15 Kasım 2011 Salı

Öcalan'ın itirafları/Seyfi Cengiz*

Abdullah Öcalan,1996'da yani yakalanmadan birkaç yıl önce,"Serxwebun Yayınları" arasında çıkan "Devrimin Dili ve Eylemi" adlı kitabında MİT'le ilişkilerini,PKK'nin Türk istihbaratı tarafından oluşturulduğunu itiraf etmek zorunda kalmıştır.İşte Öcalan'ın kendisi ve partisinin Türk devleti ve MİT'le ilişkileri konusundaki ifşaatları:

"Asıl amacım,devrimci bir Kürdistan grubu ortaya çıkarmak" (a.g.y.,s.116.)

"1975'lerde Kürdistan adına devrimci bir grup kurmak,tarihin seyrini değiştirecektir ve benden başka bu işe el atacak adam yoktur" (a.g.y.,s.92.)

"Çıkış yapmaya çalışırken devlet adına hareket eden kişilerle (Öcalan burada Pilot Yüzbaşı Necati ve kendi eşi Kesire gibi isimlerden söz ediyor) ben son derece iyi geçiniyorum.1994'te gazetelerde çıktı,güya 'Apo'yu MİT Kürdistan'a göndermiş' diye bir haber vardı.Bu aslında devletin içindeki odakların birbirlerini suçlama için söyledikleri bir sözdür.Aslında gönderme değil de onların elindeki ilişkilerdir..." (a.g.y.,s.112.)

"Kadın dersen kadın,para dersen para!Apartman dersen apartman al;ye,içinde yat!Ben de bu noktada,tam bir paşa oğlu gibi davranıyordum.Burjuvaziyi nasıl çalıştırıyorum?Sonradan o Uğur Mumcu'nun başını götüren,işte açmaya çalıştığım bu ilişki tarzıdır.1976,1977 ve 1978 döneminde onları,devleti çalıştırıyorum ve hareket yürüyor." (a.g.y.,s.110-111.)

"Ankara'dayız.1976-77-78'i eğer bunlara dayandırmazsak,sağlam çıkışı yapabilir miyiz?" (a.g.y.,s.111.)

"Devlet,para ve kadın yoluyla beni tutabileceğine 1977-78 ve 79'un başlarına kadar tam inandı diyebilirim.Bu,devleti yanlış bilgilendirme oluyor.Tarihteki en büyük hatasıdır.." (a.g.y.,s.114.)

"Ben devlete 1966'dan itibaren maddi olarak dayanmışım ve ancak 1977-1980'lerde kopuşa gideceğiz (Öcalan'ın bu ifadelerine göre PKK 1980'lerde TC ve MİT'ten bağımsızlaşmıştır.Ama bu doğru bile olsa bu kez de onu ve partisini Suriye devleti ve istihbaratı ile kader birliği içinde görüyoruz)" (a.g.y.,s.93.)

"TC şimdi kavramıştır,ama çok geç;artık iş işten geçti.Verdiğimiz görünüm;Ankara'da kalıp grupçuluk yapacağız;bir yayın çıkaracağız,bir de yayın dükkânı kuracağız.Yine bayan (kasıt Kesire'dir) özel ilişkiyle bağlamış.Devlet daha ne istiyor?O,günlük rapor alıyor;'kucağımızda!'. Kendimi dört dörtlük devlete bağlamış oluyorum.Uğur Mumcu'nun dile getirmek istediği olay biraz da budur:'Apo'yu MİT mi besledi?' diye soruyor.İşte biz kendimizi MİT'e böyle beslettirdik.Güvenliğimizi sağlattırdık,paralarıyla grubumuzu finanse ettirdik,evlerinde en önemli toplantılarımızı yaptırdık ve o entelektüel gücünü de biraz kullandık.Bazı ilişkilere öyle uzandık ve zamanında sıyırdık..." (a.g.y.,s.97-98.)

"Taktik gerçekten şeytanın bile çok üstündedir.Gidin MİT'e nasıl olduğunu söyleyin,şaşıracaktır.'Bizi inandırdı' diyecektir,hatta 'Uyuttu bizi'.İşte üstünlük burada" (a.g.y.,s.115.)

"Başka türlü hiçbir Kürt partisi oluşamaz...Yöntem değiştiriyorum,taktik yaratıcılık diyorum buna" (a.g.y.,s.116.)

"Çok ilginç,devletin iki yanını nasıl kullanıyoruz.Sanırım MİT bunları duyduğunda hem kahkahadan patlıyor,hem de öfkesinden boğuluyordur.D... Arkadaş vardı,1979'daydı galiba,beni yakaladı.Anlattıklarına göre MİT başını dövüyor,'bu yüzde yüz kucağımızdaydı,biz bunu nasıl kaçırdık' diyormuş." (a.g.y.,s.114.)

"Kim kimi yanılttı?...Düşünün,devlete Kürt partisi kurduruyorum.Uğur Mumcu ... dedi.Doğrudur,bu da doğrudur.Biz devrimci Kürt partisini (yani PKK'yı) nasıl MİT'e dayandırarak kurduysak,Kürt devletini de (şimdi işte içinde olduğumuz bu güneydeki devlet) Türk devletine dayandırarak kuracağız.Yazdı adam,başka çaresi yok.Taktik buraya getiriyor.Taktiğin üstünlüğü burada....Pilot ne diyordu:'Abi sen ne yapıyorsun?'.Günün 24 saatinde bilgi istiyordu.Ben de hepsini veriyordum..." (a.g.y.,s.118.)

"Ankara'yı böyle 1979'a kadar oyalamak büyük bir taktikti.Hem de grubu bütünüyle onların olanaklarına dayandırmak..." (a.g.y.,s.123.)

Öcalan,adı geçen kitabında sık sık benden ve Tekoşin'den de bahsediyor.

İşte bir-iki örnek:

"(Tekoşin),bir provokasyon örgütüydü.Ve şefi Seyfi Cengiz denilen birisiydi ki,şu anda İsveç'tedir." (a.g.y.,s.109.)

"Bu adam (Seyfi Cengiz) daha sonra çeşitli teoriler çıkardı:'Zazalar bir ulustur',o Alevistan meselelerinin hepsinde o vardı.Resmen anti-PKK'ciliği örgütlemeye çalışıyor.Aslında büyük bir potansiyeli var.Dersim'den son göçe zorlananlar içinde çalışıyorlar" (a.g.y.,s.109.)

***

İşte Öcalan'ın itirafları.

Öcalan'ın yukarıya çıkardığımız sözleri ek bir açıklama gerektirmiyor.Öcalan PKK'nin doğuş yıllarında (1975-1979) kendisi ve grubunun TC ve MİT ile ilişkilerini,partisinin MİT tarafından kurdurulduğunu ifşa ediyor.Dolayısıyla bizlerin kendisi ve PKK hakkında 1979'dan beri söylediklerimizi bizzat kendi ağzıyla doğruluyor.

Bu kitabı kaç kişi okumuştur,okurken neler düşünmüştür?Kitaptaki ifşaatlar kadar okuyanların duyarsızlığı ve tepkisizliği de ilginçtir.Kürt hareketi de,Türk solu da bu itirafları görmezden geldi.

Kendisi ve grubunun devlet ve MİT tarafından ortaya sürüldüğünü açıkça söyleyen Öcalan,bu kirli geçmişinin bir gün mutlaka ortaya çıkacağından korktuğu içindir ki yukarıya aldığımız türden açıklamaları aracılığıyla kendisini ötekilerden ayırt ederek yaptıklarına meşruiyet kazandıracak bir tür savunma hazırlıyordu.

Bu kez şansı yaver gitmedi.Çünkü çok geçmeden yakalanınca ne ve kim olduğu aklı başında herkes tarafından bir kez daha açıkça görüldü.Öcalan ve grubunun amacını çok erken farkeden bizler kamuoyunu zamanında uyardık.

Bu grubun teşhiri ve tecridi için çabaladık.PKK'nin 12 Eylül'e ve sonrasına dek sarkan Tekoşin'e yönelik saldırılarının nedeni buydu.Bu nedenledir ki Öcalan,kendi partisinin başlangıcını anlatırken Tekoşin'e referans vermeden edemez.

Çünkü başını çektiği ihanet ve komplo Tekoşin tarafından az kalsın başarısızlığa uğratılıyordu.Öcalan ve partisinin bir türlü unutamadıkları bu olay,Tekoşin geleneğinin tarihindeki onurlu sayfalardan biridir.Öcalan ve PKK'nin bugün geldikleri nokta bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu bir kere daha kanıtlamıştır.

*Seyfi Cengiz,Öcalan'ın itirafları.

2 yorum:

  1. Çok etkileyici bir yazı,düşündürücü,Seyfi Cengiz Dersim coğrafyasının en donanımlı kadim bilgeliğine sahip bir can'ıdır.DERSİM VE ZAZA TARİHİ BİR şaheserdir diyebilirim..sevgi ve muhabbetle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kıymetli alakanıza çok teşekkür ederim Ali Bey

      ben de sizin gibi düşünmekteyim Sayın Cengiz siyasi kimliğinin ötesinde değerli bir entelektüeldir...

      saygılar

      Nabukednazar

      Sil