8 Mayıs 2012 Salı

Alman Halkına "Sovyet Zulmü" Palavrası...

Genel hatlarıyla Almanya'ya giren Sovyet ordularının güya "sivil halka zulmettiği Alman kadınlarına çok afedersiniz sistematik tecavüzde bulunduğu Rusya'ya götürülen Alman esirlerinin de feci muamele ve hayvanca koşullara mahkum edilerek dolaylı yoldan öldürüldükleri" öne sürülür...

Her şeyden evvel Sovyet-Alman Savaşı Almanların üstelik "saldırmazlık" anlaşmasını çiğneyerek taarruzuyla başlamış ve bu harp neticesinde 9 milyonu sivil olmak üzere 20 milyon Sovyet insanı yaşamını yitirmiş Rusya alevler içinde kalmıştır...

Sovyetler Almanlara karşı "istisnasız" bir düşmanlık içinde olsaydı eğer en önce Moskova'da Komintern bünyesinde faaliyet gösteren Alman komünistleri yok ederdi.Fakat Walter Ulbricht,Wilhelm Pieck ve diğer Alman komünistler Komintern faaliyetleri dolayısıyla bütün bir harp boyunca Moskova'daki yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Stalin'in harp boyunca günlük emirlerini daima ''Alman işgalcilere ölüm!'' sloganıyla bitirdiği bir vakıadır.Ancak burada da "işgalciler"e ve "işgal"e gönderme yapılarak daha başından gereken sınır çizilmektedir.Alman saldırısını Sovyet halklarına duyuran ilk Sovyet yetkilisi Molotov da şunları kaydetmektedir:

''Bu savaşı bize Alman işçileri Alman emekçileri açmadı bütün dünya bu savaşta yanımızda olduğu gibi nihayetinde Alman emekçileri de ülkemizle birliktedirler...''

Sovyet ordusunda "tecavüz" fiilinin cezası idamdı.

Kızılordu'nun arşivlerinde mevcuttur Berlin Sovyet ordularınca teslim alındığında Mareşal Zhukov ve kurmayları kısa bir şehir turu atarlar bu esnada Zhukov karşısına çıkan yaşlıca bir hanıma şunları söylemektedir:

''Üzülmeyiniz hanımefendi Almanya Alman kalacak...''

O tarihlerde yirmili yaşlarında genç ve güzel bir hanım olan ve Hitler'in sekreteri konumundaki Traudl Junge da kaleme aldığı anılarında Sovyetlere esir düştüğü bütün o zaman zarfında sorgusunu yapan Sovyet subaylarından tutunuz da refakatçı erlere varıncaya kadar hiç kimseden kendisine ve haysiyetine yönelik hiçbir sözlü ya da fiili saldırıyla karşılaşmadığını açıkça beyan etmektedir.(Bkz. Traudl Junge,Hitler'in Sekreteri,İstanbul,Alkım Yayınevi,2004)

Sovyetlere esir düşen ve yine Hitler'in yeğeni olan Leo Rudolph Raubel de cezasını tamamladıktan sonra serbest kalmış ve 1969'da can vermiştir.Almanlarsa kendilerine esir düşen Stalin'in büyük oğlu Yakov Iosifovich'i öldürmüşlerdi...

1945'te Sovyetlere esir düşen Hitler'in pilotu Hans Baur ise kaleme aldığı anılarında "Rusya'daki esaretin sıkıntıları"ndan bahsetmiş "uğradıkları işkenceler ile şartların kötülüğü"ne değinmiştir.(Bkz.Hans Baur,Hitler'in Pilotu,İstanbul,Karakutu Yayınları,2005)

Hans Baur,Adenauer'ın Sovyetlere 9-13 Eylül 1955'de gerçekleştirdiği tarihi ziyaretinden sonra aynı yıl serbest kalmıştır.Dikkat edelim serbest kaldıktan sonra 1993'de vefat ettiğinde 96 yaşındadır!..

Şimdi durup düşünelim on yıl müddetince her günü işkenceyle geçen üstelik kötü şartlara mahkum edilen bir insanın hele ki sıradan bir asker de değil Hitler'in de pilotuysa eğer hayat standartları en alt seviyeye vurmuş bir insan olarak yaşamı kısalırdı öyle değil mi!

Fakat Baur 1993'de yurdunda vefat ettiğinde neredeyse yüz yaşındaydı...

Baur koşullardan şikayet ediyor ancak Rus kara ekmeğiyle balık çorbasını beğenmemişse eğer ehh kusura bakmasınlar artık misafir umduğuyla değil bulduğuyla yetinirmiş...

İntikam duygularıyla bütün bir Alman halkını ganimet olarak gören ve güya çok afedersiniz sistematik tecavüzü resmileştiren Sovyetlerin işe Hitler'in sekreteri hanımdan başlayacağı muhakkaktır...

Yine Alman esirlerini feci muameleye tabi tutup hayvanca koşullara mahkum ederek dolaylı yoldan ortadan kaldırmak isteyen aynı Sovyetlerin bu işe de Hitler'in yeğeninden ve pilotundan başlamak isteyeceği tartışmasızdır!

Savaş sonrasında Amerikalıların emrine ve dolayısıyla koruması altına girerek yargılanmak bir yana önemli görevler üstlenen Reinhard Gehlen ise anılarında harp sırasında "ellerine ulaşan bilgilerden Sovyetlerin askerlerine Alman halkına karşı davranış serbestiyeti getirdiğini ve bunun sivil Alman halkıyla Alman subaylarının ailelerinin Rus zulmüne mahkum olacakları anlamına geldiğini" öne sürmektedir.(Bkz.Reinhard Gehlen,Hitler'in sığınağından Pentagon'a-Anılar,İstanbul,İleri Yayınları,2005.)

Evvela Gehlen silah arkadaşlarına ihanet etmiş bir subaydır ve kendince ihanetine kılıf aramaktadır ve kitabını Soğuk Savaş yıllarında kaleme almıştır.Bu bir yana şayet ortaya attığı iddia doğru olsaydı bu konuda Sovyet makamları arasında bir "anlayış"tan bahsetmemiz gerekirdi...

Fakat Mareşal Zhukov'un "Almanlardan eşya ve mücevher topladığı" iddiası üzerine bizzat Stalin'in isteğiyle evinde arama yapıldığını biliyoruz...

Ve bu kişi sıradan bir asker de değil Berlin'e giren Mareşal Zhukov!Onun bile hakkında üretilen böyle bir "iddia"ya karşı bu şekilde bir hassasiyet gösteriliyorsa eğer sıradan Sovyet askerlerine karşı ne gibi tedbirler getirilmiştir acaba...

Üstelik Sovyet ordusu Avrupa'da savaşın sona erdiği Mayıs 1945'te denetimleri altındaki Alman şehirlerinde açlıkla boğuşan Alman halkına Stalin'in emriyle sıcak yemek dağıtmıştır!..

Şimdi de Gorbachev'e kulak verelim.Onun referansına neden başvurduğumu alıntıdan hemen sonra anlatacağım:

"(...)Bu arada hatırlamışken,Weizsäcker'e de anlattığım bir anıyı da aktarayım.1975'te,Nazilere karşı kazanılan zaferin otuzuncu yılı kutlanırken Federal Alman Cumhuriyeti'ndeydim.Frankfurt yakınlarında bir benzin istasyonunda,istasyonun sahibi ile konuştum.Bana,'Stalin'ler,Hitler'ler gelirler ve giderler,fakat uluslar kalırlar,ama savaştan sonra Sovyetler Birliği Alman ulusunu böldü,' dedi.

Bunu bir tartışma izledi.Alman devletini bölme planlarını,savaş yılları içinde Churchill ve o zamanki Amerikalı politikacıların hazırlamış olduklarını hatırlattım.Bu planlara karşı çıktığımızı,bir tek egemen ve demokratik bir Alman devleti istediğimizi söyledim.Yine,Batılı devletlerin Batı Almanya'da ayrı bir devlet yaratılmasını desteklediklerini,Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin daha sonra ortaya çıktığını hatırlattım.Yalta ve Potsdam konferanslarından sonra,bizim bütünleşmiş,egemen,hepsinden önemlisi,barışçı,Nazilikten ve askerlikten arındırılmış,demokratikleştirilmiş bir Almanya istediğimizi belirttim.Fakat Batı'da,bugünkü durumu yaratacak biçimde hareket eden güçler vardı.Onun için,Almanya'nın bölünmesinin suçu Sovyetler Birliği'ne yüklenmemelidir,suçlular başka yerde aranmalıdır.Ve bugün iki Alman devleti vardır.Bu,uluslararası anlaşmalarla tanınmış bir gerçektir.Gerçekçi düşünen her politikacı yalnız ve yalnız bunu kendine rehber edinebilir.

Konuşmamız böyle oldu.

'Müthiş bir savaş görmüş olmasına rağmen,Sovyetler Birliği prensibe dayanan bir tutum izledi.Gerçekçilik duygumuz bizi yanıltmadı.Alman halkını,Nazi rejimi ile karıştırmadık.Hitler saldırısının bize verdiği zararlar için de Alman ulusunu suçlamıyoruz...'"(Mikhail Sergeevich Gorbachev,Perestroika:Ülkemiz ve Dünya için Yeni Düşünce,İstanbul,Güneş Yayınları,1988,s.213.)

Zafer sonrası Sovyetler tarafından sözümona "Alman halkına karşı kör bir intikam duygusuyla feci muamele yapıldığı işkence edildiği" palavrasının en ufak en küçük en minik en mikro düzeyde zerre kadar ya da her ne anlıyorsanız bir gerçekliği bir dayanağı olsaydı eğer sırasını kimseciklere bırakmaz onu üzerine tuz biber de ilave ederek ve bütün iştahıyla Gorbachev dile getirirdi!..

Elbette münferit birtakım nahoş olaylar yaşanmıştır ancak onların failleri de lütfen yanlış anlaşılmasın ırkçılık yapmak istemiyorum ama hani nasıl desem Rusya'nın uzakdoğusundan kopup gelmiş Yakut,Buryat vs. halkların fertleridir ve kendilerini Almanya'da bulunca bir parça "şaşırmış" olmaları da muhtemeldir!

Bir gerçeği vurgulamadan da geçemeyeceğim.Harp devam ederken Sovyetleri Almanlara karşı intikam duygusuyla yönlendirmek isteyenler çıkmış bunların başını da Yahudi asıllı Sovyet yazar Ilya Grigoryevich Ehrenburg çekmişse de kendisinin "duygusal davrandığı" düşünülerek bu konudaki görüşlerine tabii ki itibar edilmemiştir!..

Zafer sonrası Sovyet denetimindeki Alman topraklarında Alman halkına karşı "Sovyet zulmü" Soğuk Savaş döneminde uydurulan bir Amerikan yalanıdır!..

Savaş sonrası Alman halkına zulmedilmişse eğer bunun asıl icracıları sivil Alman halkını Alman kadın ve çocuklarını harp esnasında özellikle 1944-1945 yıllarında acımasızca bombalayanlar (gündüz Amerikalılar gece de İngilizler bombalardı) ile Almanya'yı bölüp parçalayanlardan (Demokratik Alman Cumhuriyeti Sovyetler Birliği'nin müttefikler nezdindeki "birleşik,bağımsız,demokratik bir Almanya" ısrarının sonuçsuz bırakılıp Federal Almanya'nın ortaya çıkmasından sonra oluşturulmuştur) başkası olamaz...

Saygılarımla

3 yorum:

  1. önemli insanlara zarar gelmemesi örneğiyle hiçkimseye zarar gelmemiştir veya genel itibari ile zarar gelmemiştir teorisini kanıtlayamazsınız.

    YanıtlaSil
  2. rusların ne kadar feodal bir topluluk olduğu 1939 öncesi ekonomik verilerine bakılarak anlaşılabilir. feodal toplumlarda erkeklerin beyin yapısı hormonal faaliyetleri çok yıkıcıdır ayıptır söylemsi testesteron erkeklik hormanları yüksek seviyededir.
    rus genareller almanlar karşısındaki teknolojik farkı kapatmak için askerleri motive etme araçları kullanmak istemiş bunlar arasına yağma ve tecavüz serbestiyetleri ve öfke oluşturma yöntemlerini katmışlardır.

    YanıtlaSil
  3. tecavuz tum slav domuzlarının teknıgıdır.balkanlarda turklere avruada olonyalı ve almanlara karsı uygalamaktan geri durmadı.burada da bu konunıst koekleri nasılda yaglıyorsun komıksın.o hemsıre tecavuz nedeniyle cocuk sahıbı olamadı kendı sözleri var gır ınternete bak

    YanıtlaSil