23 Şubat 2012 Perşembe

Dünya Savaşının Arifesinde Osmanlı-Rus Cemiyeti/Mehmet Perinçek*

Rus arşivlerinden çıkan bir belge,Birinci Dünya Savaşı'na giden süreçte Rus İmparatorluğu'nun başkenti Sankt Petersburg'da Rus-Türk Dostluk Yakınlaşması Cemiyeti'nin kurulduğunu ortaya koyuyor.Belge,Rus siyaset adamı ve tarihçi Pavel Nikolaevich Milyukov'un,eski adı SSCB Ekim Devrimi Merkez Devlet Arşivi (TsGAOR SSSR) olan Rusya Federasyonu Devlet Arşivi'ndeki (GARF) kişisel dosyaları arasında bulunuyor.Rus-Türk Dostluk Yakınlaşması Cemiyeti'nin Kuruluşu için,Örgütlenme Bürosu'nun Şubat Devrimi'nden sonra geçici hükümetin Dışişleri Bakanlığını da yapacak olan Milyukov'a cemiyetin hazırlık toplantısının davetiyesini gönderdiği anlaşılıyor.31 Mart 1914 tarihli yazıda cemiyetin amaçları şu şekilde tanımlanıyor:

Cemiyetin Amaçları

1-Rus ve Türk halklarının karşılıklı tanıtılması ve birbirlerini doğru anlamalarının sağlanması.

2-İki milletin uygarlıklarının ve dillerinin karşılıklı olarak araştırılması ve kültürlerinin gelişmesinin sağlanması.

3-Rusya'nın Türkiye'yle karşılıklı ticari ve ekonomik ilişkilerinin desteklenmesi ve geliştirilmesi.

4-Rus ve Türk milletleri arasında karşılıklı dostane komşuluk ilişkilerinin oluşturulması ve geliştirilmesi.(1)

Cemiyetin İstanbul Ayağı

Türk ve Rus kaynakları,cemiyetin bir ayağının da İstanbul'da oluşturulduğunu gösteriyor.Rusya'daki gelişmelere paralel olarak Mart ayının ortalarında kurulan Osmanlı-Rus Dostluk Cemiyeti'nin başında,ayan azası ve eski Maliye Nazırı Nail Bey bulunuyor.Cemiyetin diğer Türk üyeleri arasında ise şu isimler yer alıyor:Tanin gazetesinin başyazarı Hüseyin Cahid,İstanbul mebusları Salah Cimcoz,İsmet,Şura-i Devlet-i Tanzimat Reisi Mahmut Esat,İstanbul Mebusu Ahmet Nesimi,İkdam gazetesi sahibi Ahmet Cevdet,Namık,Osmanlı Telgraf Ajansı Müdürü ve imtiyaz sahibi Erzurum Mebusu Hüseyin Tosun,Fuat Hulusi,Konya Mebusu Şeref,eski Atina sefiri Ahmet Muhtar beyler ve Hüseyin Hilmi Paşa.Ahmet Muhtar Bey komitenin katibidir.

Rus tarafında yer alan isimler de girişimin resmi boyutunu kanıtlar nitelikte:Elçilik müsteşarı Gyulkevich,Başkonsolos Shebunin,elçilik katiplerinden Fonvizin,Bulatov,elçiliğin baştercümanı Doholka,elçilik tercümanı Maksimov,İstanbul'daki Rus Denizcilik Şirketleri Baştemsilcisi Chernogorovich,Nobel Biraderler Şirketi Genel Müdürü Margolis,İstanbul'daki Rus-Asya Bankası Müdürü G. Pechenev,İstanbul'daki Rus Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Panchenko,banker Mavrokordato,Russkoe Slovo gazetesinin muhabiri Mashkov ve Rus Telgraf Ajansı'nın temsilcisi Yanchevsky.(2)

İlk Genel Kurul ve Konuşmalar

Türkiye'deki Osmanlı-Rus Cemiyeti'nin üyeleri,19 Mart 1914 günü Müdafaa-i Milliye Merkez-i umumisinde toplanarak nizamname hakkında fikir alışverişinde bulunur.İlk genel kurul ise 24 Mart'ta,Meclis-i Mebusan binasında toplanır.Toplantıya katılamayan Ali Nail Bey'in yerine başkanlık eden Ahmet Muhtar Bey,yaptığı konuşmada iki millet arasında birçok ortak nokta olduğunu,iki ülkenin yakınlaşmasında matbuat,kitap ve konferansların büyük rol oynayacağını belirtir.Ancak eski Atina sefiri,iki ülke arasındaki yanlış anlamaların da ortadan kaldırılması gerektiğini vurgular ve iktisadi ilişkilere büyük önem verdiğini ifade eder:

"Şurasını da ilave etmekten kendimi alamıyorum ki Türkiye'nin kudret-i iştiraiyesini tezyit etmesinden Rusya hükümeti komşu olmak itibariyle bir istifade-i hususiye temin etmiş olacaktır.Türkiye'nin istiklal-i iktisadisinin iadesi zımnında teşebbüste bulunmak,bundan dolayı Rusya için pek ziyade mucib-i istifadedir.Türkiye istiklal-i iktisadiyeye nail olmadıkça kendisinin terakkiyat-ı maddiyesi hah ve nahah pek mahdut ve atıl bir dairede kalacaktır."

Ahmet Muhtar Bey'in konuşmasına Rus üye Doholka'nın cevabı ise şöyle olmuştur:

"Ruslar ile Türkler arasında münasebat-ı dostanenin tekidi ve mukarenet-i samimanenin tesisi emrinde reisin beyan ettiği efkara iştirak ederim.Ruslar Türkiye'yi az tanıdıkları gibi,Türkler de Rusya'yı az tanıyorlar,yekdiğerini az ziyaret ediyorlar.Bizzat Anadolu'da icra-ı seyahat ettim.Türklerde evsaf-ı hüsne müşahede ettim.Benim gibi Türkiye'yi ziyaret eden ecnebiler dahi Türklerde evsaf-ı hüsneyi görüp teslim etmişlerdir.Reisin hissiyat ve efkarına iştirak ederek iki milletin münasebat-ı dostaneyi tekit etmeleri,tanışmaları mucib-i fevaid olacağını beyan eylerim.Ruslarla Türkler arasında hutut-ı müştereke vardır.Bu iki milletin ikisi de Avrupa ve Asya arasında buluşarak bu iki kıtayı birbirine raptediyorlar.İkisinin de vezaif-i müştereke-i medeniyesi vardır.İkisi de Avrupa ve Asya'yı birbirine takrib ve birinin medeniyet ve muhassenatını diğerine isal vazifesini ifa ediyorlar.Binaenaleyh münasebat-ı dostaneyi tekit ile beyinlerinde samimi bir mukarenet husule gelmesi temenni olunur."

Cemiyetin kurucularından olan İkdam gazetesinin sahibi ve başyazarı Ahmet Cevdet Bey genel kurulun ertesi günü yazdığı yazıda,Türklerle Rusların birçok meselede ortak çıkarlara sahip olduğu halde birbirlerine yabancı kaldıklarının altını çizer.Başyazara göre tarihe bakıldığında arilerden olan Ruslara en yakın Turani millet,Türk milletidir.Rusya'ya da gitmiş olan Ahmet Cevdet Bey,iki ülkenin şehirlilerinin de sevgi,açık yüreklilik,misafirperverlik ve yarını pek düşünmemek gibi bazen meziyet bazen de kusur ve eksiklik sayılabilecek ortak özellikleri olduğunu belirtir.Bir Avrupalının musiki notası gibi tertiplenmiş kişisel ve sosyal hareketleri ne Rus'ta ne de Türk'te vardır.Rus diline girmiş birçok Türkçe kelime olduğu gibi Türk edebiyatı da Rus edebiyatından etkilenmiştir.(3)

Tanin gazetesinin 18 Mart 1914 tarihli sayısında Osmanlı-Rus Cemiyeti övülmüş,bununla iki ülke arasındaki dostluk bağlarının kurulmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir.

Diplomasi Çevrelerinin Tepkileri

Osmanlı-Rus Cemiyeti'nin kurulması İstanbul'daki diplomatik çevrelerde de ilgiyle karşılanmıştır.İstanbul'daki İsveç elçisine göre bu faaliyet,Rusya'nın Türkiye'ye karşı daha az tecavüzkar bir siyaset izlemesinin başlangıcı olacaktır.Türk düşmanı olarak tanınan Rus Elçiliği'nin baştercümanı Mandelstam'ın görevinden alınması buna yorulmuştur.Fransız elçisi Bombard,Rusya'nın Türkiye'ye yaklaşmak istemesini,Rusya'nın Türkiye'de Almanya'ya karşı cephe almasını gerektireceğinden Fransa'nın yararına görmüştür.İngiliz elçisi Mallet de Türk-Rus yakınlaşmasını "Antant" devletlerinin Türkiye'de yeni rejimin takviyesi olması itibariyla yerinde bir hareket olarak değerlendirmiştir.(4) Ancak Viyana'daki siyasi çevrelerde cemiyetin kurulması büyük bir endişeyle karşılanmıştır çünkü Türkiye'nin Avrupa'daki iki devlet grubundan birine yakınlaşması hassas dengeleri bozacaktır.(5)

Cemiyetin Nizamnamesi ve Faaliyetleri

Osmanlı-Rus Cemiyeti'nin üyeleri 24 Nisan 1914'te bu sefer Beyoğlu'nda,Tokatlıyan gazinosunda buluşur.Bu toplantıda cemiyetin nizamnamesi incelenir ve onaylanır.Ayrıca Türk ve Rus üyelerin sayısı yirmiye çıkmıştır.

Onaylanan nizamnamenin birinci maddesi ise,"İki millet arasındaki münasebat-ı dostanenin insibat ve ittisa-ı daimesini ve bunlar arasında fikren,iktisaden ve siyaseten sıkı ve samimi bir mukarenet husulünü temin maksadıyla Dersaadet'te bir Osmanlı-Rus Cemiyeti teşkil edilmiştir," şeklindedir.Nizamnamede bu amaca ulaşmak için yayın faaliyetine özel önem verileceği,ekonomi,toplum hayatı,edebiyat ve sanat alanlarında Rusya'daki gelişmeleri haber verecek aylık bir derginin çıkarılacağı,konferansların ve gezilerin düzenleneceği belirtilmektedir.Nizamnamede ayrıca cemiyetin organları,görevleri,üyelerin verecekleri aidatlar vb. ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.Nizamnamenin ondördüncü ve son maddesinde ise Petersburg'da Osmanlı-Rus Cemiyeti'nin karşılığı olarak kurulacak bir cemiyetle ilişkilerin tesis edileceği de ifade edilmektedir.(6)

Osmanlı-Rus Cemiyeti'nin tespit edilebilen son faaliyeti ise Birinci Dünya Savaşı'nın başlamak üzere olduğu günlere rastlamaktadır.18 Temmuz 1914 günü Cağaloğlu'ndaki dairesinde toplanan idare heyeti iki aylık çalışma raporunu değerlendirmiş,cemiyetin organı olarak bir mecmuanın çıkarılmasını,öğrenim görmek üzere Rusya'ya öğrenciler gönderilmesini kararlaştırmıştır.Ayrıca iki ülke arasında ticari ve iktisadi ilişkilerin artırılması ve geliştirilmesi benimsenmiş ve bütün bu girişimlerin başarıyla sonuçlanması dileğinde bulunulmuştur.(7)

Mart ve Nisan aylarında bu çalışmalara paralel olarak İstanbul'da Türk-Rus Ticaret Komitesi de faaliyet göstermektedir.Komitenin başında Ticaret ve Ziraat Nezareti'nde bir dairenin müdürü olan önde gelen İttihatçılardan İsmet Bey bulunmaktadır.Yardımcılığını ise Türklerin isteği üzerine Rus-Asya Bankası Müdürü G. Pechenev üstlenmiştir.Ayrıca Rus Büyükelçiliği'nde komite tarafından Rus Evi açılmış,burada Rusça dersleri verilmiş,Pushkin ve Gogol'ün ilk Türkçe çevirileri okunmuş ve Rus yemekleri yapılarak gençlerin ve bayanların da katıldığı sohbetler düzenlemiştir.Rus askeri istihbarat raporlarında, İsmet Bey ve Pechenev'in aktif olarak faaliyet gösterdikleri,"savaş","savaşmak","silah" vb. kelimeleri duyduklarında birinin yüzü sapsarı kesilerek istavroz çıkardığı,diğerinin ise "savaş çığırtkanlığı yapanların Allah cezasını versin!" dediği belirtilmektedir.(8)

Bütün bu gelişmelerin yaşandığı dönem,her iki ülkenin başkentlerinde de kurulan dostluk cemiyetlerini daha da ilginç kılıyor.Mart ayının ortasında kurulan cemiyetlerin tespit edebildiğimiz son faaliyetlerinden on gün sonra,28 Temmuz 1914'te Birinci Dünya Savaşı patlak veriyor.Türkiye 2 Ağustos'ta Almanya'yla gizli bir antlaşma imzalarken,Yavuz ve Midilli gemilerinin Rusya'nın Karadeniz kıyılarını bombaladığı tarih ise 29 Ekim 1914.Rusya da Türkiye'ye 2 Kasım'da savaş ilan ediyor.

Türkiye'yle Rusya'nın dişe diş savaşmasından hemen önce neden dostluk cemiyeti çalışmalarının yapıldığını anlamak,kuruluşunun öncesindeki ve sonrasındaki gelişmelere bakıldığında daha da kolaylaşıyor.

Türk-Alman Yakınlaşması ve Rusya

Kasım 1913'te Liman von Sanders başkanlığında bir Alman askeri heyeti İstanbul'a gelmiş ve Türk ordusunun ıslahatına girişilmiştir.Bu durum Avrupa başkentlerinde,ama özellikle Petersburg'da büyük ilgi konusu olmuş ve kaygı uyandırmıştır.Türkiye'nin Almanya'yla sıkı yakınlığı ve bu yakınlığın kuvvetleneceği daha açık bir şekilde hissedilir.Rusya'nın İstanbul'daki askeri ataşesi M. N. Leontyev heyetin gelişini "Türkiye'nin felaket saatleri yaklaşıyor," şeklinde değerlendirirken,Karadağ elçisi Almanya'nın emri altına girmesiyle Türkiye'yle çatışmanın kaçınılmazlığını vurgulayacaktır.1914 Şubat'ında ise Enver Paşa'nın askeri danışmanlarından General von Bronsart'ın (Schellendorf) nezareti altında Türkiye'de seferberlik hazırlıkları için celbedilecek sınıfların listesi hazırlanmaya başlanır.(9)

Rusya,kaygılanmakta kendi açısından haklıdır.1913 Kasım'ından itibaren İstanbul'dan Petersburg'a yollanan Rus askeri istihbarat raporlarında Türk filosunun Rus Karadeniz filosuna üstün olduğu,Boğazlar'a yapılacak bir saldırı için harcanacak güç ve insan kaybının yetersiz kalacağı ve Türkiye'yle savaştan kaçınılması gerektiği ifade edilmektedir.(10) Kısacası Rusya,daha Türkiye'yle savaşa hazır değildir.Acil olarak Karadeniz'de Rusya'nın savaş gücünü artıracak tedbirler alınır.

Boğazlar'ı işgal komisyonu,14 Ocak 1914 tarihinde Sankt Petersburg'da kurulur ve 8 Şubat'ta faaliyete başlar.23 Mart'ta onaylanan plana göre Kırım ve Ukrayna'da bulunan 7. ve 8. kolordulara Boğazlar'ı işgal görevi verilir;bu harekat için gerekli nakliye ve savaş filoları belirlenir.(11)

Türk-Rus Dostluğunda Adımlar

Ancak aynı günlerde,8 Şubat 1914 tarihinde Rus hükümetiyle Türkiye arasında Ermeni reformlarının Türk hükümeti tarafından uygulanmaya başlanması hakkında Yeniköy Antlaşması yapılmıştır.(12)

Türk hükümeti bir taraftan Almanya'ya yakınlaşırken,diğer taraftan Rusya'yı oldukça memnun edecek bir antlaşmaya imza atmaktadır.Türk-Rus Dostluk Cemiyeti bu ortamda kurulurken,hemen ardından Talat Paşa'nın Rus Çarı II. Nikolay'ı ziyaret etmek üzere Livadia'ya gitmesi kararlaştırılır.10 Mayıs 1914'te Livadia'ya varan Talat Paşa,ziyareti sırasında Rus Dışişleri Bakanı Sazonov'la da görüşmeler yapacaktır.

Talat Paşa,bu görüşmelerde hükümetinin Almanya'dan teknik mahiyette yardım istemek mecburiyetinde olduğunu ama hiçbir surette Almanya'ya siyasi imtiyazlar tanımayacaklarını,bu konuda kararlı olabilmeleri için Rusya'nın dostluğuna güvenmeleri gerektiğini vurgular.Talat Paşa,ayrıca bir yemek esnasında Sazonov'un kulağına eğilerek Türkiye ile Rusya arasında bir ittifak akdi teklifinde bulunur.Kendi anlatımına göre,Sazonov meselenin İstanbul'da Büyükelçi Girs ile müzakere edilebileceği cevabını vermiştir.Talat Paşa ise Sazonov'un gülüp alay ettiğini belirtir.(13)

Rus Askeri (Deniz) Ataşesi A. N. Sheglov,1914 Haziran'ında İstanbul'dan yazdığı raporda şunları ifade etmektedir:"Türk yetkililer,kudretli ve büyük komşularıyla dostluğun Türkiye için ne kadar gerekli olduğunun oldukça iyi bilincinde (...) Zaten artık Türk iktidarı altında Rusya'yla savaşa yol açabilecek tek sebep olan Slav toprakları da kalmadı."(14)

Türk-Rus İttifakı Görüşmeleri

Türkiye'nin Ruslara ittifak teklifi ilerleyen süreçte de tekrarlanacaktır.5 Ağustos 1914'te,yani Almanya'nın Rusya'ya savaş ilanından dört gün,Osmanlı-Alman gizli antlaşmasından üç gün,Türkiye'nin tarafsızlığını ilanından bir gün sonra Enver Paşa Rus Askeri Ataşesi General Leontyev'le görüşür.Enver Paşa görüşmede,Türk seferberliğinin asla Rusya'ya karşı olmadığını,Rus diplomasisi Türkiye'nin de çıkarlarını ve isteklerini dikkate alırsa bir antlaşmanın mümkün olacağını belirtir.Enver Paşa'ya göre bu yapıldığı takdirde Kafkaslar'da Müslümanların,Osmanlı topraklarında da Ermenilerin ayaklanmaları tasavvur bile edilemeyecektir.Böylece her iki ülkede de asayiş muhafaza edilecek,adı geçen bölgelerde az miktardaki askerle yetinmek mümkün olacak ve askeri kuvvetlerin tehdidin daha yoğun olduğu bölgelere kaydırılması sağlanacaktır.Boğazlar meselesi ise iki ülkenin dostluk kurması durumunda zaten kendiliğinden hallolacaktır.Enver Paşa,Türkiye'deki Alman askeri heyetinin Rusları huzursuz etmesini gayet iyi anladıklarını,ancak onlardan askeri olarak faydalandıklarını,eğer Rusya'yla bir antlaşma imzalanırsa,"siz artık bizim düşmanımızsınız ve uzaklaşmanızı rica ediyorum," demekte bir dakika tereddüt etmeyeceğini de vurgulamıştır.Leontyev'e göre Enver Paşa fikirlerinde samimidir.(15)

Enver Paşa Leontyev'le askeri ittifak konusunda görüşmeleri yürütürken,Maliye Nazırı Cavit Bey de Rus Büyükelçiliği'nin mali işlerden sorumlu müsteşarı Gyulkevich’e kapitülasyonlarla ilgili bir teklif götürür.Eğer Rusya,Antant devletleri içinde en az paya sahip olduğu kapitülasyonları kaldırırsa sadece Türk halkının sonsuz şükranlarına mazhar olmayacak,ayrıca Osmanlı pazarında,Balkanlar'da ve Küçük Asya'da önceliklere sahip olacaktır.(16)

Aynı günlerde Petersburg'daki Türk maslahatgüzarı Fahrettin Bey de Sazonov'la yaptığı görüşmede Türkiye'nin çıkarlarının Rusya'yla ittifaktan geçtiğini belirtir.Fahrettin Bey'in ifadeleriyle,Türkiye hiçbir şekilde topraklarını genişletmek emelinde değildir,ancak sadece kendi toprak bütünlüğünün garanti edilmesini istemektedir.Şayet bu savaşta gerek görülürse,Türkiye,ordusunu Rusya'nın emrine verecektir.Buna karşılık da Anadolu'daki Alman girişimleri millileştirilecektir.Ayrıca bu ittifak temelinde Rusya,Ermeni milliyetçi akımlarını desteklemeyeceğini taahhüt etmelidir.(17)

Rus Büyükelçisi Girs ve Askeri Ataşesi Leontyev Türkiye'yle ittifak fikrini desteklerken,Dışişleri Bakanı Sazonov,Rusya'nın İstanbul ve Boğazlar'ı ele geçirmeye dayanan "tarihi misyonunu" yerine getirme stratejisi dolayısıyla bunun karşısında durmuştur.Sazonov açısından,paylaşmak istediği devletle ittifak kurmanın hiçbir anlamı olmayacaktır,İstanbul ve Boğazlar ancak savaş yoluyla elde edilebilecektir.Rusya'ya Türkiye'nin dostluğu değil,İstanbul ve Doğu Anadolu bölgesi gereklidir.Diğer taraftan Türkiye'yle ittifak ve kapitülasyonların kaldırılması,İngiltere ve Fransa'nın çıkarlarına aykırıdır.O dönemde Türkiye politikasında Londra ve Paris'in onayı olmadan Petersburg'un yalnız hareket etmesi mümkün değildir.Diğer taraftan Avrupa'nın güçlü devletlerinin öteden beri izleyegeldikleri iki devleti karşı karşıya getirme stratejisi de etkin olmuştur.Ayrıca Göben ve Braslau gemilerinin Çanakkale'den geçişleri ve İstanbul'a gelişleri iki ülkenin anlaşmasını imkansız hale getiren başka bir olaydır.(18) Zaten Rusya da o esnada Osmanlı Ermenilerini Türkiye'ye karşı kullanma politikasını uygulamaya koymaya başlamış,bunun hazırlıklarına girişmiştir.(19)

Değerlendirme

Hem Petersburg'da hem de İstanbul'da kurulan Osmanlı-Rus Cemiyeti de bu sürecin bir parçası olarak anlam taşımaktadır.Toplam olarak değerlendirildiğinde,Türk-Rus yakınlaşmasından tarafların amaçladıkları şu şekilde özetlenebilir:

Rusya,Türk-Alman yakınlaşmasından büyük bir rahatsızlık duymaktadır.Bu rahatsızlık,Liman von Sanders ve heyetinin Türkiye'ye gelmesiyle ve geniş yetkilerle donatılmasıyla üst düzeye ulaşmıştır.Rusya,dünya savaşının hemen öncesinde iyi ilişkiler kurarak Türkiye'yi Alman egemenliğinden uzaklaştırmak amacını gütmektedir.Böyle bir durum,Rusya'ya Kafkasya'daki silahlı kuvvetlerini Batı'ya kaydırma imkanını da vermektedir.Ayrıca Boğazlar'dan yönelebilecek bir tehlike de önlenmiş ve kendisine Boğazlar üzerinden gelecek yardım da kesilmemiş olacaktır.Tabii burada Rusya'nın Türkiye'yi oyalama taktiği izlediğini söylemek de mümkündür.Çünkü Petersburg,tarihi misyonunu yerine getirmenin savaşmaktan geçtiğine kesin olarak inanmaktadır.

Türkiye ise Balkan Savaşı sonrasında siyasi yalnızlığına son verebilmek amacıyla ittifak arayışlarına girmiş,ancak gerek Avrupa'nın büyük devletleri,gerekse Balkan ülkeleri nezdindeki girişimlerinden olumlu bir sonuç alamamıştır.Yaklaşmakta olan dünya savaşı ve Osmanlı Devleti'nin de savaşın temel paylaşılanı olması Türk diplomasisini farklı çözüm arayışlarına itmiştir.Türkiye'nin savaşın dışında kalma ihtimali sözkonusu değildir.Bu sebeple bir taraftan Almanlarla iyi ilişkiler kurulurken,diğer taraftan Ruslarla ittifak aranmakta,Fransızlarla görüşülmekte,İngilizlerle temas kurulmaya çalışılmaktadır.Türkiye'yle Rusya arasında yaklaşık kırk senedir bozulmayan barış,Türkiye'nin diplomasi yoluyla zaman kazanma çabasının önünü açmış,bu şekilde tehditler asgariye indirilmeye çalışılmıştır.

**

EK:

Dostluk Cemiyeti'nin Hazırlık Toplantısına Davet Yazısı

Rus-Türk Dostluk Yakınlaşması Cemiyeti'nin Kuruluşu için Örgütlenme Bürosu,sizden cemiyetin hazırlık çalışmalarına lütfedip katılımınızı ve cemiyetin kuruluş ve ileriki gelişiminde aydınlatıcı desteğinizi esirgememenizi istirham etmekten şeref duyar,Cemiyetin amaçları aşağıdaki şekildedir:

1-Rus ve Türk halklarının karşılıklı tanıtılması ve birbirlerini doğru anlamalarının sağlanması.

2-İki milletin uygarlıklarının ve dillerinin karşılıklı olarak araştırılması ve kültürlerinin gelişmesinin sağlanması.

3-Rusya'nın Türkiye'yle karşılıklı ticari ve ekonomik ilişkilerinin desteklenmesi ve geliştirilmesi.

4-Rus ve Türk milletleri arasında karşılıklı dostane komşuluk ilişkilerinin oluşturulması ve geliştirilmesi.

Örgütlenme Bürosu,ekteki bildirimi imzalamanızı ve toplantı yeri ve zamanıyla ilgili gündemi size yollamamız için 21 Mart'tan önce büro sekreteri B. N. Rostovsky'e Bolşaya Raznoçinnaya Cad.,12/10 Petersburg adresine göndermenizi istirham eder.

S. Petersburg,18 Mart 1914.20

EK:

Rus-Türk Dostluk Yakınlaşması Cemiyeti'nin kuruluşu için Örgütlenme Bürosu'na cemiyetin örgütlenmesi ve kurulmasında yer alacağımı bildiririm.

S. Petersburg,... Mart 1914

İmza:
Adres:
(GARF fond 579 liste 1 dosya 1723 yaprak 1,1 arkası,2)

***

1-Belge için bkz. GARF fond 579 liste 1 dosya 1723 yaprak 1,1 arkası,2.

2-Akdes Nimet Kurat,Türkiye ve Rusya,Kültür Bakanlığı Yayınları,Ankara,1990,s.216;Sabahattin Özel,"Balkan ve Birinci Dünya
Savaşları Arasındaki Dönemde Osmanlı Devleti Rusya İlişkileri",İÜ Edebiyat Fakültesi Güney-Doğu Avrupa Araştırmaları Dergisi,No.12,1998,s.240 vd.

3-Bkz. İkdam,No. 6133,20 Mart 1914 ve İkdam,No. 6138,25 Mart 1914'ten aktaran Sabahattin Özel,a.g.e.,s.241 vd.

4-Akdes Nimet Kurat,a.g.e.,s.216 vd.

5-Mejdunarodnıe Otnoşeniya V Epohu İmperializma.Dokumentı İz Arhivov Tsarskogo İ Vremennogo Pravitelstva 1878-1917 gg.,seri 3,c. 2,Gosudarsvennoe Sotsialno-Ekonomiçeskoe İzdatelsvo,Moskva-Leningrad,1933,s.299 vd.

6-İkdam,No. 6169,25 Nisan 1914'ten aktaran:Sabahattin Özel,a.g.e.,s.243 vd.

7-İkdam,No. 6254, 19 Temmuz 1914'ten aktaran:Sabahattin Özel,a.g.e.,s.246.

8-V. Sheremet, Bosfor.Rossiya i Turtsiya V Epohu Pervoy Mirovoy Voynı Po Materialam Russkoy Voyennoy Razvedki,Tehnologiçeskaya Şkola Biznesa,Moskva,1995,s.47 vd.

9-Çarlık Belgelerinde Anadolu'nun Paylaşılması,Derleyen:E. E. Adamov,4. Basım,Kaynak Yayınları,İstanbul,Mart 2001,s.72 vd.;V. Sheremet,a.g.e,s.102;Akdes Nimet Kurat,a.g.e.,s.226 vd.

10-V. Sheremet,a.g.e.,s.46.

11-Bkz. M. N. Pokrovskiy,"Tri Soveşaniya",Vestnik NKİD,No. 1,1919.

12-Rus diplomasisi yapılan antlaşmayı,Ermeni meselesinde Rusya'nın öncü rolünü resmen onayladığı,ülkenin uluslararası prestijini yükselttiği ve Ortadoğu'nun Hristiyan halklarının kalbini büyülediği şeklinde değerlendirmiştir.Bkz. Mejdunarodnıe Otnoşeniya V Epohu İmperializma.Dokumentı İz Arhivov Tsarskogo İ Vremennogo Pravitelstva 1878-1917 gg.,seri 3,c. 1,1931,s.259 vd.

13-Akdes Nimet Kurat,a.g.e.,s.217 vd.;S. Sazonov'un Anıları,Yayına Hazırlayan:Sabahattin Özel,Derin Yayınları,İstanbul,2002,s.160 vd.

14-Bkz. V. Sheremet,a.g.e.,s.50.

15-Mejdunarodnıe Otnoşeniya V Epohu İmperializma.Dokumentı İz Arhivov Tsarskogo İ Vremennogo Pravitelstva 1878-1917 gg.,seri 3,c. 6,bölüm 1,1935,s.34 vd.

16-V. Sheremet,a.g.e.,s.120.

17-A.g.e,s.63 vd.

18-Akdes Nimet Kurat,a.g.e.,s.236 vd.;Çarlık Belgelerinde Anadolu'nun Paylaşılması,s.76 vd.;Mehmet Perinçek,Boryan'ın Gözüyle Türk-Ermeni Çatışması,2. Basım,Kaynak Yayınları,İstanbul,Aralık 2006,s.51 vd.;C. Kirakosyan,Zapadnaya Armeniya V Godı Pervoy Mirovoy Voynı,İzdatelstvo Yerevanskogo Universiteta,Yerevan,1971,s.106,191,387;Y. Tarle,"Vopros O Konstantinopole İ O Razdele Turtsii V Epohu Mirovoy Voynı",Borba Klassov,No. 1-2,1924,s.150 vd.;V. Sheremet,a.g.e.,s.121;Sabahattin Özel,a.g.e.,s.257;V. A. Yemets,"Problema Çyornomorskih Prolivov Vo Vneşney Politike Rossii V Period Pervoy Mirovoy Voynı",Rossiya İ Çyornomorskie Prolivı (XVIII-XX Stoletiya),Mejdunarodnıe Otnoşeniya,Moskva,1999,s.309.

19-Bu temeldeki belgeler için Bkz. Mehmet Perinçek,Rus Devlet Arşivlerinden 100 Belgede Ermeni Meselesi,5. Basım,Doğan Kitap,İstanbul,Nisan 2007;L. M. Bolhovitinov,Ermeni Raporu,Yayına Hazırlayan:Mehmet Perinçek,Doğan Kitap,İstanbul,Mart 2009.

20-Bugünkü takvime göre 31 Mart 1914 olacaktır.

---------------------------------------------------------------------------

*Arş.Gör.Mehmet Perinçek,Toplumsal Tarih,sayı:188,Ağustos 2009,s.84-89.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder