29 Kasım 2011 Salı

Svetlana Iosifovna Alliluyeva

Stalin'in kızı Svetlana Iosifovna (1926-2011)'yı geçtiğimiz Salı günü 22 Kasım 2011'de kaybettik.

1967'de iltica ettikleri ABD'nde vefat ettiler.

Svetlana Iosifovna'nın Stalin'in kızı olarak ABD'ne düşman kapısına gitmesini oraya iltica etmesini hiçbir şekilde mazur görmüyorum fakat anlamaya çalışıyorum.

Hemen bu noktada Khrushchev'in otobiyografisine müracaat etmek istiyorum müsaadenizle koyu bir anti-Stalinist olarak kendileri de Svetlana Iosifovna'yı anlamaya çalışmış ve bana göre adil de davranmışlar:

"...Sonraları [Anastas I.] Mikoyan bana Svetlanka'nın öğüt vermesi için kendisine başvurduğunu anlatmıştı.Hintli bir gazeteci olan Brajesh Singh ile evlenmek istiyordu.Mikoyan'a bu adamı sevdiğini açıklamıştı.Adam kendisinden yaşlıydı ama,Svetlanka onu uzun zamandır tanıyormuş,iyi bir insan,iyi bir komünistmiş.Mikoyan bana;

'Bu konuda senin fikrinin ne olduğunu anlamamı istedi,' dedi.

Benim fikrimi sormasına şaşırmıştım.Bence bu kendi bileceği bir işti.Mikoyan'a;

'Adamı değerli buluyorsa,evlensin,' dedim.'Kendi seçti nasıl olsa.Neye karar verirse versin biz karışmayacağız.Eğer gerçekten adamı seviyorsa,onun Sovyet vatandaşı olmaması bir engel teşkil etmez.Kendi kararını kendisi versin.'

Böylece evlendi Singh ile.Ben memnundum.Svetlanka'nın kendi hayatını yaşamasını istiyordum.

Ve en sonra da bardağı taşıran son damla geldi:Üçüncü kocasının ölümü ve cenaze töreni.

Svetlanka'dan bu kadar uzun söz etmem onun şimdi çok talihsiz olduğundandır.Onun kocasının vatanına kocasını gömmek üzere gittikten sonra geri dönmeyeceğini öğrendiğim zaman,bunun burjuva gazeteciler tarafından uydurulmuş bir iftira olduğunu düşündüm.İlk birkaç gün buna inanmak istemiyordum,fakat sonra bunun doğru olduğuna dair kesin bilgiler aldım.Bu adımı atmaya nasıl karar verebildiğini bilemiyorum.Vatanını ve çocuklarını arkada bırakmıştı.Sovyet hayat biçiminin düşmanlarına dedikodu yapma fırsatı vermiş ve adının,Stalin'in kızının adının,ülkemize zararlı olan Sosyalizm düşmanlarının ağzına düşmesine yol açmıştı.Bir Sovyet vatandaşının bunu yapması affedilmez bir şeydi.Buna rağmen Svetlanka'ya çok acıyorum.Onu ve kaderini hatırladığım zamanlar aklıma hep Nekrasov'un mısraları geliyor(1):

'Ormandaki açıklığı görünce gözlerine yaş doluyor
Hep orada yetişen çam ağaçlarını hatırlıyor.'

Svetlanka'yı hatırlayınca benim de gözlerim yaşla doluyor.Böyle bir sona vardığı için çok üzülüyorum.Hayatının ilk gününden beri kaderi çok karmaşıktı,bir gün bile yüzü gülmemiştir.Bunlar,yaptığı işin suçluluğunu örtmez ama yine de ona kızmaktan çok acıyorum.

Svetlanka'nın yazdığı kitabı okumadım,yalnız bazı bölümlerini radyoda dinledim.Batı dünyası,kitabın işine gelen bölümlerini yayınlıyor radyoda.Belki de dinlediğim bölümler kitabının karakteristik bölümleri değildi,ama en azından garip bir etki yapıyordu dinleyicinin üstünde.Sanki bir ruhi bunalım sırasında yazılmış şeylerdi bunlar.Sözgelişi,dinine çok bağlı olduğunu ve sık sık istavroz işareti yaptığını yazıyor.Svetlanka'nın hiçbir zaman gerçekten dindar olduğuna inanmıyorum.Garip,hatta hasta bir yanı var kitabının.Bizim toplumumuzda yetişen bir Sovyet vatandaşı nasıl yazar bunları?

Batı'ya kaçması,çok yanlış bir hareketti.Bu,haklı gösterilemez.Fakat olayın bir de başka yanı vardır.Svetlanka budalaca bir iş yaptı,ama kendisine de çok budalaca ve kaba hareketler yapılmıştı.Anlaşıldığına göre;kocasının cenaze töreninden sonra bizim Yeni Delhi'deki elçiliğimize gitmiş.Hindistan elçimiz [Ivan Aleksandrovich] Benediktov'du.Kendisini tanırdım.Çok sınırlı düşünen bir adamdır.Svetlanka birkaç ay Hindistan'da kalmak istediğini söyleyince,Benediktov,ona derhal Sovyetler Birliği'ne dönmesini öğütlemiş.Budalaca bir hareketti bu.Bir Sovyet elçisi bir Sovyet vatandaşının derhal memleketine dönmesini öğütlerse,bu o kişinin şüpheli olduğunu gösterir.Svetlanka bu konudaki huylarımızı çok iyi bilirdi.Kendisine güvenilmediğini hemen anlamıştır.Bu öğüdün kendi iyiliği için verilmediğini biliyordu.Bu,ancak siyasal güvensizliği belirtmekte ve sonunun kötü olacağını kendisine anlatmaktaydı ve en sağlam bir insanı bile sarsacak kötü ve küçültücü bir taktikti.Svetlanka da pek sağlam bir insan değildi.Sağlam olmadığı kitabında yazdıklarından belli zaten.Kadın ruhsal dengesini kaybedip yabancılardan yardım aramak zorunda kaldı sonunda.Onun kaçışı,bir Sovyet vatandaşına saygı ve anlayış gösterilecek yerde polis tedbirleri almaya kalkışan insanların suçudur biraz da.

Ne yapılabilirdi?Bana kalırsa eğer kendisine karşı başka türlü davranılmış olsaydı,bu olay meydana gelmeyecekti.Elçiliğe gidip de bir iki ay Hindistan'da kalmak istediğini söylediği zaman kendisine verilecek cevap çok basitti:

'Svetlana Iosifovna,sadece üç ay mı?Bir yıllık,hatta iki üç yıllık bir vize alın.Vize alınca istediğiniz kadar kalırsınız burada.Vatanınıza dönmeye hazır olduğunuz zaman da dönersiniz.'Eğer kadına seçme özgürlüğü tanınmış olsaydı morali yükselecekti.Ona bu şekilde davranmış olsalardı eminim eğer kitabını yazmış ise yayınlamayacak ya da tamamen yeni baştan yazacaktı.Fakat ona şüphe altında olduğunu gösterir şekilde davrandılar.Akıllı bir kadın olduğu için işin içyüzünü hemen anladı ve dosdoğru Amerikan elçisine gitti.O yolla da İsviçre'ye,oradan da Amerika'ya gitti.Vatanı ile bağlarını tümden kopardı.Oğlundan,kızından,dostlarından ömrünün sonuna kadar ayrılmış oldu.Bildiği her şeyi kaybetmiş oldu.Sovyet vatandaşı olarak hayatı böylece sona erdi.Çok ama çok üzüntü verici bir şey bu!Acıyorum Svetlanka'ya.Uzun yıllardan beri adı Svetlana Iosifovna olduğu halde ben alıştığımdan hala Svetlanka diyorum kendisine.

Benim düşündüğüm şekilde hareket etseydik ve Svetlanka hala Hindistan'dan dönmemiş olsaydı,ne olurdu?Bu da kötü bir şey olurdu;ama,şimdiki durumla kıyaslanamazdı bile.Svetlanka'nın başına gelenler beni çok üzüyor,fakat yine de henüz her şeyin kaybolmamış olduğunu düşünüyorum.Hala geri dönebilir.Çocuklarına dönmek arzusu daha güçlü çıkabilir.Kendisine bir fırsat daha tanımak gerek.Geri gelmek istiyorsa gelebileceğini ve Amerika'ya giderken gösterdiği zayıflığın kendi aleyhine kullanılmayacağını bilmesi gerekir.Yaptığı iş için Svetlanka'yı affetmiyorum;ona yardım edecek yerde,onu bu sürgün hayatının çamuruna kendini atması için itenleri de affetmemekteyim."

1-Bu mısra ondokuzuncu yüzyılda yaşamış şair Nikolay Alexeyevich Nekrasov'un 'Şaşa' adlı şiirinden alınmıştır.

*Nikita S. Khrushchev,Kruşçev'in Anıları : Edward Crankshaw'un giriş,açıklama ve notları ile-,[İstanbul],Milliyet Yayınları,1971,c.1,s.361-364.

***

"İnsanlar 'Stalin'in kızı,Stalin'in kızı' diyorlar,benim bir tüfekle dolaşıp Amerikalıları vurmam gerektiği düşünülüyor.Ya da 'Hayır buraya geldi.O Amerikan vatandaşı' diyorlar.İkisi de değilim.Arada bir yerdeyim.Onların anlayamayacağı arada bir yerlerde..."*Svetlana Iosifovna Alliluyeva

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder