5 Mart 2012 Pazartesi

Kimse Hrant Dink Değil/Khatchig Mouradian

Hrant Dink öldürüleli dört koca yıl oldu.Cenaze törenine katılan yüz binler yıldan yıla azaldı.Adalet arayışı devletin soğuk duvarlarını aşamadı.Tetikçiler içeride ama cinayetin onlarca sanığı hala korunup kollanıyor.Khatchig Mouradian,"Kimse Hrant Dink Değil" başlıklı yazısında ise "Hepimiz Hrant'ız","Hrant'ın Arkadaşları","Hepimiz Ermeniyiz" sloganları konusundaki görüşlerini aktarıyor.Talin Suciyan'ın çevirisiyle huzurlarınıza sunuyoruz...

Ermeni gazeteci Hrant Dink'in sokak ortasında öldürülmesinden dört yıl sonra bile,cenazede binlerce insanın,daha sonra da yüzlerce yazarın Dink'in ölümünü takip eden aylar ve yıllar boyunca tekrarladıkları "Hepimiz Hrant'ız","Hepimiz Ermeniyiz" mantrasıyla bir türlü barışamadım.

Öldürülmesinden birkaç gün sonra Boston'da Dink anısına düzenlenen anma toplantısında,kimse Hrant Dink değil derken meramım yalnızca malumu ilan etmek değildi.Kurşunlanmış,kaldırımda yüzüstü yatan bir tek oydu.Yalnızdı. Peki ya diğer Hrant'lar neredeydi?

Doğru,o kahreden günün ardından,suçluluk duygusundan,kızgınlıktan,umutsuzluktan ve muhtemelen daha pek çok başka nedenden,Türkiye'de Hrant'ı tanıyanların sesi daha çok duyulur oldu.Tanımayanlar da onu tanıdı ve onu tanımak pek çok insanın hayatını derinden etkiledi.Ortaya dökülen tüm duygular,gerek Türkiye'de gerekse Türkiye dışında yazılan çizilenler ve belki de "Hepimiz Hrant'ız","Hepimiz Ermeniyiz" mantrası nedeniyle,bugün Hrant dört yıl öncesine göre çok daha yalnız.

Sonuç olarak suçun failleri adalet önüne çıkmadı.Tetiği çektiği iddia edilenler serbest kalacakları güne doğru geri saymaya başladı.Bütün bunlara ilaveten,Hrant'ın ismi,tanıdıkları,meslektaşları tarafından kendi söylediklerini haklı çıkarmak için kullanılıyor.Sanki Hrant'ı tanımak insanı kamusal alanda entelektüel olmanın sorumluluklarından kurtarırmış gibi...

Onu tanımanın haklı ve doğru olmaya yettiği kanaatini iyice pekiştirmenin yolu,ölümünden sonra Hrant'a haklılık ve doğruluk payesi vermekten geçiyordu.Bunun için, sıklıkla,Hrant'ın söylediklerini ya da yaptıklarını eleştirmek kategorik olarak,incelenmeden,onun hatırasına hakaret olarak algılanır oldu.Daha da kötüsü,Türkiye'de aydın,yazar ve aktivistler onun ismini proje ve üretimlerinin markası gibi kullanarak Ermenilere,Türklere ve tüm dünyaya sundu.Bu da yine,eleştirilemeyecek olmayı ima ediyordu.

Kimse Hrant Dink değil.Hrant da bazen kendi değildi.Çünkü Türkiye'de,bir entelektüel ve daha da önemlisi Ermeni olarak olan bitenle baş etmek,bir yandan üslubu tutturmak,bir yandan eleştirinin ve acısını dile getirmenin sınırlarını iyi belirlemek,en basit muhalif duruşu bir kahramanlık göstergesi olarak yüceltmek durumunda olmak,insanın kendi olmasının önünde aşılmaz bir engel olarak duruyor.

Kimse Hrant Dink değil,kimse de Ermeni değil.Türkiyeli bir aydın ya da aktivistin klimalı salonlarda Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşmesinin önemi üzerine konuşmalar yapması,onun - Ermeni olmak şöyle dursun- Ermenilerin acılarını "paylaşmasına","hissetmesine","anlamasına",yok edilen ve mülksüzleştirilen Ermeniler için yas tutmasına yetmiyor.

24 Nisan'da İstanbul'da küçük bir gruba yaptığım konuşmada vermek istediğim bir mesaj da,"paylaşmanın","hissetmenin" ve "anlamanın" imkansız olduğu ve bunun büyük resme bakıldığında çok da önemli olmadığıydı.Türk milli ekonomisi,büyük ölçüde Ermenilerin mallarına,mülklerine el konulmasıyla oluştu.Ermenistan ve Türkiye arasındaki güç asimetrisi bu mülksüzleştirmenin sonucudur.Ve mülksüzleştirmenin kendisi,paylaşma,hissetme ve anlama sözcüklerinin içini boşaltıyor,her ne kadar samimi olursa olsun.

Yine de bir yol var.Ermenilerle gerçek bir duygudaşlık kurabilmenin yolu,tepeden tırmağa soyulmanın ve aşağılanmanın ne demek olduğunu,ayaklarının altında Der Zor çöllerinin kumunu hissederek anlayabilmekten geçer.Türkiyelilerin klimalı salonlardan çıkıp,Der Zor çöllerinde anmalar düzenlemelerinin vakti geldi.Ancak bunu yaptıktan sonra Ermeni Soykırımı ve onun sonuçları ile başa çıkma ve telafi etme yolunda anlamlı adımlar atmanın çarelerini aramaya başlayabilirler.

*Khatchig Mouradian
Çeviren:Talin Suciyan

http://birdirbir.org/blog/yayin/guncel/kimse-hrant-dink-degil/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder