12 Şubat 2012 Pazar

The New York Times Gazetesi:1915 Ermeni Olaylarının Yansımaları/Nurhan Kavaklı*

Osmanlı Ermeni nüfusunun büyük oranda yok olmasıyla sonuçlanan 1915 Ermeni olayları günümüzde kimilerine göre "Ermeni Kıyımı",kimilerine göre "Ermeni Soykırımı",kimilerine göre ise "mukatele" olarak tanımlanıyor.Türkiye'nin ve Ermeni diasporasının geçmişte yaşanan tarihsel olgulara ilişkin anlatımları ise radikal bir şekilde farklılık gösteriyor.(1) Tarafların ortaya attığı her bir tanımın içerdiği siyasi,vicdani,hukuki ve tarihi sorumlulukların ciddiyeti,yüzbinlerce canın sözkonusu olduğu hassas konuyu daha da hassas bir noktaya taşımakta.Bu nedenle,Osmanlı Ermenilerinin kaderini acı bir şekilde belirleyen 1915 yılında yaşanan olayların The New York Times gazetesindeki yansımalarının ele alınacağı bu yazıda,olaylar herhangi bir tanıma yerleştirilmeden verilmeye çalışılacaktır.

Gazete haberlerinin incelendiği dönem,Kasım 1914-Aralık 1915 olmak üzere yaklaşık bir yıllık süreyi kapsamaktadır.Böylece,zorunlu göçe ilişkin resmi kararın alındığı 27 Mayıs 1915 tarihinin hem öncesindeki hem de sonrasındaki yakın döneme bakmak mümkün olmaktadır.Ayrıca gazetenin konuyla ilişkili haberlerinin de bu dönem içinde yoğunluk kazandığı görülmektedir.

Bu yazıda,sözkonusu dönem içinde zorunlu Ermeni göçü öncesi ve sonrası yaşanan olayların The New York Times'ın haberlerine nasıl yansıdığı;genel olarak,haberlere ayrılan yer,haber kaynaklarının kimler olduğu,haber sunumu,yer verilen konu ve detaylar ile haberlerin hangi ülkelerden gazeteye ulaştığına bakılarak incelenmeye çalışılacaktır.

İlk Haberler

The New York Times gazetesinde Osmanlı Ermenilerinin zor durumda olduğuna ilişkin ilk haberin 11 Kasım 1914 tarihinde yayınlandığı görülmektedir.Rusya'nın Osmanlı'ya savaş ilanının (3 Kasım 1914) bir hafta sonrasına rastlayan ve sadece birkaç satırdan ibaret olan haberde kaynak olarak İstanbul'dan ABD'ne gelen mülteciler gösterilmektedir:"Constantinople'den dün gelen mülteciler Constantinople ve Türkiye'deki genel durumun dehşet verici olduğunu söylemektedirler.Eşkiyalık,cinayet ve zulüm yaygındır.Asıl kurbanlar Ermenilerdir,ancak tüm Hristiyanlar ve yabancılar büyük tehlike altındadır."(2)

Ermenilerin tehlike altında olduğuna ve katledildiğine dair küçük haberler sonraki günlerde de gazetede yayınlanmaya devam etmiştir.Haberlerde gösterilen kaynaklar büyük çoğunlukla,"Constantinople'den gelen bir adam","bilgi sahibi çevreler","güvenilir kaynaklar" olarak verilmektedir.Haberlerin doğrudan gazeteye gönderildiği şehirler ise büyük oranda Londra,Atina,Paris ve Petrograd'dır.(3) Roma,Tebriz,Tiflis ve Bükreş gibi şehirlerden haberlerin geldiği görülse de bunlar doğrudan değil,yukarıda anılan şehirler üzerinden gazeteye ulaştırılmıştır.(4)

Osmanlı Ermenilerinin içinde bulunduğu duruma ilişkin gazetede yayınlanan ilk haberlerin çok kısa olmalarının yanında dikkat çekici bir başka özelliği,hemen hemen hiçbir spesifik detayı içermiyor olmasıdır.Tarih,yer,kişi adlarına rastlanmamakta,habere daha çok genellemeler hakim olmaktadır.Ayrıca haberlerde imzaya (haberi yazan gazetecinin adı) rastlanmamaktadır.Bu haberlerde Ermenilerin yaşamlarının tehlike altında olmasının nedeninin savaş ile su yüzüne çıkan bir Hristiyan-Müslüman çatışmasının sonucu olarak ele alındığı görülmektedir.Yine bu ilk haberlerin başlıklarında,"Erzurumlu fanatikler Hristiyanları katletti","Hristiyanlar sokaklarda asıldı","Türkler Hristiyanlara kaçmalarını tavsiye ediyor","Hristiyanlar öldürülme tehlikesi altında" gibi daha çok Ermeni yerine Hristiyan tanımı kullanılmaktadır.

Haberlerde,Ermenilerin Ruslarla işbirliği yaptığı ya da Türkler aleyhine çalıştığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır.Rus ordusunun Enver Paşa'yı yenilgiye uğratmasının kısa süre öncesinde yayınlanan iki haberde Türklerin,Ermenileri Ruslara sempati duymakla ve casuslukla suçladığından bahsedilmekte,ancak bu durumun Türklerin Ermenilere saldırmak için kullandıkları bir bahane olduğu ifade edilmektedir.14 Aralık 1914 tarihinde gazetenin ikinci sayfasında yayınlanan bu haberlerden biri şöyledir:"Erzurum'dan gelen Ermeni mülteciler,Ruslara sempati duydukları için Türklerin katliamla (massacre) tehdit ettiği yirmi bin Hristiyanın içinde bulunduğu korkunç durumu anlattı.Hapishaneler casuslukla suçlanan Ermenilerle ve Rumlarla dolu.Onlar mahkemeye çıkarılmadan sokaklarda öldürülüyor ve cesetleri sokak lambalarına asılı olarak haftalarca bırakılıyor."(5)

Diğer Osmanlı azınlıklarının yabancı devletlere karşı sempati duyduğuna ilişkin haberlere rastlansa da bu haberlerin sayısı oldukça azdır.12 Aralık 1914 tarihli bir haberde bu sempatiden şöyle söz edilmektedir:"(Osmanlı) Rumları İtilaf Devletlerine açıkça sempati gösterirken,Ermeniler aynı duyguları daha dikkatli ifade etmektedir."(6)

13 Ocak 1915'te,üçüncü sayfada dönemin Osmanlı İçişleri Bakanı Talat Paşa'ya dayandırılarak verilen bir haberde,savaş halindeki İmparatorluğun azınlıklarına karşı görüşü vurgulanmaktadır."İçişleri Bakanı Talat Bey,Türkiye'de bundan sonra sadece Türklere yer olacağını söyledi.Talat Paşa,Rumlara yönelik zulümlerin (persecutions) durdurulacağına dair çok sayıda güvence veriyor olsa da,var olan durumda herhangi gerçek bir iyileşme görülmemektedir."(7) Yaklaşık bir ay sonra,18 Şubat 1915 tarihinde,bu defa Talat Paşa'nın Associated Press'e verdiği bir demece yer verilmektedir.Üçüncü sayfada yayınlanan haberde Talat Paşa,ülke içindeki Hristiyanların durumuna şöyle değinmektedir:"Kutsal savaş (holy war) Hristiyanlara yönelik bir tehdit değildir,Müslüman dünyasına düşman olanların akıllarında tutmaları gereken bir olgudur.

Ülkelerinin kaderine katılan Osmanlı İmparatorluğu içindeki Hristiyanlar,var olan durumun yarattığı şartlardan dolayı acı çekmiyorlar ve bu duruma karşıt her söz (statement),Osmanlı dünyası içindeki tarafsız ülkelerin baskılarını Türkiye'ye karşı yöneltmelerini amaçlayan İngiliz,Fransız ve Rus entrikalarının (intrigue) bir sonucudur."(8)

Van Ayaklanması

11 Nisan 1915 tarihinde Ermeniler tarafından Van'da başlatılan ayaklanma,olayların gelişimindeki önemli dönüm noktalarından birini oluşturmaktadır.Resmi Türk tezine göre,Ermeniler Rusya'nın Van'a girmesini kolaylaştırmak ve Osmanlılara karşı Rus ordusuna yardım etmek için ayaklanmışlardır.Ermenilerin Osmanlı'ya ihanetini gösteren bir eylem olan bu ayaklanmanın ciddiyeti karşısında Türk resmi yetkilileri şehre saldırı kararı almak zorunda kalmışlardır.Karşı tarafa göre ise Van ayaklanması bir meşru müdafaadır ve saldırgan Türk birliklerinin şehri kuşatmasını takiben,korunmak amacıyla yapılmıştır.(9)

The New York Times'ın Van ayaklanmasına ilişkin haberlerine bakıldığında,ayaklanmanın,Ermenilerin meşru müdafaa için yapmak zorunda kaldıkları bir eylem olarak gazetenin sayfalarına yansıdığı görülmektedir.Örneğin,6 Mayıs 1915 tarihli gazetenin üçüncü sayfasında,Tebriz piskoposuna dayandırılan bir haberde şöyle denilmektedir:"Bir ay önce Ermenilerin barikat kurmaya ve savunmaya zorlandığı Van'da,şimdi Ermeniler bir haftadır Türklere ve Kürtlere karşı direniyorlar.Ağır silahlı dört Türk birliği Erzincan'dan Ermenilere doğru ilerliyor."(10) 11 Mayıs 1915 tarihli başka bir haberde ise Zeytun ve Kilikya'daki Ermenilerin de ayaklandığı haberi verilmektedir.Kahire'den gönderilen ve Londra üzerinden gazeteye gelen haber şöyledir:"Kahire'den gazeteye gönderilen bir haberde (dispatch) Zeytun ve Kilikya'daki Ermenilerin ayaklandığı ve iki yedek Türk birliğinin duruma müdahale etmekle görevlendirildiği bildirilmektedir.Ermeni gazeteleri Transkafkasya'daki Türkler ve Kürtler tarafından katledilen Ermenilere ilişkin korkunç detayları vermektedir."(11)

Bu arada,24 Nisan 1915 tarihinde Devrimci Ermeni Komiteleri kapatılarak,İstanbul Ermeni toplumunun ileri gelen yaklaşık 250 şahsiyeti devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçlamasıyla tutuklanmış ve Çankırı'ya sürgüne gönderilmiştir.Ermeni tarafına göre tutuklanan eylemcilerin sayısı 600'ü bulmaktadır ve aslında masum Ermeni entelektüelleri olan bu kişilerden 300'ü öldürülmüştür.(12) Daha sonra,Ermeni diasporası tarafından "Ermeni Soykırımını anma günü" olarak kabul edilecek 24 Nisan 1915 tarihini takip eden günlerde,Ermeni ileri gelenlerinin öldürüldüğüne dair bir habere The New York Times'ta rastlanmamaktadır.Ancak,Anadolu'daki Ermeni sivillerin Türkler ve Kürtler tarafından katledildiklerine dair haberlerde bir artış görülmektedir.Haberler daha uzun ve ayrıntılı olmaya başlamıştır.28 Nisan 1915 tarihli gazetenin nüshasında da,Ermeni Kilisesi'nin başvurusu üzerine ABD'nin Türkiye'den katliamları durdurması için istekte bulunduğuna dair bir haber yer almaktadır.Haberde,Ermenilerin bu isteğinin Rusya aracılığıyla ABD'ne iletildiği vurgulanmaktadır.

Gazetenin konuya ilişkin diğer haberlerinde Ermeniler tarafından Türklerin öldürüldüğüne ilişkin çok az bilgi vardır.Bazı haberlerde taraflar arasında bir çatışmanın olduğu vurgulanmakla beraber,bu çatışmalarda mağdur taraf Ermeniler olarak gösterilmektedir.Haberlerde,Ermenilere yöneltilen saldırıların büyük çoğunluğunun Kürtler tarafından gerçekleştirildiği ifade edilmektedir.1 Mayıs 1915 tarihli bir haberde var olan durum şu şekilde aktarılmaktadır:"Ermenistan'daki Hristiyan katliamı tüm Van bölgesinde devam etmektedir.Kürtler ve Ermeniler arasındaki çatışma (conflict) daha da vahim bir hal almıştır."(13)

Gazetenin haberlerinde Ermenilerin bağımsızlık hedeflediklerine ya da Ruslarla işbirliği yaparak Türklerin gücünü zayıflatmaya çalıştıklarına dair bir bilgiye rastlanmamaktadır.Ermenilerin Türkleri ya da Kürtleri öldürdüğüne ilişkin haberlerde ise bu durum genel olarak meşru müdafaa olarak verilmektedir.Ancak,Van'daki Ermenilerin ayaklanmasının Rusya'nın şehri ele geçirmesini kolaylaştırdığına dair bir vurguya 17 Eylül 1915 tarihli bir haberde yer verilmiştir:"Rusların hiçbir direnişle karşılaşmadan Van'ı ele geçirmesini kolaylaştıran Van'daki Ermeni ayaklanması,görünüyor ki,Türklerin diğer her yerdeki Ermenilere saldırması için bir bahane olarak kullanılmaktadır.Çoğunlukla işkence ve sürgün yoluyla gerçekleştirilen katliamlarla,Ermeniler bölgeden siliniyorlar."(14)

Rusların Van'ı Ele Geçirişi

Ermeni ayaklanmasının hemen ardından Rusların şehri ele geçirmesi,gazetenin 25 Mayıs 1915 tarihli sayısında "Ruslar Ermenileri kurtardı" başlığıyla okuyuculara duyurulmaktadır."Daha Çok Ermeni Katledildi:Bitlis'teki Kürt saldırıları-Silahlı Ermeniler örgütleniyorlar" üst başlığıyla verilen 6 Haziran 1915 tarihli haberde Van'ın Ruslar tarafından ele geçirilmesinin sonrasındaki durum şöyle aktarılmaktadır:"Türkiye Ermenistanı'ndaki Van'ın Ruslar tarafından ele geçirilişinin ardından,Kürt çeteleri Bitlis,Muş ve Diyarbakır'da saldırılarına devam etti.Artan sayıdaki Ermeni gönüllüleri Hristiyan nüfusu Kürtlerden korumak için çaresizce savaşıyorlar.Diyarbakır'daki Ermeniler,Van'daki Ermenilerin yaptığını örnek alarak silahlı çeteler kuruyorlar.İran Ermenistanı'nda bulunan Urumiye'deki Ermeniler Rusları sevinçle karşıladılar.Amerikan misyonundaki sığınmacılar için Ruslar tarafından yiyecek getirildi.(...) Rusların (Urumiye ve Van'daki) başarıları İranlılar ve Araplar arasında rahatsızlık yaratmakta,karışıklıklar meydana gelmektedir.Türk askeri kuvvetlerinin Çanakkale'de yoğunlaştırılmış olması ise Kafkasya'daki Türk birlikleri için silah ve cephane kıtlığına yol açmaktadır."(15)

Ermeni Zorunlu Göçü

Ermenilerin sistematik olarak evlerinden alınarak uzak bölgelere sürüldüğüne dair ilk haber 12 Temmuz 1915 tarihli gazetede yer almaktadır.Atina'dan gönderilen ve kaynağının "güvenilir" olarak belirtildiği haberde zorunlu göçün Ermeni nüfusunun tamamının yok edilmesini amaçlayan bir plan olduğu ifade edilmektedir.Göçe ilişkin haberler,göç yolundaki Ermenilerin karşılaştığı zorlukların verildiği haberlerle devam etmektedir.Bu haberlere yine Ermenilere yönelik katliam haberlerinin eşlik ettiği görülmektedir.Haberlerin sayısı gün geçtikçe artmakta ve artık her gün konuyla ilişkili bir ya da iki haber verilmektedir.Ayrıca gittikçe artan bir Amerikan kaygısının gazete sayfalarına yansıdığı görülmektedir.Ermenilerin durumuyla ilgilenen isimlerin başında ise Türkiye'deki Amerikan büyükelçisi Henry Morgenthau gelmektedir.Yine,gazetenin konuyla ilişkili birçok haberinde onun ismi görülmektedir.Bu haberler,bölgeden İstanbul'a gelen ve Morgenthau ile görüşen tanıkların anlattıklarından oluşmaktadır.Bu arada,bir Amerikan Komitesi İmparatorluktaki durumu araştırmak için çalışmalara başlamıştır.The New York Times'ın konuya ilişkin haberleri arasında bu komitenin çalışmalarına dayandırılarak verilen haberler de yer alır.27 Eylül 1915 tarihli böyle bir haberde şunlar anlatılmaktadır:

"Adları komitede saklı,ancak açıklanmayacak olan görgü tanıklarının verdikleri ifadeler çok büyük bir dikkatle (komite tarafından) incelenmektedir.İncelenen ifadeler Ermenilerin çoğunlukla işkence ile doğrudan öldürüldüğü ya da açlıktan ölmeleri için çöle gönderildiği şehirleri ve yüzlerce kasabayı içermektedir."(16)

Zorunlu göçe ilişkin haberler 1915 sonbaharının sonuna kadar gazetede yayınlanmaya devam eder.Haberlerde genellikle zorunlu göçe tabi olan Ermenilerin karşılaştığı zorlukların yanı sıra,Türklerle Kürtlerin onlara yönelik saldırıları konu edilmektedir.Çeşitli organizasyonların Ermeni mültecilere yardım çağrıları ile Ermenilerin katlinin durdurulmasına ilişkin çağrılar gazetenin haberlerinde yer verdiği diğer konulardır.Daha önceleri görece daha arka sayfalarda yer alan konuya ilişkin haberler artık gazetenin ilk sayfasına taşınmıştır.

Değerlendirme

İncelenen dönem boyunca bölgede muhabiri bulunmayan gazetenin haber kaynaklarını misyonerler,göç öncesi ve sonrası Ermeni mülteciler,yabancı ülke resmi temsilcileri ve "güvenilir kaynak" olarak belirtilen ve adları açıklanmayan kişiler oluşturmaktadır.Hemen hemen tüm haberler İmparatorluğun savaş halinde olduğu ülkelerden ya da bu ülkeler üzerinden gazeteye ulaştırılmıştır.Ancak,dönemin iletişim teknolojilerinin yetersizliği ve savaş halindeki İmparatorluktan tüm tarafları içerecek sorunsuz bir haber akışının olanaksızlığı gözönüne alındığında,ayrıca göçten sağ kurtulanların ya da Türkiye'den kaçan Ermenilerin ABD'ne kabul edildiği düşünüldüğünde bu durum anlaşılır görünmektedir.Haberlerde,Ermenilerin temsilinin daha çok dinsel kimlikler üzerinden yapıldığı dikkat çekmektedir.Taraflar arasında var olan gerilim ise Hristiyan-Müslüman çekişmesi olarak sunulmaktadır.Ermenilerin Ruslara karşı sempati duyduğuna çok az haberde değinilse de bu sempatinin İmparatorluğa karşı bir casusluk ya da Ruslarla herhangi bir işbirliği girişimine kadar uzandığına dair bir vurguya rastlanmamaktadır.Ermenilerin Rusya'ya duyduğu sempatiden bahsedilen ve sayıları çok az olan haberlerde,bu durum Osmanlı'nın Ermenilere karşı şiddet uygulamak ve bölgeyi onlardan temizlemek için bir bahane arama gerekçesi olarak verilmektedir.Haberlerden,taraflar arasında karşılıklı bir çatışma olduğu izlenimine kapılmak oldukça zordur.Bunun yerine,gazetenin haberlerinde Ermenilere,Türkler ve özellikle Kürtler tarafından katliamların yapıldığı,zorunlu göçe tabi tutuldukları,ölümle sonuçlanacak çok büyük bir felaketin içine sürüklendikleri ve bölgenin Ermenilerden temizlenmek istendiği yönünde bir izlenim verilmektedir.

***

1-Ermeni diasporasının önde gelen isimlerinden Michigan Üniversitesi öğretim üyesi Dennis R. Papazian'ın kurucusu ve müdürü olduğu Ermeni Araştırmaları Merkezi'nin web sayfasında yer alan bilgilerde,1915 yılında gerçekleştirilen ve Ermenilerin ölümüyle sonuçlanması hedeflenen zorunlu göçün,İttihat ve Terakki Partisi liderlerince planlanan Ermeni Soykırımı'nın bir parçası olduğu ileri sürülmektedir.Soykırım sürecinin 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni derneklerinin kapatılması,Ermeni ileri gelenlerinin toplanıp sürgün edilmesi ve öldürülmesi ile başladığı,ardından da sistematik olarak devam ettiği anlatılmaktadır.Yine buradaki bilgilere göre,soykırım sonucu yaşamını kaybeden Ermeni sayısı bir buçuk milyondur.Bkz.http://www.umd.umich.edu/dept/armenian/facts/genocide.html.Bu iddiaları kabul etmeyen Türkiye ise,yaşananların bir soykırım olmadığını ve zorunlu göç kararının,Osmanlı'ya karşı Rus ordusuyla işbirliğine giren Ermenileri savaş bölgesinden uzaklaştırmak amacıyla alındığını söylemektedir.Yaşamını kaybeden Ermenilerin olduğunu kabul eden Türkiye,sayının bir buçuk milyon olmadığını ve bir iç savaş ortamındaki ülkede Ermeniler tarafından öldürülen çok sayıda Türkün de bulunduğunu söylemektedir.Savaş dönemi nedeniyle ülkede yaşanan yokluklar ve salgın hastalıklar da ölümleri artıran bir etken olarak verilmektedir.Bkz."Armenians Claims and Historical Facts",Republic of Turkey Ministry of Culture and Tourism,http://www.kultur.gov.tr/

2-The New York Times,11 Kasım 1914.

3-Bugünkü Saint Petersburg.

4-Bu durum,örneğin haber girişinde şöyle belirtilmektedir:"Tiflis,Transkafkasya (Petrograd ve Londra üzerinden)"

5-The New York Times,14 Aralık 1914.

6-The New York Times,12 Aralık 1914.

7-The New York Times,13 Ocak 1915.

8-The New York Times,18 Şubat 1915.

9-Bkz.Dipnot 1'deki kaynaklar.

10-The New York Times,6 Mayıs 1915.

11-The New York Times,11 Mayıs 1915.

12-Bkz.Dipnot 1'deki kaynaklar.

13-The New York Times,1 Mayıs 1915.

14-The New York Times,17 Eylül 1915.

15-The New York Times,6 Haziran 1915.

16-The New York Times,27 Eylül 1915.

---------------------------------------------------------------------------

*Nurhan Kavaklı,Toplumsal Tarih,sayı:162,Haziran 2007,s.44-48.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder