19 Kasım 2011 Cumartesi

Lazar Kaganovich'in Anıları

Lazar Moiseyevich Kaganovich (1893-1991)'in ölümünden sonra,1996 yılında yayınlanan 'Derleme Notlar',Sovyet tarihinin birçok tartışmalı dönemine açıklık getirdi.Aşağıda,kitabın Malenkov,Kaganovich ve Molotov'un 'anti-parti grubu'nu içeren kısmını yayınlıyoruz.Adı geçen liderlerin 1957'de SBKP Merkez Komitesi'nden ihraç edilmeleri,ki bu Khrushchev'in piyasa-sosyalizmi politikalarının kararlı bir zaferinin temellerini hazırlamıştı,SSCB tarihinin dönüm noktasıydı.Krizin gerisindeki birçok ekonomik ve politik meselelere bu yazıda değinilecek.Bilindiği üzere,1955'de merkezi planlamadan 'koordine edilmiş planlamaya' geçilmesiyle Sovyet planlamasında büyük bir değişim yaşandı.

Anlaşılıyor ki,Khrushchev,devlet planlama kurumlarının herhangi bir hazırlığı,parti ve devlet kurumlarına önceden haber vermeden,ABD'ni tarım alanında aşmayı Parti'nin ve devletin yeni bir temel görevi olduğu kararını kamuoyuna ilan etti.Molotov ile Khrushchev arasındaki ayrışım aynı zamanda süregelen işlenmemiş topraklar programının miktarı üzerinde de mevcuttu.Parti'nin,Yugoslavya ile daha yakın devlet ilişkisinin yeniden yapılandırılması istemi konusunda Molotov lider kadrodan tamamen dışlandı.Kaganovich,Khrushchev'in parti kararının da ötesine giderek ısrarla Yugoslavya ile daha yakın ilişkiye geçmesi konusunda bizi bilgilendiriyor.Pek çok detay Khrushchev'in kişisel ve keyfi tutumunu gözler önüne seriyor.Bu,bir konudan diğerine demokratik parti işleyiş normlarına aldırış etmez Khrushchev'in uluslararası ölçekte demokrasi ve kolektif liderliğin tapınan kişisi olarak sunulmasından dolayı bir ironidir.Parti Prezidyumu'nun büyük bir çoğunluğunun 1957'de Khrushchev'in Parti'nin lider kadrosundan çıkarılması konusunda ikna etmeye yönelten de buydu.Bu,halen anlaşılması güç olan bir gerçeği,hem liberalizasyon sürecine ayak direyen Molotov ve Kaganovich gibi Parti Prezidyumu'nun sol kanat liderliğinin,hem de Beria ve Khrushchev'le ortak çalışan ve Stalin'in ölümünden hemen sonra zorlu bir çalışmaya girerek arayı yumuşatan en aleni sağcılardan Malenkov'un en başta gelen hedef olarak Khrushchev'i görme nedenlerini izah ediyor.

Bu nedenle,tüm olabilirliğiyle,Molotov'un anılarında defalarca belirttiği üzere,Prezidyum'un büyük çoğunluğunun ileriye dönük bir planı yoktu.Onlar yanlızca Khrushchev'in tasfiyesi ve onun Tarım Bakanlığı'na atandırılmasıyla ilgiliydiler.

Prezidyum toplantısı Bulganin'in başkanlığı altında dört gün boyunca Khrushchev'i tartıştı.Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin en yüksek organı olan Prezidyum'un bilgisi olmaksızın,Khrushchev Parti Merkez Komitesi üyelerini gizlice Moskova'ya çağırdı.Ordu ve devlet güvenlik organları Merkez Komite üyelerini uçakla Moskova'ya gönderdi.Devlet Güvenlikten Serov,ordudan Zhukov ve Konev,Merkez Komite üyelerinin Sverdlov binasında toplanması organizasyonunu düzeneyenler arasındaydılar.Konev,Prezidyum üyelerinin Merkez Komite Plenum'una tutanakları rapor etmesini isteyen delegasyona izin verdi.Zhukov,salona giren Khrushchev'e eşlik ediyordu.Bu,Molotov,Kagonovich,Shepilov ve Malenkov'un SBKP'nin Prezidyumu'ndan tasfiye edildikleri Merkez Komitesi toplantısının başlangıcıydı.Kaganovich,Khrushchev'in kendi egemenliğini pekiştirdiği önceki raporların metodlarını teyit ediyor ve ayrıntılarını veriyor.Şu açık ki,orduyu ve devlet güvenlik organlarını içine alan SBKP Prezidyumu'na karşı fiili bir darbe yapılmıştı.

'Anti-parti grup',29 Haziran 1957'de toplanan Merkez Komitesi kararında 'anti-parti grup' SBKP'nin 20. Kongresi'nde selamladığı yönelime sürekli muhalefet ettikleri şeklinde gösterildiler.

Grup,ekonomik politikalar alanında,sanayi yönetiminin reorganizasyonuna,merkezi planlamanın sonu olarak gördüğümüz ekonomik bölgelelerde ekonomi konseylerinin kurulmasına engel olmaya çalışmakla suçlandı.Onlar,köylülüğe yönelik olan maddi teşviğin artırılmasına karşıydılar ve meta-para ilişkisinin genişletilmesine husumetle bakıyorlardı.Kolektif çiftliklerin toplu mülkiyeti konusundaki planlamanın gevşetilmesine karşı çıktılar.Dahası,kişi başına süt,yağ ve et üretiminde ABD'nin geçilmesi ve işlenmemiş topraklar programının geliştirilmesi için benimsenen muhafazakar yaklaşıma muhalefet etmekle suçlandılar.Dış politikada,grup,uluslararası arenada tansiyonu düşürmeye ve dünya barışını güçlendirmeyi amaçlayan yeni politikalara engel olmakla suçlandılar.Molotov,Sovyetlerin Yugoslavya ile olan ilişkisini güçlendirmeye yönelik yasa tasarısına muhalefet etme,uluslararası tansiyonun,özellkle Japonya ve Avusturya ile,yumuşatılmasını önlemek ve Sovyet liderliği ile diğer ülke devlet başkanları arasında kişisel ilşkilerin tesisi tavsiyesini reddettiği için hedefe kondu.Molotov,mevcut koşullar altında savaşların önlenmesi ihtimali düşüncelerine ve farklı ülkelerde sosyalizme geçişte farklı yolların olabilirliği fikrine karşı koymakla suçlandı.

Derhal açığa çıkan şey şuydu,Molotov,Khrushchevcilerin yeni yönelimlerinin temelleriyle kesin bir uzlaşmazlık içinde olmakla suçlanıyordu.Şu açıkça görülüyordu,Molotov o dönemde Khrushchev'in politikalarına muhalifti ve bunda büyük bir ölçüde Kaganovich'in ve Parti Prezidyumu'nun büyük bir çoğunluğunun kısmi desteğine sahipti.Molotov'un Sovyet revizyonizmine karşı mücadelesinin içeriği ve tutarlılığının kapsamlı bir değerlendirilmesi için,1957 Haziranı'nda toplanan Merkez Komitesi genişletilmiş oturumlarının stenografik raporlarının ve Molotov'un SBKP lider kadrosuna gönderdiği mektuplar ve eleştirilerin detaylı bir şekilde incelenmesi gerekiyor.

1957 Haziran olaylarının ekonomi politikalarına etkisi neydi?Molotov ve Kaganovich'in tasfiye edilmelerinden bir ay önce sosyalist sanayinin ürünlerinin planlı tahsisatı sistemi yürürlükten kaldırılmış ve Gosplan Sovyet sanayi ürünlerinin satışı için bir dizi merkezi satış kurumları kurdurmuştu.'Anti Parti Grup'un tasfiyesinden üç ay sonra,Sovyet teşebbüslerinin karlılık temelinde işletilmesi beklentisine yönelik kararlar kabul edildi.Bu politiklarla üretim araçları şimdi devlet sektöründe metalar olarak dolaşıma sokuldu.1958'de SSCB'nde meta dolaşımı alanının kütlesel olarak genişlemesinin bir sonucu olarak Makine Traktör İstasyonları'nın tarım makinaları,kolektif çiftliklere satıldı.

SBKP'nin 1961'deki 22. Kongresi'nde Khrushchev,Molotov,Kaganovich,Malenkov,Shepilov ve hatta Voroshilov'a yeniden saldırmaya başladı.1957 Haziranı'nda Parti Merkez Komitesi kararıyla çelişen Khrushchev,şimdi başlıca ekonomik ve politik sorunlarda uzlaşmaz çelişkilere girmekten kaçındı.Khrushchev silahını özellikle bireyin kutsanmasını mahkum etmeyi,parti içi demokrasinin gelişmesine yardımcı olmayı,yetki kullanımında tüm suistimalleri mahkum etmeyi ve düzeltmeyi ve tüm bu baskıcı uygulamalardan sorumlu olanları açığa çıkarmayı amaçlayan Parti çizgisine karşı 'azgınca direnen' Molotov grubuna yöneltti.Khrushchev bu kurnazlıkla,SSCB'nde yerleşmiş olan karşı devrimi kafa karışıklığı yaratarak bulmaya çalıştı.

Sovyetler Birliği'nde ve halk demokrasilerinin yaşandığı ülkelerde sosyalizmden geri dönüşün uç verdiği 1955-1957 yılları arasında uluslararası komünist hareketten,Molotov,Kaganovich ve Shepilov'a hiçbir destek gelmemesi büyük bir talihsizlik olarak değerlendirilmelidir.

Enver Hoxha tuttuğu siyasi günlüğünde Sovyet revizyonizmine karşı,Çin Komünist Partisi'nin 'şaşırtıcı' ani karar değişikliğinin altını çiziyor.15 Eylül 1964'e girerken(!),Moskova'da 1957 yılında yapılan toplantıyı şöyle değerlendiriyor:

'Yoldaş Mao,Khrushchev'i açık bir şekilde destekledi ve övdü;doğrusu o,Molotov'un 'Anti-Parti grubu'nun mahkum edilmesini onayladı ve Khrushchev grubuyla tam bir birlikteliği destekledi.'

Molotov grubunun yenilgisinden ve 1957 Haziran olaylarını tekrar ayrıntılı olarak inceledikten sonra,Khrushchevciler adlı eserinde Enver Hoxha şu notu düşüyordu:

'Kimse onların ardından ağlamadı,kimse üzülmedi onlar için.Onlar devrimci ruhlarını kaybetmişlerdi,artık Marxist-Leninist değillerdi yanlızca bolşevizmin cesetleriydi.Onlar Khrushchev'le birleştiler ve Stalin ve onun çalışmalarına çamur atmasına izin verdiler;bir şeyler yapmaya çalıştılar,ama bu parti çizgisinde değildi,çünkü onlar için de artık parti yoktu.'

Tabi şu da bir gerçek ki,gerek partideki bölünmeyi gerekse de kendisinin tasfiye edileceğini gören Molotov,1956 SBKP 20. Kongresi'nde sessiz kaldı.Ancak şu da bir gerçek ki,bundan dört ay sonra Enver Hoxha SBKP 20. Kongresi'nin ruh halinin heyecanlı ifade tarzıyla Arnavutluk Emek Partisi 3. Kongresi'ne sunulan raporda aktif olarak Stalin'in politikalarına saldırmıştı.Bunun ötesinde Enver Hoxha,Molotov grubunun yenilgisinde Arnavutluk Emek Partisi'nin tutumunu hatırlama gereği duymadı.4 Şubat 1957 AEP Merkez Komitesi Plenumu'ndan sonra yayınlanan resmi bildiride şu ifade yer alıyordu;Enver Hoxha'nın 29 Haziran 1957'deki SBKP MK'nin 'anti-parti grup'la ilgili kararnamesine istinaden hazırladığı raporu duyduktan sonra,Plenum 'anti-parti grubu'nu ve bu grubun hizipçi çalışmalarını oybirliğiyle kınadı.'

Çin Komünist Partisi (ÇKP),Molotov grubu parti liderliğinden ihraç edildikten sonra Khrushchev'e destek dahi sunmuştu.5 Temmuz 1957'de ÇKP'nin SBKP'ne yolladığı mesajda alınan karara ilişkin Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin birliğine ve güçlenmesine yardımcı olacak' ifadesi yer alıyordu.Moskova'da düzenlenen Şubat Devrimi'nin 40. yıldönümü kutlamaları döneminden dört ay sonra,Mao Tse-tung kamuoyuna Molotov grubunun tasfiyesinden duyduğu memnuniyeti belirtmiş ve bunu SBKP 20. Kongresi'nde başlatılan 'pazar sosyalizmi' girişiminin bütün alanlarına destekle ilişkilendirmişti.6 Kasım 1957'de toplanan SSCB Yüksek Sovyet birleşik oturumda yaptığı konuşmasıyla bunu açıkça ifade ediyordu:

'Çözülmesi gereken pratik görevlerde Marxizm-Leninizm'in,SBKP tarafından yaratıcılıkla uygulanması,Sovyet halkının inşa işini güvence altına almıştır.SBKP'nin 20. Kongresi'nde,Sovyetler Birliği'nin komünist inşası için arz olunan mücadeleci program buna iyi bir örnektir.SBKP Merkez Komitesi'nin,bireysel arzuların aşılması(?),tarımın geliştirilmesi,sanayi ve inşaat yönetiminin yeniden yapılanması,birleşik cumhuriyetlerin ve yerel yönetimlerin güçlerinin genişletilmesi,parti karşıtı gruba karşı çıkılması,parti içi birliğin güçlenmesi,parti ve siyasi çalışmaların ordu ve donanma içersinde güçlendirilmesi konularında atılan tedbirli adımlar Sovyetler Birliği'nde yürütülen tüm ilerleme ve güçlenme girişimlerini daha da ileriye taşınmasına hizmet edecektir.'

Dünya çapında yaşanan sosyalizmden ve demokrasiden geriye dönüş,Marxistleri,modern revizyonizmin seyrinin ve kökeninin detaylı bir araştırılmasını yapmakla yükümlü kılmaktadır.AEP ve ÇKP Büyük Tartışma (Münazara) boyunca bu yönde muazzam bir yol katettiler.Bu ülkedeki komünist hareket,1963'den sonra SBKP ve ÇKP arasında yaşanan açık polemiklere aşinadır.Halbuki,AEP'nin Büyük Tartışma'yı başlatan öncü girişimi çok az bilinmektedir.Sovyet revizyonizmine ilk kez doğrudan çatan,Moskova'da 1960 yılında düzenlenen Komünist Partiler toplantısında Enver Hoxha tarafından yapılan konuşmadır.Bu,AEP'nin modern revizyonizmin tüm yelpazesine karşı yönelttiği çeyrek yüzyıllık sonu gelmez polemiklerin açılış töreniydi (başlama vuruşuydu).Aynı zamanda şu da belirtilmelidir ki,AEP ve ÇKP'nin Khrushchev yönetimindeki SBKP'ne verdiği tavizler ve Marxistlerin Sovyetler Birliği'nde,halk demokrasisi olan ülkelerde,Çin ve Arnavutluk da dahil olmak üzere,ekonomik ve siyasi gelişmeleri analiz etmedeki başarısızlıkları,modern revizyonizmin derinlemesine anlaşılabilmesinin olanaklarını kısıtlamıştır.Bu,günümüze değin komünist hareket üzerinde negatif bir sonuç bırakmıştır.Bu tamamlanmamış teorik ve politik aydınlığa kavuşturma görevi,önümüzde duran çarpışmalarda komünisterin ideolojik olarak silahlanmaları için öncelikle ele alınması gereken bir görevdir.

*Vijay Singh

***

"XX. Kongre'den sonra parti işleyişinin gelişmiş olması gerekirdi fakat maalesef böyle olmadı.

XX. Kongre'den sonra Khrushchev'in daha önceki alçak gönüllülüğünden eser kalmadı.Bir laf vardır ya 'şapka kafasında eğreti durdu'.Artık kendisinin 'Lider' olduğunu sezmesiyle beraber,ilk önce Prezidyum'un toplantılarına özen göstererek hazırlanması son buldu.Kolektif işleyiş ciddi bir derecede zayıfladı,bundan da önemlisi,Parti'nin en temel politik ve ekonomik alanda denetlenmesi gafa uğradı.Örneğin,Khrushchev Gorky'e gitti ve toplantının birinde,Gorky'nin işçilerinin istekleri gereğince,hükümet borçlarının bütün ödemelerinin yirmi yıllığına dondurulduğunu ilan ettiğini birdenbire öğrenmiş olduk.Daha sonra,bu karar telefonla yapılan bir oylamayla resmileştirildi fakat asıl anlaşma Khrushchev'in kendisi tarafından yapıldı.

Herkes bunun halkın kafasında yarattığı hoşnutsuzluğun ve devlete karşı uyandırdığı güvensizliğin farkındaydı.

Belli bir süre Khrushchev dış politika konusunda oldukça aktif idi.Böyle olması tabii ki çok iyiydi.Ben kendim ona tavsiyelerde bulundum -Lenin zamanından bu yana dış politika konusunda tek bir sorunda dahi Politbüro olmaksızın karar verilmedi ve Stalin dış politikayla ilgili tüm konuları Politbüro'ya her zaman teslim eder ve kendisi ilgilenir.Bundan dolayı,Stalin Merkez Komitesi'nin Birinci Sekreteri olarak kurallara uymak zorundaydı.Başlangıçta Khrushchev bu kurallara uydu fakat sonraları kasıtlı davranmaya başladı.Diplomasinin eşsiz bir uzmanı olarak 'teknikleri özümsediğini' gösterdikten sonra,Khrushchev Dışişleri Bakanlığı'nın neredeyse tüm işlerinde,kendi değişikliklerini yaptırmaya başladı veya tamamen reddetti,özellikle Molotov Dışişleri Bakanlığı işinden kendi önerisiyle (barış politikasını titizlikle yerine getirdiği halde) alındıktan sonra.

Prezidyum'un Molotov'u desteklemediği tek bir konu vardı.O da Yugoslavya sorunuydu.Molotov Yugoslavya ile hükümet çizgisi doğrultusunda yeniden ilişki kurmaya engel oluyordu.MK Prezidyum'u mevcut parti ve ideolojik çizgi farklılıklarıyla devlet ilişkilerini yeniden kurma kararını aldı.Khrushchev MK direktiflerini ihlal ederek parti çizgisini aştı.

Genel olarak Khrushchev 'kudurdu' ve Prezidyum ile hiçbir ön anlaşma olmaksızın yabancılarla görüşmeler yapmaya başladı,yani yapılmış anlaşmaları ihlale kadar gitti.Birdenbire,Prezidyum Khrushchev'in hiçbir şeyi önceden kimseye danışmadan televizyonda dışişleri ile ilgili konuşma yaptığını öğreniyor.Bu,Parti'nin dış politikayı esaslı denetleme normlarının ciddi bir ihlaliydi.Politbüto,oldukça bilgili diplomatlara dahi önceden inceleme olmaksızın hiçbir zaman halka açık böyle bir konuşma ayrıcalığı vermedi ve burada;Khrushchev'in hatiplik sanatının yetersizliği ile 'inceliğini' biliyorduk.Yanlış yola sapacağından endişe duyuyorduk.Bu konuyu Prezidyum'da gündeme getirdik.Uzun ve ateşli bir tartışma oldu.Khrushchev,mevcut pratiği izleyerek gelecekte böyle bir şeyin olmasına izin vermeyeceğine söz verdi.1957 olayları ve Prezidyum'un yeniden düzenlenmesinden sonra,Khrushchev 'edebi asistanların' yaptığı işi,'modern robotların' yazdıklarını,hakim kişi olarak dili yoruluncaya kadar okuyor,sonra da beynini dinlendiriyordu.

Fakat Khrushchev'in en göze çarpan örgütsel 'yeteneği' devlet araçlarının yeniden düzenlemesi döneminde kendisini gösterdi.Bu yeniden düzenlemeyi burada detaylı anlatmayacağım,çok iyi biliniyor zaten.Bütün bakanlıklar dağıtıldı ve Halk Ekonomisi Konseyi kuruldu.Halk Ekonomisi Konseyi fikri,bakanlıklar -sayıları düşse dahi- dağıtılmasaydı ve eğer Halk Ekonomisi Konseyleri;teritoryal,Cumhuriyet ve eyalet merkezlerine sıkı sıkıya bağlı olsaydı ve belli bir grup teşebbüscüyü kendi kontrolü altına alsaydı,yararlı olurdu.Özellikle en geniş anlamda ele alırsak yerel sanayide yararlı olurdu.Fakat,eğer başlangıçta Halk Ekonomisi Konseyi'nin biçimi bölgelerinkine uysaydı,kısa bir süre sonra kopuş aynı şeyden başlardı.

MK Prezidyumu'nun bazı üyeleri SSCB Yüksek Halk Ekonomisi Konseyi'ni kurmayı önerdiler.Khrushchev ilk önce bütün reformları 'tutucu direniş' ilan etti,sonra RFSSC Halk Ekonomisi Konseyi de dahil Cumhuriyetlerin Halk Ekonomisi Konseyi'ni kendisi kurmaya başladı.Daha sonra,Halk Ekonomisi Tüm-Sovyetler Konseyi kuruldu.Her birinin içinde sektörel ve teritoryal organlar kuruldu,bu geniş kapsamlı ve sürekli bir yeniden düzenlemeydi.Daha sonra,bu sanayide uzmanlaşma sürecinin,aynı zamanda,kaldırılan bakanlıklar yerine geçebilecek bir örgütlenme gerektirdiği açığa çıkınca,sektörel komiteler kuruldu.İlk etapta,Gosplan çerçevesinde kuruldu ve sonra bakanlıklarla hemen hemen aynı güce ve işleve sahip olan bağımsız Devlet Komiteleri olarak kuruldular (ve daha büyük bir gösteriş için,bir bakanlık terminolojisi adı altında,fakat iğdiş edilerek ve bu yüzden güçsüz bırakılmış olarak).Bundan dolayı,bu vekil Devlet Komiteleri kocaman Halk Ekonomisi Konseyleri ile birleşince gerçeğin ağır baskısına dayanamadılar.Bölgesel Halk Ekonomisi Konseyleri'ne gelince;ben kişisel olarak böyle organların,ne isimle olursa olsun,bölge yönetim kurulu adı altında var olabileceğini düşünüyordum.Bu organlar belli teşebbüs grupları ile birleştirilmeliydi;tüketim maddeleri,metalurji,inşaat malzemeleri,gıda maddeleri ve diğerleri gibi.Böylece nüfusun önemli bölümünün ihtiyaçlarını karşılayabilirlerdi.İşletmelerin teritoryal işbirliğinde önemli bir rol oynardı,örneğin,makine parçalarının üretiminde,özellikle kara ulaşımında,bu da bölge yönetim kurulları ve Sovyetlerin yetkisi altında olurdu.Bunlar karlı teşebbüsler olmalıydı ve nüfusun,her şeyden de önemlisi,işçilerin yaşam koşullarını yükseltebilmeliydi.

Khrushchev,burada,yine Halk Ekonomisi Konseyleri sorununda iyi bir fikri mahvetti.Ancak Khrushchev'in kendi 'buldum' egosu için olmasaydı,uygun olarak organize edilseydi faydası olabilirdi.

Referandum yapıldı ve öneriler kabul edildi,fakat hiçbir istikrar göstermedi.

Buradaki amaç taraf elde edinmek veya bakanlık kadrolarını ve onların bölge organlarının etkisini kırmak veya Trockist tabirle;sarsmak,ve 'güvenilmezlerin' ve yeni liderliğe sadık olmayanların yerine,kendi kadrolarını,geçirmek olduğu sanılabilir.Bunun istenilen bir sonuç yarattığı şüpheli,fakat bu 'büyük' Khrushchevci yeniden örgütlenme kesinlikle çok büyük bir zarar verdi.

Özellikle saçma ve Parti'nin kuruluş prensiplerine tamamen ters düşen,Khrushchev'in inisiyatifiyle örgütlenen,Parti'nin eyaletlere ait organlarının endüstriyel ve idari olarak bölünmesiydi.Bu yeniliğin verdiği zarar açıktır ve hiçbir ispat gerektirmiyor.

Çok iyi biliniyor ki en önemli sorun hayvancılık sorunuydu.XX. Kongre'den önce MK Plenumu'nda ve XX. Kongre'de bu sorun ciddi olarak tartışıldı.MK raporunda bu soruna yüzeysel yaklaşıma karşı ikaz vardı.

Fakat Kongre'den sonra,herhangi esaslı bir şey kazanamayınca,Khrushchev Kongre'nin direktiflerini önemli bir derecede değiştirdi.Bu değişiklikler,ciddi tartışmalara ve karara varmak niyetinde ciddi önerilere dayanarak yapılmadı;fakat yine 1957 yazında bir tarımsal serginin açılış vesilesi toplantısı sırasında yapıldı.

Prezidyum'a,MK'ne veya Bakanlıklara bildirmeden:Khrushchev,kendi meslektaşlarından hiç kimseye danışmadan dahi (açık ki,herkesi şaşırtmaktı niyeti),bütün Prezidyum üyelerinin varlığında Parti ve devletin yeni ana görevini ilan etti.'Biz,ana görevimizi hayvancılık alanında kararlaştırdık' diye ilan etti.'Amacımız ABD'ni 1960'larda hayvancılıkta yakalamak ve geçmektir'.Bu cazip amacını ilan ederken hiçbir değerlendirme yapmamıştı çünkü zaten böyle bir değerlendirmeye sahip değildi.'Biz bu görevi yerine getirebiliriz ve getirmeliyiz.Parti'nin bütünü,halk ve kolektif çiftlikleri (kolhozlar) bu görevi üstlenmeli ve bu amaca ulaşmalıdır' diye konuşmasını bitirdi.

Bu sadece bir toplantıda yapılmış bir beyandı,ayrıntılı araştırılmış bir plan değildi,hiçbir zaman hiçbir forumda -ne MK Prezidyum'unda ne de Bakanlıklarda tartışılmıştı.MK Prezidyum'unun bütün üyeleri Khrushchev'in bu yeni ve çok subjektif kaba oyunundan çok rahatsız oldular.

Gelenekleri bozarak,Prezidyum üyeleri toplantı sonrası akşam yemeğine katılmadılar ve evlerine gittiler.Böylece 'büyük fikri' bize getiren Khrushchev utandı.Prezidyum'un bir sonraki toplantısı bu konuyu tartışmak için toplandı.Prezidyum üyeleri Khrushchev'e,kendisi tarafından belirlenmiş bu hedefi gerçekleştirme olanaklarını sağlayan hesap ve ölçümleri Prezidyum'a sunmasını istediler.

Khrushchev hatasını kabul ederek beyanını savundu fakat hiçbir değerlendirme sunmadı.

Prezidyum Gosplan'a bu değerlendirmeyi yapma görevini verdi ve bu görevin (hayvancılıkta ABD'ni yakalama ve geçme) tamamlanması için gereken zaman cetvelini Prezidyum'a sunmasını istedi.

Gosplan haftalarca hesaplamalar yaptı ve sonunda MK Prezidyum toplantılarının birinde ABD'ni çiftlik hayvanlarında ancak 1970-1972'de yakalama olanağıyla ilgili buldukları sonuçları sundular,bu Khrushchev'in söz ettiği zaman diliminden on yıl daha fazla olan bir süreydi.

Toplantıda ateşli tartışmalar oldu.Khrushchev Gosplan'ı tutucu olmakla suçladı,çok kızgınca küçük yumruğunu havaya kaldırırdı fakat Gosplan'ın çıkarmış olduğu ölçümleri çürütemedi.

Prezidyum üyeleri Gosplan tarafından sunulan önerileri kabul etmeye oldukça eğilimliydiler fakat Politbüro'da Gosplan'ın planı daha da geliştirmesi kararlaştırıldı.Aynı zamanda,Tarım Bakanlığı ve MK aygıtları ilgili teritoryal bölgelerde hayvancılık gelişiminin hızlandırılmasını gözleme görevini üstlendiler.Maalesef,Gosplan'ın değerlendirmeleri son derece yanlış çıktı.Hayvancılığın,tarımın en geri kalmış sektörü olduğu görüldü.Öyle anlaşılıyor ki,bütün suç Khrushchev'e yüklenemez fakat Khrushchev'in maceraperestliği burada açıkça görülüyor.

Ekonomiye ilişkin mesele ve durumlarla birlikte 'mevki yakalamanın' yanı sıra Khrushchev 'demokrat' ve 'kültürlü' bir insan halesi kazanmanın doğal olduğunu düşünüyordu.Aynı zamanda edebiyat ve sanatla da uğraşmaya başladı.Başarısı,1957 olaylarından önceki,konuşmalarının biriyle değerlendirilebilir.

MK ve Bakanlar Kurulu,yazarlar ve sanatçılar,hükümet ve Prezidyum üyeleri için banliyölerdeki devlet dinlenme evlerinden birinde bir yemekli açık hava partisi düzenledi.

Yemekten önce belli bir süre atmosfer canlılığını devam ettirdi.Daha sonra manzaranın asıl bölümü başladı:Khrushchev konuşmaya başladı.Her ne kadar,konuşma daha sonra basında oldukça iyi yayınlanmış olsa da,bunlar sadece 'notlardı',kimse yemek masasında herhangi stegnografik notlar tutmadı.(Stegnografik notlar tutulması gerekseydi,söylenen her şeyi not tutmayı isteyecek hanım bir stegnografist zor bulacaktık).Normal koşullar altında Khrushchev,yazılı bir metin olmadan konuştuğunda,konuşması daima mantıklı olmazdı ve tabii ki ifade ediş şekli de.Ve burası sıradan bir platform değildi ve masalar özel olarak 'ısmarlanmış' ve canlandırıcı içkilerle dolu Çin porselenleriyle dekore edilmişti.Khrushchev'in kafası ve diliyle masadaki tüm bu melez bileşimle ne tür kültürel 'meyveler' elde edileceği tahmin edilebilir.Bu eşsiz bir 'hatiplik sanatı cevheriydi'.

Konuşmasının tamamını burada anlatmayacağım fakat sadece hafızamda neyin iz bıraktığından bahsedeceğim.

İlk olarak,Khrushchev sanatçıların ve yazarların yararına,Parti'nin XX. Kongresi'nde Stalin'in putlaştırılması hakkında söylemiş olduğu birçok şeyi 'çiğnemeye' kalkıştı,sadece bir fark vardı,Kongre'de kağıttan okudu ve burada kendisi ifade ediyordu ve bundan dolayı daha çok 'ince' görünüyordu.

Burada ifade edilen 'ateşli' noktalar dinleyiciler tarafından sevilen bir yemek olarak yendiği söylenmeli,öyle ki Khrushchev'i edebiyat Laureate'i yapmaya dahi hazırlardı.Khrushchev'in,MK üyelerinin ve özellikle Molotov'un kusurlarını vurguladığını hatırlıyorum,özellikle Rus edebiyatını ve sanatını bastırmada.Yazar Sobolev neredeyse yanılgı sınırına kadar vardı.Fakat çoğunluk için -orada bulunan ileri parti kadrolarından bahsetmiyorum- bütün bunlar sadece utanç yaratmadı fakat hayal kırıklığı da yarattı.

Khrushchev'in,Parti'li olmayan entelektüellerin ortasında,MK Prezidyum üyesi,Molotov'a saldırısı olağanüstü bir olaydı ve çok daha derin bir amacı vardı.'Ayık olanın aklından geçeni,sarhoş söze döker' lafı bunu iyi açıklıyor.

Gösterisindeki bir sonraki rolü özellikle seçilmiş bazı yazarlara yöneltilen eleştiriydi.Ölçüsüz saldırısının hedefinin iki kadın yazar olduğunu hatırlıyorum:Marietta Shaginian ve şair Aligar.Eleştirisinin içeriğini yazmayacağım fakat herhalde,edebiyat ve sanat alanında Parti'nin Leninist konumunu savunmak değildi kesinlikle.Shaginian ve Aligar,her ikisi de sonradan Khrushchev'in söylediklerini yalanlayarak cesurca ve mantıklı konuştular.Biraz tombul ve güzel Aligar'ın herkes içinde Khrushchev'e dönerek ilk söylediği;'Gördünüz mü?Benim işte,korkunç Aligar' sözlerinin gülücükler yarattığını hatırlıyorum.Khrushchev sırdaşlarının,Khrushchev'in konuşmasını taraf tutarak karakterize etme girişimlerine rağmen,orada bulunanlar arasında birlik yerine -tabii ki tepede yaşanan kavgadan zevk alanlar dışında- dinleyiciler arasında karışıklık yarattı.Bu sadece orada bulunanların hissettikleri değildi fakat Sovyetler Birliği tarafından 'suçlanan' bu yeni keşfedilmiş aydınlar sınıfı 'savunucusundan' da açıkça kuşku duymuşlardı.Ancak,orada tereddüt eden önemli bir kısım aydınlar arasında dahi,kültürlü bir Rus entelektüeli olarak dikkate aldıkları Molotov'a saldırı onları şaşırttı ve utandırdı.Uydurmaya çalışsa da,bunun güvenilmez bir ittifak olduğunu düşünüyorlardı,her şeye rağmen 'yeni lider' koruyucumuz olmak için çok çaba harcıyordu.

Toplantıya katılan aydınların en seçkinlerinin bazıları kafaları karışmış,bazıları da sinirli bir şekilde ayrıldılar.

Bu yolla,yeni doğan 'diyalektik'i Khrushchev elverişli bir olaydan olumsuz bir duruma çevirdi.Fakat anı zamanda Prezidyum içersinde yeni tartışmaların çıkmasına da sebep oldu.

Eğer bu olaydan önce Khrushchev Merkez Komitesi Prezidyumu'nun büyük çoğunluğunun desteğine bağlı olsaydı,Prezidyum üyelerinden birine yönelik bu saldırgan konuşmasından sonra,doğrudan doğruya şu söylenebilir,Prezidyum üyelerinin büyük çoğunluğu Khrushchev'le olan ilişkilerine ve onun liderlik metodlarına daha eleştirel bir yaklaşıma girdiler.

Khrushchev'in basit anlayışına göre MK Sekreteryası'nın onun kalesi olması yeterliydi,başka neye ihtiyacı olabilirdi?

Bir süre Parti ve Merkez Komitesi birliğinin devamı adına tolerans gösteren MK Prezidyum üyelerinin çoğu,böylesi siyasi hatalara ve bu tür liderliğin işlevselliğine daha fazla müsamaha göstermenin olanaksızlılığını,Khrushchev'in MK Genel Sekreterliği için yetersiz olduğunu ve çok da uygun olmadığını ve er ya da geç Khrushchev'in görevden alınması için MK'ne baskı yapılacağını sonunda anladılar.Bu nedenle yapılması gereken ne kadar erken yapılırsa o kadar hayırlı olacaktı.

Khrushchev'in Prezidyum üyeleriyle olan ilişkisi bu noktadan sonra gerginleşmeye başladı.Khrushchev toplantı süresince çalışma arkadaşlarının konuşmalarına kabaca müdahale etti.Ben daha önce Molotov ve Malenkov hakkında konuşmuştum fakat bu aynı zamanda Voroshilov,ben -Kaganovich ve diğerlerini de ilgilendiriyordu.Buna rağmen şunu öncelikle söylemeliyim ki,Khrushchev bana karşı sertleşti.Bundan da öte,1955'de neredeyse ayrılmak üzereyken(!) Kaganovich'in Ekim Devrimi'nin 36. yıldönümü üzerine hazırlanan raporu okuması için Kaganovich'i görevlendirdiğini açıkladı.(!)

1956 yılında XX. Kongre gündemi hakkında konuşmak için beni aradı.Bana şunları söyledi:Molotov Parti programını XX. Kongre gündemine dahil etmek istiyor.Açıkça,Molotov,bu konu üzerine hazırlanan raporu okuyacak olanın kendisi olacağını düşünüyor.Ancak,eğer Parti programı Kongre gündemine alınacaksa,bunu okuma işiyle görevlendirilecek kişi ben olmalıymışım,çünkü XIX. Kongre'den önce bile bu konuyla ilgilenen kişi benmişim.

Bu gerçekler,1957 Plenumu'nda dile getirilen,benim ve geniş 'grubun' MK Genel Sekreteri olduğundan bu yana Khrushchev'e karşı olduğumuz iddialarını çürütmektedir.Tersine,Khrushchev,beni daha önce bahsi geçen olayla ilişkilendirirken,çok önemli konularda,örneğin Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı Bardin'in,Prezidyum'dan Teknik Gelişim Yılı ile bağlantılı olarak organize edilecek bazı etkinlikler için kaynak istediğinde ve ben bu talebi desteklediğimde,bana çok kabaca yaklaşmıştı.Khrushchev bana bağırmaya başladı:'Tabii,burada bir milyonerimiz var,milyonların var senin.Onu destekliyorsun,çünkü o senin arkadaşın'.Pek tabii ki Bardin'i 1916 dan beri,Yuzovsk'da çalışmamızla ilgili bir kurstan,ve Ağır Sanayi Bakanlığı'ndan (Narkomtiazhprom) tanıyordum fakat özel bir arkadaşlık yoktu aramızda.Ben sadece teknik bir gelişime katkıda bulunacak iyi bir fikri desteklemiştim.

Khrushchev,teknik gelişimi sözde desteklerken,kendisiyle çelişkiye düştü ve Bilimler Akademisi'nin talebini reddetti.Onun öfkesi,Plenum'un Bilimler Akademisi'nin talebini kabul etmesiyle daha da artacaktı.

Diğer örnek:1955'de MK,emek ve ücret konusunda çalışma yürütecek bir komite kurulmasına karar verdi.Komite başkanlığı görevi için iki aday -Shvernik ve Kaganovich- öne sürüldü.Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcılığı'nı yapan Kaganovich,bu komitenin de başkanlığını da yapması için seçildi.Sendikal hareket içindeki bir emektar olarak bunu ben de uygun buldum.

İlk işlerden birisi,emeklilik ile ilgili yeni bir kanun üzerine çalışmaktı.Bu çalışmaya ben de katıldım ve bununla ilgili ilk taslak çalışmamı komiteye sundum.Prezidyum'da yapılan tartışmalar sırasında Khrushchev beni emekliliği ona göre çok fazla geniş tuttuğum için kınadı.Maliye Bakanlığı'ndan gelecek itirazları bekliyordum,ancak kendisini her an insancıl ve işçilerin sevgilisi olarak gösteren Khrushchev'den böylesi bir saldırıya maruz kalacağımı beklemiyordum.

Khrushchev'e,ondan tasarıya karşı geleceğini kendi adıma beklemediğimi söyledim.Devletin çıkarları adına itirazını haklı göstermek için devletin böylesine ağır bir yükü kaldıramayacağını söyledi.Ona şunu söylediğimden öfkesi daha da arttı:'Sen devlet değilsin.Devlet emeklileri için gerekli kaynakları bulur,mesela birisi verimsiz harcamalara ayrılan para kaynaklarını azaltır'.Prezidyum'un Bulganin başkanlığı altında kurduğu komite bazı düzeltmeler yaptıktan sonra hazırlamış olduğum taslağı kabul etti.Bu taslağı konu alan bir raporu Bulganin Yüksek Sovyet oturumuna verdi.İşte tekrar;Khrushchev kendisiyle çelişti.

Khrushchev'in,Prezidyum'un diğer üyelerine karşı saldırılarına daha birçok örnek verebilirim burada.Prezidyum'un gayet yetenekli,iyi ve sadık üyeleri,örneğin Pervukhin ve Saburov,Khrushchev'in 'yaratıcılığı' sayesinde kendisi tarafından bilinen ve bilinmeyen -doğrusu ikincisi daha çokcaydı- sorularla abartılmış teşhiri ile aşırı derecede usandırıldılar,yılgınlaştırıldılar.

Kişisel engellemeler sebebinden ziyade,objektif koşulları değerlendirmeyen ve bu nedenle çok önemli konularda takındığı yanlış tutumlar yüzünden Ukranyaca da söylendiği gibi sabır tuzla buz oldu.

Ve,Haziran ayının ikinci yarısında toplanan Prezidyum toplantılarından birinde MK Prezidyum üyelerinin memnuniyetsizliği açıkça zikredildi.

Bu toplantıda gündemde hasat ve hububat toplama hazırlıkları sorununun olduğunu anımsıyorum.Khrushchev,tüm MK Prezidyum'unun 250. yıldönümü sebebiyle Leningrad'ı ziyaret etmesinin toplantının gündem maddesi olarak ele alınmasını önerdi.Hububat toplama konusundaki tartışmalardan sonra ilk itirazlar Voroshilov'dan geldi.Niçin tüm Prezidyum üyeleri gitsin,onların ilgilenmeleri gereken başka işleri yok mu diye sordu.Ben de Voroshilov'un kaygılarına katıldım ve hasat ve hububat toplama hazırlıkları ile ilgili yapmamız gereken birçok işin olduğunu söyledim.Büyük bir olasılıkla Prezidyum'un birçok üyesi farklı yerlere,Khrushchev'in kendisi de yapılması gereken birçok işin olduğu henüz istimlak edilmemiş arazilere gidebilirdi.Leningrad halkına derin bir saygı beslediğimizi ve sadece bazı Prezidyum üyelerinin şehri ziyaret etmesinin Leningrad halkını üzmeyeceğini söyledim.Bu tür itirazlar Malenkov,Molotov,Bulganin ve Saburov'dan da geldi.Sonra Khrushchev ayağa kalktı ve Prezidyum'un bir üyesinden diğerine kavga edercesine azarladı(!).Tamamen kendinden geçmişti,hızlı manevralarda gayet hünerli olan Mikoyan bile Khrushchev'i sakinleştirmek zorunda kaldı.Bu anda Prezidyum üyeleri ayağa kalktılar ve toplantının bu şekilde devam edemeyeceğini söylediler ve her şeyden evvel Khrushchev'in tavırlarının tartışılması gerektiğini söylediler.

Bu toplantının başkanlığının Bulganin'e verilmesi önerisi yapıldı.Önerge,Prezidyum'un büyük çoğunluğunca kabul edildi.Bu kesinlikle önceden hazırlanmış bir komplo değildi.

Bulganin başkanlığı devraldıktan sonra ilk sözü alan Malenkov oldu.'Biliyorsunuz yoldaşlar,Khrushchev'i destekledik.Ben ve yoldaş Bulganin,Khrushchev'in MK Genel Sekreteri seçilmesi için önerge verdik.Fakat,şimdi anlıyorum ki hata yaptık.MK'nin önderi olma yeteneğine sahip olmadığını gösterdi.İşinde hata üstüne hata yapıyor,ukalalaştı.Özellikle XX. Kongre'den sonra,MK üyelerine davranışları müsamaha edilemeyecek hale geldi.Kendisini devlet organlarının yerine geçiriyor ve Bakanlar Kurulu'nun yerini alarak direkt emirler veriyor.Bu Sovyet organlarının denetlenmesi değildir.MK Genel Sekreteri olarak Khrushchev'in sorumluluklarını kısıtlama kararı almamız gerekiyor.'

Bu,Malenkov ve diğer yoldaşların konuşmalarının çok kısa bir tasviridir.

Malenkov'dan sonra sözü Yoldaş Voroshilov aldı.Voroshilov,Khrushchev'in MK Genel Sekreteri seçilmesi için gönüllü olarak oy verdiğini ve daha sonra günlük çalışma içinde de kendisine tam bir destek verdiğini ancak Khrushchev'in hata yapmaya başladığını söyledi.'Khrushchev'in MK Genel Sekreterliği sorumlulularının kısıtlanması gerekliliği sonucuna vardım.Yoldaşlar,artık onunla çalışmak imkansız bir hale gelmiştir'.Voroshilov,Khrushchev'in ona ne zaman ve nasıl bağırdığı,saldırgan ve hatta kabaca davrandığını anlattı.'Artık buna tahammül edemeyiz.İzninizle karar verelim' diye noktaladı konuşmasını.

Voroshilov'dan sonra Kaganovich konuştu.'Ele alınan mesele zor ve acı verici.Khrushchev'i MK Genel Sekreterliği'ne önerenler arasında ben yoktum,çünkü Khrushchev'i artı ve eksi yönleriyle uzun zamandır tanıyorum.Fakat,sorumluluk çalışma içerisinde bir liderin olgunlaşmasını zorunlu kılar düşüncesiyle önergeye oy verdim.Khrushchev'i alçakgönüllü ve azimli bir öğrenci olarak bilirdim.O büyüdü ve Cumhuriyetin,taşra ve birlik düzeyinde MK'ni kolektif Sekreteryasının MK Sekreteri olarak liderlik yapabilecek duruma geldi.

Genel Sekreter seçildikten sonra,bir süre pozitif özelliklerini gösterdi daha sonra hem parti ödevleri kararlarında hem de halkla olan ilişkilerinde,negatif özellikleri günden güne bunu örtmeye başladı.Diğer yoldaşlar gibi onun yaptığı iyi işler hakkında konuştuk ve Khrushchev'in kişisel ve gönüllü yaklaşımının çok belirgin olduğu ulusal ekonominin planlaması,parti ve devlet önderliği ve denetleme konularında yaptığı hatalara dikkat çektik.Bu nedenle,Khrushchev'in MK Genel Sekreterliği sorumluluklarının kısıtlanması önerisini destekliyorum.Bu,kesinlikle onun parti liderliğinin bir parçası olmayacağı anlamına gelmez.Sanırım,Khrushchev bundan ders alır ve çalışmalarını daha da artırır.'

Ancak,Khrushchev'in eleştirilmesi gereken davranışlarının diğer bir yanı da var.Khrushchev,şimdi kanıtlandığı üzere,MK Sekreteryası içerisinde kendi fraksiyonunu oluşturuyordu.Prezidyum'un ve Prezidyum üyelerinin saygınlığını sistemli olarak yok ediyordu.Prezidyum üyelerini yalnızca Prezidyum içersinde eleştirmedi -ki bu tamamen anlaşılabilir ve gerekli bir tutumdu- fakat bunun yanı sıra saldırılarını MK Sekreteryası içersinde,MK Plenumları içinde Parti'nin en yüksek organı olan Prezidyum'a yöneltiyordu.Khrushchev'in bu aktiviteleri gerçekte onun yersiz davranışlarına tolerans göstermiş olan Prezidyum'un birliğine zarar verdi.Biraraya gelmesi gereken MK Plenum'unda bunların rapor edilmesi gerekir.Önemli bir şey daha eklemek istiyorum ki bu bana göre bir gerçektir.Prezidyum toplantılarından birinde Khrushchev şunu söyledi.'Zinoviev,Kamenev ve diğer Trockistlerin davalarının yeniden ele alınması gerekir'.Ben de orada 'Bırak başkasının ineği böğürsün,seninki sessiz kalmalı' dedim.Khrushchev o anda patladı ve bağırmaya başladı,'Ne ima ediyorsun,bıktım artık tüm bunlardan'.

O zaman,Prezidyum da ne ima ettiğimi açıkça söylemedim,fakat şimdi açıklayayım.Khrushchev 1923-1924 yılları arasında Trockistti.1925'de görüşlerini tekrar gözden geçirdi ve günah çıkardı.1925 yılında Donbass'da Khrushchev'i yakinen tanıma fırsatı buldum.O zaman onu sağlam bir Leninist,SBKP MK çizgisinin takipçisi olarak gördüm.Khrushchev'in işi ilk olarak Ukranya MK Sekreterliği,daha sonra da politik kariyerinin yükselmesinde en önemli etken olan,parti örgütlerinden sorumlu kadroların SBKP MK Sekreterliğiydi.İşçi sınıfı saflarından gelmiş yetenekli bir parti işçisi olarak ona değer verdim.Değer verdim,çünkü Parti'nin ve MK'nin geçmişte hata yapmış ancak bunun üstesinden gelmiş,yetkinleşmiş insanları engellemeyeceğini düşündüm.

Moskova Konferansı'nda Khrushchev'in Sekreterlik görevine seçildiği zaman bunu Stalin'e de anlattım.Khrushchev'le birlikte Stalin ile görüştük.Stalin,Khrushchev'in kendisi hakkında Konferans'da konuşma yapmasını önerdi.Kaganovich MK'nin konu hakkında bilgisi olduğunu ve Khrushchev'e güvendiğini belirtti.Olay böyle gelişti.Geçmişte yapılan hatalar kesinlikle mazur görülebilir ve sürekli gündeme getirilmez.

O zaman Khrushchev'e yapılan uyarıyla şu kastediliyordu;o iflah olmaz bir suçluydu.Ona eski günahlarını ve geçmişteki hatalarını tekrarlamaması gerektiğini hatırlatıyorduk.

Kaganovich'den sonra sözü Molotov aldı.Molotov 'Beni provoke etmek için ne kadar çabalıdıysa da ona ilişkimizi daha da kötüleştirecek fırsatı vermedim.Fakat öyle görünüyor ki,artık buna daha fazla tolerans gösterilemez.Khrushchev yanlızca kişisel ilişkileri yıpratmakla kalmadı,aynı zamanda bir bütün olarak devlet ve parti meseleleri ile ilgili çok önemli karar alımlarında Prezidyum içersindeki ilişkileri de gerginleştirdi',dedi.Yoldaş Molotov yanlış olarak değerlendirdiği yönetimin yeniden yapılandırılması üzerine detaylıca konuştu.Ayrıca tarıma açılmamış topraklar üzerine varılan yanlış görüş üzerinde de konuşma yaptı.Doğru değildi.Doğru olan şuydu;Molotov 20-30 milyon hektarlık plansız,frenlenmemiş artışa karşıydı.Başlangıçta 10-20 milyon hektarlık bir alana konsantre olup,düzenli bir gelişme ve yüksek verim almak için gerekli düzenlemeler yapılması daha iyi olacaktı.

Molotov Yoldaş,kendisine yöneltilen,barış politikalarının önüne engel olma suçlamalarını da yalanladı ve bu önyargıya besbelli ki genel olarak dış politikada atılan gerekli adımların haklı gösterilmesi için ihtiyaç duyulduğunu söyledi.Yugoslavya karşısındaki tutumu dış politika konusuna değil,eleştirdiğimiz ve eleştirmeye devam edeceğimiz Yugoslavya'nın anti-Parti ve anti-Sovyet tavrına bağladı.Molotov konuşmasını 'Genel Sekreter olarak Khrushchev'le çalışmamız mümkün değildir.Ben Khrushchev'in MK Genel Sekreterliği sorumluluklarının kısıtlanmasından yanayım' sözleriyle bitirdi.

Molotov'dan sonra söz alan Bulganin konuşmasına devlet organları işleyişlerinin kontrolünde uygulanan yanlış metodlar üzerine bilgi vererek başladı.Konuşmasına Bakanlar Kurulu'nu da dahil etti.Ayıca Khrushchev'in kendisine yönelik arkadaşça olmayan tavırlarından da bahsetti.Birçok konuda yapılan hatalar hakkında da konuştu.Konuşmasını 'Khrushchev'in sorumluluklarının kısıtlanması önerisini tamamen destekliyorum' sözleriyle tamamladı.

Pervukhin ve Saburov yoldaşlar da söz aldılar.Her ikisi de Khrushchev'le,onların tarafındayken,iyi ilişkilere sahip olduklarını belirttikten sonra 'Fakat şimdi görüyoruz ki Khrushchev ukala birisi oldu.Çalışmamızı zorlaştırıyor.Khrushchev atılmalıdır' sözlerini sarfettiler.

Yoldaş Mikoyan,manevra taktiklerinin doğruluğunda,Khrushchev'in çalışma yönteminde bazı eksiklikler olduğunun doğru olduğunu ancak bunların düzeltilebileceğini bu nedenle Khrushchev'in ihraç edilmesine gerek olmadığını söyledi.

Bizden sonra Khrushchev konuştu.Kendini beğenmiş bir tavır sergilemeden hatta utangaç bir tavırla bazı suçlamaları yalanladı.Bazı şikayetlerin doğru olduğunu,hatta çalışma arkadaşlarına karşı kendi adına uygun olmayan tavırlarının olduğunu,bazı yanlış kararlar alındığını,fakat tüm bunları düzelteceğine dair Prezidyum'a söz verdiğini söyledi.

MK sekreterlerinden Brezhnev,Suslov,Furtseva ve Pospelov,Khrushchev lehine konuşma yaptılar.Eksiklikler olduğunu kabul ederken bunları düzeltecekleri sözünü verdiler.

MK sekreterleri arasında farklı konuşan tek kişi Shepilov'du.Dürüstçe,dosdoğru ve ikna edici bir tarzda kabul edilemez hata bulma atmosferini açıkladı ve MK Sekreteryası içinde Khrushchev'in uygulaya geldiği Prezidyum'un yıpratılmasının özellikle Voroshilov'u 'eskimiş ve muhafazakar olarak günü geçmiş' eleştirisine maruz bırakıldığından bahsetti (o anda Khrushchev ikiyüzlü bir tavırla Voroshilov'a çiğ bir saygı ve vefa gösterisinde bulundu).Shepilov,MK Prezidyumu'nun bilgisi olmaksızın Sekreterya'nın aldığı bir dizi yanlış kararlar hakkında konuştu.Pratik olarak Khrushchev MK Sekreteryası'nı MK Prezidyumu'ndan bağımsız işlev gören bir organ haline getirmişti.

Prezidyum dört gün boyunca toplandı.Bulganin toplantıları en demokratik bir tarzla yönetti.Konuşmacıların talep ettiği süre üzerine hiçbir limit koymadı.Hatta MK sekreterlerinin ikinci kez söz alma istemlerine izin verdi.

Bu arada Khrushchevci Sekreteryası gizlice Prezidyumun bilgisi dışında MK üyelerini Moskova'ya çağırdı.GPU ve Savunma Bakanlığı aracılığıyla onlarca uçağı üyeleri Moskova'ya getirmesi için seferber etti.Ve bu Prezidyum'un kararı dışında gerçekleşti.Hatta bu Prezidyum üyelerinin görüşülen konuda bir karar almasını beklemeden yapıldı.Bu tamamen kuşku götürmez bir fırsatçılıktı,zekice ve Trockist geleneğindendi.

Prezidyum'un büyük çoğunluğu kötü organizatörlerden ya da budalalardan oluşmuyordu.Eğer,onlar daha sonra suçlanacakları gibi,fırsatçı mücadele yolunu tutmuş olsalardı,organize olabilirlerdi ya da basitçe söyleyelim,Khrushchev'i ihraç edebilirlerdi.Fakat bizler Khrushchev'i bir Parti üyesi olarak eleştiriyorduk ve Parti değerlerini Parti birliğinin devamını sağlamak için titizlikle gözetliyorduk.

Fakat Khrushchev bir fırsatçı gibi davrandı.MK Prezidyum toplantısının sonuna doğru,Sverdlov Salonu'nda toplananlar adına başını Konev'in çektiği bir delegasyon toplantıya girerek,MK Plenum üyelerinin,Prezidyum'un görüştüğü konu hakkında Plenum'a rapor vermesini istediğini söylediler.Bazı Prezidyum üyeleri MK Prezidyumu'nun izni olmaksızın MK üyelerinin Moskova'ya çağrılmasına,MK Sekreteryası'nın bir parçasına zoraki el koyulmasına ve pek tabii ki Khrushchev'in kendisine hiddetle tepki gösterdiler.

Daha önce Khrushchev'i taparcasına destekleyen Saburov yoldaş hiddetlice 'Sizi,Yoldaş Khrushchev,dürüst bir insan olarak bilirdim.Şu anda yanıldığımı anlıyorum.Siz fırsatçı yollarla Prezidyum'un arkasından Sverdlov Salonu'ndaki toplantıyı organize eden namussuz birisiniz' diye haykırdı.

Kısa bir aradan sonra o da toplantıya devam etmeme ve parti değerlerine bağıra çağıra saldırmış olmaları gerçeğine rağmen,bir saygı gösterisi olarak,onları Sverdlov binasında bekleyen MK üyelerinin yanısıra gitme kararı aldı.

Utangaçlık maskesini yırtıp atan Khrushchev,yanında ona güç veren Zhukov ve Serov eşliğinde binaya doğru yürüdü.

Böylesi olağanüstü yollarla Moskova'ya getirtilen MK Plenum üyelerinin psikolojik durumlarını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Daha Plenum görüşmeleri başlamadan,MK üyeleri başlayan Plenum toplantısı hakkında açıkça bilgilendirilmişlerdi.MK üyelerinin MK Prezidyum toplantısı hakkında bekledikleri rapora rağmen,onlara Malenkov,Kaganovich ve Molotov'dan oluşan 'anti-Parti grubu'nun tabağı sunuldu.

Konunun,Khrushchev'in MK Genel Sekreteri olarak yetersiz görülen liderliği olmasına rağmen,gündeme tamamen zıt ve bir o kadar hayal ürünü olan Malenkov,Kaganovich ve Molotov'un 'anti-Parti grubu' meselesi sokuldu.

MK Prezidyum üzerine hazırlanan rapor ve Prezidyum toplantısında tartışılan konu tamamen pratik amaçlar için ele alınmadı.Fakat öte yandan bir hayal ürünü olarak ortaya atılan Malenkov,Kaganovich ve Molotov'un 'anti-Parti grubu'na ve onların suç ortağı olan MK Prezidyum adaylarından Shepilov'a karşı birçok büyük siyasi suçlamalar yapıldı.

Khrushchevci suçlayıcılar,tüm Prezidyumu fırsatçılıkla suçladıklarını ve bu durumun da tuhaflığını hissettiklerinde,yılanca,sahte bir taktik izleyerek,Khrushchev'e karşı konuşan Prezidyum'un yedi üyesi arasından Malenkov,Kaganovich ve Molotov üçlü grubunun isimlerini,-Khrushchev'i suçlayanlar ve ihracını isteyenler olarak- ilan ettiler.(Yedi kişiden diğer dördü Voroshilov,Bulganin,Pervukhin ve Saburov'du.İlk üç isim MK Prezidyumu'na tekrar seçildiler).

Üç kişinin;Malenkov,Kaganovich ve Molotov'un belirlenmesiyle oluşan tabloda,Prezidyum'un dokuz üyesinden yalnızca iki üyesi Mikoyan ve Khrushchev'in kendisi Khrushchev'in Genel Sekreter olarak kalmasından yanaydı,çoğunluk ise,yedi üye,pratik alanda Parti MK'sinin siyasi çizgisini yeteri derecede hayata geçiremediği için Khrushchev'in ihracını istiyorlardı.Bu gerçeği örtbas etmek için bir girişimde bulunuldu.

Daha sonra 'fatihler' yeni bir tartışma konusu icat ettiler.Bu grup aritmetik çoğunluk görüşüyle parti yönetici organlarının bileşiminde ve Parti politikalarında değişiklik yapmak istediler.Ancak öncelikle aritmetik çoğunluk hakkında konuşmak absürttür.Herhangi bir mesele üzerinde karar alınırken nasıl başka bir tür çoğunluk olabilir?MK Prezidyumu'nun büyük çoğunluğunun Khrushchev'in ihracı konusunda hemfikir olduğu doğrudur,ancak Parti'nin yönetici organlarının bileşimi yalnızca Khrushchev'den mi ibaret?Tüm Prezidyum'un MK'nin birbirini izleyen plenumları arasında Parti'nin en yüksek organ olduğu da doğru değil midir?Bu nedenle Prezidyum'un Parti'nin yönetici organlarının yerini almak istediğini söylemek,ki bu kendi kendisinin yerini alması demektir,bunun hakkında yazmak saçmalıktan başka bir şey değildir.

Sonuç biliniyor:Talep edilen kanun tasarısı kabul edildi ve Pravda'da yayınlandı.'Malenkov G.M.,Kaganovich L.M.,Molotov V.M. 'anti-Parti grubu' üzerine'

Benimsenen kararda şu ifadeler yer alıyordu;'Bu grup 'anti-Parti' ve 'hizipçilik' metodları kullanarak yer edinmek istediler...' Tüm Prezidyum'u hizip olarak adlandırmak mümkün mü?Hizipçilik metodlarıyla ilgili verilmiş tek bir gerçek yoktur;gruplar yoktu,Prezidyum toplantısından önce ve sonra herhangi bir grubun herhangi gizli bir toplantısı olmamıştı,herhangi bir komplo yoktu.Herhangi bir hizip olduysa,Khrushchev'in ve onun hizibinin bizi -tüm Prezidyumu- aptal yerine koyabileceği böylesi bir duruma düşecek kadar kötü örgütçü değildik.Doğrusu MK Prezidyumu'nun bilgisi olmadan MK üyelerini gizlice çağırmasıyla Khrushchev ve onun yandaşları organize bir tarzda hiziptiler. Bizler MK'nin birliğini savunan çoğunluktuk,hizip değil.Toplandık,tartıştık,görüşlerimizi onayladık ve Khrushchev ve onun kurnaz danışmanlarının yaptığı gibi hizipçi ayak oyunları yapmadan bir karar almaya çalıştık.

Khrushchev'in şirret birisi olduğu söylenebilir.Evet,ancak bu Trockist ve anti-Parti şirretliğidir.Buna rağmen,Prezidyumun yanlızca üç üyesinin belirlenmesi,daha sonra bunların MK'den ve onun Prezidyumundan ihraç edilmeleri,'hizipçi' ve 'anti-Parti grubu' etiketi vurulmasının Parti'yi ikna etmediği anlaşılıyor.Yeni Khrushchevci lider kadro,seçilmeden önce bile,bir MK Plenum karar taslağı hazırlayarak 'anti-Parti grubu' dedikleri Malenkov,Kaganovich ve Molotov ekibine karşı tamamen asılsız politik suçlamalarda bulundular.

Taslak yalanlanmaya bile değmeyecek bir sürü suçlamayla doluydu.Çünkü tüm suçlamalar hayal ürünüydü.

Bu Sovyet hükümetine ve Parti'nin emektar liderlerine karşı anti-Parti ve anti-Leninist bir misillemeydi.Kendisini vazgeçilmez yapmak sevdalısı olan MK Genel Sekreteri Khrushchev'i eleştirme cesaretine karşılık yapılmış bir misilleme."

**Lazar Moiseyevich Kaganovich,Haziran 1957

http://www.revolutionarydemocracy.org/Turkish/kaganturk.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder