23 Şubat 2012 Perşembe

Hocalı Üzerine...

Evvela Hocalı'da yaşamını yitiren kadın ve çocuklar için duyduğum üzüntüyü dile getirmek istiyorum...

Bununla birlikte bir milyon küsür Azeri'nin bölgeyi serbestçe terkettiği düşünülürse Hocalı vak'asının münferit ve hatta karanlık bir olay olduğu da rahatlıkla görülebilir inancındayım.

Ya herkesin gözünden kaçmış ya da ben fazla dikkatliyim belki de şanslıyım bilemiyorum orasını...

İnanılır gibi değil!

Chingiz Mustafayev (1960-1992) Azeri gazetecidir.Karabağ savaşını ve Hocalı'yı görüntülemiş 15 Haziran 1992'de de kendisine isabet eden bir mermi neticesinde can vermiştir...

Aşağıdaki videoyu muhakkak seyredin mide bulandırıcı ama lütfen zorlayın kendinizi!..

http://www.chingizmustafayev.com/video/xojali2.mpg

"0:24-0:27" saniyeleri arasında kameraman Mustafayev'e kulak verin lütfen!

Şöyle diyor kendileri:

"Ben bunu geçen gün çekmiştim böyle bir şey yoktu..."

Peki ne demek bu şimdi?

Cesetler üzerinde tahribatta bulunmuşlar işte...

Sonra kırdıkları potu çevirmeye çalışmışlar tabii ama nafile!..O kadar aptallar ki sobelenmelerine rağmen videoyu değiştirme gereği de duymamışlar...

Benim asıl merak ettiğim sırf propaganda uğruna cesetler üzerinde bile tahribatta bulunanların daha başka neler yapabilecekleri veya yaptıkları...

Türkiye kamuoyunda Hocalı konusundaki bakış açısı da son derece sakat!

Hocalı'da 613 kişi yaşamını yitirmiş öyle değil mi...

Peki 1894-1896 yılları arasında sadece iki yılda Fransız ve İngiliz konsolosluk raporlarına göre 50 bin Johannes Lepsius'a göre ise 100 bin Ermeninin hunharca katledildiği gerçeğini nereye buyur edeceğiz???

1909'da Adana olayları esnasında yalnızca birkaç gün içinde 30 bin Ermeninin vahşice yok edildiği hakikatini nereye alacağız???

1914-1918 arasında bizzat "Osmanlı raporlarına göre" yitip giden 800 bin Ermeni karşısında ne söyleyeceğiz???

613 kişiye üzülüyorsunuz ne kadar iyisiniz!!!

Elbette Hocalı'da yaşamını yitiren Azeri kadın ve çocukları için üzüleceğiz ama Karabağ Savaşı içinde münferit ve dahası karanlık bir olay sonucu yaşamını yitiren 613 kişinin hesabını sormadan evvel biraz düşünmek biraz utanmak insanlığa karşı işlenen suçun hesabını vermek gerekmez mi?

Aşağıdaki linke de tıklayınız ve ilk kırk saniyesine dikkat ediniz!

http://www.youtube.com/watch?v=g8NIPmI6yl8

Ermeni güçleri Azeri sivillerin bölgeyi terketmesi için kendilerine on saat süre veriyor...

Bu "taşınabilir eşyalarınızı da beraberinizde götürebilirsiniz" anlamına geliyor!..

Çokça korkan yaşlı bir Azeri teyze de Ermeni askerlerince sakinleştiriliyor korkması için bir neden olmadığı kendisine anlatılıyor...

Azeri komutan Surat Husaynov "memleketim" dediği toprakları savunmak yerine Bakü'ye yürüyüp darbe yapmayı tercih ederken oradaki Ermeni güçleri bir milyon küsür Azeri'nin serbestçe bölgeyi terketmesini sağlayarak üzerlerine düşeni fazlasıyla yapmışlardır!

Bir tane çocuğun bile burnunun kanamasına rıza gösterilmemiştir üstelik Azerilerin marifeti olan Şubat 1988'deki Sumgait jenosidine rağmen...

israil'in Gazze abd'nin de Felluce'de sergilediği türden bir vahşet Ermenilerin vicdanı ve dünya görüşleri ile zaten bağdaşmaz...

Hal böyleyken kim kime hesap sorabilir ki!!!

***

"Kurtuluş Ordusu" Komutanı Leonide Azgaldian'ın askerlere emridir:

Biz Katil Değil,Askeriz!*

"Bu kavga zorunlu olarak içine çekildiğimiz ve biz Ermeniler için sadece direniş anlamını taşıyan bir savaştır.Bu kavgada bize karşı silahlı saldırıda bulunmayan karşı taraf halkını,günahsız sivilleri,erkek-kadın,çocuk-genç-ihtiyar,her kim olursa olsun düşmanımız saymıyoruz...Biz askeriz,katil değil!İşimiz de karşı tarafın sivil halkıyla değil sadece askeriyledir...Tekrarlıyorum işimiz yalnız silahının namlusunu bize yöneltmiş karşı taraf askeriyledir.

Öyle ki hiçbir sivil insana karşı silahlı-silahsız saldırı veya tacizde bulunulmayacağını bilin!...Savaşın en sıcak zamanlarında dahi o insanların kaçıp kendileri için daha güvenli gördükleri bir yerlere gidip-saklanmalarını engellemeyesiniz sakın...Bırakın nereye gitmek istiyorlarsa kaçıp-gitsinler,başlarını kurtarsınlar...Bu savaşta onların günahı olmadığı gibi halkımıza karşı işlenen suçta da sorumlulukları yoktur!"

Dağlık Karabağ-Martakert Bölgesi,Mart 1991

*Azgaldian'ın emrini içeren bildiri Karabağ gazisi ve Ermenistan'ın son siyasi tutuklusu Sayın Sarkis Hatspanian'dan alınmıştır...

Saygılarımla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder