6 Ekim 2011 Perşembe

Stalin Üzerinden Pasternak Güzellemesi Yapmak...


Yazar Nihan Kaya,Stalin ve Pasternak örneğinden yola çıkarak,sanatçıyla toplumun kurduğu ilişkiyi sorguladı.Kaya,"Stalin gibi kimsenin gözünün yaşına bakmamış bir diktatör bile,edebiyat dahisi olduğuna inandığı Boris Pasternak'a ilişmemiştir" diyerek,döneme ilişkin önemli bilgiler aktardı.

Bir ülkenin demokrasiyi ne kadar sindirebilmiş olduğunun kıstaslarından biri de,o ülkede yazarların gördüğü muameledir.Bunu söylerken,tam anlamıyla demokratik bir çevrede edebiyatçıların el üstünde tutulacağını kastetmiyorum.Bilakis,en ideal düzenlerde bile yazar,o düzene karşı bir tehdit unsuru olarak algılanan,sanat estetiğinin bir gereği olarak,mevcut yapının kimi biçimleriyle çelişen,toplumu rahatsız eden kişi olarak kalmaya devam edecektir.Ancak bir ülkenin demokratik yapısı hakkında fikir veren önemli bir ölçüt,bu rahatsızlığın o toplum ve o toplumun siyasi iktidarı tarafından nasıl tolere edildiğidir.

Nobel Alerjisi Yeni Değil

Totaliter rejimlerin çok sayıda sanatçıyı ortadan kaldırmış olduğu doğrudur.Varoluşun hakim biçimlerini benimseyen zihniyet,içinde değişim barındıran her potansiyel gibi edebiyatçılardan da doğal olarak korkacaktır.

Diğer yandan,Stalin gibi kimsenin gözünün yaşına bakmamış bir diktatör bile,edebiyat dahisi olduğuna inandığı Boris Pasternak'a ilişmemiştir.Pasternak'ın,Bolşevik iktidarın dikte ettiği Sosyalist Realizm'e,dönemin Rusya'sının Komünist yaşam biçimi ve ideallerine karşı eleştirel bir duruş sergileyen eserlerinin yayınının Sovyet hükümeti tarafından uzun yıllar boyunca engellendiği doğrudur.

Buna rağmen Stalin,rejime Pasternak'tan çok daha hafif eleştirilerde bulunan muhaliflerini hiç düşünmeden ölüme yollarken,Pasternak'ı hiçbir zaman hapse atmamış,sürgüne göndermemiştir.1930'lardaki tasfiyeler sırasında,Stalin'in Pasternak'ın ismini infaz listesinden çıkardığı genel bir kabuldür.(bkz. Montefiore,Stalin:Court of the Red Tsar,s.98) Rivayete göre Stalin Pasternak'ın "Bulutlardaki İkiz" kitabına telmihen "Bulut sakinine dokunmayın" demiştir.

Stalin'in ölümünden sonraki hükümet de Pasternak üzerinde dolaylı baskılar kurmaya devam etmiştir.Örneğin Pasternak'ı sevgilisi Olga Ivinskaya'yı mahkûm etmek suretiyle kontrol altında tutmaya çalışmışlar,Pasternak'ın Nobel ödülünü Ivinskaya'yı çalışma kampından kurtarmak gibi umutlarla reddetmesini sağlamışlar,fakat Pasternak'ın kendisine diktatörlüklerde sıkça rastlandığı türden güç uygulama yoluna gitmemişlerdir.Nitekim Ivinskaya,Pasternak'ın tüm çabalarına karşın ancak onun ölümünden sonra tahliye edilmiştir.

Siyasi iktidarın eleştirel tavırlara gösterdiği reaksiyonun şekli,o iktidarın halkla kurduğu ilişkinin niteliğini yansıtır.Toplumun ve yöneticilerin edebiyatçılarının sözlerinden rahatsızlık duyması olağandır.Ancak bir ülkede edebiyatçılar yazdıklarından dolayı büyük tepki görüyor,dava ediliyor,hapse giriyor,ölüm korkusu yaşıyorlarsa,padişahı eleştiren Nef'i'yi boğduran Osmanlı zihniyetini henüz aşamamışız demektir.Stalin gibi bir zorbanın güç unsurları dahi,Pasternak karşısında daha ince siyasi şekiller alabilmiştir.Bir ülke tarihte onu ilk kez Nobel Edebiyat Ödülü'ne götüren,o ülkenin edebiyatının dünyada görünür kılınmasında katkı sağlayan,ülkesinde kendisinden sonra gelecek yazarların önünü açan,kısacası o ülkeye ciddi bir faydası dokunan yazarına tahammül edemiyor,dünyanın geri kalanı onu yüceltirken kendisi yerden yere vurmak istiyorsa,bu öfkenin psikolojik dinamiklerinin tahlil edilmesine ihtiyaç vardır...

*Nihan Kaya,Star,17 Temmuz 2011

http://www.rusya.ru/Content/17034-Stalin+ve+Pasternak

***

Nobel Ebediyat Ödülü'nü 1958 yılında kazanan "Rus" Boris Pasternak'ın ödülü kazanmasının ardında bir CIA komplosu olduğu iddia edildi.

Moskova Yabancı Diller Kütüphanesi'nde çalışan Ivan Tolstoy isimli tarihçi dönemin anti-Sovyet yazarının ABD tarafından desteklendiğini ve Nobel Komitesi'nin Pasternak yönünde etki altına alındığını öne sürdü.İddiaya göre ülkesinde yasaklanan Doktor Jivago adlı kitap kendi ülkesinde bastırılamayınca CIA ajanları kitabın müsveddesini çalarak başka İtalyan bir yayınevinde basılmasını sağladı.

Kitap böylece Nobel Komitesi'nin eline ulaştı."Rus" ebediyatçı bu kitabıyla çağdaş lirik şiire katkısı ve "olağanüstü Rusça anlatımı"ndan dolayı Nobel ödülü kazanmaya hak kazandı.

*http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=263211

***

Sayın yazarımızın Stalin üzerinden yürüttükleri bu Pasternak güzellemesine hiçbir anlam veremedim doğrusu

Boris Leonidovich Pasternak Yahudi asıllı ressam Leonid Osipovich Pasternak'ın oğludur

Leonid Osipovich Sovyetler'den iltica etmiş ve 1938'e kadar Berlin'de yaşamıştır tarihe lütfen dikkat ediniz -en iyi ihtimalle- Hitler'in de ressam olmasından etkilenmiş olmalı...

neyse uzatmayalım Sovyetler Birliği kuvvetler ayrımının esas alındığı bir hukuk devletiydi Stalin kimseyi yargılamamış sürmemiş veya idam etmemiştir...

yargılayan da ve bu yargılamanın sonucuna bağlı olarak gerektiğinde süren de idam eden de hep bu bağımsız Sovyet mahkemeleri olmuştur

Pasternak da bu mahkemelerce yargılanmamış sürülmemiş ve idam edilmemiştir

kaleme aldığı Doktor Zhivago'nun vasatın üzerine çıkamadığı ve layık görüldüğü Nobel ödülünün de edebi değil siyasi kaygılarla kendisine yakıştırıldığı yukarıdaki haberden de anlaşılacağı gibi açıkça bilinen bir gerçektir

başka bir hakikat daha var ki Pasternak'ın düz yazı alanında değil de şiirde başarılı olduğudur ona bir şey diyemem doğrusu...

ve en mühimi Sovyet düşmanı dış güçlerin özünde Batı'nın Sovyetlere karşı özellikle 1960'lı yıllarda Sovyet entelektüellerini kullanma çabalarıdır

bu doğrultuda çoktan ajanlaştırdıkları Solzhenitsin'in yanı sıra Pasternak'tan hatta Yuli Daniel ile Andrey Sinyavsky'den istifade ettikleri etmeye çalıştıkları bilinen bir gerçektir

Stalin üzerinden muhalif bir yazara ille de güzelleme yapılacaksa Mikhail Afanasevich Bulgakov bu konuda Pasternak'tan çok daha fazla malzeme vermektedir halbuki

muhalif yazar Bulgakov iş bulamamakta evine ekmek götürememektedir derken Stalin'e mektup yazar ve kendisinden imdat diler

Stalin,Bulgakov'u 18 Nisan 1930'da telefonla arar gönlünü alır ve Bolshoi Tiyatro ve Balesi'nde iş bulmasını sağlar

şu söz de Stalin'e aittir

"Bulgakov'u seviyorum o insanın tüylerini tersine sıvazlıyor ve bu çok hoşuma gidiyor..."

meselenin özü şu ki Isaac Babel,David Bergulson,Itzik Feffer,Perets Markish ve daha niceleri "berbat" yazarlar oldukları için tutuklanmadıkları sürülmedikleri veya idam edilmedikleri gibi -ki bunlardan Perets Markish Stalin Ödülü'yle mükâfatlandırılmıştır- Pasternak da sırf edebi gücünden ya da kendisine duyulan sempatiden ötürü bir şeylerden af buyurunuz ama "yırtmış" falan değildir...

bunun tek sebebi bu cezaları gerektirecek bir cürümünün tespit edilememiş olmasıdır!..

yazarımız "1930'lardaki tasfiyeler sırasında,Stalin'in Pasternak'ın ismini infaz listesinden çıkardığı genel bir kabuldür..." demekteler

bakalım aşağıdaki anlatım bu genel kabule uyuyor mu

"Askeri mahkemede yargılanan biri için benden nasıl ricada bulunabiliyorsun öyle bir yetkim zaten yok ki olsa da kullanmazdım..."

Stalin bu sözleri oğlu Leonid Alman propagandasına alet olan Khrushchev'in iltimas taleplerine karşı dile getirmiştir

gene Stalin yakın çalışma arkadaşı Molotov'un hanımı Polina Zhemchuzhina'yı da devlete ait belgeleri "kaybetmek" suçundan hüküm giymesine rağmen "kurtarma" ya da ona "ayrıcalık tanıma" yoluna gitmemiştir

Stalin ilk eşinden dolayı kayınbiraderi olan Aleksandr Semyonovich Svanidze'nin,ikinci eşinden dolayı bacanağı olan Stanislav Redens'in,gene ikinci eşinden dolayı baldızı olan Anna Alliluyeva'nın,kızı Svetlana'nın ilk eşi Morozov'un babası ve dolayısıyla kendisinin de dünürü olan Iosif Morozov'un,büyük oğlu Yakov'un ikinci eşi ve yine kendisinin de gelini olan Yulia Melster'in işledikleri cürümler neticesinde hüküm giymeleri karşısında dahi şahsi gücünü kullanmamıştır

saydığım isimlerle Stalin ve ailesine olan yakınlıklarına dikkat edilmelidir misalen Svanidze Stalin'in kayınbiraderi olduğu gibi büyük oğlu Yakov'un da öz be öz dayısıydı

baldızı Anna Alliluyeva çocukları Vasily ile Svetlana'nın yine öz be öz teyzesiydi

bayan Svetlana'nın ilk eşi Grigory'nin babası Iosif Morozov kızının kayınpederi torununun da dedesiydi

gelini Yulia Melster de torununun annesiydi ki bayan Melster tutuklandığında kızı ve Stalin'in de torunu olan Galina Yakovlevna babasını da Alman esaretinde kaybetmişti

iki oğlundan ikincisi olan ve hava kuvvetlerinde general rütbesine sahip Vasily'nin de 1 Mayıs 1952'de kötü havaya ve emirlere rağmen diğer pilotları da peşine takıp Kremlin üzerinde uçarak ölüme sebebiyet veren kazaya yol açması karşısında da Vasily'nin Moskova'dan uzaklaştırılmasını içeren emri bizzat Stalin imzalamıştı...

yine Stalin Ocak 1953'te ortaya çıkarılan "Doktorlar Komplosu" neticesinde tutuklanan ve kendisine de yirmi yıl boyunca hizmet eden doktoru Vladimir Vinogradov'u kurtarmak için de bir girişimde bulunmamıştır

pardon "genel kabul" mü demiştik!!!

biri suç işlemiş olacak ancak sırf iyi bir edebiyatçı diye Stalin onun adını infaz listesinden silecek...

bırakın Allah aşkına!!!

saygılarımla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder