5 Şubat 2012 Pazar

Osman Köker'in "Yüz Yıl Önce Türkiye'de Ermeniler" Sunumu/Barış Baştürk*

Birzamanlar Yayıncılık Yayın Yönetmeni Osman Köker,Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitüsü'nün konuğu olarak 29 Mart [2008] Cumartesi günü Ankara'da,"Yüz Yıl Önce Türkiye'de Ermeniler" başlıklı bir sunum yaptı.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Konferans Salonu'nda yapılan sunumda Köker,yirminci yüzyıl başında bugünkü Türkiye sınırları içinde yaşayan Ermenilerin sosyal,ekonomik ve kültürel hayatlarını,o döneme ait yüz kadar kartpostal eşliğinde aktardı.(1) Köker,kartpostallardaki mekanların Birinci Dünya Savaşı'ndan itibaren hangi süreçlerden geçtiğine ve günümüzdeki durumlarına dair ayrıntılı bilgiler de verdi.Köker'e göre,kartpostallarda görülen binaların bir kısmı tamamen yıkılmış,bir kısmı camii,hapishane,depo olarak kullanılmış,bazıları ise eski işlevlerini sürdürmüştü.

Ermeni nüfusunu,Osmanlı idari yapılanmasını esas alarak vilayet vilayet aktaran Köker,Osmanlı'da ne kadar Ermeni'nin yaşadığına dair farklı kaynaklarda birbiriyle çelişen bilgiler olduğunu hatırlattı ve bu nedenle Osmanlı ve Ermeni kaynaklarını karşılaştırmalı olarak verdi.Nüfusun niceliği kadar niteliğinin de önemli olduğunu belirten Köker,Ermenilerin çok büyük bir nüfusa sahip olmadığı birçok şehirde bile ekonomik ve sosyal hayattaki faaliyetleriyle çok büyük bir ağırlığa sahip olabildiklerini vurguladı.

Edirne vilayetinde 20-30 bin(2) Ermeni yaşadığını belirten Köker,doğrudan merkeze bağlı bir sancak olan Çatalca'da da 1000'e yakın Ermeni yaşadığını söyledi.Köker'e göre,Marmara havzası batıda Ermenilerin en yoğun olduğu bölgeydi.İzmit sancağında 58-62 bin,Bursa vilayetinde ise 82-120 bin Ermeni yaşıyordu.Bursa'da ipekçilik,Eskişehir'de lületaşı işlemeciliğinde Ermenilerin rolüne değindi.İstanbul'da farklı kaynaklara göre 84 bin ile 161 bin arasında Ermeni'nin yaşadığını belirten Köker,Büyük Tarabya Oteli'nin Mıgırdiç Tokatlıyan'a ait üç otelden biri olduğunu ve bugün Galatasaray Adası olarak bilinen adanın eskiden saray mimarlarından Sarkis Balyan'a ait olduğu için Serkisbey Adası olarak anıldığını anlattı.

Aydın vilayetinde 20-30 bin Ermeni'nin yaşadığını belirten Köker,Ermenilerin özellikle İzmir'deki ticari hayatta,meyve işleme ve dokumacılık sektöründe ağırlıklarının olduğunu söyledi.Basmane semtinin isminin onsekizinci yüzyılda bir Ermeni tarafından kurulan büyük bir basmahaneden geldiğini hatırlatan Köker,Ermenilerin dokumacılık alanındaki ilişkilerinin Anadolu'dan Marsilya,Lion ve Manchester'e kadar uzandığını,zaten Manchester'da dokumacılık sektörünü elinde tutan sanayici ve tüccarların bir kısmının Ermeni olduğunu belirtti.İzmir'deki Ermeni mahallesinden kartpostallar gösteren Köker,bu mahallenin İzmir'e Türk ordusunun girmesinin ardından,13 Eylül 1922'de çıkan yangında yok olduğunu,bölgenin şimdi fuar alanı olduğunu hatırlattı.

Nevşehir'den Antalya'ya kadar uzanan Konya vilayetinde 20-25 bin,Kayseri ve Yozgat'ı da içine alan Ankara vilayetinde ise 105-108 bin arasında Ermeni yaşadığını belirten Köker,Ankaralı Ermenilerin çoğunluğunun Katolik olduğunu,bunların büyük kısmının kökenini,Gregoryen Ermenilerle yaşadıkları sorunlar nedeniyle Babıali tarafından İstanbul'dan sürülen Katolik Ermenilerin oluşturduğunu söyledi.

Kayseri şehrinin üçte birini oluşturan Ermenilerin geleneksel zanaatlar,sanayi ve ticarette de ileri olduğunu söyleyen Köker,bugün Kayserili tüccarlara atfedilen olumlu özelliklerin o günün Ermeni tüccarlarına da denk geldiğini hatırlattı.

Bolu,Sinop ve Çankırı'yı da içine alan Kastamonu vilayeti için 11-14 binlik,Rize'den Samsun'a kadar uzanan Trabzon vilayeti içinse 68-73 binlik nüfus verilerini aktaran Köker,özellikle orta ve doğu Karadeniz sahillerinde bugün hiç düşünemeyeceğimiz bir yoğunlukta Ermeni ağırlığının bulunduğunu belirtti.150-180 bin arasında Ermeni'nin yaşadığı Sivas vilayetinde,vilayet merkezinin yanı sıra Amasya,Tokat,Merzifon ve Şebinkarahisar'da da önemli sayıda Ermeni'nin yaşadığını belirten Köker,Merzifon'da 1886 yılında Amerikan misyonerleri tarafından kurulan Anadolu Koleji hakkında geniş bilgi verdi.

Mersin ve Tarsus'un yanı sıra Sis (bugün Kozan),Haçin (bugün Saimbeyli) gibi Çukurova'nın dağlık kesiminin de dahil olduğu Adana vilayetinde 57-79 bin arasında Ermeni'nin yaşadığı bilgisini veren Köker,Türk-Ermeni ilişkileri açısından oldukça barışçıl bir dönem olan yirminci yüzyıl başındaki 1909 Adana Olaylarının bir istisna oluşturduğunu,Tarsus'tan Maraş'a,hatta bugün Suriye topraklarında bulunan Kessap'a kadar geniş bir bölgeye yayılan olaylar sırasında farklı kaynaklara göre 20-30 bin arasında Ermeni'nin öldüğünü ve dışarıya önemli bir göçün yaşandığını hatırlattı:Bugün Arjantin'de yaşayan Ermenilerin önemli bir kısmını bu olaylar sonrasında Maraş'tan göç eden Ermeniler oluşturuyordu.Buenos Aires'te Maraşlı Ermeniler Derneği adıyla bir örgütlenmeleri bulunan Ermeniler,şehrin önemli caddelerinden birine Maraş adının verilmesini sağlamış ve 1960'larda Maraş adında bir dergi yayınlamışlardı.

Halep vilayetinin;Antakya,Urfa,Maraş ve Antep sancak ve kazalarında 95-150 binlik bir Ermeni nüfusunun varlığından bahseden Köker'e göre,Antep Kilisesi Cumhuriyet döneminde hapishane olarak kullanılmış,1980'lerde şehre modern hapishaneler yapılmasından sonra da camiiye çevrilerek Kurtuluş Camii adını almıştı.Urfa'daki Ermeni kilisesi ise şimdi Selahaddin Eyyubi Camii olmuştu.Erzincan,Kemah,Bayburt'u da içine alan Erzurum'un 136-203 bin kişilik bir Ermeni nüfusu barındırdığını belirten Köker,bir okul hakkında ilginç bilgiler aktardı:Okul,Mıgırdiç Sanasaryan adlı Tiflisli bir Ermeni zengin tarafından yoksul Ermeni çocuklarının eğitimi için kurulmuştu.

Sanasaryan Mektebi olarak anılan okula gelir getirmesi için Erzurum'da işyerleri ve tarlalar alan Sanasaryan,bunların yetersiz kaldığını gördüğünde İstanbul'da bir han yaptırmıştı.Sansaryan Hanı olarak bilinen bu han Cumhuriyet döneminde İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Siyasi Şube olarak kullanıldı ve adı hafızalarda işkencehane olarak kaldı.Şimdi de çalışma yaşamı ve telif hakları konusundaki davalara bakan mahkemeler burada faaliyetteler.

Erzurum'daki okul binası ise Milli Mücadele'nin başlangıcındaki en önemli olay olan kongreye ev sahipliği yaptı.Yalnız,Erzurum Kongresi'nin bu Ermeni okulunda yapıldığı bilgisini hiçbir tarih kitabında bulmamız mümkün değildir.

Muş,Bulanık,Siirt,Sason sancaklarını da içine alan Bitlis vilayetinde 119-160 bin kadar,Gevaş ve Hakkari'nin de dahil olduğu Van vilayetinde 67-121 bin kadar Ermeni'nin yaşadığını belirten Köker,Akhtamar Adası'nda bulunan Surp Haç Kilisesi'nin fotoğrafının bulunduğu bir kartpostal göstererek şunları ekledi:

"Onuncu yüzyıldan kalan,Ermeni mimarisi ve taş ustalığının en güzel örneklerinden biri kabul edilen bu kilise bir Ermeni mimarın da gönüllü katkılarıyla son yıllarda aslına sadık bir restorasyon geçirdi.Tek problemli nokta devletin geçmişte kilisenin tepesinde bulunan haçı oraya yeniden koymayı reddetmesinden kaynaklanıyor."

Yüz yıl önce Rusya topraklarına dahil bulunan Kars ve çevresindeki bölgede Rus kaynaklarına göre 90 bin kadar Ermeni'nin yaşadığını belirten Köker,burada yine onuncu yüzyıldan kalan ve Cumhuriyet döneminde camiiye çevrilen Surp Arakelots(3) Kilisesi'nin de bugünlerde restore edilmekte olduğunu,ancak bu işi yürütenlerin binanın dış yüzünde bulunan Ermeni kültürünü ve Hristiyanlığı temsil eden bütün figürleri kazıyarak dümdüz ettiğini söyledi.

***

1-Köker daha önce "Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu'ndan Kartpostallarla Yüz Yıl Önce Türkiye'de Ermeniler" (Birzamanlar Yayıncılık,İstanbul,2005) adlı bir albüm kitap yayınlamış ve bu kitaba paralel olarak açtığı sergi İstanbul'dan sonra Almanya ve Fransa'nın farklı kentlerinde gösterilmişti.

2-İlk rakamlar 1914 Osmanlı nüfus sayımından,ikinci rakamlar Ermeni Patrikhanesi verilerinden alınmadır.

3-Aziz Havariler.

---------------------------------------------------------------------------

*Barış Baştürk,Toplumsal Tarih,sayı:173,Mayıs 2008,s.15-16.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder