya diğer kabil-i iskan haneleri bulunan karyelerde emr-i iskanları te'min edilecektir.

9-Civar kazalar ahalisinden bulunanlar varsa bunlar da kafile halinde ve aynı tarzda muhafaza altında bir kazadan diğer kaza merkezine gönderilmek ve tesellüm ilmühaberlerinin ahzına fevkalade i'tina edilmek hususuna suret-i kat'iyyede dikkat olunacaktır.

10-Sevkiyatın nihayetinde beşinci maddedeki ma'lumatı havi bir defter tanzim ve meclis-i idarece tasdik ettirilerek merkez-i vilayete gönderilecektir.

11-İşbu ta'limat-name ve tertib-name ahkamına mugayir harekette bulunanlar şiddetle tecziye edileceklerdir.

Mühür"

***

1-BCA 272 00 00 11/13 47 12 5

2-Bu yazışmalar Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde Toprak İskan Genel Müdürlüğü Evrakları arasındadır.Bu konuda BCA 272 00 00 11/13 47 12 numaralı dosyada sekiz adet evrak bulabildik.

3-Musevilerin bu yasaktan muaf olduklarını sanıyoruz;Kemalistleri İstanbul'da saklayan ve Anadolu'ya geçiren kişinin geçtiğimiz yıllarda bir faili meçhul(!) cinayete kurban edilen Musevi vatandaş Üzeyir Garih'in dedesi olduğunu Miralay Behiç (Erkin) Bey'in yayınlanmamış Hatırat'ından biliyoruz.Kemalistlerin Ankara'da da Musevilerin evlerinde barındıklarını,canlı tanık olmuş Ankaralı Musevilerden dinlemişimdir.

4-BCA 30 18 01 01/01 04 10

5-BCA. 30 00 00 10/99 639 6

6-BCA 272 00 00 11/19 96 19 numara ile kayıtlı belgelerde sadece Adana'da valisinden,komutanından odacısına kadar devlet ricalinin işgal ettiği Ermeni Emval-i metrukeleri sahifeler dolusu listelendirilmektedir.

7-Sarkis Çerkezyan,Dünya Hepimize Yeter,(yay.haz.) Yasemin Gedik,Belge Yayınları,2003,s.59.

8-Milliyet,19 Ağustos 1930.

9-Ragıp Zarakolu,Ecevit-Bahçeli Hükümetinin armağanı olan ASİMKK,www.hyetert.com/yazi3.asp?Id=399&DilId=1

---------------------------------------------------------------------------

*Sait Çetinoğlu,Sosyalist Mezopotamya

http://www.mesop.net/osd/?app=izctrl&archiv=129&izseq=izartikel&artid=1494

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder