22 Aralık 2011 Perşembe

İkinci Dönem (9 Mayıs 1915):Kıyı ve Sınır Bölgelerin Boşaltılması Emri/Fuat Dündar

Sonuçta,Ermenileri Rusya'ya kovmak yerine güney bölgelerine sürülmesi emri verilir.Talat Paşa,bölgedeki Ermeni direnişinin saldırı karakteri almasının ertesinde,9 Mayıs günü Van,Bitlis ve Erzurum bölgesinin kısmen boşaltılması emrini verir.(1) Ermenilerin "yoğun bir kütle oluşturdukları" Van Gölü'nün kıyıları ile Erzurum'un güney kısmı ve Bitlis'e bağlı önemli kazalar (Muş,Sason ile Talori civarı) hedeftedir.İskan edilecek yerler belirtilmez,sadece "güneye doğru" diye ifadelendirilir.(2)

Geri kalan Ermenilerin sayısı öğrenildikten sonra,(3) Zeytun'un tamamen Ermenisizleştirilmesi,aynı gün emredilir.(4) Ve hemen iki gün sonra,11 Mayıs tarihinde,bir camii inşası ile yeni gönderilen muhacirlerin iskanı emredilir.(5) Zeytun'un Türkleştirilmesi için bir tek engel kalmıştır:İsmi.Zeytun'un adı Haziran 1915'te "Süleymanlı" olarak değiştirilir.(6) Ardından,çevre yörelerin de Müslüman nüfus ile iskanına geçilir.Bu amaçla EUM [Emniyyet-i Umumiyye Müdiriyyeti],Haçin ve Dörtyol gibi yerlerden sürülen Ermenilerin miktarını öğrenmek ister.(7) Kısa bir süre sonra Ahmed Eyyub Bey,muhacirleri Ermeni köylerine iskan etme misyonuyla Maraş'a İAMM [İskan-ı Aşair ve Muhacirin Müdüriyeti]'nin müdürü olarak gönderilir.(8)

Bir taraftan Kilikya bölgesinin nüfus kompozisyonunda Ermeniler minimalize edilirken,Van bölgesinde tam ve topyekun bir savaş gündemdedir.Nasıl ki Erzurum bölgesinin etkili ismi Bahaeddin Şakir,Adana-Halep bölgesinin Cemal Paşa ise,Van bölgesinde etkili olan isim de (vali vekili,Üçüncü Ordu komutanı ve Enver Paşa'nın akrabası) Cevdet Bey'dir.(9) Kendisi aynı zamanda Van-Urmiye arasındaki sınırötesi operasyonların sorumlusudur.Bir sınırötesi operasyon dönüşünde -bir anlamda Rus topraklarını işgal etme amaçlı İttihatçı stratejinin çöküşü sonrası- Van Ermenilerini hedef alır.Kendilerinden 3.000 asker daha vermelerini talep eder ama yanıt olumsuzdur,sadece 400 Ermeni genci verebileceklerdir.Bu sorunu çözmek için Taşnakçılardan oluşan dört kişilik bir grup Cevdet Bey ile görüşmeye gider,ancak bir daha geri dönmez.Kendileri ile beraber son barış şansı da yitirilmiştir.Ölüm haberleri Ermeni mahallesine ulaşır ulaşmaz,Armen Garo (Karekin Pastırmacıyan,1908 ve 1912 meclislerinde mebus) öncülüğünde barikatlar kurulur ve 19 Nisan 1915'te direniş başlar.(10) Rus ordusu 19 Mayıs'ta gelene kadar direniş sürer.(11) Bu tarih,Van'ın düştüğü ve aynı zamanda toplu katliamların başladığı tarihtir.Cevdet Bey ve taburları geri çekildiği sırada Van'dan Sason'a ve Muş'a kadar bölge,"Cevdet Bey'in kasap taburları" diye nam salanların katliam haberlerini duymaya başlamıştır.(12) Katliamlar bir dalga gibi Ankara'ya kadar varınca vali "Ermeni unsuruna karşı hükümetin imhakar bir siyaset takip etmediği" içerikli bir telgraf ile uyarılmak zorunda kalınır.(13)

Van'ın kaybı yeni bir tehcir kararı doğurur.Toplam altı vilayetin Ermenilerden arındırılması kararı Talat Paşa tarafından 23 Mayıs 1915'te açıklanır.İki ana hat belirlenir:Doğu hattı (Erzurum,Van ve Bitlis) ve batı hattı (Adana,Antep ve Halep).Görüldüğü gibi,Sivas,Ma'muretü'l-aziz ve Diyarbekir bu emre dahil değildir.Doğu hattı Ermenileri için Zor,Urfa (merkez dışında) ve Musul'un güneybatısı iskan bölgesi olarak ayrılırken diğer batı bölgeleri için Suriye ve Halep'in güneydoğusu iskan bölgesi olarak belirlenir.Sürülen Ermenilerin "hükümetten ta'yin olunan mahaller"deki mevcut köy ve kasabalarda "dağınık surette" veya kendilerinin "te'sis edecekleri köyler"de iskan olabilecekleri emredilir.(14) Tüm bu boşaltma sırasında,boşaltılan köyler ve sevkedildikleri yerler merkeze gün be gün bildirilmelidir.(15)

Bu emrin ertesi günü,müttefik devletler bir deklarasyon yayımlayarak,Kürtleri ve Türkleri "Ermeni katliamını organize etmekle" suçlayarak,"Türkiye'nin insanlığa ve medeniyete karşı yeni cinayetler" işlediğini savunurlar.Bu cinayetlerden "Osmanlı Devleti'nin tüm üyelerini ve yanında bu katliamlara bulaşmış işbirlikçilerini de bizzat sorumlu tutacağını" açıkça Bab-ı Ali'ye beyan ederler.(16) İttihatçı hükümet ise hemen karşı bir deklarasyon yayımlayarak müttefik devletleri,Ermenileri isyana kışkırtmakla suçlar.(17)

Bahsi geçen vilayetlerin boşaltılma emrinden birkaç gün sonra,Osmanlı ordusu Ermenilerin iskan şartlarını belirler.Yeni "fesad ocakları" yaratmaması için ordu tarafından üç esas belirlenir.İlki,iskan edileceklerin oranının "aşiret ve İslam kuvvetlerinin" yüzde 10 nisbetini geçmemesidir.İkincisi inşa edilecek Ermeni köylerinin 50 haneyi geçmemesidir.(18) Ve iskan edilen Ermenilerin hiçbir şart ve koşulda yerlerini değiştirmemesi üçüncü temel şart olarak belirlenir.(19)

Meclis-i Vükela Kararı ve Tehcir Kanunu

Müttefik devletlerin deklarasyonu sonrası artık yabancı kamuoyundan saklanacak bir şeyin kalmadığını gören Osmanlı yönetimi,o güne kadar şifreli yazışmalarla,gizli talimatnamelerle yürütülen operasyona yasal bir boyut verme çabasına girer.Bu konuda bir diğer etmen de,müttefik devletlerin hükümet yetkililerinin kişisel olarak bizzat sorumlu tutulacağını belirtmeleridir.Talat Paşa,tek başına sorumluluğu üstlenmekten kaçınmak için yasal mekanizmaları devreye sokar;26 Mayıs 1915 günü Sadaret'e 270 no'lu tezkireyi sunar.(20) Meclis-i Vükela tarafından "Ermenilerin nakl ve sevklerini icab etdiren esbab-ı siyasiyye 'Meclis-i Ali-i Vükelaca ittihaz ve tebliğ olunan karar" şeklinde 31 Mayıs 1915'te kabul edilir.

Bölgeyi Ermenilerden arındırma operasyonunun aylar önceden başladığının "nakl ü iskanına mübaşeret ve devam edilmekde" ibaresiyle itiraf edildiği bu karara göre tehcirin,Ermenilerin ordunun harekatını "güçleştirdiği" ve "düşman ile tevhid-i amal"a girişmesi sebebiyle "bu gibi anasır-ı ihtilaliyenin saha-i harekatdan uzaklaşdırılmasını ve asilere harekat üssü ve barınma yeri olan köylerin tahliyesi"nin kararlaştırıldığı belirtilir.(21)

Bu yasa Ermeni mallarına el konulması ve köylerinin İslamlaştırılmasını da meşrulaştırıyordu.Altı çizilmesi gereken nokta,dağıtılacak köy ve emvali metrukelerin öncelikle muhacirlere verileceğinin bu ilk resmi belgede belirtilmiş olmasıdır.Diğer bir nokta da,yasada hiçbir şekilde,tehcirin geçici bir önlem olduğunun belirtilmemesi ve dönüş garantisi verilmemesidir.

Yasanın en kilit ifadesi "anasır-ı ihtilaliyye"dir.İttihatçı politikaya çarpıcı bir örnek olup resmi belgelerde sık sık karşımıza çıkan,net olmayan,çift anlamlı terimlerden biri ile karşı karşıyayız.Bu ifade iki farklı şekilde,hem "Ermeni nüfusu içinde bulunan ihtilalci unsurlar" hem de "Ermeni unsurunun ihtilalci olması" şeklinde okunabilir.Aslında bu durum,bir rastlantıdan öte İttihatçı zihniyeti göstermektedir.Onların nezdinde,"ihtilalciler" ile "sivil halk" arasındaki sınırlar net değildir.Pratik gözönüne getirildiğinde aslında bu ifadeyle tüm Ermeni halkının "ihtilalci unsur" olarak değerlendirildiği görülür.Yasada gerektiği durumda "anasır-ı ihtilaliyye"nin bölgeden sürüleceği söylenir;oysa yukarıda da gösterdiğimiz gibi,yaklaşık bir hafta evvel,23 Mayıs 1915'te Talat Paşa bölgede "hiçbir Ermeni bırakmama" emrini vermişti.Ayrıca,Erzurum valisine bölgenin Rus sınırında olmasından dolayı böylesi bir tam boşaltmanın yapılması gerekliliği emri,27 Mayıs'ta tekrarlanmıştı.(22)

Bu karara eklenen bir talimatname ile valilerin,mutasarrıfların ve sevkiyat işiyle görevlendirilen memurların sorumluluklarının yanı sıra,Ermeni sevkiyatının nasıl yapılacağı,iaşelerinin nasıl sağlanacağı,iskanları sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler belirlenirken,tüm bu işlerin kayıt altına alınması zorunlu kılınır.Çünkü 7. maddeye göre,tehcir edildikleri mahalde iskan edilen Ermenilerin "sicill-i nüfusa esas olabilecek" bir surette kayıtları istenmektedir.(23)

27 Mayıs tarihinde ise "Vakt-i seferde icraat-i hükümete karşı gelenler için cihet-i askeriyece ittihaz olunacak tedabir hakkında Kanun-i Muvakkat" ve kamuoyunda kısaca "Tehcir Kanunu" olarak tanınacak geçici kanun hazırlanır,30 Mayıs'ta kabul edilir.Resmi gazete Takvim-i Vekayi'de 1 Haziran'da yayımlanışı ile yürürlüğe giren bu kanunun hiçbir yerinde Ermeni tabiri geçmez.(24) Orduya tam yetki verilmiştir:

Madde 1:Vakti seferde ordu ve kolordu ve fırka kumandanları ve bunların vekilleri ve müstakil mevki kumandanları,ahali tarafından herhangi bir suretle evamir-i hükümete ve müdafaa-i memlekete ve muhafazai asayişe müteallik icraat ve tertibata karşı muhalefet ve silahla tecavüz ve mukavemet görülürse derakap kuvayi askeriye ile şiddetli suretle tedibat yapmağa ve tecavüz ve mukavemeti imha etmeye mezun ve mecburdur

Madde 2:Ordu ve müstakil kolordu ve fırka kumandanları icabatı askeriyeye mebui veya casusluk ve hıyanetlerini hissettikleri kura ve kasabat ahalisini münferiden veya müştemian diğer mahallelere sevk ve iskan ettirebilirler.

Bu kanun tehcir hakkını orduya,"muhalefet ve silahla" mukavemet durumu için değil,"hıyanetlerini hissetikleri",tekrar edersek,"hissettikleri" zaman kullanmaları için tanınmıştır.Muhalefet edenlerin sürülmelerinden de öte "imha"sı emredilmiştir.

Ermeni Köylerinin İslamlaştırılması ve Türkleştirilmesi

Zeytun gibi,diğer boşaltılan bölgelerin Müslümanlaştırılması ve Türkleştirilmesi,ikinci ve tamamlayıcı adımdı.Ancak,Zeytun'dan çok daha büyük bir alanda,yüzlerce yerleşim yerinin iskanı daha geniş çaplı bir organizasyon ve daha büyük bir Müslüman nüfus kaynağı gerektiriyordu.

İlk günler,Zeytun'a iskan için gönderilen muhacirlerden arta kalanların bir kısmı Adana'ya,valinin "sadık unsurlar" ihtiyacını sağlamak için sevkedilir.(25) Diğer bir nüfus kaynağı,Trablusgarp ve Bingazi muhacirleridir.Özellikle 1911 İtalya işgali sonrası kaçan,çoğunluğu Berberi ve Kabil denen Arap olmayan Kuzey Afrika Müslümanlarıdır.Bunlar,Halep bölgesindeki yeni boşaltılmış Ermeni köylerine iskan edilirler.(26)

Ancak ne Zeytun'dan arta kalan muhacirler ne de az miktardaki Trablusgarp muhacirleri,devasa boşluğu doldurmaya yeterli olur.Bu yüzden,Suriye vilayetine daha önce iskan edilmiş Türk asıllı muhacirlerin daha kuzeye,Anadolu'ya yakın yerlere taşınması emredilir.Mevcut nüfus,ihtiyaçları karşılayamayacağından,optimal olmak gereklidir.Diğer yandan,Türk muhacirlerin boşalttığı yerler "temeddüne salih olan" Arap aşiretlerinin iskanına ayrılır.(27)

Ermenilerden arındırılan bölgelerin çapı genişledikçe,iskan meselesi daha titiz bir organizasyonu gerekli kılar.Bu nedenle İAMM Haziran ayı ortasında,Adana,Halep,Erzurum,Bitlis,Van,Diyarbakır vilayetleriyle Maraş mutasarrıflığı bölgelerinde boşaltılmış Ermeni köylerinin ve sürülen Ermeni ahalinin miktarının acilen bildirilmesini ister.Aynı zamanda İAMM,yerel yetkililerin bu köylere "ne gibi ve nereli muhacirlerin" yerleştirilmesi gerektiği hakkındaki görüşlerini sorar.Kuşkusuz coğrafi kökene dair ilgi,etnik kimlikleri öğrenme çabasıdır.(28) Nitekim birkaç hafta sonra,alınan bilgiler üzerine,Konya'da bulunan muhacirler içinde yer alan Boşnak ve Arnavut kökenli muhacirler Sivas ve Diyarbekir'e,Türk kökenli muhacirler de Adana'ya gönderilir.(29)

Boşaltılan köylerin sayısı arttıkça,iskan edilecek muhacire olan ihtiyaç artıyordu.Bölgeden muhacir talep edilmeye başlanır.Diyarbekir valisi boş köyleri doldurmak için İstanbul'dan 10 bin muhacir talep ettiği zaman,merkezin yanıtı,iskan etmeye kabil eldeki nüfusun çok az olduğu ve bu yüzden tek çare olarak yurtdışından Türk-Müslüman celp gerektiği yönündedir;"ahval-i hazıra dolayısıyla derhal on bin muhacirin celb ve sevkine imkan" yoktur.Celbden kasıt,yurtdışında,Balkanlar'da bulunan Müslüman ve Türk nüfusun celbidir,eldeki kaynaklar tükenmiştir;üstelik Türk asıllı nüfusa daha çok ihtiyaç vardır.Ama "yakınlarda İslam mültecilerinden mühim" miktarda bir nüfusun iskan için oraya gönderileceği belirtilir.Ancak,"İslam mültecilerinden" kastın kimler olduğu;Balkanlar'dan celbedilecek nüfus mu,yoksa şark mültecilerinin mi kastedildiği anlaşılamamıştır.Bu arada yeni nüfus kaynağı bulununcaya kadar,"Ermeni köyleri hakkında istenilen iktisadi ve iklime ait malumat"ın hazırlanması ve merkeze bildirilmesi emredilir.(30) 1915 Haziranı sonunda,şark mültecilerinin bir kısmı Ma'muret'ül-aziz'deki Ermeni hanelerinde iskan edilirler.(31) Bu arada Suriye'deki Türk asıllı muhacirlerin daha kuzeye sevkedilmesi konusunda yetkililer tekrar uyarılarak,hasat biter bitmez onların Halep,Adana ve Urfa'da bulunan boş Ermeni köylerine sevkedilmeleri emredilir.Ermeni emvali metrukeleri sayesinde,bu muhacirlerin yeni evler inşa etmesine gerek olmayacağı belirtilerek,bunların boşalttığı köylere de,göçebe aşiretlerin iskan edilmesi emredilir.(32)

Temmuz ortasında,nüfus sorunu kendini her tarafta hissettirir.Sivas valisi İAMM'den 5 bin muhacir göndermesini talep eder.İAMM istatistik şubesi,böyle bir talebin bir kerede karşılanmasının mümkün olamayacağını,bunun yerine çevrede iskana müsait göçebelerin iskan edilmesini ve ayrıca birkaç küçük köyün,büyük Ermeni köylerinde toplanmasını önerir.Bu arada henüz tam olarak iskan edilmemiş veya kötü hanelere iskan edilmiş olan muhacirler varsa bunların titizlikle tespit edilerek gönderileceği belirtilir.(33) Bu yüzden Aydın İAMM şubesinden,yörede henüz tam iskan edilmemiş muhacir olup olmadığı,varsa bunları boşaltılmış köylere sevketmenin mi,yoksa yerlerinde bırakmanın mı -yerel dengeler gözetilerek- uygun olacağının bildirilmesi istenir.(34) Yerinde bırakmak veya sevketmek kararı,Rum nüfus dengesine bağlı olarak belirlenmeliydi.

Balkanlar'dan getirilebilecek Türkler beklenirken,21 Ağustos 1915'te Talat Paşa tüm vilayet ve sancaklara,bölgelerinde bulunan göçebe ve yarı-göçebe tüm Türklerin iskan edilmesi emrini verir.(35)

Ancak Ermenilerin yaşadığı bölgelerin iklim ve coğrafi karakteri,zorlaştırıcı bir faktördür.Çoğunluğu yüksek rakımlı ve soğuk iklimin hakim olduğu bölgelere gönderilen muhacir konvoylarından kaçanlara sıklıkla rastlanırdı.(36) Anadolu'nun tüm vilayetlerine gönderilen 25 Ağustos tarihli telgrafta,Talat Paşa Ermeni bölgelerinin,"buralardan [gönderilen] muhacir"ler ile doldurulması yönündeki politikaya rağmen,muhacirlerden "ba'zıları da yollarda birer vesile ile fırsat bularak öteye beriye dağılmakta oldukları" haberlerinin alındığı ve bu yüzden gönderilen muhacirlerin çok daha sıkı bir polis kontrolünde "rızalarına bakılmayarak" sevkedilmeleri gerektiği ve iskanlarından sonra da "hiçbir suretle firar ve ihtifa eylemelerine mahal ve meydan bırakılmaması"nı emrediyordu.(37)

Daha kuzeydeki bölgelerde ise,nüfus kaynağı Batum mültecileri olacaktı.Ermeni ve Rumların bölgeden uzaklaştırılmasından sonra bölgenin Türkleşmesi için Trabzon valisi İAMM'den nüfus göndermesini talep eder.Ancak İAMM "Şimdilik buradan muhacir i'zamina imkan yoksa da Batum ve civarından gelen mültecilerin herhalde tahliye edilen kura ve kasabalarda iskanı"nı önermek zorunda kalır.(38)

1915 Sonbaharı'nda,çok kısa bir sürede ve büyük miktarda Balkanlar'dan muhacir celbetmek mümkün olmadığı kesinleştiği vakit,İttihatçı hükümet Kürt göçebelerine yönelir.Ama yalnızca,iktidarın savaş politikalarına yardımcı olan Kürt aşiretlerine bu ayrıcalık tanınır.Kasım 1915'te,aşiret suvari fırkalarına mensup aşiretlerin iskanı emredilir.(39)

Bu arada diğer bir nüfus kaynağı da Cemal Paşa'nın hüküm sürdüğü bölgeden (Suriye,Adana ve Halep) uzaklaştırılan otokton halklar olur (Araplar,Maruniler ve Dürzüler).Eylül 1915'te bir grup Dürzü Osmaniye bölgesindeki Ermeni köylerine iskan ettirilirken,(40) Lica Arap aşiretleri ve diğer henüz "ehil edilmemiş" göçebelerin,Adana'dan Sivas'a bir alan üzerinde iskan edilmesi yönünde emirler verilir.(41) 1915'in sonlarına doğru,Cemal Paşa'nın Suriye'nin önde gelen Arap ailelerini sürme kararı ile birlikte Anadolu iç ve batı bölgelerine binlerce Arap aile sürülür.Bunlar Eskişehir,Konya,Hüdavendigar,Ankara,Sivas ve Kayseri'deki Ermeni meskenlerine yerleştirilirler.(42)

Bunlar da yeterli olmaz.İlginç olan,böylesi bir boşluğun sağdan soldan küçük nüfus grupları ile kapatılamayacağı yakıcı olarak hissedildiği günlerde (1916 başlarında) Rusya'nın işgalinde olan bölgelerden -çoğunun idaresine Ermeniler getirilmiştir- Müslümanlar kaçarak Osmanlı'ya sığınırlar.Bir sıradan rastlantı mı yoksa İttihatçı mühendisliğin bir sonucu mu,elde yeterli net bir belge olmadığı için net bir yanıt veremiyoruz.Ama Rusya'nın 1915-1918 yılları arası Urmiye konsolosluğunu yapan Nikitin'e göre,(43) bu kaçışı İttihatçılar teşvik etmiştir.Bu ciddi bir iddiadır.Yukarıda da belirtildiği gibi,Rusya aylar öncesinden Osmanlı tarafını tutan İranlı Kürt aşiretlerinin bir kısmını Osmanlı topraklarına sürmüştü.Rusya'nın da "sorun" olan nüfusu sürerek kurtulma yoluna başvurduğu biliniyor.Ayrıca ele geçirilen topraklarda oluşturulan idari yönetimlerin birçoğunun başına da Ermenilerin getirildiği ve bunların da intikam amacıyla Müslümanlara zulüm uyguladığı ve bunun da bu kaçışlara zemin yarattığı doğrudur.Ancak tüm bunlar Nikitin'in iddiasını yanlışlamamaktadır.Ortada ciddi bir kronolojik bağlantı var.Kürt bölümünde de daha detaylı inceleyeceğim gibi;1916'nın başlarında kitlesel göç başlamadan önce Talat Paşa,Anadolu'nun orta ve batı bölgelerine Kürtleri Türk nüfusu içine serpiştirme niyetini açığa çıkarmış ve bu yönde hazırlıklara başlamış idi.Neyse,sebebi kim ve ne olursa olsun,1916 Baharı'ndan itibaren,yüzbinlerce Müslüman,Rus ordusundan kaçarak Osmanlı'ya sığınmaya başlar.Hükümet,bu mültecilerin etnik aidiyetlerine bakarak iskan edilecekleri alanları belirler.Kürtler,iç ve batı Anadolu bölgelerine,Türk nüfusu arasına serpiştirilirler.(44)

Ermeni Mallarının Dağıtımı:Emval-i Metruke Komisyonları

Ermeni'den arındırılan bölgelerin "şenlendirilmesine",geride bırakılan arazi,mal ve emlakın dağıtılmasının organizasyonu eşlik eder.Bu açıdan milat 10 Haziran 1915 tarihli kanundur.Bu kanun ile bu Ermenilere ait malların dağıtımı yasallaştırılır.(45) Yasanın ilk altı maddesi envai çeşit malların (mal,mülk,arazi,tarla vs.) "taht-i muhafaza" altına alınması ile,ardından gelen dört madde bu malların çeşidini,miktarını ve ekonomik değerlerinin kaydedilmesi ve bunun yöntemine ilişkin prensipleri belirtir.Tüm bu kayıtlar iki örnek halinde yapılmalı,biri yörenin idari yetkilisinde (vali,mutasarrıf gibi),diğeri de "emvali metruke komisyonları"na verilmelidir.Ancak ilk altı madde,malların koruma altına alınmasını belirleyen maddeler,Türk resmi tarihyazımının iddia ettiği gibi,Ermenilerin geri dönüşleri için değil aksine Müslümanların iskanı için belirlenmiştir.Boşaltılan Ermeni mallarının,harap olması ve yağma edilmesi önlenmelidir.Zaten,11. madde çok net biçimde,muhacirlerin bu mülklere yerleştirilmesinin öncelik olduğunu belirtir.İskan edilecek muhacirlerin ismi,iskan mahalinin ismi (mahalle,köy,kasaba vs.),iskan tarihinin yanı sıra kendilerine dağıtılan mal ve mülkler özel bir deftere,"sicill-i nüfusa esas olabilecek şekilde" kaydedilmelidir.Burada bir parantez açıp şuna dikkat çekmek gerekir ki,sürülen Ermeniler nasıl esas olabilecek şekilde deftere kaydedilmişse,köylerine iskan edilecek muhacirlerin de deftere kayıtları sicilli nüfusa esas teşkil edecek biçimde olacaktır.Yerli ve esas defterin,sicil açısından yerlerinden kımıldamayacak,yabancı defterine kaydedilenlerin ise geçici ikamet olarak kabul edildiklerini zaten bir önceki çalışmamızda ve aşağıda Kürt bölümünde belirtmiştik.Biraz daha açık ifade etmek gerekirse,bu geçici kanunlarla Ermenilerin tehciri sınırsız tutulmuş,geri dönüşleri düşünülmemiştir.Yine daha açık ifadeyle bu madde İttihatçıların,Ermeni tehcirine gerek duyma nedenlerinden birinin muhacirlere yer açmak olduğunu kanıtlar.Talimatnameye geri dönelim.İskan için,muhacirlerin şehirli ya da köylü olmaları gözönüne alınarak,iskan mahalleri belirlenmelidir.14. maddede ise,muhacirlerin iskanından sonra boş kalan köylere göçebe aşiretlerin iskanı emredilir.(46) Bu talimatname,sadece Gregoryenler için değildir,aynı zamanda Katolik ve Protestan Ermenileri de kapsamaktadır.(47)

Yasa emvali metrukelerin dağıtımı ve düzenlenen talimatname ve yasaların hayata geçmesi için özel bir komisyon kurulmasını belirtir.Bir başkan,iki sivil üye,maliye memuru(48) ve iskan memurundan oluşacak bu komisyonun en başta gelen görevi Balkan muhacirlerinin iskanı olarak belirlenir.(49) Temmuz 1915'ten itibaren komisyonun vilayet şubeleri oluşturularak Diyarbekir'e Nazım ve Reşad Bey,Canik'e Mazhar Bey ve Sivas'a Hüsnü Bey başkan olarak atanır.(50)

Sadece Müslümanların iskanına ayrılan emvali metrukelerin,(51) dağıtım işi neredeyse Cemiyet'in tekelinde olmuştur.Üstelik Müslüman olsa bile,taliplinin bir çeşit güvenlik soruşturmasından sonra hak kazandığı bir dağıtım sözkonusudur.Trabzon'a gönderilen bir şifrede,"Ermenilerin uhdesindeki emvalin ecanib ve sa'ire yedine geçmesine müsa'ade edilmemesi" emredilirken,(52) 20 Temmuz 1915 tarihli şifrede,bu mülklerin paylaşımı sırasında yabancı ve meçhul şahısların Ermenisizleştirilen bölgeye sokulmamasını,"gelmişler varsa derhal ihracı" emredilir.(53) Bu konuda Talat Paşa çok titizdir,sık sık yetkilileri uyarır.(54) Ağustos ayının sonunda ise zaten,aşağıda daha detaylı işleneceği gibi,en önemli Türkleştirme emrini verir,göçebe ve yarı-göçebe Türklerin bu emval-i metrukelere iskanını emreder.(55)

***

1-DH.ŞFR (Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi) 52.200 ve DH.ŞFR 52.281-282.

2-DH.ŞFR 52.282.

3-DH.ŞFR 52.203 (3 Mayıs 1915).EUM (Emniyyet-i Umumiyye Müdiriyyeti)'den Maraş'a çekilen şifre.

4-DH.ŞFR 52.286.

5-DH.ŞFR 52.298 (11 Mayıs 1915).Evkaf-i Humayun Nezareti'nden Maraş'a çekilen şifre.

6-Arthur Beylerian,Les Grandes puissances,l'Empire ottoman et les Arméniens dans les archives françaises (1914-1918),Paris:Publications de la Sorbonne,1983,s.XXXVII.

7-DH.ŞFR 52.338 (12 Mayıs 1915).EUM'den Adana'ya çekilen şifre.

8-DH.ŞFR 53.21 (17 Mayıs 1915).İAMM (İskan-ı Aşair ve Muhacirin Müdüriyeti)'den Maraş'a çekilen şifre.

9-Babası eski Van valisi Tahir Paşa olup,hayatının önemli bir kısmını bölgede geçirmiş,savaş öncesi de Van-Çatak kaymakamlığı yapmıştır.

10-James Bryce,Arnold Toynbee,The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire 1915-1916:Documents Presented to Viscount Grey of Fallodon by Viscount Bryce,(ed.) Ara Sarafian,Gomidas Institute,2. bs.,2005,s,100.

11-Gaidz F. Minassian,"Les relations entre le CUP et la FRA a la veille de la Premiére Guerre mondiale d'aprés les sources arméniennes",Revue d'histoire arménienne contemporaine I (1995),s.45-99.

12-Bryce-Toynbee,a.g.e.,s.121-122.

13-DH.ŞFR 53.4 (27 Mayıs 1915).EUM'den Ankara'ya çekilen şifre.

14-DH.ŞFR 53.93 (23 Mayıs 1915) ve DH.ŞFR 53.94,94-1 (23 Mayıs 1915).Cemal Paşa'ya gönderilen telgraf.

15-DH.ŞFR 53.113 (25 Mayıs 1915).

16-Beylerian,a.g.e.,s.29.

17-Jornal de Généve,4-5 Temmuz 1915,FO (Foreign Office) 371/2485.

18-Oysa 1913'te Balkan muhacirleri için iskan edilecek köylerin en az 50 haneden teşekkül edilmesi hususunda bir genel talimat yayımlanmıştı,bkz. DH.EUM (Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti),E/2,36,7 Safer 1332.

19-Genelkurmay,no. 1/1,c.44,d.207,f.2-3,akt.Azmi Süslü,Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı,Ankara:Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi,1990,s.110.

20-MVM (Meclis-i Vükela Mazbataları),cilt 198,no. 1331/163.Yusuf Hikmet Bayur,Türk İnkılap Tarihi,cilt 3,no. 3,Ankara,1957,s.40-42.

21-MVM,cilt 198,no. 1331/163.Bayur,a.g.e.,s.40-42.Talat Paşa'nın sunduğu taslak metinde yer alan "harekat" kelimesi,Meclis-i Vükela kararında "cereyan" olarak değişmiştir.

22-DH.ŞFR 53.129 (27 Mayıs 1915).Cemiyet'in 1916 Kongresi'nde de,Ermeniler bir ihtilalci unsur olarak zikredilir:"Altıyüz sene mal ve canlarına ve her türlü mukaddesatına nigehban olduğumuz bu unsurun devletin en buhranlı zamanında bir gaile-i siyasiyye ihdas etmesi",bkz. Mete Tunçay,(Cihat ve Tehcir:1915-1916 Yazıları,İstanbul,Afa,1991,s.66).

23-"Ahval-i harbiyye ve zaruret-i fevk-al-ade-i siyasiyye dolayısıyla mahall-i ahere nakilleri icra edilen Ermenilerin iskan ve iaşesiyle hususat-ı saireleri hakkında ta'limat-name."Tam metin için bkz. Azmi Süslü,a.g.e.,s.114-115.Ayrıca Hüsamettin Yıldırım,Ermeni İddiaları ve Gerçekler,Ankara:Sistem,2000,s.137-139.

24-Takvim-i Vekayi,19 Mayıs 1331 [1 Haziran 1915],yıl 7,no. 2189.Latin harfleri çevirisi için bkz. Bayur,a.g.e.,s.40-42.Bu kanun hükmünde kararname ancak dört ay sonra (15 Eylül 1915),Osmanlı Meclisi tarafından kabul edilir.

25-DH.ŞFR 53.115 (25 Mayıs 1915).İAMM'den Ma'muretü'l-aziz'e çekilen şifre.

26-DH.ŞFR 53.195 (1 Haziran 1915).İAMM'den Halep'e çekilen şifre.

27-DH.ŞFR 53.205 (1 Haziran 1915).

28-DH.ŞFR 54.15.

29-DH.ŞFR 54.246 (30 Haziran 1915).İAMM'den Konya'ya çekilen şifre.

30-DH.ŞFR 54.39.

31-DH.ŞFR 54.189 (27 Haziran 1915).İAMM'den Ma'muretü'l-aziz'e çekilen şifre.

32-DH.ŞFR 54.95 (22 Haziran 1915).

33-DH.ŞFR 54A.266 (4 Ağustos 1915).

34-DH.ŞFR 54.416 (12 Temmuz 1915).İAMM'den Aydın'a çekilen şifre.

35-DH.ŞFR 55.125 (21 Ağustos 1915).

36-Berlin Kongresi'nde Ermeni heyeti,bölge "ikliminin şiddeti kendi evladı [Ermeniler] için bir muhafız olmuştur" diyerek,bölgenin iklimi sayesinde Ermenilerin Müslümanlaştırma ve Türkleşmeden korunduğunu savunmuştu.Esat Uras,Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi,Ankara,1950,s.237.

37-DH.ŞFR 55.256.

38-DH.ŞFR 54.420 (12 Temmuz 1915).

39-DH.ŞFR 57.328 (2 Kasım 1915).İAMM'den Bitlis'e çekilen şifre.

40-DH.ŞFR 56.237 (30 Eylül 1915).EUM'den Cemal Paşa'ya çekilen şifre.

41-DH.ŞFR 56.378 (13 Ekim 1915).EUM'den Adana'ya ve DH.ŞFR 57.346 (7 Kasım 1915).EUM'den Sivas'a çekilen şifre.

42-DH.ŞFR 59.107 (27 Aralık 1915).EUM'den Konya,Hüdavendigar,Ankara,Sivas,Kayseri'ye çekilen şifre.

43-Basil Nikitin Kürtlerle ilgili birçok eserin sahibidir."Les Kurdes:étude sociologique et historique" adlı 1956'da Paris'te yayımlanan eseriyle Kürdoloji çalışmalarında önemli bir dönüşüm yaratır.

44-DH.ŞFR 71.29 (25 Aralık 1916).AMMU (Aşair ve Muhacirin Müdüriyet-i Umumiyesi)'dan Urfa'ya çekilen şifre.Geniş bilgi için bkz. Kürtler bölümü.

45-"Ahval-i Harbiye ve zaruret-i fevkalade-i siyasiye dolayısıyla mahall-i ahara nakilleri icra edilen Ermenilere aid emval ve emlak ve arazinin keyfiyet-i idaresi hakkında talimatnamedir."

46-Azmi Süslü,a.g.e.,s.117-121 ve Hüsamettin Yıldırım,a.g.e.,s.100-104.

47-DH.ŞFR 57.37 (16 Ekim 1915).İAMM'den EMK'larına çekilen şifre.

48-ATBD,Aralık 1982,t 81,belge 1832.Emvali metrukeler konusunda özet bir analiz için bkz. Hilmar Kaiser,"1915-1916 Ermeni soykırımı sırasında Ermeni mülkleri,Osmanlı hukuku ve milliyet politikaları",(ed.) Erik-Jan Zürcher,İmparatorluktan Cumhuriyete Türkiye'de Etnik Çatışma,İstanbul:İletişim,2005,s.123-156.

49-DH.ŞFR 54.442 (13 Temmuz 1915).

50-DH.ŞFR 54.331 (7 Temmuz 1915) ve DH.ŞFR 54.332 (7 Temmuz 1915).

51-DH.ŞFR 57.104 (24 Ekim 1915).İAMM'den Kale-i Sultaniye İAMM şubesine çekilen şifre.

52-DH.ŞFR 54.393 (11 Temmuz 1915).

53-173 no'lu belge için bkz. Selahi R. Sonyel;Displacement of the Armenians:Documents/Le Deplacement des populations Armeniennes:Documents/Ermeni Tehciri ve Belgeler,Ankara,Baylan Matbaası,1978.

54-DH.ŞFR 54.381 (11 Ağustos 1915).

55-DH.ŞFR 55.125 (21 Ağustos 1915).

---------------------------------------------------------------------------

*Fuat Dündar,"Modern Türkiye'nin Şifresi:İttihat ve Terakki'nin Etnisite Mühendisliği,1913-1918",3. bs.,İstanbul,İletişim Yayınları,2008,s.282-296.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder