6 Nisan 2012 Cuma

"Türkiye istese,bu savaş çıkmazdı!"/Radovan Karadžić*‏

Kendisini New York'ta kaldığı otelde yakaladığımız Radovan Karadžić,şaşırtıcı açıklamalarda bulundu.

1-Savaş:"Bu savaş bitmez.Kesin bir çözüme kadar çarpışmalar sürecek."
2-Boşnaklar:"Boşnaklar,Türk tesiriyle Müslüman oldu.Savaşta bunun rolü çok.Bize ihanet ediyorlar."
3-Türkiye:"Türkiye Boşnakları ikna etseydi,bu savaş çıkmazdı ve dostluğumuz bozulmazdı."
4-Barış Gücü:"Barış Gücü kendilerine emanet edilen Hakija Turajlić'i koruyamadı.Bu bir cinayettir.Üzgünüm."

Kaldığı ve gittiği yerler gizli tutulmasına rağmen güvenlik nedeniyle sık sık otel değiştiren Sırp lider Radovan Karadžić'i kaldığı otelde yakaladık ve kendisiyle son olayları görüştük.

Önce görüşme isteğimizi olumlu karşılayıp randevu veren Karadžić Türk olduğumuzu öğrenince,bu randevuyu iptal için çeşitli yollara başvurdu.Bu arada bir konuda hayretini gizleyemediğini belirterek,"Otel değiştireceğimizi eşim ve benden başka kimse bilmiyordu.Siz nasıl öğrendiniz?" diye sordu.

Gün boyu güvenlik görevlileri ve Sırp görevlilerinin sorularına muhatap olduk.Uzun bir bekleme süreci ve Karadžić ile sekiz kez telefon konuşmasından sonra,diğer meslektaşlarımız önceki otelin lobisinde beklerken,Sırp liderle kaldığı odada görüştük.

Çözüm için acelesi yok

Sırp lider Radovan Karadžić,"New York'ta sürdürülen çalışmaların savaşı durduracağını sanmıyorum.Çünkü haritaların durumu büyük problem.Harita bizim kabul edeceğimiz gibi değil.Görüşmelerin akışından da memnun değiliz.New York'ta da bu problemin biteceğini sanmıyoruz" dedi.

Önce savaşın durudulması gerektiğini belirten Karadžić,politik çözümün bunun arkasından geleceğini bildirdi.Kısa dönemde kalıcı olmayan bir netice almaktansa,uzun bir zaman süreci içinde detaylı olarak görüşüp tüm sorunlara cevap verebilecek bir çözümden yana olduklarını da hatırlatan Radovan Karadžić,harita sorunlarının çözülmesinin ilk olarak ele alınmasını istediklerini ifade etti.Karadžić,New York'taki görüşmelerden sonuç alınamayacağını da vurgulayarak "Yaptığımız görüşmelerde edindiğimiz intiba budur.Aslında sorunun aceleye getirilerek üç hafta ya da üç ayda bitmesi önemli değildir.Şimdiki durumda,önemli olan kalıcı bir çözüm bulabilmektir.Acele ederken yanlış kararlar alınabilir" dedi.Karadžić bu açıklamalarıyla Bosna-Hersek'te süren savaşın kısa sürede sona erdirilmesi için pek acelesi olmadığı mesajını verdi.

"Birleşmiş Milletler halkı koruyamıyor"

"Bölgede görev yapan Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerleri hakkında neler düşünüyorsunuz?" sorumuzu da Karadžić şöyle cevaplandırdı:

"Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin bölgede çok yardımları olmaktadır.Kendilerinin yaptığı insani yardımları inkâr edilemez.Ama Hırvatistan,Krajina'da iyi görev yapamıyorlar.Halkı koruyamıyorlar.Daha önce Hırvatların ellerinden aldıkları toprakları Hırvatlar geri almaya başlayınca,o bölgedeki Sırpları koruyamadılar.Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün kontrolü altındaki bölgeleri Hırvatlar işgal ettiler.Bu bir örnektir.Birleşmiş Milletler güçleri o bölgede iyi görev yapmadılar."

Din ayrılığı meselesi

Radovan Karadžić,"Bu savaşı bir Hristiyan-Müslüman savaşı olarak mı,yoksa etnik savaş olarak mı görüyorsunuz?" sorusuna,"Evet,bu savaşın dini bir yanı da vardır.Aslında işin bu yönü savaşı daha da körüklemiştir" cevabını verdi.

Sırp lider Karadžić,daha sonra şöyle devam etti:"Türklerin Yugoslavya'yı işgal ettiği dönemde Sırp olan bu insanlar Türklerin gelişi ile Müslüman olup Türklüğü benimsemişlerdir.Aslında bunlar bizim kendi kardeşlerimizdir.Biz aynı ırktanız,kendileri bize 1914 yılında (Birinci Dünya Savaşı) Hırvatlarla birlik olup yine düşmanca davranmışlardır.Yine 1941 yılında aynı koalisyonu sürdürerek düşmanlıklarını göstermişlerdir.Günümüzde de Hırvatlarla birlik olup yine düşmanca tavır koymaktadırlar.Halbuki eski Yugoslavya'dan kopmayıp bağımsız olmayı istemek yerine,bizimle birlikte yaşasalardı,her iki taraf da çok mutlu toplum olacaktı.Aslında bizim çekişmemiz Hırvatlarladır.Boşnaklar bizimle birlikte olmaları gerekirken bize ihanet etmişlerdir."

Bir süre önce [8 Ocak 1993] bir Sırp askeri tarafından şehit edilen Bosna-Hersek Başbakan Yardımcısı Hakija Turajlić'in katline üzüldüğünü de belirten Radovan Karadžić,"Çok üzücü bir olaydı.Bu olayın sebebi savaştır.O gün birçok yerde birçok olay oldu.Birçok yanlış anlamalar oldu.Savaşın kargaşalığından meydana gelmiş bir olaydır.Gerçekten de çok üzüldük.Onu öldüren askerin kendi ailesinin tamamı öldürülmüştü.Olay Sırp kontrol yerine gelindiğinde olmuştur.Ailesi Boşnaklar tarafından öldürülen asker yanlış anlama sonunda Bakanı öldürmüştür" dedi.

"Liderlerin,bakanların,masum insanların öldürülmesi meseleye çözüm getirir mi?" sorumuza Radovan Karadžić şu karşılığı verdi:

"Hayır,bu çok yanlıştır ve çok büyük problemdir.Lideri öldürmek politik olay değildir.Bir cinayettir.Buna karşıyız.Birleşmiş Milletler'in bu işin üzerine gidip ısrarla araştırma yapması gerekir.Liderlerin can güvenliği için karşılıklı görüşerek müzakere etmek gerekir.Ancak,Birleşmiş Milletler de güvenlikle ilgili olarak daha geniş tedbirler almalıdır.Birleşmiş Milletler'e çok iş düşmektedir.Birleşmiş Milletler kendi koruması altındaki kişinin canını korumalıdır.Bosnalı Bakanın öldürülmesinin ise politik bir yanı yoktur.Sadece çok üzücü bir olaydır.Birleşmiş Milletler kuvvetleri kendi koruması altındaki insanın canını koruyamamıştır."

Türkiye'ye sitem

Sırp lider Karadžić görüşmemiz sırasında Türkiye'ye de sitem etti.

"Türkiye istese,bize yardımcı olabilirdi" diyen Radovan Karadžić,bu konuda da şunları söyledi:

"Boşnaklar Karadağ'ın yaptığı gibi Yugoslavya içinde kalsalardı,Türkiye ile ilişkilerimiz daha iyi olacaktı.Türkler Boşnakları bizlerle yaşamaya ikna etselerdi,bize yardımcı olurlardı.Türkiye bize yardımcı olabilirdi.Eğer Türkiye'den gereken anlayış ve yardımı görseydik,sonsuza kadar iyi bir ilişki ve uyum içinde yaşardık."

Gazetemiz aracılığıyla Türk milletine mesaj vermek isteyen Karadžić'in bu mesajı ise şöyle:

"Türklere bir mesajım var.Biz İslam'a karşı değiliz.Biz Türkiye'ye de karşı değiliz.Bunu böyle bilsinler.Türkiye'dekiler Müslüman,Bosna-Hersek'tekiler de Müslüman.Biz bunlara karşı değiliz.Bizim karşı olduğumuz İran ve Sudan'daki gibi rejim tipleridir.İslam her yere hükmetmek istiyor.Biz Müslümanlığı ülkelerinin dışına ihraç etmek isteyenlere karşıyız.Biliyoruz ki bu tür ihraç ve ithallere Türkiye de karşıdır.Çünkü Türkiye laik bir ülkedir.Aynı hisleri Boşnaklara karşı da duyuyoruz.Çünkü Türkler ve Boşnaklar birbirlerine çok benziyorlar..."

*Radovan Karadžić,"Türkiye istese,bu savaş çıkmazdı!",Röportaj:Cengiz Toprak,Türkiye,9 Şubat 1993.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder